{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/693 <br>KARAR NO:2025/1172<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/12/2021<br>NUMARASI:2020/691  E. -  2021/855  K.<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Taşıyan sorumluluk sigortasından kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin ...(Taşıma İşleri Komisyoncusu) olarak taşıma hizmeti verdiğini, 36.000 kg brüt kapasiteli sıvı kimyasal yükün Güney Kore'den Türkiye'ye kadar olan denizyolu nakliyesinin ... numaralı tank konteyner ilegerçekleştirilmesini müteakip emtianın Mersin-Şanlıurfa nakliyesi ... Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirildiğini, Mersin'den Şanlıurfa'ya nakliye esnasında 21.07.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ... numaralı tank konteynerde hasar oluştuğunu, söz konusu hasarın tespitini müteakip 07.08.2018 tarihinde 3 No.lu davalıdan ekspertiz talebinde bulunulmuş olmasına rağmen, hasarın üzerinden bir yıldan daha uzun bir süre geçtikten sonra 25.07.2019 tarihinde Ekspertiz Raporu tanzim edildiğini, ... Sigortacısı 1 No.lu davalı ... Sigortanın ise, 29.07.2019 tarihinde tazminat ödemesi talebine ret cevabı verdiğini, her iki belgenin de hasar tarihinden bir yıl geçtikten sonra hazırlandığını, davacı şirkete tebliğ edilmediğini, bu hususların mevzuata ve düzenlenen sorumluluk sigorta poliçesine aykırı olduğunu, bilgilendirmelerin geç yapılması ya da hiç yapılmaması, muhataplarca yapılan zincirleme kusurlu hareketler ve eksik bilgilendirme neticesinde zararın artmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen hasardan kaynaklanan masraf ve harcamaların davacı şirkete ödenmediğini, alt taşıyıcı firmadan tazminat talep hakkının zamanaşımı nedeniyle ortadan kalktığını, bu talebin zamanaşımına uğramasına davalıların sebep olduğunu, davalı ...Sigorta A.Ş.'ye; davacı şirketin ... sigortacısı sıfatıyla, ... numaralı ... Poliçesine istinaden meydana gelen hasara ilişkin tazminatı ödemesi gerekirken, bu hasar tazmin bedelini ödemekten kaçınması, ayrıca ret cevabını 1 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra vermesi sebebiyle, alacağın zamanaşımına uğraması ve alt taşıyıcıya rücu imkanının ortadan kalkmasına sebep olması, davalı ... A.Ş.'ye; ... numaralı poliçede broker sıfatı ile yer almasına rağmen davacı şirketin menfaatlerini gerektiği gibi gözetmemesi, yanlış yönlendirme ve bilgilendirme yaparak zarara sebebiyet vermesi, davalı ... Şti.'ye; Ekspertiz Raporunun süresi içinde tanzim edilmemesi, hasar ve tamir süreçlerinin davacı ile yeterince paylaşılmaması, yeterli bilgilendirme yapmaması sonucu davacı şirketi zarara uğratması nedeniyle dava açıldığını, hasar tazmini talebinin davalı ...Sigorta tarafından haksız gerekçelerle reddedildiğini, tamirden önce talebin reddedileceği bildirilmediğinden davacı şirketin zararının arttığını, poliçede yer alan çelişkili hükümlerin sigortalı davacı lehine yorumlanması gerektiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  18.188,83 USD alacağının ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kamu banka USD faizi ile, 8.285,50 EUR alacağının en yüksek kamu banka EUR faizi ile ve 1.200 TL  alacağının ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...Sigorta AŞ vekili, savunmasında özetle; Talebin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça  taşıma işlerinde kullanılmak üzere... firmasından temin edilen konteynerin zarara uğraması nedeniyle ödeme yapılmış olduğundan bahisle tazminat talep edildiğini, davacı ile ... firması arasındaki ilişkinin belirli olmadığını,  ödemenin herhangi bir hukuki dayanak ve gerekçe olmaksızın ex gratia (lütuf ödemesi) olarak yapıldığının anlaşıldığını,  ödemenin lütuf ödemesi olarak yapılmış olmasının davacı şirkete ödenen tutarın rücu edilmesine ilişkin herhangi bir hak vermediğini, bu nedenle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, işbu davada, yük ya da emtia niteliğinde olmayan ve taşıma işleminin konusunu oluşturmayan tank konteynerin hasar gördüğü iddiası ile tazminat talep edildiğini, tazminat talebinin taşınan emtia ile ilgili olmadığı, emtianın hasarsız ve sağlam durumda bulunduğu hususunda ise taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davacı şirketçe tanzim edilen nakliyat aracısı&komisyoncusu yasal sorumluluk sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmayan bir hususla ilgili tazminat talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu talebin teminat kapsamında olmadığına tanzim edilen sigorta poliçesinde hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek bir şekilde ekipman istisnası klozunda da yer verildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası genel şartları çerçevesinde belirleneceği düşünülse dahi anılan talebin poliçe özel şartları ile net bir şekilde teminat kapsamı dışında bırakıldığını, müvekkili şirketin talep edilen demuraj masrafları açısından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, savunarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Ve ... Brokerliği AŞ  vekili, savunmasında özetle; Sigorta aracılık hizmeti sunan müvekkilinin poliçenin tarafı olmadığından müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin broker sıfatıyla tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın hasarın ... firmasına rücu edilmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen gerekli başvuruyu yapmayarak kendi zararına hareket etmiş olduğunu, davacı şirketin 10/03/2020 tarihinden sonra başka bir brokerlik firması ile çalışmaya başlaması nedeniyle bu tarihten sonra müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmayacağını savunarak beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Şti. Vekili, savunmasında özetle;Davacı tarafından müvekkiline dayandırılan sorumluluğun, ekspertiz raporunun süresi içinde tanzim edilmemesi, hasar ve tanzim süreçlerinin yeterince paylaşılmaması nedenine dayandırıldığını, davalı müvekkilinin sürece dahil olduğu günden itibaren hasarın tespiti ve tamir süreçlerini yakından takip ettiğini, görev tanımı içinde bulunmamasına rağmen alt taşerona yönelik taleplerle ilgili zaman aşımı hususunda uyarıların yapıldığını, demuraj bedeli ile ilgili olarak sürecin hızlandırılması için defalarca yazılı bildirim yapıldığını, raporun hazırlanması için lazım gelen fatura ve talep yazısının davacı tarafça müvekkiline geç gönderildiğini, dava konusu konteynerin onarım süreci ile ilgili yönlendirme ve tercihlerin davacı ile davalı sigorta şirketinin inisiyatifi ile gerçekleştiğini, üstlendiği eksperlik hizmetlerini eksiksiz yerine getiren müvekkilinin dava konusu taleplerin oluşumunda her hangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak   davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davacı ile davalı ... Sigorta arasında 30/06/2018-30/06/2019 vade tarihli Nakliyat Aracısı ve Komisyoncusu Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiği, teminat dışı kalan haller başlığı altında yer alan “ekipman istisnası klozu\" başlığı altında \"sigortalı tarafından operasyonlarda kullanılmak üzere kiralanmış konteyner, halat vb. ekipmana verilebilecek hasar ve ziya, iş bu sigorta teminatı dışı olduğunun,Özel şartlar 8. maddesinde \"Alt taşeronlar, alt taşeronların taşeronları ve/veya her hangi bir iş sözleşmesi ile sigortalı bünyesinde faaliyet gösteren özel ve tüzel kişiler hiçbir durumda 3. şahıs olarak kabul edilemeyeceğinin\", 9. maddesinde \"... 3. şahıs malı, sigortalının sahibi olduğu ve/veya kiraladığı taşınan malları yada ekipmanları kapsamayacağının\" düzenlendiği, 21/07/2018 tarihinde meydana gelen kazada taşıma işinde kullanılan alt taşıyıcı dava dışı ... firmasına ait tank konteynerin hasarlandığı,  zararın taşıma kabında oluşan hasardan kaynaklandığı, ayrıca davacının taşıma işleri organizatörlüğü kaynaklı 3.kişilere karşı sorumluluk risklerini teminat altına alan sigorta poliçesi kapsamında konteyner tedarik ederek taşıma sürecinde belli bir aşamada taşımayı da ifa eden ... firmasının 3.kişi olarak kabul edilemeyeceği, bu hali ile davacı tarafça talep edilen demuraj bedeli ve konteyner hasarından kaynaklanan zararın poliçe kapsamında olmadığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında olmayan zarardan sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafça zararın tazmini için zarar sorumlularına karşı yapılacak başvuruların zaman aşımı ve hak düşürücü süreler içinde yapılması sorumluluğunun basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının kendisinde olduğu, davalı sigorta şirketinin hasar başvurusuna süresinde cevap vermemesi veya hiç cevap vermemesi nedeniyle davacının dava dışı zarar sorumlularına yönelik talep hakkını kullanamamasından sorumlu tutulamayacağı, diğer davalıların da sigorta brokeri ve sigorta eksperi olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, davacının oluşan zararından davalıların sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, düzenlenen dosya kapsamına uygun, denetime ve kanaat edinmeye elverişli bilirkişi heyet raporu ve ek raporu hükme esas alınarak, heyet raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın reddine dair oluşan vicdani kanıya göre... \" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme kararının taşıma ve sigorta hukuku ilkelerine, sigorta poliçelerine, Yargıtay İçtihatlarına aykırılık teşkil eder nitelikte oluşturulduğunu, uyuşmazlık yanlış anlaşılarak emtia hasarı ve sigorta bedeli davası gibi tespit edildiğini ve değerlendirmede bulunulduğunu, davanın emtia nakliyat tazmin talebi olmadığını, bu hususta itiraz ve gerekçeli açıklamalarının değerlendirilmesi talep edilmesine rağmen itirazlarının değerlendirilmediğini, aynı şekilde sigorta hukukuna hakim olan sigortacının aydınlatma yükümlülüğü ve sigortalı lehine yorum gibi temel ilkelerin göz ardı edildiğini, talep konusunun anlaşılamaması ve uyuşmazlığın tespitinde yanılgıya düşülmüş olması nedeniyle dava konusunun yeniden izah edilmesinde fayda görüldüğünü, talebin riziko gerçekleştiğinde meydana gelen zararın tazmin talebi olmadığını, davanın sigorta bedeli davası olmadığını, müvekkilinin zararının riziko gerçekleştiğinde poliçedeki hükümlere dayanarak talebin reddedilmesinden doğmadığını, müvekkilinin zararının sigortacıya başvurulduğunda geçen süreçte teminat kapsamı ile ilgili hiçbir açıklama yapmaksızın sanki zarar tazmin edilecekmiş gibi müvekkilinin oyalanması aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra talebin teminat kapsamında olmadığı gerekçesine dayanılarak ret kararı verilmesinden kaynaklandığını, davalı sigortacının talebin poliçede teminat kapsamında olmadığını, en baştan bildiğini, talebin ret gerekçesi olarak gösterilen hususların bunu düşündürdüğünü buna rağmen hemen ret cevabı vermek yerine bir yıl beklendiğini ve bu süre içerisinde talebin reddedildiğini, müvekkilinin bu süreçte sigortacı ile yapılan yazışmalardan görüleceği üzere zarar tazmin talebinin reddedilebileceği veya teminat kapsamında olup olmadığı konusunda açıklama yapmak üzere zarar tazmin edilebilecekmiş gibi hareket edildiğini, müvekkilinin zararın tazmin edileceği beklentisi içerisinde olmasının oldukça normal bir durum olduğunu, sigortacı tarafından teminata ilişkin hiçbir açıklama yapılmaması, talebin bir yıl sonra reddedilmesi ve alt taşıyıcıya başvuru için zamanaşımının geçtiği bilinmesine rağmen alt taşıyıcıya rücu edebilir demenin sigorta sözleşmesine ve mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, uyuşmazlık doğuran olayın riziko gerçekleştirildiğinde tazmin talebinin reddedilmesi olmadığını, ret cevabının müvekkilinin zaten mağdur edildikten sonra verilmesi olduğunu, bu hususun mahkemece anlaşılmadığını, sigortacının aydınlatma yükümlülüğünü TTK 1423 Sigortacılık Kanunun 11/3 ve bağlı olarak düzenlenen yönetmelikte belirtildiğini, sigortalı aleyhine değiştirilmeyen emredici hükümler olduğunu, yanlış anlaşılmaya mahal vermeksizin sigortalıyı aydınlatmak gerekli olduğunu, yönetmeliğin bilgilendirmeye ilişkin 5.maddesinde; düzenlemenin yer aldığını ve bilgilendirme yapıldığının ispatının sigortacıya ait olduğunun belirtildiğini, sigortacının aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde tüm bilgileri sigortalının haklarını ve özel olarak dikkat edilmesi gereken hükümleri gelişmelere bağlı bildirim yükümlülükleri sigorta teminatının kapsamı teminat dahilinde olan ve olmayan hususlar vb konularda her türlü bilgiyi vermek zorunda olduğunu, poliçe şartlarında 6.sayfa, 8.madde, 9.sayfa taşeronlar klozunun sigorta teminatının kapsam maddelerinin müvekkilinin tazmin talebini kapsamı içine alacak nitelikte olduğunu, müvekkiline teminatın kapsamı açısından ne sözleşmenin başlangıcında ne de tank konteynerde hasar meydana geldiğinde hiçbir bilginin verilmediğini, dosyaya sunulan yazışmalarda da müvekkili talebinin teminat kapsamında olmadığını belirtmek bir yana teminat kapsamında olmadığı anlamına gelecek tek bir ifade dahi yer almadığını, sigortacının gerekli uyarıları yaptıklarını iddia ettiği mailde fiili nakliyeciye karşı rücu hakkının tehlikeye girdiği lütfen talebi ve masrafları hızlı bir şekilde hem kendilerine hem de alt fiili nakliyeciye iletir misin şeklinde olduğunu, görüleceği üzere söz konusu mailin ne bilgilendirme ne de müvekkiline aydınlatmaya yönelik olduğunu, bu şekildeki mailin resmi bir yazı olmadığını, öncelikle müvekkiline tazminatın ödeneceğini ve daha sonra sigortacının alt taşıyıcıya rücu edecek anlamını içerdiğinin aşikar olduğunu, işleyişin bu şekilde olduğunu, müvekkilinin sigortacısından tazminat ödemesi beklemesinin oldukça normal olduğunu, hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, yanıltacak şekilde davranıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/15150 Esas, 2013/13304 Karar sayılı ilamın huzurdaki dava ile birebir benzerlik arz eden bir olaya ilişkin olduğunu, söz konusu ilamda mahkemenin davanın sigorta bedel davası olarak görülerek benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda hasarın teminat dışı kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacının iddialarını karşılar şekilde sigortanın aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini açıkça tartışılmadığı bu durumda mahkemenin davalı sigortanın aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususunun tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gerekçesiyle kararın bozulduğunu, mahkeme tarafından yapılan zamanaşımı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, alacağın muaccel olduğu tarihin yanlış hesaplandığını, demuraj alacağının sürekli bir şekilde devam eden süreçte oluştuğunu, bu alacağın dava dışı şirket tarafından kesilen faturalarla birlikte muaccel olacağı sürenin hesaplanması gerektiğinin dikkate alınmadığını, dava konusunun emtia hasar tazmin talebi gibi değerlendirildiği için hatalı tarihin esas alınarak zamanaşımı hesaplamasının yapıldığını, TTK 1420.maddede; sigorta sözleşmesinden doğan işlemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve her halükarda 6 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının belirtildiğini, davalılardan talep edilen alacak kalemlerinin ise kaza tarihinde henüz muaccel olmadığını, o tarihte oluşmayan demuraj hasarının bir nolu davalının kusurlu hareketi sonucu oluştuğunu, hasar gören tank konteynerinin tamiri esnasında bir yıllık süreçte oluşan demuraj ve zarar taleplerinin bulunduğunu, 31.08.2019 tarihinde faturanın kesildiği düşünüldüğünde alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığının açıkça anlaşıldığını, davalının 20.07.2019 tarihli cevabı ile tank konteynerde hasar meydana geldiği, ilgili tankında poliçe konusunu oluşturan yük ilgilisine ait bir zarar olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin talebinin reddedildiğini, oysa yük sahibi ... firmasının aynı zamanda Güney Kore'de Busan Limanına kadar kara taşıması ve ...Limanına kadar deniz taşımasını üstlenen alt taşıyıcı konumunda olduğunu, dava dışı ... Firmasının alt taşıyıcı olduğunu kabul ettikten sonra alt taşıyıcıya ait yüke ilişkin zararın teminat kapsamına girmediği tespitinin çelişki oluşturduğunu, poliçede alt taşıyıcının sigorta teminatı kapsamı içinde olduğu yönünde hükümlerin bulunduğunu, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin alt taşıyıcıyı kapsam içine aldığını, çelişkili hükümler kabul edilse dahi vekili aleyhine yorumlanamayacağını, davalının bilgisinde yürütülen tamir sürecinde demuraj bedelini oluştuğunu, zararın minimize edilmesi amacıyla davalının hakimiyeti ve bilgisi altında yürütülen tank konteyner  onarımı sırasında oluşan demuraj ve hasar bedelinin ekipman istisnası klozu maddesi içerisinde değerlendirilmesinin zorlama bir yorumdan ibaret olduğunu, hasarlanan tank konteynerinin teminat dışında değerlendirilmesini taşımacılık kuralları ve poliçe içeriğine aykırı olduğunu ekspertiz raporunu hazırlayan 3 nolu davalının cevap dilekçesinde dahi belirtilmesine dahli mahkemece görülmediğini, sigorta eksperi davalının sigortacıların hukuka aykırı hareket ettiğini ve sorumlu olması gerektiği görüşünde olduğunu iddia ederek dava konusu uyuşmazlığın emtia hasarı ve sigorta bedeli davası gibi tespit edilerek değerlendirmede bulunulması , talebin yanlış anlaşılması, bedel davası gibi değerlendirme yapıldığı için gerek zamanaşımı gerekse davalıların sorumluluğu açısından yanlış sonuçlara ulaşıldığı konusundaki itiraz ve gerekçeli açıklamalarının değerlendirilmesi talep edilmiş ise de itirazlarının inceleme ve değerlendirme konusu yapılmadığını, sigortacının aydınlatma yükümlülüğü ve sigortalı lehine yorum gibi sigorta hukukuna hakim olan temel ilkelerde dahi yanılgıya düşülmesi bu hususun değerlendirilmemesi eksik inceleme yapılması nedenleriyle kararın hatalı hukuka aykırı şekilde oluşturulduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taşıma işleri komisyoncusunun taşıma hizmeti verdiği esnada kullanılan  tank konteyner cinsi emtianın trafik kazası sonucu hasara uğraması sonrasında davalıların kusurlu hareketleri ve eksik bilgilendirilmeleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının taşıma işleri komisyoncusu olduğu, davalılardan ... AŞ ile ...Poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, 3 nolu davalı ... Şirketinin 25.07.2019 tarihli poliçe kapsamında ekspertiz raporunu düzenleyen şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davacı sigortalıya, davalı sigorta şirketi tarafından gerekli olan aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davalıların davacı başvurularına karşı vermiş oldukları cevap süreleri ile hazırlanan ekspertiz rapor süresi yönünden davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zararın kabulü halinde davalıların zarardan dolayı sorumluluklarının olup olmadığı, mahkemece talebin  hatalı değerlendirilip değerlendirilmediği ile eksik inceleme ve yanlış karar verilip verilmediğine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı sigortalı ile davalılardan... Sigorta AŞ arasında başlangıç tarihi 30.06.2018, bitiş tarihi 30.06.2019 olan ... Sigorta Poliçesinin düzenlenmiş olduğu, davacı sigortalı tarafından taşıma işleri komisyoncusu olarak hizmet verdiği taşımada dava dışı Şanlıurfa'da yerleşik.... AŞ tarafından Güney Kore'de yerleşik... Ltd Firmasından satın alınan 13.970 kg pentane %85 (kimsayal madde) emtiasının Kore'den Türkiye'ye kadar olan deniz yolu kara yolu nakliyesinin gerçekleştirilmesi için sigortalı şirketin görevlendirildiği, organize edilen nakliye planı kapsamında sıvı haldeki emtianın 20 feetlik tank konteyner içerisine dolumunun yapıldığı ve akabinde tank konteynerin deniz yolu nakliyesini gerçekleştirileceği, Kore'nin ... Limanına kara yolu ile nakledildiği, gerçekleştirilen işlemler sonucunda konteynerin gemiye yüklendiği, geminin ... Limanına 23.05.2018 tarihinde hareket ettiği,... limanına varışına müteakip gemiden tahliye edilen tank konteynerin liman sahasındaki konteyner alanına istiflendiği, gümrük giriş işlemlerinin tamamlanması akabinde tank konteynerin... Ltd şirketi firma sorumluluğunda...plakalı araca yüklendiği ve aracın alıcı firmanın Şanlıurfa'da yerleşik tesislerine hareket ettiği ve 21.07.2018 tarihinde Aksaray ilinde Ulukışla ilçesine seyir halinde iken araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve devrildiği, 07.08.2018 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğu, 08.08.2018 tarihinde ekspertiz gerçekleştirildiği, 24.07.2019 tarihinde ekspertiz işinin son bulduğu, 25.07.2019 tarihinde davalı şirket tarafından ekspertiz raporunun düzenlendiği, hasar bedelinin tespit edildiği, davalılardan davacı şirketin sigortalısı ...Sigorta AŞ tarafından davacı şirkete hitaben 29.07.2019 tarihli hasar servisi ile ilgili cevap verdiği,  söz konusu yazıda hasar dosyasının açıldığı, ekspertiz çalışması neticesinde trafik kazası sonucu taşınan emtiada değil taşımada kullanılan ve ... Firmasına ait olan tank konteynerde hasar meydana geldiği, ilgili tankında poliçe konusunu oluşturan \"yük ilgisine ait bir zarar\" olmadığının görüldüğü, ayrıca 3.şahıs teminatında yer alan alt taşeronlar, alt taşeronların ve/veya herhangi bir iş sözleşmesi ile sigortalı bünyesinde faaliyet gösterenlerin özel ve tüzel kişilerin hiçbir durumda 3.şahıs olarak kabul edilemeyeceği notu gereğince 3.şahıs teminatı kapsamında bir işlem yapılmadığı, hasarın teminat kapsamında olmaması nedeniyle herhangi bir tazminat ödemesi yapılamayacağının bildirildiği, trafik kazası geçiren araçla ilgili olarak araç sigorta şirketinin ekspertiz raporu düzenlendiği, 30.07.2019 tarihli ekspertiz raporunda konteynerin ana şase direklerinde darbe sebebiyle hasar oluştuğu, kaza öncesinde konteynerde sıvı kimsayal yüklü olduğu, konteynerden sızıntı olmadığı ve kazalı yükün alıcıya başka bir araçla ulaştırıldığı, alıcının emtiayı sağlam olarak kabul edip teslim aldığının bildirildiği, üst nakliyeci ... Nakliyatın doğrudan muhatap olduğu, bilgisi alınması üzerine hasar onarım süresinin birlikte takip edildiği, listede gösterilen teminatın poliçe teminatında değerlendirilebileceğinin ifade edildiği, taraflar arasında mail yazışmalarının gerçekleştirildiği, davacı üst taşıyıcı sigortalı şirket tarafından davalı sigorta şirketine karşı hasara ilişkin bedelin ödenmekten kaçınılması, ret cevabının bir yıldan fazla süre sonrasında verilmesi sebebiyle alacağın zamanaşımına uğraması, alt taşıyıcıya rücu imkanının ortadan kalkmasına sebep olunduğu, 2.nolu davalı IBS Sigorta AŞ'nin ise Broker sıfatı ile yer almasına rağmen şirket menfaatlerini gerektiği gibi gözetmediği, yanlış yönlendirme ve bilgilendirme yaparak zarara uğrattığı, 3 nolu davalı ... Şirketinin ise ekspertiz raporunun süresi içinde tanzim edilmemesi, hasar ve tamir süreçlerinin müvekkili ile yeterince paylaşılmaması, yeterli bilgilendirme yapılmaması nedeniyle zarara uğratıldığını, 1 nolu davalı tarafından hasar tazminat talebinin 29.07.2019 tarihinde reddedildiğini, ret gerekçesinin sigorta genel şartları ve taşıma hukuku kuralları ile çeliştiğini, 2 nolu ... Şirketinin ise sigortacılık Kanunu 21'de tanımlanan tanıma ve yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini, davalının yönlendirmesi ile hasarlı emtia üzerinde tamirat çalışmalarının başlatıldığını, emtianın tamir ve hasar bilgilendirme süreçlerinin 2 nolu davalının bilgisi dahilinde olmasına rağmen beklenen ve kararlaştırılan sürede daha uzun sürmesinden doğabilecek ek masraflar ve demuraj bedellerinin bu bedellerin sigorta şirketi tarafından ödenmeyeceği gibi hususlardan müvekkiline bilgilendirme yapılmadığını, müvekkilinin zarara uğramasına kusuru ile sebep olduğunu, eksperlik kurumunun mevzuatta çok açık düzenlemeler olmasına rağmen ekspertiz raporunun süresi içinde yapılmadığını, yaklaşık bir yıl sonra tamamlandığını, emtianın tamiri hususunda gerekli prosedürlere uygun davranılmadığı gibi 10.12.2018 tarihinde başlayan tamirin 18.06.2019 tarihinde bitirildiğini, bir aylık süre verilmesine rağmen 6 aylık bir süre yapılamadığı konusunda açıklama getirilmediğini, .bilgilendirmenin geç yapılması ya da hiç yapılmaması, davalılarca yapılan kusurlu hareketler neticesinde zararın artmasına sebebiyet verildiğini, toplam oluşan hasardan kaynaklanan demuraj tutarı ve yapılan masrafların ... Firması tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğini, şirketin söz konusu fatura bedellerini ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, 18.188,83 USD alacak ile 8.285,50 EURO alacağın ve 1.200,00 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, dava tarihinin 30.12.2020 olduğu, davacının dava tarihiden önce davalılara Beyoğulu 17. Noterliğinde düzenlenen 03.09.2020 tarihli ihtarnameyi keşide ettiği, söz konusu ihtarnamede; tank konteyner hasarı hakkındaki talepleri ile ilgili muhataplara gönderdikleri ihtarnamelere ilişkin cevap ve ihtarnameleri içerdiği belirtilerek dava konusu edilen alacak talebinde bulunulmuş olduğu, dava dışı konteyner maliki ... Şirketi tarafından davacı şirket adına gecikme tahsilatı tanker başlangıç bitiş günleri belirtilerek ticari faturalar düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ile birlikte bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 23.06.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; taraflar arasındaki ihtilaf konusunun taşımacının ve davalıların sorumluluğun doğup doğmadığı, davalıların sorumluluğunun bulunduğunun tespit edilmesi halinde bu sorumluluğun miktarının ne olması gerektiği noktalarında toplandığını, davanın Güney Kore'den Türkiye'ye yapılan taşıma sonucu kara taşıması sırasında emtianın taşındığı konteynerin hasara uğraması nedeniyle davacı tarafından sigortacına, poliçeye aracılık eden brokerine ve hasar tespiti için görevlendirilen sigorta ekspertiz şirketine açılan tazminat istemine ilişkin olduğu, TTK 1422.maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağını, davalı ...Sigorta AŞ yönünden davacı sigortalı şirket adına emtia zararlarına ilişkin poliçe ile sorumluluk teminatı altına alındığını, poliçede kargo sorumluluk ve 3.şahıs teminatının verildiği, poliçeye teminat dışı kalan haller başlığı altında \"ekipman istisnası klozu\" başlığı altında \"sigortalı tarafından operasyonlarda kullanılmak üzere kiralanmış konteyner, halat vb ekipmana verilebilecek hasar ve ziya iş bu sigorta teminatının dışındadır.\" düzenlemesinin mevcut olduğu, konteyner sahibi taşıyıcı ise veya taşıyıcı kendi tedarik ederek yükü taşımakta ise taşıma gerecinin internotial taşıma ünitesinde veya taşıtta meydana gelen hasardan dolayı sigorta ödemesi yapmayacağını, bu kapsamda davacının sigortacısı davalı ... Sigorta AŞ'nin esasen 3.kişilere ait yükler bakımından mali sorumluluk risklerini sigorta ettiğinden poliçe kapsamında zararı talep etme hakkının bulunmayacağının değerlendirildiği, davalı... Brokerliği AŞ'nin ise sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede brokerin faaliyetinin temelinin müşterisinin ihtiyaçları doğrultusunda sigorta sözleşmesinin kurulmasına aracılık etmek olduğunu, davalı şirketin poliçenin tanziminde aracılık işlemini gerçekleştirdiği ve özel şartları da içeren poliçeyi davacıya teslim ettiği, hasar akabinde gerçekleşen yazışmalar incelendiğinde davalı brokerin hasar sonrası gerekli bilgilendirmeyi yaptığı ve aracılık işleminin gerçekleştirdiğinin görüldüğü, davalı broker şirketinin taşıma hasarı yönünden tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ... Sigorta Ekspertiz Şirketinin ise dosyaya sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde davacının zarara uğramaması için alt taşıyıcıya rucü haklarının hatırlatıldığı, alt taşıyıcının sorumluluk sigortacısı ...Sigorta AŞ tarafından atanan ekspertiz şirketi ile irtibatlı olduğu, konteyner onarımı için uluslararası sertifika istenmesi sebebiyle davacı şirketin aracılığı ile gerçekleşen işlemler nedeniyle neticelenemediği ve zarardan sorumlu olmadığı, somut olaya konu taşıma sürecinde tank konteynerin taşınan emtia olmadığı, taşıma kabı olarak taşıyıcının tedarik ettiği bir intermodal taşıma gereci olarak süreçte kullanıldığı, davacının taşıma işleri organizastörlüğü kaynaklı 3.kişilere karşı sorumluluk risklerini teminat altına alan sigorta poliçesi kapsamında konteyner tedarik ederek taşıma sürecinde belli bir aşamada taşımayı ifa eden ... firmasının 3.kişi olarak kabul edilemeyeceğini, davacının katlandığı ve yansıtmak istediği zararın konteyner zararı-taşıma kabında oluşan hasardan kaynaklandığı tespit edilmekle, dayanak sigorta poliçesi tahtında davalı sigortacının poliçe kapsamında olmayan tazminattan sorumlu tutulamayacağı, diğer davalılardan sigorta aracısının poliçe tanzim sürecinde görevli olduğu ve aracılık ettiği poliçenin 3.kişi sorumluluk sigortası olduğu yönünde gerekli bilgilendirmeyi yaptığı değerlendirilmekle, sorumlu tutulamayacağı, davalı ekspertiz firmasının süreci uzatmasının tek başına davacının alacak talebinin zamanaşımına uğramasının sebebi olduğunun söylenemeyeceği, kaldı ki ekspertiz iş ve işlemlerinin davacı ile koordineli yürütüldüğü gözetilerek sorumlu olmayacağının değerlendirildiği, meydana gelen tank hasarı için ancak tankın varsa kasko sigortacısı-emtla sigortacısı veya zarara sebebiyet veren karayolu taşıyıcısının sorumlu tutulabileceğinin değerlendirildiği belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın emtia hasarı gibi tespit edilen değerlendirmede bulunulduğunu, taleplerinin emtia nakliyat hasar tazmin talebi olmadığını,bu sebeple gerek zamanaşımı gerek ise davalıların sorumluluğu yönünden yanlış sonuçlara ulaşıldığını, taleplerinin süresi içinde cevap verilmeyerek rücu hakkının zamanaşımına uğraması sonucu mağdur edilmelerinden dolayı meydana gelen zararın tazmini olduğunu, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin alt taşıyıcı kapsam içine aldığını, bilirkişinin kabulünün bulunduğunu, 1 nolu sigorta şirketinin ret yazısının 31.07.2019 tarihli olduğunu, kazadan bir sene sonra cevap verildiğini, müvekkilinin yanlış yönlendirildiğini, tamir sürecinde demuraj bedelinin oluştuğunu, yasal süre içerisinde verilmeyen ret cevabının hukuki hakların kullanılmasının engellediğini, ağır kusur niteliğinde olduğunu  belirterek, itirazlarının değerledirilip ek rapor alınmasını talep etmiştir. 11.11.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; somut olaya konu taşıma sürecinde tank konteynerin taşınan emtia olmadığı, taşıma kabı olarak taşıyıcının tedarik ettiği bir intermodal taşıma gereci olarak süreçte kullanıldığı, davacının taşıma işleri organizatörlüğü kaynaklı 3.kişilere karşı sorumluluk risklerini teminat altına alan sigorta poliçesi kapsamında konteyner tedarik ederek taşıma sürecinde belli bir aşamada taşımayı da ifa eden ... Firmasının 3.kişi olarak kabul edilemeyeceği, davacının katlandığı ve yansıtmak istediği zararın konteyner zararı-taşıma kabında oluşan hasardan kaynaklandığı tespit edilmekle, dayanak sigorta poliçesi tahtında davalı sigortacının poliçe kapsamında olmayan tazminattan sorumlu tutulamayacağı, diğer davalılardan sigorta aracısının poliçe tanzim sürecinde görevli olduğu ve aracılık ettiği poliçenin 3.kişi sorumluluk sigortası olduğu yönünde gerekli bilgilendirmeyi yaptığı değerlendirilmekle, sorumlu tutulamayacağı, davalı ekspertiz firmasının süreci uzatmasının tek başına davacının alacak talebinin zamanaşımına uğramasının sebebi olduğunun söylenemeyeceği, kaldı ki ekspertiz iş ve işlemlerinin davacı ile koordineli yürütüldüğü gözetilerek sorumlu olmayacağının değerlendirildiği, meydana gelen tank hasarı için ancak tankın varsa kasko sigortacısı-emtia sigortacısı veya zarara sebebiyet veren karayolu taşıyıcısının sorumlu tutulabileceğinin değerlendirildiği, davacının zamanaşımı süresinin geçmesi sebebiyle uğradığı zarardan davalıların sorumluluğunun bulunmayacağı belirtilmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu ve ek raporuna göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir.Davacı taşımacı işleri komisyoncusu, davalıların sözleşme ve kanundan kaynaklanan görevlerini kusurları ile ihmal ettiklerini ve bu şekilde alt taşıyıcıya karşı hasara ilişkin  davanın zamanaşımına uğramasına neden olduklarını iddia ederek, oluşan zararın tazminini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi yönünden yapılan incelemede, taraflar arasındaki sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigorta poliçesinin teminat dışında kalan haller başlığı ile teminat dışında bırakılan mallar klozunun mevcut olduğu, ekipman istisnası klozu başlığı ile sigortalı tarafından operasyonlarda kullanmak üzere kiralanmış konteyner, halat vb ekipmana verilebilecek hasar ve ziyanın iş bu sigorta teminatının dışında olduğu belirtilmiştir. Sigorta poliçesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan TTK 1423.maddesinde; aydınlatma yükümlülüğü düzenlenmiştir. 1423/1.fıkrada; sigortacı ve acentesinin sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerekli inceleme süresi de tanımak kaydı ile kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri sigortalının haklarını sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği ayrıca poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklayacağı düzenlenmiştir. TTK 1423/2.fıkrada ise aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemişse sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olduğu aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatının sigortacıya ait olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu düzenleme kapsamında davacı sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına 14 gün içerisinde itiraz ettiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil ve belge mevcut değildir. Bu kapsamda sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olduğunun kabulü gerekmektedir. TTK 1409.maddede; sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, sigorta poliçesinde yukarıda yer verildiği üzere yükün taşınmasında kullanılan konteynerde meydana gelen hasar sigorta poliçesi kapsamında değildir. Davacı ve davalılardan sigorta şirketi arasında gerçekleştirilmiş olan sigorta poliçesi sorumluluk sigortasıdır. Sorumluluk sigortası TTK'da zarar sigortaları kapsamında düzenlenmiştir. Dolayısıyla sorumluluk sigortası bir zarar sigortasıdır. Sigorta sözleşmesinde öngörülen rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta ettirenin veya sigortalının mal varlığında uğradığı zararın tazmini sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinde yer alan kayıtlar çerçevesinde üstlenildiği sigorta türüdür. Sigorta ettiren eylem sonucu zarar gören kimsenin kendisine yönettiği tazmin istemini sigorta sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça derhal sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. 1475/3.fıkrada; bildirim yükümlülüğün ihlali halinde 1446.maddenin 2.ve 3.fıkra hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı düzenlenmiştir. 1446.maddenin başlığı ise rizikonun gerçekleştiğinde bildirime ilişkindir. Somut olayda ,zarar gören konteyner sahibi dava dışı şirketin düzenlediği faturalar 2019 yılına aittir. Davacı sigortalının bildirimine karşı davalı sigorta şirketinin bildirime cevabının süresinde olduğunun kabulü gerekecektir. Şöyle ki  davacı cevabın 29.09.2019 tarihinde red şeklinde  verildiğini kabul etmektedir. Son fatura tarihi 31.08.2019 dur.  Dava, emtia hasarı ve sigorta bedeli olmadığına göre davalı sigorta şirketinin cevabının geç olduğu ve bu nedenle zararın oluştuğu da kabul edilemeyecektir.  5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11.maddesinde; sigorta sözleşmeleri düzenlenmiştir. Aktüerler, araçlar ve sigorta eksperleri ise yasanın 5.bölümünde yer almaktadır.Sigorta eksperleri Sigortacılık Kanunun 22.maddesinde düzenlenmiştir.Davacının talebi davalılarınsorumluluklarından ziyade kanundan ve ilgili yönetmelikler kapsamında bilgi verme edimlerinin ve rapor düzenleme süreçlerinin uzamasından kaynaklı olarak zarara uğradığına ilişkindir. Somut davada ,ekspertiz tarafından yapılan incelemenin ,konteyner onarımı için uluslararası sertifika istenmesi sebebiyle ve işlemlerin davacı aracılığında gerçekleşmesi nedeniyle neticelenmediği ve zarardan sorumlu olmayacağı tespit edilmiştir. Davalıların üzerlerine düşen edimleri yerine getirdikleri ve kaza sonrasında gerçekleşen yazışmalarda davacının bilgilendirildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin iddia ettiği gibi davalıların oluştuğu iddia edilen zarardan sorumlulukların kabulü mümkün görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı  tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa8f1a3254ba9633","SID":"d0931c69acada2ad"}}