{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2384 Esas<br>KARAR NO:2025/1027 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2019/659 Esas-2022/698 Karar<br>TARİHİ:11/10/2022 <br>DAVA:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili  ile davalı arasında servis hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği davalı müvekkilinin belirlediği güzergâh ve saatlerde kendi aracıyla servis hizmeti vereceğini, sözleşmeye göre davalı tarafın hiçbir suretle işe başlamama veya devam eden işi sözleşme sonuna kadar bırakamayacağı gibi derhal fesih hakkının da bulunmadığını, ancak davalı taraf imzalanan sözleşmeye aykırı davranarak 02.01.2019, 03.01.2019, 04.01.2019 ve devamında sözleşme gereği işe gelmesi gerekirken işe gelmediğini, tesis yöneticisi ve ulaşım müdürü tarafından durumun tutanak altına alındığını, müvekkili şirketin davalının üst üste işe gelmemesi nedeniyle hizmet verdiği firmalara karşı ticari itibarının zedelendiği gibi maddi olarak da zarara uğradığını, her gelmediği gün için asli yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin davalının sözleşmeye aykırı bu eylemleri nedeniyle 04.01.2019 tarihinde davalı adına 10.000,00 TL tutarlı sözleşmeye istinaden ceza bedelli fatura kestiğini, davalının bu faturayı gönderilen ihtarname ile tebliğ aldığını ve basiretli tacir olarak faturayı iade etmediğini, Beyoğlu 35. Noterliğinin 09/01/2019 tarih ve ... Yevmiye Nolu ihtarnamesiyle davalı tarafa kesilen cezai şart faturasının gönderildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine ... Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalı haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan sözleşme çerçevesinde müvekkili şirketin bünyesinde okul servisi çektiğini, ancak öğrencilerin servislerindeki düzensizlik ve mesafelerin çok uç noktalarda olması nedeniyle servis hizmeti uzadığı için akabinde yapılan öğretmen servisine müvekkilinin devamlı geç geldiğini, yakmış olduğu yakıt ve harcamış olduğu eforla birlikte öğretmenleri geç aldığı için sürekli öğretmenler tarafından haklı olarak tepkilerle karşılandığını, davacı şirket nezdinde yaptığı bütün girişimlerin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle Kadıköy 11. Noterliğinin 11.12.2018 tarihli ve ...Yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek gerekli düzenlemeyi yapmamanız halinde 30.12.2018 tarihinde sözleşmeyi feshedeceği hususu davacı tarafa ihtar edildiğini, müvekkilinin çektiği ihtar hiçbir surette dikkate alınmadığını ve gerekli düzenleme yapılamadığını, yıl sonunda müvekkilinin yerine servis koymamaları üzerine ... isimli şoförü müvekkilinin bilgisi dahilinde servise gönderdiğini ve ertesi gün gece yarısı servis şoförünün annesinin kalp krizi geçirmesi nedeniyle servis yapamadığını, aynı günü akşamında 02.01.2019 tarihinde müvekkilinin servisi almaya gittiğinde buraya yeni bir araç koyduğunu ve müvekkili ile yaptığı sözleşmesi feshettiğini müvekkiline ... isimli şoföre söylediğini, dava dilekçesinde anlatılan olayın ve tutulan tutanağın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin son ay çektiği alacak ücreti kaldığı gibi haksız fesih nedeniyle tazminatların ödenmediğini, haksız uygulamaları gerekse haksız yere müvekkilinin iş akdini feshetmesiyle karşısında ceza bedeli faturasını isteme hakkı bulunamayacağını, tek taraflı olarak kararlaştırılan cezai şartın geçersiz olacağını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih ve 2019/659 Esas - 2022/698 Karar sayılı  kararında;\"Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. ...Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Taraflar arasında 2018-2019 dönemi için servis hizmet sözleşmesinin imzalandığı, personel ve öğrencilerin toplanıp taşınmasında mesafe uzaklıkları nedeniyle servis hizmetinin aksadığı ve sorunlar yaşandığı, bunun üzerine davalının noter ihtarı ile 30.12.2018 tarihi itibariyle akti sonlandırdığını davacı tarafa bildirdiği, davacının cevabı ihtar ile fesih hakkının olmadığının bildirildiği ve haksız fesihten doğan zararları talep hakkını saklı tuttuğunu davalıya bildirdiği, 02.01.2019,03.01.2019 ve 04.01.2019 tarihlerinde servis hizmetinin verilmemesi üzerine davacının durumu tutanakla tespit edip davalıya 10.000 TL tutarlı sözleşmeye istinaden ceza bedeli açıklamalı faturayı keserek noter kanalıyla tebliğ ettiği, davalının noter kanalıyla akti 30.12.2018 tarihinde feshettiğini bildirmesine rağmen 30.12.2018 ve 31.12.2018 tarihlerinde servis hizmetini vermeye devam ettiği, 02.01.2019 tarihinde davalının servis hizmetini yerine getirmesini istediği ...'nın sabah servisine gitmemesi nedeniyle davacının akti fesih ettiğini bu tanığa söylediği akabinde ise tutanaklar tuttuğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından inceleme günü ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, davacı tarafın cari alacağının oluşturan  31.01.2019 tarih, ... nolu yevmiye kayıtlı 450,00 TL'nin daha önceden  31.12.2018 tarih, ... nolu yevmiye kaydı ile borç kaydedip avanstan kestiğinin ve kaydın mükerrer kayıt olduğununu bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, bu alacak kalemi bakımından davacının bir alacağı olmadığı gibi bilirkişi görüşünün aksine davacı ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı da değerlendirilmiştir. Davacının cari hesap alacağının oluşturan faturalardan  31.01.2019 tarih ve 1.300,00 TL tutarlı,  04.01.2019 tarih ve 10.000,00 TL' tutarlı sözleşmeye istinaden ceza bedeli açıklamalı faturaların bir hizmet ve mal teslimine ilişkin olmadığı, cezai şart faturaları olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede yukarıda özetlendiği üzere birden çok cezai şart maddesinin olduğu, faturalarda hangi maddeye göre cezanın kesildiğinin açıklanmadığı,  davacı taraf dava dilekçesinde ise davalının sözleşmeye aykırı olarak üst üste 3 gün servise gelmemesi nedeniyle yükümlüğünü ihlal ettiğini iddia ederek 10.000 TL'lik cezai şart faturasını sözleşmenin E-12. Maddesindeki tedarikçinin hiçbir halde servis hizmetini bırakamayacağı, aksi halde İlkem'in sözleşmeyi ihtara gerek kalmaksızın fesih edeceği o aya ilişkin hakedişi gelir kaydedeceği, ayrıca tedarikçinin 10.000 TL cezai şartı ödemeyi kabul ettiği şeklindeki hüküm ile Sözleşmenin Cezai Şart Başlıklı M maddesindeki tedarikçinin sözleşmede belirlenen sorumluluk ve yükümlülüklere aykırılığının tespiti halinde İlkem'in sözleşmeyi fesih hakkı saklı kalmak kaydıyla tedarikçinin 10.000 TL cezai şart ödeyeceği maddelerine dayandırmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Cezai Şart Başlıklı M maddesindeki sorumluluk ve yükümlülüklerinin hangileri olduğu konusunda açıklık olmadığı gibi  taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hatalı sayılan davranışlar başlığı altındaki 3. maddesinde servise çıkmamanın cezasının 300,00 TL olarak düzenlendiği, davacı taraf davasını davalının 3 gün servise gelmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranışına dayandırdığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak yada davalı tarafından haksız olarak feshine dayandırmadığı, dolaysıyla haksız yada haklı feshe dayanmayan davacının sözleşmenin cezai şart başlıklı M maddesine göre cezai şart talep edemeyeceği, yine sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenlerle feshinin sözleşmenin K maddesinde düzenlendiği, sözleşmenin E-12. Maddesindeki cezai şartı talep edebilmek için davacının fesih hakkını kullanması gerekiği, davacının haklı nedenle feshe dayanmadığı gibi, sözleşmenin E-12 maddesinde tedarikçinin hiçbir halde servis hizmetini bırakamayacağı hükmüne yer verilerek 10.000 TL cezai şart belirlendiği, bu hükmün sözleşme özgürlüğü ilkesine uygun olduğunun söylenemeyeceği, zira sözleşme özgürlüğü kavramının, sözleşmeden dönme özgürlüğünü de içerdiği, 6098 sayılı Kanun'un 26. maddesinde tarafların bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilmesi olarak tanımlanan sözleşme özgürlüğü, kişinin sözleşme yapacağı kişiyi seçme özgürlüğü yanında, sözleşme yapmama, sözleşmeden dönme özgürlüğünü de kapsadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şartı içeren E-12 maddesinin sözleşme özgürlüğü ilkesine aykırı olduğundan geçersiz olduğu, 1.300,00 TL 'lik cezai şart alacağına ilişkin ise davacı tarafından dava dilekçesinde bir açıklama yapılmadığı gibi sözleşmede de 1.300,00 TL'lik cezai şart içeren bir hüküm olmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ...\" gerekçesi ile \"Davanın Reddine\" karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, basiretli bir tacir olan davalının sözleşme ile hukuken bağlı olduğunu, Güzeltepe Vergi Dairesi, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve sair esnaf odalarına yazılan müzekkerelerin sonucu ve dosyada mübrez bilirkişi raporuna göre davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu, ilgili kişinin ticari işletme kaydının olduğu ve tacir olduğu hususunun mahkeme kararıyla da sübuta erdiğini, fakat müvekkil tarafından kesilen ceza faturasından doğan işbu davada, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şartı içeren E-12 maddesinin sözleşme özgürlüğü ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenle de geçersiz olduğuna ilişkin karar verildiğini, fakat verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından sözleşme süresinin yalnızca 1 yıl olduğunun göz ardı edildiğin,i TTK ve yasalar gereği sözleşmelerde tüm taraflara fesih hakkı tanınması gibi bir yasal zorunluluk bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından hatalı bir değerlendirme ile fesih hakkı tanınmaması hususunun sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde incelenmediğini,İlgili yüksek mahkeme kararları ve TTK m. 22 hükmü birlikte irdelendiğinde, tacirler arasında düzenlenen sözleşmelerde cezai şartın, ödeme halinde ödeyen tarafın ticari anlamda mahvına neden olmamak koşuluyla geçerli olduğu, ahde vefa ilkesinin tacirler arasında daha da önem kazandığının söylenebileceğini, zira tacir kişinin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü olduğunu, müvekkilin cezai şartı, sözleşmede belirtilen işin ifasının davalı tarafından yerine getirilmesini sağlamak, kendi işini güvence altına alma anlamında caydırıcılık unsuru olarak sözleşmeye koyduğunu, davalı tarafın ise bu hususu bilerek sözleşmeyi imzaladığını ve işi kabul ettiğini, dolayısıyla mahkemenin cezai şartla ilgili sözleşme hükmünü sözleşme özgürlüğü ilkesine aykırı bularak geçersiz saymasının hukuka aykırı olduğunu, <br>Cezai şartın iptalinin ancak tacirin ticari hayatının mahvına neden olabileceği zaman istenebileceğini, 10.000,00 TL'lik cezai şartın davalı için oldukça düşük bir miktar olduğunu ve ticari anlamda mahvına sebep olmayacak miktarda bir tutar olduğunu, davalının işe gelmemesinin müvekkil açısından daha olumsuz sonuçlar doğurduğunu, zira müvekkilin hizmet verdiği kurumlarla yaptığı sözleşmeler gereği servis hizmetinin bir gün dahi  aksaması dolayısıyla çok daha fazla ceza bedellerine ve yaptırımlarına maruz kaldığını,Sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın geçerli olduğunu, sözleşmenin cezai şart başlığının;''Tedarikçi firma, sözleşmeyle düzenleme altına alınan sorumluluk ve yükümlülüklere aykırılıkların varlığının tespiti halinde, İlkem'in sözleşmeyi derhal fesih hakları saklı kalmak kaydıyla her bir aykırılık için 10.000 TL ceza ödeyecektir.'' şeklinde olduğunu, davalının ise sözleşmeye aykırı olarak üst üste işe gelmediğini, her gelmediği gün için asli yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu hususun tanık beyanları ile de ispat edildiğini, Mahkeme tarafından yapılan bir diğer hatalı tespitin ise müvekkilin ceza faturalarını haksız feshe dayalı olarak değil de davalının 3 gün servise gelmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranışına dayandırdığı yanılgısı olduğunu, davalının zaten fesih sebebiyle 3 gün işe gelmediğini, davalının noter kanalıyla gönderdiği fesih beyanı alındıktan sonra Beyoğlu 35. Noterliği ... yevmiye no'lu 28.12.2018 tarihli cevap ihtarnamesi ile; sözleşmenin haksız bir şekilde feshedilmesinden dolayı yasal yollara başvurulacağının ihtaren bildirildiğini,Davalının fesih beyanının da geçersiz olduğunu, fesih derhal gerçekleştiğinden ve kendince haklı sebeplere dayandırdığından olağanüstü fesih durumu olduğunu ve bu durumda somut olaya TBK Hizmet Sözleşmeleri hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiğini, olağanüstü feshin de geçerli kabul edilebilmesi için güven ve bağlılık ilişkisinin  devamını çekilmez kılan olguların ortaya çıkması ve bu olguların ispatlanması gerektiğini, yine bu olguların da davalı tarafından ispatlanmadığını, hakim tarafından da bu feshin geçerli kabul edilmesi ve bu kabule göre karar kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, aksi yöndeki görüşün kabulünün, borçlar hukukunun temel ilkeleriyle de bağdaşmadığını, borçlar hukukunda hakim olan ahde vefa ilkesi gereği, tacirler arasındaki bir sözleşme ilişkisini keyfi olarak sona erdirmenin kural olarak mümkün olmadığını, ancak kanunda düzenlenen bazı sözleşme tiplerinde, istisnai olarak bu imkanın tanındığını, bu istisnai haller dışında, sözleşme ile bir yükümlülük altına giren âkidin, karşı tarafın zararını tazmin ederek sözleşmeyi sona erdirme imkanı olmadığını, bu temel ilkelerden yola çıkıldığında, haklı sebep olmaksızın gerçekleştirilen derhal feshin, sözleşmeyi en azından derhal sona erdirmeyeceği ve borç ilişkisinin varlığını devam ettireceğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda da para cezasının davalının servise gitmemesi sebebiyle kesildiğinin kabulünün gerektiğini,Feshe neden olan sebepler ispatlansa bile bu sebeplerin davalı tarafın sözleşme ilişkisini sürdürmesinin beklenip beklenmeyeceğini dürüstlük kuralı anlamında araştırılması da gerektiğini, davalının belirttiği fesih sebepleri yetersiz olduğundan ve tam olarak ispatlanamadığından fesih beyanının geçersiz olduğunun kabulünün gerektiğini, fesheden tarafın, iradesini açıklıkla ve belirsizliklerden uzak bir şekilde açıklaması gerektiğini,Davalının, müvekkil ile imzaladığı sözleşme ile belirlenen güzergahta servis hizmeti vereceğini, akaryakıt masrafının cari hesap sözleşmesiyle ay sonu düşüleceğini kabul etmiş olmasına rağmen bu hususları bahane ederek ticari sözleşmeyi feshetmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ihtarnamede öğrencilerin servislerindeki düzensizlik ve mesafelerin çok uç noktalarda olması nedeniyle servis hizmeti uzadığı için akabinde yapılan öğretmen servisine davalının devamlı geç geldiğini, yakmış olduğu yakıt ve harcamış olduğu eforla birlikte öğretmenler tarafından tepkilerle karşılandığını, feshin de bu sebeple gerçekleştiğini belirttiğini, fakat yargılama aşamasında bu iddiaların ispatlanamadığını, fesih gerçekleştikten sonra da 2-3 gün de olsa davalının servis işletmeye devam ettiğini,Bilirkişi raporu ile müvekkil şirketin davalıdan alacaklarının tespit ve ispat edildiğini, tacir olan davalının TTK anlamında müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğininin tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından taraflar arasındaki akdi ilişki de ispat edildiğinden davada ispat yükünün yer değiştirdiğini, müvekkil şirket tarafından defterlerin usulüne uygun tutulduğunu ve süresi içerisinde ibraz edildiğini, faturaların TTK'ya uygun olarak düzenlenip tebliğ edildiğini, davalı tarafından defter ve kayıtların ibraz edilmediğini, faturalara TTK gereği süresi içerisinde itiraz edilmediğini, basiretli bir tacir olarak imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığını, müvekkil şirket tarafından akdi ilişkinin ispat edildiğini,Müvekkil şirket tarafından yine tedarikçi sürücülere karşı açılan sözleşmeye istinaden diğer tüm davalarda davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkil şirketin taşıma işi ile iştigal ettiğini ve tüm tedarikçiler ile davada mübrez sözleşmeleri akdettiğini, firmalara vermiş olduğu taşıma hizmetlerinde proje bazlı olarak tedarikçilerle 1 yıllık sözleşmeler akdettiğini, müvekkil şirket açısından tedarikçilerin hizmeti sözleşme gereği tam ve eksiksiz ifa etmesinin hizmet verdiği firmalarla olan ticari ilişkileri ve taşıma işinin büyüklüğü açısından hayati önem arz ettiğini, tedarikçinin işi sözleşmeye aykırı olarak yapmaması ve hizmet vermemesi halinde müvekkil şirketin hizmet verdiği firmalarla akdettiği sözleşmeler gereği ciddi yaptırımlara maruz kalabileceğini, bu sebeple sözleşmelere cezai şart maddeleri konularak tedarikçiler açısından hizmet vermeme hususunun yaptırıma tabi tutulduğunu, belirlenen cezai şart miktarının oldukça makul ve hayatın olağan akışına uygun miktarda, davalının mahvına sebep olamayacak durumda olduğunu,Taraflarınca aynı sözleşmeye istinaden aynı konuda diğer tedarikçilere karşı açılan davalarda davaların kabulüne karar verildiğini, işbu kararların kesinleştiğini, yargılamada istikrar, birlik ve güven ilkesi gereği işbu davada da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine,  karar verilmiş ve karara karşı  davacı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu icra takibi ile davacı tarafından davalı hakkında 15.516,97 TL cari hesap alacağının tahsili talebiyle ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalı borçlunun itirazı üzerine davacı tarafından 11.750,00 TL. Üzerinden istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.<br> Davacı taraf, davalının 02.01.2019, 03.01.2019 ve 04.01.2019 tarihlerinde sözleşme gereği servis hizmeti vermek için gitmesi gereken ... Koleji Bostancı Kampüsüne gitmediğini, davalının üst üste üç gün edimini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını beyan ederek sözleşme uyarınca düzenlenen cezai şart faturalarından kaynaklı cari hesap alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı taraf ise, öğrencilerin servislerindeki düzensizlik ve mesafelerin çok uç noktalarda olması nedeniyle servis hizmeti uzadığı için akabinde yapılan öğretmen servisine  devamlı geç geldiğini, yakmış olduğu yakıt ve harcamış olduğu eforla birlikte öğretmenleri geç aldığı için sürekli öğretmenler tarafından haklı olarak tepkilerle karşılaştığını, davacı nezdinde yaptığı bütün girişimler sonuçsuz kalınca Kadıköy 11. Noterliğinin 11.12.2018 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek gerekli düzenlemenin yapılmaması halinde 30.12.2018 tarihinde sözleşmeyi feshedeceği hususunun ihtar edildiğini, çektiği ihtarın hiçbir surette dikkate alınmadığını ve gerekli düzenlemenin yapılmadığını, yıl sonunda yerine servis koyulmaması üzerine ... isimli şoförü davacının bilgisi dahilinde servise göndermiş ertesi günü gece yarısı servis şoförünün annesi kalp krizi geçirdiği için sabah servisini yaktığını, aynı günün akşamında 02.01.2019 tarihinde  servis almaya gittiğinde buraya yeni bir araç koyduğunuzu ve yaptıkları sözleşmeyi feshedildiğinin söylendiğini, dava dilekçesinde anlatılan olay ve tutulan tutanakların gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın bilirkişi incelemesine defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle  rapor tanzim edildiği, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde; Davalının sözleşmeye aykırı olarak üst üste iş gelmediğini, her gelmediği gün için asli yükümlülüğünü yerine getirmediğinden 10.000,00 TL. Lik ceza faturasının düzenlendiğini, cari hesaba konu 1.300,00-TL  tutarındaki cezai bedelin ise sözleşmenin 3. Maddesi (sabah ve akşam saatinde öğrenci servisine çıkmama bedeli 300,00 TL) uyarınca davalının sabah ve akşam servislerine çıkmaması sebebiyle ve 25. Maddesi (Herhangi bir nedene aracın bağlanmasına neden olmak 1.000,00 TL) hükümlerine istinaden kesilmiş olup davalı tarafça da bu maddeler hükmünce uygulanmış olan cezaya bir itirazda bulunulmadığını belirterek rapora itiraz ettiğini belirtmiştir. Mahkemece, yukarıdaki gerekçeyle istinafa konu karar verilmiştir. Dosya kapsamından, taraflar arasında akdedilen, tarih içermese de 2018-2019 eğitim öğretim döneminde geçerli olduğu yazılı olan, davalı tarafın kaşe ve imzasının olduğu Öğrenci Taşıma Servis Sözleşmesi başlıklı sözleşme incelendiğinde, davalının kendi aracıyla davacının ihalesini aldığı ... Okulları öğrenci ve personellerinin taşınması işini alt yüklenici sıfatıyla yüklenmiş olduğu,.. Okulları başlıklı sözleşme de ise davalının iş tanımı, servis güzergahı,giriş -çıkış saatlerinin yazılı olduğu ve sözleşmenin \"önsöz\" kısmında; sözleşmenin 2018-2019 eğitim yılını kapsadığı, kampüsün Bostancı olarak belirlendiği, davalının sözleşme tarihi sonuna kadar işini hiçbir şekilde bırakamayacağı, aracını değiştiremeyeceği, satamayacağı ve bu durumların söz konusu olması halinde sözleşmenin feshi kapsamında değerlendirileceğin düzenlendiği, sözleşmenin konusunun ... Okulu öğrenci ve personellerinin davacının belirlediği güzergahlarda davalı tarafından taşınmasına ilişkin olduğu, sözleşme maddelerinin altında davalı tarafın sözleşmeyi okuyup anladığını ve kabul ettiğini, herhangi bir koşul ve şart olmaksızın sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmeye aykırı davranması halinde sözleşmenin derhal fesih edileceğini bildiğini ve kabul ettiğinin yazılı olduğu ve altının davalı tarafça kaşelenip imzalandığı görülmüştür.Taraflar arasında akdedilen,Öğrenci Taşıma Servis Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 7. maddesinde davacının işin gerekleri nedeniyle her zaman yeni güzergahlar belirleyebileceği ve belirlenen güzergahları değiştirebileceği, sözleşmenin 12. maddesinde davalının sözleşme sonuna kadar işini hiçbir şekilde bırakamayacağı, aracını satamayacağı,başkasına kullanım hakkını devredemeyeceği aksi halde davacının ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshedeceği ve hakedişi gelir kabul edileceği, ayrıca davalının 10.000 TL cezai şart bedelini ödemeyi kabul ettiğinin düzenlendiği, sözleşmenin M- Cezai Şart başlıklı maddesinde davalının sözleşmeyle düzenleme altına alınan sorumluluk ve yükümlülüklere aykırılıklarının varlığının tespiti halinde davalının her aykırılık için 10.000 TL ceza ödeyeceği  düzenlenmiştir. Davacı tarafından davalı muhataba Beyoğlu 35. Noterliği'nden gönderilen 09.01.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının sözleşmeye aykırı davranarak 02.01.2019, 03.01.2019 ve devam eden tarihlerde  servis hizmetlerini yerine getirmemesi nedeniyle dava konusu edilen 10.000,00 TL bedelli cezai şart faturasının düzenlendiği ve faturanın ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür.TBK md 179/1 uyarınca \"Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir\".Dava konusu sözleşmenin feshedildiğine dair dosyaya sunulmuş bir fesih ihbarı-ihtarı bulunmamaktaysa da, tarafların kabulünde olduğu üzere, davalı tarafın sözleşmeyle yüklendiği taşıma hizmetini yerine getirmemiş olduğu, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle sözleşmeden dönmüş olduğu hususu tartışmasızdır. Dolayısıyla davacının  davalıdan sözleşmeye uygun taşıma edimini ifayı isteme veya  sözleşmenin 12 maddesi kapsamında cezai şart için fatura düzenlemiştir.Davalı tacir, öğrencilerin servislerindeki düzensizlik ve mesafelerin çok uç noktalarda olması nedeniyle servis hizmeti uzadığı için akabinde yapılan öğretmen servisine  devamlı geç geldiğini, yakmış olduğu yakıt ve harcamış olduğu eforla birlikte öğretmenleri geç aldığı için sürekli öğretmenler tarafından haklı olarak tepkilerle karşılaştığını, davacı nezdinde yaptığı bütün girişimler sonuçsuz kalınca sözleşmeden döndüğünü ileri sürmüşse de, davalı taraf, sözleşmeden dönmesinin haklı sebebe dayandığı iddialarını ispat yükü altında olup, imzası inkar edilmeyen yazılı sözleşmeye karşı ileri sürülen bu iddiaları ispata yarar somut bir delil davalı tarafça dosyaya sunulmamış, delil bildirilmemiştir. Bu durumda davalının bu iddiaları bu haliyle beyandan öteye geçmemekte olup, yargılamada ispatlanmış sayılamaz.Tüm bu nedenlerle, davalının sözleşmeden dönmesinin haklı sebebe dayandığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu durumda  davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle davacının sözleşmenin 12. ve M-Cezai Şart başlıklı maddeleri uyarınca 10.000 TL cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, davacı tarafça, cari hesaba konu 1.300,00-TL  tutarındaki cezai bedelin ise sözleşmenin 3. Maddesi (sabah ve akşam saatinde öğrenci servisine çıkmama bedeli 300,00 TL) uyarınca davalının sabah ve akşam servislerine çıkmaması sebebiyle ve 25. Maddesi (Herhangi bir nedenle aracın bağlanmasına neden olmak 1.000,00 TL) hükümlerine istinaden kesilmiş olduğunu ileri sürmüş ise de, sözleşmenin hatalı sayılan davranışlar başlıklı 3. Maddesinde, sabah ve akşam saatinde öğrenci servisine çıkmamanın bedelinin 300,00 TL. Olduğunun düzenlendiği, dosya kapsamından davalının öğrenci servisine çıkmadığına ilişkin tutanak olmayıp personel servisine çıkılmadığına ilişkin tutanak düzenlendiği, ayrıca sözleşmenin 25. Maddesinde düzenlenen, davalı tarafın  herhangi bir nedenle aracın bağlanmasına neden olduğuna ilişkin de delil olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın 1300,00 TL. Lik ceza faturasından kaynaklı alacaklı olduğunu ispat edemediği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere cari hesaba konu 450,00TL. Bedelli alacak talebininde  mükerrer kayıtdan kaynaklandığı ve yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle davacının sözleşmenin 12. ve M-Cezai Şart başlıklı maddeleri uyarınca 10.000 TL cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, davacının takip tarihi itibariyle 10.000,00 TL alacaklı olduğu, cezai şart faturasının davalının iktisaden mahvına neden olacak nitelikte olmaması ve aşırı olmaması nedeniyle indirim yapılmasını gerektiren bir durum söz konusu olmadığı sonucuna varılmış, açıklanan nedenlerle mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile, takibin 10.000,00 TL. Üzerinden  devamına,10.000,00 TL. Asıl alacağa  takip talebindeki oranları geçmemek üzere avans faizi işletilmesine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine yönelik  karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,  mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce, davanın kısmen kabulü yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;A-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih ve 2019/659 Esas - 2022/698 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,Davalının ... Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; Takibin 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 10.000,00 TL asıl alacağa  takip talebindeki oranları geçmemek üzere avans faizi işletilmesine,2-Kabul edilen alacak likit olup hükmedilen 10.000,00 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 683,1‬0 TL harçtan peşin alınan‬ 123,09 TL. harcın mahsubu ile bakiye 560,01‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 123,09 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 167,49‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan toplam 1.835,8‬0  TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 1.560,43‬ TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 198,00 TL.nin davacıdan, 1.122,00 TL.nin  ise davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>9-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>10-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,12-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen  220,70 TL. istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile  75,00 TL dosyanın istinafa gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 295,7‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Artan gider avansı varsa  talep halinde yatıran tarafa iadesine,15-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/06/2025 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78c6ff8170cd15d3","SID":"cfad235ed844b0e1"}}