{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/203 Esas - 2024/669<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/203 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/669<br><br><br><br>DAVA\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2024<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 21/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı... ... ... ... ... ... adresinde kurulduğunun görüleceğini, bu sözleşmenin asıl amacının Diyaliz Merkezini ruhsatı ile birlikte devir almak ve faaliyetine devam etmek olacağının görüleceğini, 2 şirketin aynı anda aynı adreste bulunduğunu, varlık satın alma sözleşmesinin muhteviyatının tamamının işletme devri anlamına geldiğini, kaldı ki ticari işletmenin devrinden bahsedilmek için işletme unsurlarının tümünün ya da önemli bir kısmının topluca bir başka kişiye devredilmesi gerekmekte, devredilen kısımların işletmenin aynen ve kaldığı yerden faaliyete devam etmesini sağlayacak ölçüde bütünlük arz ediyor olması gerektiğini, somut olayda taraflar arasında varlık sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte dava dışı devredene ait ruhsat, ruhsata esas demirbaş, cihaz ve malzemelerin davalı firmaya devredildiğini, işbu devir ile birlikte davalı şirketin TBK 202.maddeye göre devreden şirketin tüm borçlarından sorumlu olacağını, davanın kabulü ile alacak tutarının fatura tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde , davaya cevap vermediği görülmüştür.<br>DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava, davacının, dava dışı ancak sonrasında davalı tarafça devralındığı iddia edilen firmaya ticari satım ilişkisi nedeniyle teslim ettiği ürünlere ilişkin düzenlendiği faturalardan kaynaklı bakiye alacağın davalıdan BK 202  maddesi gereğince tahsili istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. <br>Uyuşmazlığın; davalı tarafından davaya cevap verilmediğinden dava dilekçesindeki tüm hususların uyuşmazlık konusu olması ile birlikte, davacının davaya dayanak faturalara konu malları dava dışı firmaya teslim edip etmediği, faturalar karşılığı oluşan bakiye cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı varsa miktarının tespiti ile bu borçtan davalının BK 202 maddesi uyarınca sorumlu olup olmadığı, devir işleminin sorumluluğuna etkisi, sorumlu ise faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. <br>Davalı vekili tarafından 25/09/2024 tarihinde dosyaya sunulan sulh dilekçesinde özetle;  Sayın Mahkemeniz tarafından oluşturulacak kararda; sulh nedeniyle davanın konusuz kaldığına karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin taraflar üzerinde kalacağı ve bu konularda tarafların birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacaklarına, maktu karar ilam harcının ve arabuluculuk ücretinin Davalı ... ... ... ... ... ...  tarafından ödeneceğine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava davacının, dava dışı ancak sonrasında davalı tarafça devralındığı iddia edilen firmaya ticari satım ilişkisi nedeniyle teslim ettiği ürünlere ilişkin düzenlendiği faturalardan kaynaklı bakiye alacağın davalıdan BK 202  maddesi gereğince tahsili istemine ilişkin dava niteliğinde olup, taraflar davalarından feragat ve kabul edebilecekleri gibi anlaşmaları halinde sulh yolu ile de davayı çözme yoluna gidebilir, taraflarca davada sulh olunan hususlar hakimi bağlar, HMK'nun 315. Maddesi uyarınca; Hakim tarafların talebi doğrultusunda sulh çerçevesinde karar verebileceğini gibi, tarafların karar verilmesini istememeleri halinde ise karar verilmesine yer olmadığına karar verir.<br> Taraflar davada sulh olduklarını belirterek davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, yargılama giderine ilişkin taleplerinin olmadığını, ancak maktu karar ilam harcı ve arabuluculuk ücretinin davalı tarafça ödeneceği belirttiğinden, talepleri doğrultusunda sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;<br>1)Sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, dava açılışında alınan 3.383,95 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla 2.956,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, ancak taraf vekillerinin mahkememize sundukları dilekçeleri dikkate alınmakla davacı tarafça yatırılan 427,60 TL maktu ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>5) Taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2024<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e83a9150aefa0db4","SID":"4c9336ad606e2f78"}}