{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1851 <br>KARAR NO\t: 2025/900<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/01/2021 (Dava), 20/09/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/13 Esas,  2023/693 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, olay nedeniyle başlatılan soruşturma sonucu açılan ceza davasında davalı ...'un cezalandırıldığını, kazanın meydana gelmesinde ...'un tek ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, kaza sonrası müvekkilinin %23 oranında maluliyet durumu olduğunun tespit edildiğini, su tesisat ustası olarak çalıştığını, iş gücü kaybından dolayı davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin büyük bir acı ve korku içine girdiğini, vücudunda kırıklar oluştuğunu, bu durumun hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediğini belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan tahsiline, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışında kalan davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile talep edilen; geçici iş göremezlik için 50,00-TL maddi tazminatı bilirkişi raporunda belirtilen tutar olan 15.696,98-TL, daimi iş göremezlik için 50,00-TL maddi tazminatı bilirkişi raporunda belirtilen tutar olan 44.783,96-TL olmak üzere toplam 60.480,94-TL olarak artırmıştır. <br>CEVAP:<br>Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu kazanın sigortalı aracın tamir edilmesi için oto tamirciye bırakıldığı esnada gerçekleştiğini, müvekkilinin aracın tamir esnasında sebep olduğu zararlardan sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, sigortalısının kusurunun ve davacının maluliyeti ile illiyet bağı kurulmasının tespiti gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderleri nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, davacının dava konusu kazadan önce başka bir kaza geçirdiğini ve ayağına platin takıldığını, müvekkilinin kaza sonrası davacı ile maddi ve manevi olarak ilgilendiğini, destekte bulunduğunu, davacının kamudan emekli olduğunu, davacının yaptığı tedavi gideri bulunmadığını, sadece 4 gün hastanede kaldığını, bu süre sonunda davacının çalışabilir durumda olduğunu, iş gücü kaybına yönelik taleplerinin yersiz olduğunu, davacının emekli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince, \" ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.<br>Tarafların kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede, Erzurum ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/... Esas 2020/....Karar sayılı ilamında belirtildiği ve dosya kapsamında aldırılan 16.10.2019 ve 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere ...'un dava konusu kazanın oluşumunda tek asli kusurlu olduğu kanaatine varılarak \"taksirle yaralama\" suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar 11.01.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Ceza dava dosyasının kesinleşmiş olması ve Mahkeme'nin kabulünün bu şekilde olması yanında Mahkememiz'ce de incelenen dosya kapsamına göre ...'un KTK'nin 137/a-3 maddesini ihlal ettiği ve geri manevra esnasında yol gereken dikkatini vermediği bu şekilde kazanın oluşumuna %100 oranında kusurla sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır. <br> Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporu, kesinleşmiş ceza dava dosyası ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 60.480,94 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 02/11/2020 tarihinden, diğer davalı ...  yönünden ise kaza tarihi olan 13/10/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. <br>Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının yaşı, meydana gelen kazada kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL'nin 13/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle \" 1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 60.480,94 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 02/11/2020 tarihinden, diğer davalı ... yönünden 13/10/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL'nin 13/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,  \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, müvekkilinin gerçek zararının hesaplanmadığını, müvekkilinin kazadan kaynaklı malul kaldığını, hükme esas alınan raporda belirtilen maluliyet oranının düşük olduğunu, müvekkilin dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin mesleği göz önüne alındığında asgari ücretten daha yüksek bir ücret ile çalıştığını, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının müvekkilinin hakkını zedelediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının da oldukça düşük olduğunu, manevi tazminat davaları açısından ıslah yolu ile bedelin artırılması veya belirsiz alacak davası açılmasınında da mümkün olmadığını, manevi tazminat davasının öncelikle davacının manevi zararının bulunup bulunmadığı yönünde bir tespite ilişkin olduğunu, manevi zararın varlığına ilişkin tespitten sonra ise zararın giderilmesi veya bir nebze olsun zarara uğrayan kişideki adalet duygusunun tecellisi için bir miktar bedele hükmedilebileceğini, manevi zararın varlığının kabul edilmesi halinde artık  davacı davasını açmakta haklı olduğunu ispatlamış bulunduğunu, tazminat miktarının belirlenmesi hususu ise tamamen tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, kusur oranına ve olayın meydana geliş şekline göre hakimin takdirinde olduğunu, müvekkili olan davacının davasını açmakta haklı olması ve sadece mahkeme hakiminin takdir hakkını bilememiş olması ve bunu bilmesi de kendisinden beklenemeyecek olduğundan HMK md. 326 hükmü de dikkate alınarak reddedilen manevi tazminat miktarı açısından davalılar yararına  karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER  VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Somut uyuşmazlıkta; 13/10/2018 tarihinde, davacının davalıya ait işyerinin önündeki tesisat arızasını gidermek için bulunduğu esnada davalı sürücü idaresindeki ve davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 60.480,94 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 02/11/2020 tarihinden, diğer davalı ... yönünden 13/10/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL'nin 13/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların manevi tazminata hakim olan ilkelere, davacıların uğramış olduğu zarara, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40e627a34687b81f","SID":"b114764ef7b9353a"}}