{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/429 Esas<br>KARAR NO\t:2025/330<br><br>DAVA:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ:21/06/2023<br>KARAR TARİHİ:08/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde: 28.02.2023 tarihinde ... Hizmet Kooperatif Disiplin Kurulu seri numarası alınmış 100,00 TL'yi müvekkilinin teslim etmediği gerekçesiyle disiplin talimatnamesinin 9. maddesine istinaden müvekkiline 12 ay işten uzaklaştırma kararı ve söz konusu 12 ayın bitiminde devir hakkının müvekkile ait olması durumunda üyesi bulunduğu kooperatif ile ilişkisinin kesileceğine yani ihraç edileceğine dair karar verildiğini, aynı kararı Yönetim Kurulu verdiğini, söz konusu kararın müvekkili tarafından haricen öğrenildiğini, müvekkili 3 aylık süre içerisinde  03/05/2023 tarihinde noterden yolladığı bir ihtarname ile söz konusu karara itiraz ettiğini, müvekkili tarafından noterden Yönetim Kuruluna gönderilen ihtarname neticesinde 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 16. Maddesi uyarınca Genel Kurul'a itiraz mekanizmasının işletilmesi gerekirken, yapılan Genel Kurul'da söz konusu itirazın Genel Kurul tarafından incelenemeyeceği ve dava açılması gerektiği söylenerek bu konuda herhangi bir karar verilmediğini, ortaklıktan çıkarılan ortak yönetim kurulunun çıkarma kararına itiraz ettiğini, genel kurulun söz konusu çıkarma kararını karara bağlamasının gerektiğini, itiraz ilk toplanacak genel kurul gündemine alınmaz, yani ortağın itirazı incelenmez ise ortağın çıkarma kararına karşı iptal davası açma hakkı doğar ve genel kurulca bir karar verilmediği için bu itiraz zımnen reddedilmiş sayıldığını, iptal davası her zaman açılabildiğini, üç aylık süre de söz konusu olmadığını, söz konusu kooperatif tarafından alınan kararlar 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana sözleşmesine aykırı olup  hem usul hem esas açısından birçok eksiklik barındırdığını, ... Hizmet Kooperatifi, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 16.maddesinde düzenlenen \"Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir.\" şartına uymadığını, Denetim Yönetim Kurulu Kararı ve Genel Kurul Kararı müvekkili davacıya tebliğ edilmediğini,  Yargıtay'ın da yerleşik uygulaması gereğince kooperatif üyesine üyelikten ihraç kararı tebliğ edilmediği takdirde 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda belirtilen süreler kooperatif üyesi için başlamayacağını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 16.maddesi, Yönetim Kurulu tarafından verilen ihraç kararına karşı Genel Kurula noterden ihtarname şeklinde itiraz edilebileceğini ve Genel Kurul kararına karşı yine itiraz davası açılabileceğini hüküm altına alındığını,  ... Hizmet Kooperatifinden Disiplin Kurulu, Yönetim Kurulu ve Genel Kurul Kararlarını 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 24. Madde uyarınca Üyenin Bilgi Edinme Hakkı çerçevesinde istenmesine rağmen söz konusu kooperatif kötü niyetli hareket ederek hiçbir bilgi ve belge paylaşımı yapmadığını, ... Hizmet Kooperatifinden müvekkili ile alakalı verilen Disiplin Kurulu ve Yönetim Kurulu kararlarını ve 29/05/2023 tarihinde yapılan Genel Kurulu Kararı'nın mahkemece istenmesini talep ettiklerini, kooperatif tarafından verilen söz konusu kararlar 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'na ve yasalara aykırı olduğunu, Disiplin Kurulu'nun iddia ettiği gibi müvekkilinin parayı teslim etmemesi söz konusu olmadığını, olay tarihinde kooperatif yöneticileri davacı müvekkiline seri numarası alınmış bir adet 200,00 TL iki adet 100,00 TL verildiğini, müvekkili parayı eksiksiz teslim ettiğini, Kooperatif Denetim Kurulu tarafından seri numarası alınmış bir adet 100,00 TL'yi teslim etmediğini,  seri numarası alınmış bir adet 200,00 TL ve bir adet 100,00 TL müvekkili tarafından teslim edildiğini, verilen paralar olay günü müvekkili çalışırken uhdesinde olan 100,00 TL'lerin biriyle karışmış olabileceğini, müvekkili, söz konusu 100,00 TL'yi yaptığı masraflar dolayısıyla bozdurduğunu, yeni bir 100,00 TL iade etmiş de olabileceğini, herhangi bir 100,00 TL'nin diğer bir 100,00 TL'ye üstünlüğü olmadığını, müvekkilinin de buna güvenerek hareket ettiğini, müvekkilinin kooperatifin iddiasına göre sadece 100,00 TL'yi alıp kalan seri numarası alınmış paraları eksiksiz teslim etmesininde mantıksız olduğunu, kooperatif, müvekkili sadece bu sebepten dolayı hırsızlıkla suçlandığını, açıkça  kötü niyetli olarak ihraç kararı alındığını, karar tarihinden itibaren çalıştırmayarak zarara uğratıldığını, söz konusu eylem ana sözleşmede ortaklıktan ihraç nedeni olarak düzenlenmediğini, ortaklar, anasözleşmede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağını, ihraç kararı kooperatif ana sözleşmesine de aykırı olduğunu,  hırsızlık suçu TCK'da düzenlenmiş bir suç olduğunu, herhangi bir kimse, hakkında kesinleşmiş bir hüküm olmadan suçsuz olduğunu,  cezalandırılamayacağını, müvekkile yönelik olarak kooperatif tarafından yapılmış bir şikayet dahi olmadığını, kooperatif yöneticileri kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda müvekkilinin üyelik hakkını devralmak maksadıyla haksız, hukuksuz ve mantıksız bir sözde denetim mekanizması ile müvekkilinin ağır bir suç ile suçlayarak üyelikten ihracına karar verdiğini, müvekkilin çalıştığı iş yerindeki panoya müvekkili hırsızlık suçu ile suçlayıcı nitelikte olan kararı astığını, kooperatifin yaptığı bu eylem Anayasada düzenlenen lekelenmeme ve adil yargılanma haklarının da açıkça ihlali olduğunu, yine bu eylem kooperatifin ne kadar kötü niyetli hareket ettiğini de gözler önüne serdiğini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca ihraç kararı kesinleşinceye kadar üyenin hak ve yükümlülükleri devam ettiğini, müvekkili bundan dolayı karar tarihinden itibaren çalıştırılmamasına rağmen aidat ödeme gibi yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, kooperatif karar tarihinden bu tarafa kanunsuz olarak müvekkili çalıştırmamakta ve her gün müvekkilin zarara uğramasına sebep olduğunu, kooperatif çerçevesinde işler devam etmekte ve her kooperatif üyesinin payına günlük minimum 500,00 TL düştüğünü, kooperatif Disiplin Kurulunun verdiği karar tarihinden sonra müvekkili her gün zarara uğradığı gibi dava süresince de müvekkilinin uğradığı zarar artmaya devam edeceğini, müvekkilinin uğradığı zararın karar tarihinden itibaren dava süresini de hesaba katarak hesaplanması ve söz konusu zararın kooperatif tarafından giderilmesi gerektiğini,  kooperatif gelirinin hesaplanması için mahkemece bir bilirkişi atanmasını, bilirkişinin yapacağı hesap neticesinde müvekkilinin uğradığı zararın belirlenmesini ve kooperatif tarafından söz konusu zararın tazmin edilmesine karar verilmesini, müvekkilinin ortaklıktan ihracına ilişkin kararının iptalini ve aynen işine iade olunmasını, kooperatif Disiplin Kurulu Kararı tarihinden itibaren müvekkilinin uğradığı zararlar için şimdilik 300,00 TL'nin kooperatif tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının davasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, usul ve esastan reddine karar verilmesinin gerektiğini, kooperatif ana sözleşmesinden de müvekkili kooperatifin amacı ortaklarına hizmet sektöründe iş ve istihdam imkanı sağlamak için faaliyetlerde bulunmak, ortakların mesleki hizmetleri ile ilgili her türlü ihtiyaçlarının karşılanması ve hizmetlerinin pazarlanması konusunda destek olmak, ortakların ekonomik menfaatlerini korumak olduğunu, müvekkili kooperatif 1979 yılından bu yana varlığını sürdüren köklü bir kooperatif olduğunu, davacı huzurdaki dava ile ortaklıktan ihracına ilişkin kararın iptalini talep ettiğini, davacı halen kooperatif üyesi olduğunu, ihraç edildiğine dair bir yönetim kurulu yada  genel kurul kararı bulunmadığını, davacının kooperatif üyeliği dava tarihi itibari ile devam ettiğini, davacının iş bu talebinin hiç bir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının davasının dava şartı yokluğundan ve yine  hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, kooperatif kurallarına göre davacı için disiplin soruşturması yürütüldüğünü, davacı için verilen bir ihraç kararı olmadığını, davacı hakkında alınan disiplin kararı haklı ve hukuka uygun olduğunu, kararın ihraç kararı niteliği taşımadığını, ortada bir ihraç kararının varlığından bahsedilmesinin mümkün olmadığının açık olduğunu, davaya dayanak bir ihraç kararı olmadığını, davacının üyeliği devam ettiğinden huzurdaki davaya hiç bir hukuki dayanak olmadığını, hukuki mesnetten yoksun davanın hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,  davacının maddi  talepleri yönünden arabuluculuk dava şartı gerçekleştirilmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, 01/03/2023 Tarih 92 No' lu ekli yönetim kurulu kararından da  28/02/2023 Tarih ve 30 No'lu disiplin kurulu kararı görüşüldüğünü,  söz konusu karar yönetim kurulu tarafından onaylandığını, karar ile davacıya 12 ay işten uzaklaştırma ve 12 aylık cezanın bitiminden devir hakkı kendisinde olması kaydı ile davacının kooperatif ile olan tüm ilişkilerinin kesileceği karara bağlandığını,  ortada bir ihraç kararı bulunmadığını, ihraç kararından bahsedilebilmesi için 1163 Sayılı Kanun 16.maddesi ve KAS 13 maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmesinin gerektiğini, davanın açılabilmesi için önce yönetim kurulu tarafından bir çıkarma kararı verilmeli, çıkarma kararı ortağa tebliğ edilmesinin gerektiğini, ortağın da tebliğden itibaren süresi içerisinde itiraz prosedürünü  başlatmasının gerektiğini, davacı hakkında Yönetim Kurulunca verilen karar, disiplin kararının onaylanması kararı olduğunu, ihraç kararı olmadığını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu yönetim kurulu kararlarına karşı dava açma hakkını sadece madde 16 kapsamında ihraç kararları yönünden üyeye verdiğini, ortada bir ihraç kararı bulunmadığını, davacının üyeliği de halihazırda devam ettiğinden  davacının disiplin kurulu kararına ve yönetim kurulu kararına karşı dava açma hakkı olmadığının açık olduğunu, 1163 Sayılı Kanun Yönetim Kurulu kararlarına itiraz prosedürünü 46.madde ile düzenlendiğini,  davacının disiplin kurulu kararını onaylayan yönetim kurulu kararına direkt olarak dava açma hakkı olmadığını, davacı taraf dilekçesi ile itiraz mekanizmasını işletilmesi gerektiğini iddia ettiğini, hukuken mümkün olmadığının açık olmadığını, yine davacı yan dilekçesinin tetkikinde disiplin cezasına konu edilen olayı\" ... Kooperatif denetim kurulu tarafından seri numarası alınmış bir adet 100 TL'yi teslim etmemiştir..\" şeklinde dilekçenin 5. maddesinde açıkça ikrar edildiğini, davacı yanın bu ikrarı karşısında davacının uzaklaştırılmasına yönelik  disiplin kurulu kararının hukuka aykırılığından bahsedilemeyeceğini, müvekkili kooperatifte ortak çalışma ve ortak kazanç ilkesi benimsendiğini, üyelerin tüm gelirinin ortak kazancın eşit şekilde paylaşımı sonucu elde edildiğinin dikkate alındığında ortakların mesai içerisinde elde ettikleri gelirlerin tamamının gelir havuzuna eklenmemesi halinde ortakların her birinin kazancında düşüş meydana geleceğini, bunun ortaklar arasında ciddi eşitsizlik yaratacağını, üyeler arasındaki dengeyi geri dönülmez şekilde sarsacağını, üyeler arasındaki güven ilişkisini de telafisinin mümkün olmayacak şekilde sarsacağını, kooperatifin sürekliliğini tehlikeye atacağı, tüm bu nedenlerle söz konusu hallerde katı bir denetlemenin zorunlu olduğunu, paranın seri numarasının alınmış olduğu hususları dikkate alındığında davacının hiç bir bahanesinin dinlenilebilir olmadığı izahtan vareste olduğunu, bizzat davacının katılmış olduğu genel kurul toplantısında  ortakları ile yönetim, disiplin ve denetim kurulunun çalışma şartlarını ve usullerini içeren iç yönetmelik, kooperatif ana sözleşmesinin bir parçası haline geldiğini, davacının bu kuralları bilmediğinden de bahsedilemeyeceğini, davaya konu bizzat davacı tarafından ikrar edilen olaya ilişkin de ileri sürülebilecek hiç bir iyi niyet iddiasının da dinlenilemeyeceğinin açık olduğunu, davaya konu olay davacının ilk ana sözleşme/ yönetmelik ihlali olmadığını, davacı daha önce de kooperatif kurallarına uyması hususunda defa kez şifahen uyarıldığını,  ... 3.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 07/07/2022 tarihli ihtarı gönderilerek personellerin yolculara, yolcuya eşlik eden kişilere ve iş arkadaşlarına rahatsızlık verecek her türlü davranıştan kaçınması gerektiği, davacının üyeliğinden buyana yolculara ve çalışma arkadaşlarına rahatsız edecek tutumlarda bulunmasından dolayı bu uyarı ihtarının çekilmiş olduğunu, benzer bir tutumun tekrar yaşanması halinde davacının kooperatif ile ilişiğinin kesileceği davacıya ihtar edildiğini, davacı kooperatif kurallarına aykırı davranmaya devam ettiğini, davacı kooperatif kurallarına aykırı davranarak verilen disiplin kurulu kararına bizzat kendisi neden olduğunu, davacının yönetmelikte  yer alan kural uyarınca hakkında işlem yapılmak zorunda kalındığını, davacının üyeliğinin dava tarihi itibari ile devam ettiği ve hakkında verilen hiçbir ihraç kararı olmadığını, davaya konu kararı bir ihraç kararı olmadığını, yönetim kurulu kararı olduğunu, bu kararlar için 1163 Sayılı kanun uyarınca konunun genel kurulda değerlendirilebileceği, 1163 Sayılı Kanunun 16.maddesi haricinde yönetim kurulu kararlarına kararlarına karşı dava açılamayacağını, davacının bahse konu karar yönünden mahkemeniz huzurunda zarar tazmini talep edemeyeceğini, uyuşmazlığa konu edilen disiplin cezasının müvekkili kooperatifin ana sözleşmesinin bir parçası olan yönetmelik doğrultusunda ve yönetmeliğe uygun olarak verildiğini, yönetmelikte verilen ceza hükmünün aynen düzenlendiğini, cezaya konu olayın bizzat davacı tarafça da ikrar edildiğini, davacının iyi niyet iddialarının hiç bir dinlenebilir yanı olmadığını, müvekkili kooperatifte ortak çalışma ve ortak kazanç ilkesi benimsendiğini, üyelerin tüm gelirinin ortak kazancın eşit şekilde paylaşımı sonucu elde edildiğini, kazancın eşit şekilde paylaşımı kuralına aykırılık teşkil edebilecek hareketlerin kooperatifin sağlıklı bir şekilde faaliyet göstermesine, üyeler arasındaki eşitliğin ve menfaat dengesinin zedelenmesine, şeffaf çalışmaya halel getirmesine ve kooperatifin sürdürülebilirliğini tehlikeye atabileceğine sebebiyet verebileceği, dolayısıyla verilen disiplin cezasının davacının davranışı ile ölçülü olduğu dikkate alındığında davacının halihazırda ikrar ettiği davranışı nedeni ile yönetmelik gereği kendisine verilen disiplin kurulu kararının sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, davacının tüm taleplerinin usul ve esastan  reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, davalı kooperatif tarafından alınan kararın davacının ihracına yönelik olup olmadığı, mahkememizin yetkisinde olup iptali gereken bir karar olup olmadığı, tazminat talebi yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, davacı taraf talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. <br>Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. <br>Dava dilekçesindeki talepler HMK 110 Madde kapsamında davaların yığılması şeklinde asli ve feri talepler olup Yargıtay kararları uyarınca taleplerden birisinin arabuluculuğa tabi olmaması halinde arabuluculuk şartı aranmayacağından davalı vekilinin arabuluculuğa ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03.04.2024 bilirkişi kök raporunda: Dava dosyası ve ekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde bilirkişi görüşü: Davacının davalı kooperatifin 319 nolu ortağı bulunduğu, kooperatiflerde, ortakların ana sözleşmede belirlenen amaca uygun davranmasını teminen iş ve işleyişi bir düzene tabi kılmak, hizmetin daha iyi verilmesini sağlamak için genel kuruldan karar alınmak suretiyle idari nitelikteki yaptırımları ve para cezalarını uygulayabileceği, davalı kooperatifin 29.06.2021 tarihinde yapılan 2019-2020 hesap yılı genel kurulun 8. maddesinde kabul edilen ana sözleşme değişikliği ve 9 mad görüşülen iç yönetmeliğin genel kurulda ortakların onayına sunularak kabulüne karar verildiği , ortaklarca kabul edilen ana sözleşme ve iç yönetmeliğin toplantı tutanağına eklendiği, Genel kurul kararıyla seçilen ve iç yönetmeliğe göre görev yapan disiplin kurulunun 28.02.2023 tarihli kararında \"üyemiz ..., kendisine verilen seri numarası alınmış 100 TL'yi (...) teslim etmediğinden dolayı disiplin talimatnamesinin 9.Maddesine istinaden kendisine 12 ay işten uzaklaştırma ve 12 aylık cezanın bitiminde devir hakkı kendisinde olması kaydı ile kooperatif ile tüm ilişkisi kesilecektir.\" Denilmekte olduğu, davalı kooperatif yönetim kurulunun 01.03.2023 tarih 92 sayılı aldığı kararla , 28.02.2023 tarihli disiplin kurul kararını onayladığı, tarafların dosyadaki beyanlarından anlaşıldığı üzere disiplin kurulunca alınan 28.02.2023 tarihli disiplin ceza kararı, davacıya tebliği edilmediği gibi disiplin cezasına karşılık nereye itiraz etmesi gerektiğinin de yine davacıya bildirilmediği, davaya konu 01.03.2023 tarih 92 sayılı yönetim kurul karar içeriğinden tespit edildiği üzere davacı ortak hakkında alınan disiplin kurul kararının onaylandığı , kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğine dair bir karar alınmadığı gibi üyelikten ihraca dair alınmış bir kararın davacıya tebliğ edildiğinin de ispat edilmediğinden davacının, 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğinden söz edilemeyeceğinin değerlendirildiği, davalı kooperatifin 29.06.2021 tarihinde yapılan 2019-2020 hesap yılı genel kurulun 9 nolu kararı ile kabul edilen 12 maddeden oluşan kooperatif iç yönetmeliğin, \"Disiplin cezasına ilişkin karar almanın\" düzenlendiği 8 mad/ 6 bent gereği \" Disiplin Kurulunun vermiş olduğu kararın ,kişiye tebliğinden itibaren 3 ay İçerisinde yargı yoluna başvurulabilir. 3 aylık süre içerisinde herhangi bir hukuki sürecin başlatılmamış olması durumunda karara karşı itiraz edilemez\" denildiği, ancak disiplin kurulunun 28.02.2023 tarihli kararının davacıya tebliğ edildiği mevcut dosya kapsamı ile tespit edilmediğinden, davacıya kooperatif iç yönetmeliğe uygun bir disiplin cezası verildiğinden de söz edilemeyeceği, davalı kooperatif iç yönetmeliğine uygun şekilde davacıya bir disiplin cezası verildiğinden söz edilemeyeceğinin tespiti karşısında, davacı tarafın çalıştırılmadığı için uğradığı zarara istinaden tazminat talebinin yerinde olup olmadığının takdir ve nihai değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait olduğu yönündeki bilirkişi görüş ve kanaatini şeklinde raporunu sunmuştur.<br>Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, bilirkişi ... ile bilirkişi ...'ya dosyanın tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiştir.<br>Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 09.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda: Davacı Şirvan Karakuş tarafın dava tarihine kadar çalıştırılmadığı süre için davalı... Hizmet Kooperatifi'nden talep edebileceği zarar kalemine ilişkin hesaplama yapılması 28.02.2023 tarihli disiplin kurulu kararına göre görevden uzaklaştırıldığı ŞUBAT/2023, MART/2023, NİSAN/2023, MAYIS/2023 ve HAZİRAN/2023 dönemlerine isabet etmekte olup dava tarihine kadar olan 5 aylık zarar tutar toplamı raporumuzdaki \"III-İNCELEME TESPİT ve DEĞERLENDİRMELER/b) Davacının Zararının Tespiti\" başlığı altındaki Tablo 2'de 38.581,07 TL ' nın (Otuzsekizbinbeşyüz seksenbir TürklirasıSıfıryediKuruş) hesaplandığı, Yukarıdaki 5 aylık kazanç miktarına yakın bir miktarda üyelerin elden aldığı ücret (bahşiş vb) geliri elde edildiği ve davacı dilekçesi ekindeki watsap bilgileri ile kooperatif yönetiminin bilgisi dahilinde davacı ... dahil çalışanlara periyodik olarak pay edildiği anlaşıldığı, dava tarihine kadar ki 5 aylık net kazanç miktarı 38.581,07 TL'sına sayın mahkemenin takdirine göre yaklaşık bir kat daha ilave edildiğinde davacının toplam zararı 77.162,14 TL 'ya (Yetmişyedibinikiyüzaltmışiki Türklirası OndörtKuruş) ulaşıldığı, ancak kooperatifin resmi kayıtlarında görülemeyen üyelerin elden aldığı ücret geliri(bahşiş) değerlendirmeye alınmadığında ise 4.1)bölümünde açıkladığımız 38.581,07 TL'nın mevcudiyetini koruyacağı, davacı Şirvan Karakuş'un disiplin kurulu kararına göre 12 aylık işten uzaklaştırmaya isabete eden Şubat/2023, Mart/2023, Mayıs/2023, Haziran/2023,Temmuz/2023, Ağustos/2023, Eylül/2023, Ekim/2023, Kasım/2023, Aralık/2023 ve 0cak/2024 dönemine isabet eden net kazanç miktarı 143.810,80 TL olduğu dikkate alındığı takdirde 12 aylık kazanç miktarına günlük ve aylık kazanca yakın miktarda üyelerin elden aldığı ücretler (bahşiş) geliri elde edildiği, kooperatif yönetiminin bilgisi dahilinde davacı ... dahil çalışanlara pay edildiği, sayın mahkemenin takdirine göre yaklaşık bir kat daha ilave edildiğinde davacının toplam zararının 287.621,60 TL olduğu anlaşıldığı, ancak kooperatifin resmi kayıtlarında görülemeyen üyelerin elden aldığı ücret geliri(bahşiş) değerlendirmeye alınmadığında ise 12 aylık dönem için 143.810,80TL'nın mevcudiyetini koruyacağı, akdiri değerlendirmesi ve hukuki yönden nitelendirilmesi tamamen mahkemeye ait olmak üzere takdiri delil niteliğindeki bilirkişi raporlarını sunmuşlardır. <br>Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. <br>Davacı vekili tarafından sunulan 03/04/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde: Müvekkilinin dava tarihine kadar çalıştırılmadığı süre içerisinde zarara uğradığı 77.162,14 TL'nin 28.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte tarafımıza ödenmesini, usulsüz ve hukuka aykırı disiplin kurulu kararının iptali ile müvekkilin işe iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Yapılan yargılama sonucunda:  davacının davalı kooperatifin ortağı olarak çalıştığı dava öncesi dönemde, kooperatif disiplin kurulunun seri numarası alınmış 100,00 TL'yi davacının teslim etmediği gerekçesiyle disiplin talimatnamesinin 9. maddesine istinaden 12 ay işten uzaklaştırma kararı ve söz konusu 12 ayın bitiminde devir hakkının davacıya müvekkile ait olması durumunda üyesi bulunduğu kooperatif ile ilişkisinin kesileceğine karar verildiği, davalı kooperatif yönetim kurulunun 01.03.2023 tarih 92 sayılı aldığı kararla, 28.02.2023 tarihli disiplin kurul kararını onayladığı görülmüştür. Bilirkişi kök raporunda da belirlendiği üzere alınan kararın davacıya tebliği edilmediği gibi disiplin cezasına karşılık nereye itiraz etmesi gerektiğinin de yine davacıya bildirilmediği, davaya konu 01.03.2023 tarih 92 sayılı yönetim kurul karar içeriğinden tespit edildiği üzere davacı ortak hakkında alınan disiplin kurul kararının onaylandığı, kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğine dair bir karar alınmadığı gibi üyelikten ihraca dair alınmış bir kararın davacıya tebliğ edildiğinin de ispat edilmediğinden davacının, 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğinden söz edilemeyeceği, davalı kooperatifin 29.06.2021 tarihinde yapılan 2019-2020 hesap yılı genel kurulun 9 nolu kararı ile kabul edilen 12 maddeden oluşan kooperatif iç yönetmeliğin, \"Disiplin cezasına ilişkin karar almanın\" düzenlendiği 8 mad/ 6 bent gereği \" Disiplin Kurulunun vermiş olduğu kararın ,kişiye tebliğinden itibaren 3 ay İçerisinde yargı yoluna başvurulabilir. 3 aylık süre içerisinde herhangi bir hukuki sürecin başlatılmamış olması durumunda karara karşı itiraz edilemez\" denildiği, ancak disiplin kurulunun 28.02.2023 tarihli kararının davacıya tebliğ edildiği mevcut dosya kapsamı ile tespit edilmediğinden, davacıya kooperatif iç yönetmeliğe uygun bir disiplin cezası verildiğinden de söz edilemeyeceği anlaşılmakla, dava konusu edilen kararların iptaline karar vermek gerekmiştir.<br>Dava dilekçesi ile davacının çalıştırılmadığı süre için tazminat talebinde bulunmuş olmakla bu hususta gerekli bilgi ve belgeler temin edilmiş ve bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Alınan ek raporda yapılan hesaba göre  28.02.2023 tarihli disiplin kurulu kararına göre görevden uzaklaştırıldığı tarihten dava tarihine kadar ŞUBAT/2023, MART/2023, NİSAN/2023, MAYIS/2023 ve HAZİRAN/2023 dönemlerine ilişkin olarak ek raporda yer alan Tablo 2'de 38.581,07 TL ' nın (Otuzsekizbinbeşyüz seksenbir TürklirasıSıfıryediKuruş) hesaplandığı, 5 aylık kazanç miktarına yakın bir miktarda üyelerin elden aldığı ücret (bahşiş vb) geliri elde edildiği ve davacı dilekçesi ekindeki watsap bilgileri ile kooperatif yönetiminin bilgisi dahilinde davacı ... dahil çalışanlara periyodik olarak pay edildiği anlaşıldığı, dava tarihine kadar ki 5 aylık net kazanç miktarı 38.581,07 TL'ye mahkememizce takdiren yaklaşık bir kat daha ilave edildiğinde davacının toplam zararının 77.162,14 TL olduğu kanaati ile bu miktar üzerinden davacının çalıştırılmadığı süredeki zararı belirlenmiş ve bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: <br>1-Davanın kabulü ile, <br>Davalı kooperatifin davacı hakkında aldığı 28/02/2023 tarihli kararı ve bu kararı onaylayan 01/03/2023 tarihli Yönetim Kurulu Kararının iptaline, <br>2-Dava tarihine kadar çalıştırılmayan süreye ilişkin 77.162,14 TL'nin 28/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Karar harcı 5.270,95 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 1.317,75 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.497,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.773,30 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı,  179,90 TL peşin harç , 1.317,75 TL tamamlama harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.703,15 TL  harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 116,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 13.500,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücreti olmak üzere toplam 13.616,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan  yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa  iadesine,<br>Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize  veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1  maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı  oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/05/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd4aad95be55c22c","SID":"6b3051a7fa50d65a"}}