{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/2516 <br>KARAR NO:2025/1102<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:05/10/2023<br>NUMARASI:2022/1059 Esas - 2023/855 Karar <br>DAVA:Şirkete Kayyım Atanması <br>Taraflar arasındaki kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, feri müdahiller vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı ... şirketinin paylarının yarısının diğer ortak ... tarafından 27.12.2019 tarihli genel kurul kararı ile davacıya devir edilmesi ile davacının davalı şirkete %50 oranında ortak olduğunu,  ortaklığın 08.01.2020 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, 05.05.2020 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin müşterek imza ile temsiline karar verildiğini ve kararın 28.05.2020 tarihinde ilan edildiğini, müvekkilinin Güngören İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde ... Limited Şirketi ile birlikte yapılacak inşaatın yapımı, satışı ve buradan elde edilecek kârın paylaşımı amacıyla şirkete ortak olduğunu, bu nedenle kararların müşterek imza ile alınmasına karar verildiğini, şirketin müşterek imza ile karar alması nedeniyle, davalı şirketin karar alamaması durumunda ortak olan ... Şirketi ile yapılan ortaklıkta da karar alınamadığını, esasen davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilileri ile ... Limited Şirketi yetkililerinin ortak imzası ile işlem yapılabildiğini, davalı şirketin yönetim yetkisinin müştereken kullanılmak üzere davacı ile ...'ye bırakılması nedeniyle şirketin kuruluşundan bu yana çift imza ile temsilden kaynaklı sorunlar yaşadığını, tarafların bazı konularda çift imza ile sözleşmeler protokoller imzalamasına rağmen, son dönemlerde şirketle ilgili işlerden dolayı sıkıntı yaşanmaya başladığını, diğer ortağın çift imza gerektirmesine rağmen tek imza ile şirket adına sözleşmeler yapması nedeniyle müvekkilince diğer ortak ...'ye Kartal ... Noterliğinin 07.06.2022 tarihli ihtarının gönderildiğini, müvekkilinin diğer ortağın muhataplarına ve ...Şirketi'ne Kartal ... Noterliğinin  07.06.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarını göndererek, diğer ortağın tek imzasının geçersiz olduğunun ihtar edildiğini, buna rağmen davalının şirketi temsilen tek başına imza atmaya devam ettiğini, bu sözleşmelerin gereğinin yapılmaması nedeniyle davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ve ...na da ihtarların gelmeye başladığını, işlerin yürümesinin imkânsız bir hâl aldığını, ihtarlardan sonra tarafların karar almaları bir yana biraya gelmelerinin dahi mümkün olmadığını ve şirketin adeta yönetim organından yoksun konuma düştüğünü, şirketin yönetilemez hâle geldiğini, müvekkilinin davalı şirkete ortak olmasının tek amacının Beşiktaş ... Noterliğinin 07.07.2014 tarihli düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmesi olduğunu, aynı şekilde ... Adi ortaklığının şu andaki kuruluş ve faaliyet amacının da Bakırköy ... Noterliğinin 25.06.2020 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ... Mahallesi ... ada ... parsel (eski ...-...-...) üzerinde yapılacak inşaatın pazarlanması olduğunu, ortaklık ile ilgili tüm kararların davacı ve ... ile adi ortaklığın diğer ortağı olan ... Ltd. Şti.'nin temsilcisi ... tarafından alındığını, hiç bir ortak veya temsilcinin tek başına karar alamayacağını, alması hâlinde bu kararların yok hükmünde sayılacağını, oy birliği ile alınmayan kararlardan oluşan zararların tazmin edileceğinin taahhüt edildiğini, ancak ... ile ...'ın müvekkilinin bilgi ve  onayı olmadan bir çok işlem yaptıklarını, inşaatın bir kısım işlerini ihalesiz olarak bir firmaya verdiklerini, buna ilişkin 07.06.202 tarihli ihtarname gönderildiğini, işin verildiği firmanın ortaklığa karşı takip başlatacağını belirterek sözleşmeyi feshettiğini, ... şirketince zararlardan ...'nın sorumlu olduğunun bildirildiğini, şirketin çift imza ile temsili nedeniyle başlatılacak takiplere itiraz edilemeyeceği ve açılacak davalarda şirketin temsil edilemeyeceğini, her iki şirket arasındaki uyuşmazlıkların ulaştığı boyutlar itibariyle karar alınamadığını, çift imza ile temsil edilen davalı...şirketine işlerinin yürütülmesi için kayyım atanması gerektiğini, şirketi zarara uğratan diğer ortak ve yönetici ...'nün yöneticilik sıfatının iptali gerektiğini ileri sürerek, nihai karara kadar ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi  ile  ...'na tedbiren yönetici kayyım atanmasına, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yöneticilerinin yönetim yetkisinin iptali ile işlemlerin yönetici kayyımca yerine getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirket, davaya cevap vermemiştir. Davacı vekili 06.12.2022 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesi hazırlanırken davalı kısmına birden fazla davalı yazılacağının belirtilmesine karşın, sadece  ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yazıldığını, ikinci davalı olan ... Ortaklığı'nın yazılmadığını belirterek, anılan ortaklığın da davalı olarak yazılmasını talep etmiştir.Mahkemece 15.12.2022 tarihli ara karar ile HMK'nın 124/3.maddesine göre  ...Ortaklığı'nın ikinci davalı olarak eklenmesine karar verilmiştir. Davalı  ...Limited Şirketinin diğer ortağı ve müşterek imza ile temsile yetkili ortağı ... vekili sunduğu 02.01.2023 tarihli dilekçe ile  ... Limited Şirketi ve ... adına davaya müdahil olmak istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememizce taraflarca dosyaya sunulan deliller ve kayyum raporları uyuşmazlığın esasını çözmek bakımından yeterli görülerek, usul ekonomisi gereği bilirkişi incelemesine gerek görülmemiş ve bilirkişi ara kararından bu sebeple sarfınazar edilmiştir. Limited şirketlerin yönetim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı TTK 630/2-3 uyarınca 'Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.' Adi şirketlerin yönetim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı TBK'nun 629 maddesi uyarınca ise, ortaklık sözleşmesiyle ortaklardan birine verilen yönetim yetkisi, haklı bir sebep olmaksızın, diğer ortaklarca kaldırılamaz ve sınırlanamaz. Ortaklık sözleşmesinde yetkinin kaldırılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunsa bile, haklı bir sebep varsa, diğer ortaklardan her biri yönetim yetkisini kaldırabilir. Haklı sebepler, özellikle yönetici ortağın görevini aşırı ölçüde ihmal etmesi veya iyi yönetim için gerekli olan yeteneği kaybetmesi durumlarında vardır. Her iki düzenleme birbirine paralel hükümler içermekte olup, haklı sebeplerin varlığı halinde yönetim yetkisinin kaldırılması mümkündür. Haklı sebeplerin neler olabileceği bu hükümlerde örnekseme yoluyla sayılmıştır. Buna göre, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Bu yasal düzenlemeler ışığında; somut olayda davalı şirketlerin yöneticilerinin toplantı yapılacak alanda dahi anlaşamadıkları, aralarındaki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığı, birlikte hareket etmelerinin imkansız hale geldiği ve dolayısıyla tarafların müşterek temsil ile şirketleri temsil etmeleri mümkün görünmemiştir. Bu nedenlerle davacı tarafın davasının kabulü ile davalı şirketlerde yönetici olarak bulunan kişilerin temsil yetkilerinin kaldırılarak, tedbiren atanan kayyumların yeni yönetimler oluşana dek yönetici kayyumu olarak atanmalarına...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müdürlerinin temsil yetkilerinin TTK'nın 630/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Bakırköy ... Noterliğinden tasdikli 25.06.2020 tarihli ... yevmiye numarası ile yapılan İş Ortaklığı Sözleşmesi ile kurulan ...’nın temsilcilerinin temsil yetkilerinin TBK'nın 629 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı şirketlerin organsız kalmaması için yetkili organlar tarafından yeni bir şirket müdürü seçilene kadar tedbiren yönetim kayyımı olarak atanan ..., ... ve ...'nın yönetim kayyımı olarak görevlerine devam etmesine, kayyımların emek ve mesaisine karşılığı aylık 20.000,00 TL ücret takdirine, kayyım ücretinin dava dışı şirket hesaplarından karşılanmasına, İİK'nın  179/a-2 maddesi gereğince kararın İİK'nın 166/2. maddesindeki usul ile ilanına ve ticaret siciline tesciline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, feri müdahiller ... Şirketi ve ... vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Feri müdahil ... Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde Davanın açıldığının haricen öğrenilmesi üzerine 09.08.2023 tarihinde müdahale  dilekçesi sunulduğunu, davanın konusuz kaldığına ilişkin talebin değerlendirilmediğini, vekil kaydının yapılmadığını, karar duruşmasından tesadüfen haberdar olunduğunu, davacının, ... şirketinin yetkilisi olup, başka dosyalarda... firmasının vekili sıfatıyla işlem yaptığını, bu dosyada davacının bir yandan talepte bulunduğunu, diğer yandan talebin kabulü için sessiz kalarak kayyım atanmasını sağladığını, her iki tarafın aynı vekil tarafından temsil edilmesi nedeniyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddesine belirlenen menfaat çatışmasının incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu,Dava ve istinaf tarihinde istinaf başvurusuna esas bir adi ortaklık bulunmadığından, ortaklığa ilişkin kayyım talebi ve kararının konusuz kaldığını, müvekkili ... İnşaat ile davalı ... İnşaat arasında ... İlçesi ... ada .., ... ve ... parsellerde  yapılacak olan çarşı projesine ilişkin olarak adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin.... İnşaat adına yetkilisi  ... ve ... İnşaat adına yetkilileri ... ile ... tarafından 27.04.2018 tarihinde imzalandığını, aynı taraflar arasında 25.06.2020 tarihinde de iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, ancak ...'nın ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, birbirinin tamamlayıcısı olan ve birlikte değerlendirilmesi gereken bu iki sözleşme uyarınca, inşaat işleri ile ilgili  ... Ortaklığı olarak, ana yüklenici olacak  ... Şti. ile Beyoğlu ... Noterliği 22.09.2020 tarihli inşaat yapım işi sözleşmesi imzalanarak yapım işine başlandığını, ancak ... Yapının özellikle adi ortaklık sözleşmesinin 2.3, 5.2, 6.a, 6.j, 6.n maddeleri ile iş ortaklığı sözleşmesinin 3 ve 4. maddelerini ihlal ederek yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmelerde belirlenen periyodik toplantıların düzenli olarak yapılamadığını, duran ve aksayan işlerin görüşülmesi taleplerinin ... firmasınca göz ardı edildiğini, her iki sözleşmede bulunan ve projenin aksamadan yürümesini sağlayacak masraflar ve  proje finansmanı için ödenmesi gereken ek sermayenin ... firması tarafından ödenmediğini, adi ortaklık sözleşmesinin 5.2 maddesinde ve 6.d maddesi ile iş ortaklığı sözleşmesinin 3. maddesinde bu hususun açıkça zikredildiğini, Bu nedenle hak ediş ödemelerini alamayan yüklenici ...şirketinin Beyoğlu ... Noterliğinin 18.04.2022 tarihli ihtarını ...- ... Ortaklığına gönderdiğini, ödemlerin yerine getirilmesinin müvekkilince de şifahi olarak ... firmasına iletildiği gibi Bakırköy ... Noterliğinin 25.04.2022 tarihli ihtarının da gönderildiğini, sonuç alınmaması üzerine yüklenicinin ortaklığa hitaben Beyoğlu ... Noterliğinin 09.05.2022 tarihli ikinci ihtarını gönderdiğini, müvekkilin de Bakırköy ... Noterliğinin 23.05.2022 tarihli ihtarı ile ... firmasının, sözleşmelere uygun hareket etmesi için son kez uyarıldığını, ihlallerin devam etmesi halinde sözleşmelerin haklı sebeple feshedileceğinin  ihtar edildiğini, ancak ana yüklenicinin keşide ettiği Beyoğlu ... Noterliğinin 05.07.2022 tarihli ihtarı ile tahakkuk etmiş hakedişlerin ödenmediği gerekçesiyle sözleşmenin feshedilerek yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ... şirketinin edimini yerine getirmemesine rağmen, şirket ortağı olan davacının müvekkiline gönderdiği ihtar ile yükümlülüklerin inkar edildiğini, müvekkilince gönderilen Bakırköy ... Noterliğinin 06.07.2022 tarihli ihtarı ile bu iddialara cevap verildiğini,... şirketinin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle inşaatın durma noktasına geldiğini, müvekkilinin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı hak sahiplerine karşı yükümlülüklerini gereği gibi yerine getiremediği için bir çok davaya maruz kaldığını, ana yükleniciye olan borçların ödenmemesi nedeniyle zor duruma düştüğünü, son olarak müvekkilce keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 25.07.2022 tarihli ihtarı ile ... firması ile olan adi ortaklığın bu nedenlerle haklı sebeple feshedildiğini, feshin yasaya uygun olduğunu, TBK'nın 624/1 ve taraflar arasındaki sözleşmelere göre kararların kural olarak oy birliği gerektirse de, istisnaen ortaklardan biri tarafından sözleşmenin feshi yolu da açık bırakıldığını, TBK'nın 639.maddesinde adi ortaklığın sona erme hallerine göre, ortaklığın gerçekleştirilmesi amacının yerine getirilmemesi inşaatın yapımının imkansızlaştırılması, davalıya kayım atanarak yönetimsel anlamda kısıtlanması nedeniyle feshin haklı olduğunu, sözleşmenin 6.maddesinde da haklı nedenle feshe ilişkin belirlemeler yapıldığını, esasen hali hazırda ...- ...Ortaklığı zaten feshedilmiş olması nedeniyle kayyım atanmasını gerektirir bir neden bulunmadığını, ... firmasının, kendi basiretsizliği sebebiyle kendisine kayyım atanmasına neden olduğunu, ortada bir adi ortaklık bulunmaması nedeniyle adi ortaklığa ilişkin atanan kayyımın yetkisinin kağıt üzerinde kaldığını, mahkemece yönetici kayyım atamasından sonra yapılan 07.03.2023 tarihli toplantıda müvekkili şirket adına toplantıya katılan ...'ın, adi ortaklığa ilişkin fesih ihtarı gönderildiği, ortaklığın devam etmediği, zaten devam eden bir ortaklık bulunmadığından kayyımlık sürecinin de yürütülmemesi gerektiğini beyan ettiğini, fesih tarihi itibariyle artık var olmayan adi ortaklığa kayyım atanamayacağını,Davacının asıl amacının müvekkili şirketin yönetimini kontrol altına almak olduğunu, ... şirketinin 11.05.2023 tarihinde Bakırköy 6. ATM'nin 2023/476 Esas sayılı dosyası ile müvekkil ... İnşaat firmasına da kayyım atanmasını talep ettiğini, mahkemeci 16.05.2023 tarihli tensip ile müvekkiline denetçi kayyım atandığını, mahkemenin 13.07.2023 tarihli kararı ile müvekkiline kayyım atanması karanının kaldırıldığını, 05.10.2023 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın ... ...Ortaklığı yönünden reddine, karar  verilmesini istemiştir.Feri müdahil ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilince tek ortaklı olarak kurulan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 08.01.2020 tarihli Sicil Gazetesi'nde ilan edilen kararı ile davacının ortak olduğunu, daha sonra ... Şirketi'nin .. Limited Şirketi ile beraber Güngören İlçesindeki ... ada ... parselde  inşaat yapmak için adi  ortaklık kurulduğunu, adi ortaklığın kurulması ile müvekkili ile davacı arasında anlaşmazlıklar olduğu gibi, davacı ile ...Şirketinin yetkilisi ... arasında da anlaşmazlıklar başladığını ve iş ortaklığının yapması gereken işlemlerin yapılamadığını, bu nedenle ... ve ...şirketlerinin ayrı ayrı arsa sahipleri ile imzaladığı sözleşmeler arsa sahipleri tarafından feshedilmeye başlandığını, inşaatın devamının hukuki ve ekonomik yönden çıkmaza girdiğini, müvekkili ...'nün inşaatın devamı için şirkete borç vererek işçi ve malzeme ödemelerini yapmaya çalıştığını, her iki şirket ortaklarının, adi ortaklığa ekonomik destek vermeyi durdurması sonucunda inşaatın ilerlemediğini ve iş çıkmaza girmesi ile arsa sahipleri tarafından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin fesihine ilişkin ihtarlar gönderilmeye başlandığını, daha sonra ...İnşaat Şirketinin, ... İnşaat ile sözleşmesini aykırı davranarak inşaatı kendi başına devam ettirmek amacı ile toplantılar yapmaya başladığını, 03.11.2022 tarihli ortak karar protokolü ile 2/3 çoğunluk sağlandığı iddiası ile anlaşmaya katılmayan arsa sahiplerine, davacıya ve müvekkiline ihtarname gönderildiğini, ortaklar kurulu kararına karşı 19 kat maliki tarafından ihtiyati tedbir talepli olarak Bakırköy 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/2061 Esas sayılı dosyası ile kat malikleri kurulu kararının iptali talepli dava açıldığını, ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddi üzerine davadan feragat edildiğini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından gönderilen 06.12.2022 tarihli yazı ile ... ve  ... dahil olmak üzere ...at ile anlaşmayan arsa sahiplerinin arsa paylarının 6306 sayılı Kanun çerçevesinde satılacağının bildirildiğini, bu idari işleme karşı ...'in idare mahkemesinde açtığı davada yürütmenin durdurulması kararı verildiğini, Davalı şirketin devam eden herhangi bir işi, aktif veya pasif bir malvarlığı  bulunmadığını, devam eden inşaat projesinin ise çıkmaza girdiğini ve ...İnşaat tarafından 6306 sayılı Kanun çerçevesinde pay satış işlemine gidildiğini, tek işi de sona eren şirkete kayyım atanmasının hukuki yararı kalmadığını, aksine bir faaliyeti veya mal varlığı olan şirketin ekonomik zarara uğrayacağını, atanan kayyımın ... İnşaat'ın 6306 sayılı Kanuna göre satışa gitme usulünü ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınan izinleri engelleyemeyeceğini, şirket ortaklarının maddi destek vermemesi durumunda şirketin tek başına bir işlem yapamayacağını, kararda bu hususların değerlendirilmediğini,Mahkeme kararının aksine kayyım atanmasını ve yönetim yetkisinin kaldırılmasını gerektirir bir neden bulunmadığını, ortakların ve yöneticilerin özen ve bağımlılık yükümlülüklerini ihlal ettiğinin belirlenmediğini, davacının ... inşat şirketinin yöneticisi ve bu şirketle olan şahsi çıkar çatışmalarının kayyım atanmasına gerekçe olamayacağını, davacının bu davalarda davalı şirketin yararlarını gözetmediğini, taraflar arasında yaklaşık 30 adet icra takibi ve dava bulunduğunu, her iki şirketin ortaklarının bir araya gelerek anlaşmalı dışında bir ihtimalin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi canlandırmayacağını, mahkemece incelenmeyen şirketin aktif ve pasif durumunun kayyım atanmasını gereksiz kıldığını,Mahkemenin hükme esas aldığı TTK'nın 630/2-3 maddelerinin şartlarının oluşmadığını, yönetim kurulunun görevini yerine getirmesinde engel bir durum veya şirket yetkilileri arasında herhangi bir uyuşmamazlık bulunmadığını, müvekkili ve davacının inşaat projesinin gerçekleştirilmesini istediklerini, ancak ... İnşaatın, ... İnşaat ile aralarında bulunan adi ortaklığı feshederek ve kat maliklerinin imzalarının 3/4'nü toplayarak 6304 sayılı Kanun çerçevesinde inşaat projesine devam ettirdiğini, bu nedenle şirket ortaklarının ortak bir paydada buluşulması dışında bir çözüm yolu bulunmadığını, Mahkemece atanan kayyımlara Güngören Belediye Başkanlığına yapı ruhsatı alınması için yaptıkları başvuruya verilen cevapta tüm süreçlerin anlatıldığını, bu yazıya göre de esasında şirket ortaklarının uzlaşması dışında hiçbir aksiyonun projeyi kurtaramayacağını, bu halde... İnşaatın  projeyi devam ettirdiğinin anlaşılacağını, mahkemece anılan yazıda belirtilen sürece ilişkin bir inceleme yapılmadığını, inceleme kararından usul ekonomisi gerekçesiyle dönüldüğünü, oysa şirketin aktif ve pasifi değerlendirilmeden karar verilemeyeceğini, bu inceleme yapılmadan kayyım atanmasının bir yararı bulunmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve kayyım atanması talebinin reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının ortağı olduğu davalı ... İnşaat Sanayi ve ticaret Limited Şirketi ile bu  şirket ile ... İnşaat Limited Şirketi arasında kurulan ...-... İş Ortaklığı'nın yöneticilerinin temsil yetkisinin kaldırılmasına ve şirket ile adi ortaklığa yönetim kayyımı atanması istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı şirketin diğer yöneticisi ... ve ...- ... Adi Ortaklığı'nın diğer ortağı..İnşaat Limited Şirketi vekilince feri müdahil sıfatıyla, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesinin 04.02.2023 tarihli ara kararı ile davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile...-... Adi ortaklığına mali müşavir ... tedbiren yönetim kayyımı olarak atanmıştır. Kayım tarafından sunulan 16.01.2023 tarihli raporda, davalı şirket ve adi ortaklığın müşterek imza ile temsil edileceğine karar verildiğini, yetkililerin toplantı yeri konusunda dahi uzlaşmadıklarını belirlemiştir.Kayyım tarafından davalı şirketin iki yöneticisi ve adi ortaklıktaki ... inşaatın yetkilisi ile 07.03.2023 tarihinde toplantı yapmıştır. Toplantıda, tarafların dava ve istinaf başvurusu kısmında yazılan beyanlarını tekrar ettikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin 14.04.2023 tarihli ara kararı ile kayyım atanan şirketlerin çalışma alanları dikkate alınarak, önceki atanan kayyıma ilave olarak taşınmaz uzmanı ... ve hukukçu ... kayyım olarak atanmıştır. Hukukçu kayyımın istifası üzerine yerine 02.05.2023 tarihli ara karar ile ... atanmıştır. ... tarafından tek ortaklı olarak kurulan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne 08.01.2020 tarihli Sicil Gazetesi'nde ilan edilen karar ile davacı %50 ortak olmuştur. Dosyadaki temsil belgesine göre, 2014 yılında tek ortak olan ... şirketi tek başına temsile yetkilidir. Ancak şirketin pay devri ile iki ortaklı hâle gelmesinden sonra, davacı ile diğer ortak ...'nün şirketi müşterek imza ile temsil edeceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limted  Şirketi'nin davacı ile dava dışı feri müdahil ... tarafından temsil edildiği ve her ikisinin şirketin müdürü oldukları belirlenmiştir. Davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı feri müdahil ... İnşaat Limited Şirketi, Güngören ilçesindeki ... ada ... parselde inşaat yapmak için ... adi ortaklığını kurdukları anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan Bakırköy ... Noterliğinin 26.06.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerine göre adi ortaklığın ...Şirketini temsilen her iki ortağı davacı ... ve ... ile ... Şirketini temsilen yöneticisi ... tarafından müşterek imza ile yetkili olacak şekilde seçilmişlerdir. Bu durumda adi ortaklığı oluşturan her iki şirketin müşterek imza ile temsil edileceği anlaşılmaktadır.Fer'i müdahil ... İnşaat vekilinin sunduğu dilekçede, davacının ve iş ortağı olan diğer şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle taraflar arasındaki adi ortaklığın feshedildiği ve feshin tespitine ilişkin olarak Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı belirtilmiştir. Davacının dava dilekçesinde birden fazla davalıya karşı dava açtığı dava dilekçesinin açıklama ve talep sonucundan anlaşılmıştır. Nitekim davacı vekilinin sunduğu 06.12.2023 tarihli dilekçesi ile ... Adi Ortaklığının da davalı olarak eklenmesi istenmiş ve ilk derece mahkemesinin 15.12.2023 tarihi ara kararı ile HMK'nın 124/3.maddesi uyarınca adi ortaklığın da davalı olarak eklenmesine karar verilmiş ve sonuç olarak ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... Adi Ortaklığı aleyhine hüküm kurulmuştur. HMK'nın 124/3.maddesine göre, \"Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.\" düzenlemesine göre ilk derece mahkemesince yapılan işlem yerinde olmakla birlikte, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından adi ortaklığın davalı olarak gösterilmesi hukuken mümkün değildir. Adi ortaklığa karşı açılacak bu tür bir davanın adi ortaklığı oluşturan kişilere karşı açılması gerekmektedir. Mahkemece adi ortaklığı oluşturan şirketlere değil de adi ortaklığa dava açılması nedeniyle öncelikle adi ortaklığın taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmeden karar verilmesi açıkça usule aykırı olmuştur.Diğer yandan, davadaki talep, esas olarak ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Adi Ortaklığı'nın yöneticilerinin azline ilişkindir. Dava dilekçesindeki yöneticilerin yöneticilik yetkililerinin iptali istemi esas itibariyle şirket ve adi ortaklığın yöneticilerinin azli ve şirket ile adi ortaklığa temsilci olarak yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. Yöneticinin azli davası şirkete karşı açılmıştır. Davacı da şirketi müştereken temsile yetkili diğer müdürüdür. Talepte her iki yöneticinin azli istenmiştir. Yöneticinin azli davasının şirkete karşı açılıp açılmayacağı ve davalı ... Şti'nin pasif dava ehliyetinin, açılan şirket müdürünün azli davası bakamından husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve davanın doğru hasma yöneltilip yöneltilmediği değerlendirilmeden karar verilmesi de usule aykırı olmuştur.Yukarıda belirtildiği üzere, ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iki müdürü bulunmaktadır. Davacı ile dava dışı ..., Şirket'i müştereken temsile yetkilidir. Şirket'in bir müdürü tarafından Şirket hasım gösterilerek müdürün temsil ve yönetim ve temsil yetkisinin geri alınarak kayyım atanması istenmiştir. Şirketi müştereken temsile yetkili olan müdürlerden biri davacı olup, diğeri davada yer almamaktadır. Davaya müdahil olarak katılan diğer müdür ...'nün de tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki her iki müdür arasında menfaat çatışması da bulunduğu dikkate alınarak, bu davada mahkemece şirketi temsil edecek bir temsil kayyımı atanmadan Şirket aleyhine karar verilmesi de açık bir usul hatası olmuştur. Fer'i müdahalede, üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle, feri müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması hâlinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır.HMK'nın fer’i müdahilin durumu başlıklı 68. maddesi \"Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder.\" şeklindedir. HMK'nın 68. maddesi uyarınca feri müdahil hakkında hüküm verilemeyeceğinden, hükme karşı istinaf yoluna başvurma hakkı, hakkında hüküm tesis edilen  davanın taraflarına aittir. Lehine müdâhale edilen taraf  hükmü istinaf ederse onunla birlikte hareket etme yetkisine sahip olan feri müdahil de hükmü lehine katıldığı taraf ile birlikte istinaf edebilir. Feri müdahil tek başına hükmü istinaf edemez. Ancak  fer' müdahil hakkında hüküm verilmiş ise feri müdahil hükmün sadece kendisi hakkındaki bölümü bakımından istinaf yoluna başvurabilir. Somut uyuşmazlıkta, feri müdâhilin yanında katıldığı taraf olan davalının istinaf başvurusu yapılmadığı, ancak verilen karar ile esasen yöneticinin azledilmesi ile ... ile adi ortaklık kapsamında ..İnşaat Şirketi aleyhine karar verildiği ve bu nedenle feri müdahillerin istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu sonucuna varılarak, feri müdahillerin vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının belirtilen gerekçelerle kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Feri Müdahiller tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Feri Müdahiller tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.19.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b52f085ac9f32fd","SID":"97eba110c1d531d1"}}