{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/757 <br>KARAR NO:2025/1183<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/02/2022<br>NUMARASI:2020/774 E. -  2022/105 K.<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının açtığı konkordato davasının 28.09.2020 tarihinde kabul edildiğini, müvekkilince komiser heyetine başvurularak genel kredi sözleşmesine istinaden kesin mühlet tarihi itibariyle 1.273.730,91 TL alacak bulunduğunun bildirildiğini, ancak 804.063,98 TL alacağın kaydedildiğini, komiser heyetince tebliğ edilen 14.11.2019 tarihli yazıda borçlu şirketin kesin mühlet tarihi itibariyle bankaya 641.072,00 TL borcu bulunduğunu beyan etmesi nedeniyle, 632.658,01 TL alacağın çekişmeli hale geldiğini, alacağı ispatlar belgelerin sunulmasına rağmen müvekkilinin alacağından daha az bir miktarda nisaba dahil edildiğini, oysa müvekkilinin 28.07.2016 ve 12.05.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden davalıya kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtara itiraz edilmeyerek borcun kesinleştiğini, müvekkilinin alacağının sadece davalı şirket yetkilisinin beyanı ile kayıt altına alınmamasının haksız olduğunu, geçici mühlet süresi içerisinde rehinle temin edilmemiş alacaklar bakımından da faiz işletilmesinin gerekeceğini ileri sürerek, itiraza uğrayan 632.658,91 TL alacak bakımından İİK'nın 308/b maddesi gereğince açılacak davada işlemiş ve reddedilen alacağın tespiti ile tahsiline karar verilmesini, toplam 1.273.730,91 TL alacağın kesin mühlet tarihi olan 17.04.2019 tarihi itibariyle alacaklılar listesine kaydedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının konkordato dosyasındaki beyanı üzerine komiser heyetince müvekkilii şirketin defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, alacağın 641.072,00 TL olarak belirlendiğini, İİK'nın 299. maddesi gereğince 15 gün içinde alacak bildirilmediğinden dava açma hakkı bulunmadığını, kat ihtarına itiraz edilerek cevap verildiğini, alacağının rehinle temin edilmesi nedeniyle faiz işletilemeyeceğini, geçici mühletin de kesin mühletin sonuçlarını doğuracağını, davacının geçici mühletten sonraki dönemde toplam 929.373,36 TL değerindeki müşteri çeklerini tahsil ettiğini, tahsil edilen çekler gözetilerek davacının 641.072,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava İİK’nun 308/b maddesi gereğince konkordatoda çekişmeli alacaklara ilişkin alacak davası olup, uyuşmazlığın davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 2018/1173 esas sayılı dosyası ile davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.Mahkememizin 2018/1173 esas sayılı dosyası istinaf incelemesinde olup, dosyada mevcut ödeme planı, çekişmeli alacaklara ilişkin rapor ve mahkeme kararı ile davacı bankanın alacağına ilişkin tanzim olunan bilirkişi raporunun bir sureti UYAP sisteminden dosyamıza celbedilmek suretiyle dosyanın 1 SMM ve bir bankacı bilirkişiye tevdii ile davacı alacağının adi alacak olarak mı rehinli alacak olarak mı dikkate alındığı, alacağın mahiyetine göre faizin geçici mühlet tarihi itibariyle işlemiş olup olmadığı, davacının alacaklı olduğu miktarın tespiti ile bilirkişi raporu tanziminine karar verilmiştir. SMMM ... ile banka bilirkişisi ... tarafından düzenlenen kök raporda, davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusukredi lehtarı ... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın bakiye alacaklarını davalıdan talep edilebileceği, davacının geçici mühlet karar tarihi itibariyle hesaplanan nakdi ve gayrinakdi alacaklarının toplam alacak talep edilen 1.273,730,91 TL, hesaplanan 1.046.593,51 TL, daha önce kabul edilen 641.072,00 TL ve ilave  kaydedilmesi gereken 405.521,51 TL olduğu, mahkemece raporun benimsenmesi halinde, bakiye 405.521,51 TL alacağın alacaklılar listesine kaydettirilebileceği, geçici mühlet tarihi itibariyle işlemiş faizin bulunmadığı, davacı alacakları rehinle garanti altına alınmamış olması nedeniyle  adi alacak faslında alacaklılar nisabına kaydedilebileceği belirtilmiştir.Dava, İİK m.308/b maddesi gereğince çekişmeli alacakların hüküm altına alınmasına ilişkindir.Mahkememizin 2018/1173 esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket hakkında 28/11/2018 tarihinde konkordato geçici mühlet kararı verilmiştir. Davacı banka tarafından kesin mühlet tarihi olan 17/04/2019 tarihi itibariyle alacağın tespiti istenmiş ise de, İİK'nun 294/3 maddesinde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı, İİK'nun 288/1 maddesinde ise geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı hüküm altına alınmış olup, mahiyeti itibariyle adi alacak hükmünde olan davacı alacağı için geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletilmesi mümkün değildir. Davalı tarafça tahsil edilen çeklerden kaynaklanan ödemelerin mahsup edilmediği iddia edilmiş ise de, belirtilen ödemelerin önceki tarihlerde kredi ödemelerinden mahsup edilmiş olduğu, geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarında mahsubu gereken başka bir tahsilat bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle alacaklı olduğu tutarın 1.046.593,51 TL olduğu, konkordato sürecinde kabul edilen 641.072,00 TL'lik alacak dışında ilave edilmesi gereken miktarın 405.521,51 TL olduğu tespit edilmiş olmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalı ile akdedilen kredi sözleşmeleri nedeniyle 405.521,51 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu tutarın Bakırköy 2 ATM'nin 2018/1173 E- 2020/603 Karar sayısı ile tasdik edilen konkordato ödeme planı kapsamında tahsiline...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının genel kredi sözleşmesi nedeniyle 405.521,51 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu tutarın Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1173 E.- 2020/603 K. sayı ile tasdik edilen konkordato ödeme planı kapsamında tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalı tarafından konkordato talebi üzerine mahkemece verilen 28.09.2020 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, tasdik edilen konkordato projesinde alacağın bir kısmın kabul edilmeyerek çekişmeli hale geldiğini, taraflar arasında imzalanan 28.07.2016 tarihli 2.500.000,00 TL ve 12.05.2015 tarihli 530.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerine göre, davalıya nakdi kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy ... Noterliğinin 28.11.2018 tarihli ihtarı ile hesabın kat edilerek 1.533.693,88 TL'nin ödenmesinin istendiğini, bu sırada davalının konkordato talep ettiğini, müvekkilinin konkordato komiserlerine başvurarak kesin mühlet tarihi olan 17.04.2019 tarihi itibari 1.273.730,91 TL alacağı bulunduğu bildirdiğini, alacak kayıt tarihi itibari ile 804.063,98 TL olarak alacağın kaydedildiğini, anca borçlu şirket yetkilisinin beyanı üzerine müvekkilinin 641.072,00 TL alacağı bulunduğunun bildirildiğini, çekişmeli hale gelen alacak bakımından İİK'nın 302/f.6 maddesi uyarınca mahkeme kararı getirilmemesi halinde müvekkilinin oylamaya katılamayacağının bildirildiğini, tüm itiraz ve belgelerin sunulmasına rağmen mahkemece alacağın tamamının konkordato projesine yazılmadığını, mahkemece 17.04.2019 tarihinden başlamak üzere bir yıllık kesin mühlet verildiğini, 28.09.2020 tarihli karar ile şirketin konkordato projesinin İİK'nın 305. maddesine göre tasdik edildiğini, tasdik kararının 02.10.2020 tarihinde ilan edildiğini,Müvekkilinin ödenmeyen kredi alacağının sadece davalı şirket yetkilisinin beyanı ile kayıt altına alınmamasının hatalı olduğunu, borçlunun keyfi davranışı ile müvekkilinin alacağının reddedilmesine sebep olduğunu, 17.04.2019 tarihi itibari ile müvekkilinin 1.273.730,91 TL alacağı bulunduğunu ve tamamının projeye kaydı gerektiğini, bilirkişi raporunda hatalı ihtarın esas alındığını, raporun 4. Sayfasında, Bakırköy 22. Noterliğinin  19.12.2019 tarihli ihtarnamesi ile kredi cari hesabı ile kat edildiği, 756.144,57 TL tutarındaki nakdi kredi borcunun %17,55 oranındaki temerrüt faizi ile istendiğinin belirtildiğini, oysa davada dayanılan ihtarnamenin, dava dilekçesinde belirtildiği üzere  Bakırköy 22. Noterliğinin 29.11.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi olduğunu, bu ihtarda 1.553.693,88 TL ödeme yapılmasının istendiğini, ihtarnamede temerrüt faiz oranının %32,5 olarak belirlendiğini, buna rağmen 2019 yılındaki ihtarın esas alınarak düzenlenen raporla verilen kararın hatalı olduğunu, rapora itiraz edilerek yeni bir rapor istendiğini, müşteriye iki ihtar gönderildiğini, ancak her birinin tarihleri, tutarları ve faiz oranlarının farklı olduğunu, buna rağmen yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,Geçici mühlet kararınından sonra yapılan tahsilatların hesapta dikkate alınmadığını, bankaca 28.11.2018 tarihinden sonra, tahsili halinde bedeli kredi borcuna mahsup edilen çeklerin bulunduğunu, raporunun ikinci sayfasında tahsil edilen çeklerin, tarihleri ve miktarlarının tablo olarak belirtildiğini, bu çeklere ait hesap ek numaralarının tahsil ile kapatıldığını, ancak aşağıda belirtilen hesapların, geçici mühlet tarihinden sonra kapatıldığını, bu davanın konusunun \"Konkordatoda Çekişmeli Alacak\" davası olduğunu ve bilirkişi raporları ile esasında geçici hesap tarihi itibariyle alacak miktarının tespitinin sağlandığını, geçici mühlet kararından sonra 21.12.2018 tarihinde 250.000 TL, 03.01.2019 tarihinde 179.373,36 TL, 18.04.2019 tarihinde 250.000 TL, 16.05.2019 tarihinde 250.000 TL olmak üzere 929.373,36 TL tahsilat yapıldığını ve kredi borçlarına mahsup edildiğini, yani davalının, ek raporda tespit edilen kredilerden hariç o dönem ödenmeyen bu tutarda kredisinin bulunduğunu, tahsilatlar nedeniyle geçici mühlet tarihi itibariyle mevcut bakiye tespitinin eksik yapıldığını, davalının geçici mühlet tarihi olan 28.11.2018 tarihi itibariyle bankada sekiz adet hesabı bulunduğunu,  yapılan tahsilatlar ile yalnızca ... ve ... ek numaralı hesapların kapatıldığını, diğer hesaplara ilişkin alacağın devam ettiğini, raporda, geçici mühlet tarihinden sonra kapanan hesapların, o tarih itibariyle alacağın tespitinde dikkate alınmadığından rapora itiraz edilerek yeni bir rapor alınmasını istendiğini, ancak mahkemece yeni rapor alınmadan karar verildiğini,7101 sayılı Yasa ile İİK’da yapılan değişiklik ile konkordato sürecinde asıl olanın kesin mühlet olup, geçici mühletin sadece konkordato ön projesinin uygulanabilir olup olmadığının tespiti ile sınırlı ve kesin mühlet öncesi bir tedbir dönemi olarak belirlendiğini, İİK'nın 228/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı düzenlenmesine rağmen, amacı, niteliği ve kapsamı ile örtüştüğü ölçüde geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağını, İİK'nın 294/3. maddesinde konkordato projesinde aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühletten itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağına ilişkin ilişkin düzenlemesinin geçici mühlet süresi için uygulanamayacağını, geçici mühlet süresi içerisinde rehinle temin edilmemiş alacak için dahi faiz işleyeceğini, bu nedenle müvekkilinin alacağının 1.273.730,91 TL olarak kaydedilmesi gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 308/b maddesine dayalı açılmış çekişmeli alacağın tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 308/b/1 maddesi \"Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler.\" hükmünü haizdir. İİK'nın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise \"Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.\" hükmünü içermektedir. Somut olayda, yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından konkordatoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15. HD'nin 2021/2089 E., 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı). Konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de, İİK'nın 288/1 ve 294/3 hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi karşısında konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır. Somut olayda davacı banka, konkordato yargılamasında 1.273.730,91 TL olarak bildirilen alacaktan 641.072,00 TL'sinin kaydedildiğini, bu hesabın hatalı olduğunu belirterek reddedilen 632.658,91 TL alacağın konkordato nisabına dahil edilmesi için bu davayı açmıştır. 26.11.2018 tarihli başvuru üzerine başlayan konkordato yargılamasında Bakırköy 2. ATM'nin 2018/1173 esas ve 2020/603  karar sayılı dosyada davalı hakkında 28.11.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, 28.09.2022 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı konkordato yargılamasında alacak kaydı için yaptığı başvuruda, davacının 1.273.730,91 TL alacağı bulunduğunu, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tamamının konkordato nisabına dahil edilmesini istemiştir. Alacak talebinin 641.072,00 TL'lik kısmı kabul edilmiş, çekişmeli alacak hale gelen 632.658,91 TL'nin konkordato nisabına dahil edilmesini istemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın geçici mühlet kararının verildiği tarihteki alacağı 405.521,51 TL olarak belirlenmiştir. Davacı bankanın alacağı rehinle temin edilmediğinden adi alacak niteliğinde olup, geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi durmuştur. Geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarından borçlu tarafça kabul edilen 641.072 TL çıkartıldığında 405.521,51 TL alacağın kabulü gerekmektedir. Davanın konusu borçlu tarafça  kabul edilmeyen çekişmeli alacak olduğundan kabul edilen miktarın konkordato projesinin eki sayılarak proje dahilinde tahsiline karar verilmesi yerindedir.Taraflar arasındaki ilişki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.  Çerçeve niletilketi genel kredi sözleşmesinin imzalanması başlı başına borç doğuran bir işlem değildir. Bu kapsamda borcun doğması için bankaca davalıya nakdi veya gayrinakdi bir kredinin kullandırılması gerekmektedir. Davacı tarafından kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine öncelikle Bakırköy 22. Noterliğinin 29.11.2018 tarih ve ... y. numaralı kat ihtarı gönderilmiştir. Bu ihtarda, borcun 1.553.693,88 TL, faizin ise %32,5 olarak gösterildiği görülmüştür. Dava dilekçesinin açıklama kısmında bu ihtarın bilgileri verildikten sonra delil olarak sunulan belgeler arasında bu ihtarın bulunmadığı, bunun yerine bakırköy 22. Noterliğinin 19.12.2019 tarih ve ... y. numaralı  ihtarı eklenmiştir. Bu ihtarda ise kat tarihi itibariyle borcun 811.144,57 TL'ye ulaştığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından bu ihtar esas alınarak hesaplama yapılmış, davacı vekili 2018 yılındaki ihtarın esas alınması gerektiğini belirterek itiraz etmiştir. Bilirkişi ek raporunda davalı itirazı karşılanmıştır.Çerçeve nitelikteki genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan krediler, yapılan ödemeler, mahsup edilen kıymetli evrak tahsilatına göre borç ve alacak ilişkisi sürekli değişiklik göstermektedir. Bankaca 2018 yılında ihtar gönderildikten sonra bir kısım ödemelerin yapılması veya başka bir nedenle banka alacağının azaldığı, bu durumun bankaca kabul edilerek 19.12.2019 tarihli ihtar gönderildiği, bu ihtar ile davalının borcunun yeniden belirlenerek istendiği anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmesindeki kronolojik sıra dikkate alındığında, sonraki tarihli ihtarın ve bu ihtardaki faiz oranının dikkate alınması yerindedir. Mahkemece alınan ek raporda, davacı bankanın alacağının banka kayıtları ile belirlendiği, kredi sözleşmesi kapsamında yapılan tüm ödemelerin dikkate alınarak borç ve alacak ilişkisinin belirlendiği, bankadan sadır olan 19.12.2019 tarihli ihtarın esas alınarak borcun belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye  534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52d68500b56e71d8","SID":"220e6c1841937025"}}