{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2025/684 <br>KARAR NO\t: 2025/656<br><br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/07/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 30/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t\t      :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekili olan davacının davalı şirkette %50 oranında pay sahibi olan ortağı olduğunu, diğer  ortak olan dava dışı--------  ise kalan %50 pay oranına sahip olup aynı zamanda şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğunu, İlgili ortaklığın  24.06.2021 tarihinde kurulduğunu, davalı şirketin faaliyet alanının sinema ve reklam filmlerinin, videoların veya animasyonlu görsel - işitsel ve televizyon programları ögelerinin yapım faaliyetleri olduğunu, davacının zamanla şirkettin kötü yönetildiğini, usulsüz işlemlerin yapıldığını, hesap hareketleri ve gelir giderlerde usulsüzlükler olduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren zarar gösterildiğini anladığını, bu durumun sorgulandığında  müdür vasfı olan diğer ortak ile aralarında ciddi problemler oluşmaya başladığını,  şahsi husumetlere kadar gittiğini, davacının zamanla şirketin diğer ortağı ile yönetimin kötü yapılması ve şirket kuruluşundan itibaren zarar gösterilmesinden dolayı fikir ayrılıklarına düştüğünü, bu durum nedeni ile davacının  şirket faaliyetlerine katılımı engellendiğini, ortaklar arasındaki husumet sebebi ile tarafların yaklaşık 2 yıldır görüşmediğini, davalı şirketin-------isimli filmlerin yapımcılığını üstlendiğini ve eserlerin tüm haklarının halen davalı şirket adına olduğunu, ilgili eserlerin ---- ve dijital mecralara satışı yapılmış olup, satıştan gelen ödemelerin  şirket hesaplarına ve kayıtlarına geçirilmediğini, ilgili eserlerin 12 parçaya bölünerek dava dışı diğer ortak ve müdür olan  ------' na ait ------ adresinde yayınlandığını,  Bu yayınlardan kendisine gelir kaydeden dava dışı ortağın davalı şirkete hiçbir surette ödeme yapmadığını, şirkete ait paraları halen daha uhdesine geçirdiğini, ilgili filmlerin  -----satılmış olup bu satıştan doğan gelirin şirket hesaplarına halen yansıtılmadığını, şirketin kar amacıyla kurulan yapısının bozulduğunu, TTK. M. 641 gereğince, çıkma halinde, müvekkilin şirketteki payının gerçek değerininde tespitini talep ettiklerini ileri sürerek,  davanın kabulü ile müvekkili olan davacının davalı şirketteki ortaklığından çıkarılmasına, talep ettikleri hususlarda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı  verilmesine, TTK. 641. Maddesi Gereğince, Çıkma Sonucu Oluşan Payının Bedelinin Bilirkişi Marifetiyle Tespit  Edilerek Kendisine ödenmesine ve şirket adına kayıtlı eserlerin yarısının haklarının  davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 22/07/2025 tarihli ara kararı ile ;''1-)Davacı vekiline Arabuluculuk son tutanak ıslak imzalı aslının  ve/ veya E-imzalı evrağın arabulucu tarafından  onaylı bir suretini mahkememize sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, Arabulucu tarafından onaylı bir suretinin verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde  dosyaya sunulmadığı takdirde  dava şartı yokluğundan  davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (İş bu ara kararın davacı vekiline tebliği  ile ihtaratın yapılmış sayılmasına,)2-)1 nolu ara kararın ikmalinden ve neticesinden sonra yeniden talep edilmesi halinde  tensibe vaki işlemler ile tedbir talebi hususunda değerlendirme yapılmasına,'' şeklinde karar verilerek davacı vekiline tebliğe çıkarılmıştır.Davacı vekilince sunulan 30/07/2025 tarihli dilekçe ile özetle; davanın konusunun ortaklıktan çıkma olup, zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını,  arabuluculuğa başvurulmadan huzurdaki davanın açıldığını, dilekçelerinde bildirdikleri istinaf kararı doğrultusunda ara karardan vazgeçilerek  tensibe vaki işlemler ile tedbir talebi hususumuzun değerlendirilmesini talep ettikleri yönünde  beyanda bulunmuştur.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\"<br>Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır.Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca \"arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi\" gerekmektedir. <br>Mahkememiz tarafından 22/07/2025  tarihli ara karar ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunması için bir haftalık kesin süre verilmiş olduğu,  Mahkememiz ara kararına karşı davacı vekilinin 29/07/2025 tarihli  dilekçesi ile beyanda bulunduğu görülmüştür.<br>Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada,  dava açılmadan  önce zorunlu arabulucuya başvurulmadığından, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (----- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesi'nin------ sayılı vb ilamları)<br><br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,<br>5-Yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>6-Usul ekonomisi ilkesi gereği; tensip tutanağı düzenlenmeden dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere  karar  verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9aced6c9d03dff6e","SID":"7bc6bb5315d469c1"}}