{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2379 Esas<br>KARAR NO:2025/1026 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2020/154 Esas- 2022/109 Karar<br>TARİHİ:15/02/2022<br>DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin (...) 5015 SAYILI Karun ve ilgili mevzuat kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurmunun tanzim ettiği “Dağıtıcı Lisansı” kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, bu faaliyeti çerçevesinde bizzat belirlediği noktalarda, kendi marka ve logosu altında, ... standartlarında kurulacak/kurulu akaryakıt istasyonlarında akarkayıt, ... ve madeni yağ satış faaliyeti gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında “... Ereğli-Konya” adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonunda ... markası altında bayilik yürütülebilmesi için, taraflar arasında 04.06.2004 tarihinde 5 yıl süreli, 04.06.2009 tarihinde 1 yıl süreli, 04.06.2010 tarihinde 3 ay süreli, 25.03.2011 tarihinde 2,5 yıl süreli ve son olarak 26.09.2013 tarihinde S5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve Bayilik Protokolü akdedildiğini, diğer davalıların sözleşme ve Protokolü Garantör olarak imzaladıklarını, davalı bayinin sözleşme bitiş tarihi olan 26.09.2018 tarihinden önce 12.06.2017 tarihinde sözleşmeyi haklı sebep olmaksızın Ereğli (Konya) 3. Noterliğinin ... yevmiye nolu, 12.06.2017 tarihli ihbarnamesi ile tek taraflı fesih ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 46 / a, b, c ve d maddelerine ve protokole göre bayinin ... e cezai şart bedeli ödemeyi, istasyon malzemelerine el koymayı, ... uhdesindeki veya istasyondaki Bayiye alt haklar üzerinde hapis hakkını kullanmayı ve fesih tarihinden sözleşme süresine kadar kar kaybını ...'e ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra müvekkiline ait kurumsal kimlik, demirbaşların sökümü ve teslimi için davalıdan talepte bulunulmuşsa da davalının talebi reddettiğini, Bayilik protokolünün 5.3 ve 3.2.2 maddelerinde bayinin ... zararını ödemeyi ve demirbaşları hasarsız şekilde iade etmesi gerektiğini kabul ettiğini beyanla, Bayilik sözleşmesinin 46. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiği 15.06.2017  tarihinden sözleşmenin normal bitiş süresi olan 26.09.2018 tarihine kadar olan dönem bakımından müvekkili lehine hesaplanacak kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 50.000,00 TL'sinin sözleşme fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, davalıya teslim edilen ariyet ve demirbaşların aynen ve hasarsız şekilde davacı müvekkile iadesine, aynen iade mümkün değilse tespit edilecek oları rayiç değerlerinin şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki kısmının sözleşmenin fesih edildiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça, süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/02/2022 tarih ve 2020/154 Esas- 2022/109 Karar sayılı  kararında;\"....Tarafların ticari defterleri ve taraflar arasındaki sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde feshin haksız olduğu anlaşılmaktadır. Zira davalı şirket fesih iradesini kullandığı ihtarnamesinde herhangi bir sebep göstermeksizin gördükleri lüzum üzerine sözleşmeyi feshettiklerini bildirmiştir.  davacı şirketin davalı şirket ile imzalamış olduğu diğer davalıların garantör sıfatıyla yer aldığı, 26/09/2013 tarihli standart bayilik sözleşmesi, çerçeve protokolde sözleşme süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Böylece sözleşmenin  26/09/2018  tarihinde tamamlanacağı taraflarca kararlaştırılmıştır.Ne var ki davalı tarafça sözleşme süresinden önce herhangi bir sebep gösterilmeksizin feshedildiğinden, öte yandan dava devam ederken davalı taraflarca sözleşmenin feshini haklı gösteren herhangi bir sebep ileri sürülmediğinden  sözleşmenin haksız nedenle feshedilmiş olduğu kanaatine varılmıştır. <br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 46. Maddesinde feshin sonuçları yer almaktadır.Feshin halinde davalı bayi bu maddeye göre; ariyet olarak  aldığı işletme malzemelerine davacı tarafından el konulacağını (b bendi)Sözleşmenin fesih tarihi ile sözleşmenin sona ermesi gereken tarih arasında geçen sürede davacının mahrum kaldığı karın da dahil olduğu zarar ziyanı ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir.Sözleşmenin fesih tarihinden sözleşmenin hitam tarihine değin 468 gün süre bulunduğu nazara alındığında, akaryakıt bayilik sözleşmelerinin uzun süreli olarak yapılması, bu tür sözleşmeler için yüksek oranda yatırım ayrılma gerekliliği de değerlendirildiğinde davacının yeni bir bayi bularak sözleşme imzalaması ve bayinin akaryakıt tesisini kurması, tanıtımını yapması için gerekli sürenin kalmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Böylece davacının sözleşmenin kalan süresi için kar mahrumiyeti zararının tazminine hak kazandığı kanaati oluşmuş ve kar mahrumiyeti hesabına geçilmiştir. Davalı tarafından süresinden önce  haksız feshedilen sözleşme nedeniyle sözleşmenin yürürlükte kaldığı 4 yıllık dönem için karlılık oranının belirlenmesi suretiyle yapılan hesabın yer aldığı ilk bilirkişi raporundaki hesabın olaya uygun olduğu kanaatiyle davacı ticari defter ve kayıtlarından elde edilen verilere göre yapılan hesaplamada davacının 11.013,56 TL kar mahrumiyetine uğradığı anlaşılmıştır.Öte yandan sözleşmenin 46. Maddesine göre haksız fesih nedeniyle davacının ariyet ve demirbaş bedeline hak kazandığı anlaşılmakla, 3 adet ,,, 2x4 Pompa ve 1 adet ,,,Hava/Su Saatinin Kalıcı Teknik Yatırımlar kapsamında olduğu ve kalıcı teknik yatırımların istenemeyeceği değerlendirilmiştir. Yargıtay 19.HD 05.04.2012 Tarih, 2011/1 TI olduğu1791 Esas ve 2012/5717 nolu kararının “kalıcı teknik yatırımlar (pompa, dispenser, yeraltı tankları vs.) akaryakıt istasyonunun çalıştırılması için gerekli olan yatırımlardır. Sözleşmenin herhangi bir nedenle feshedilmesi durumunda, kalıcı teknik yatırımlar, dağıtıcı şirket tarafından talep edilemez...” ,Bu durumda davalıya teslim edilen demirbaşlardan 3 adet ... Kompresör 7.5 HP ve 1 adet... 49 ... Jeneratörün bedelinin talep edilebileceği ve bu demirbaşların toplam değerinin  7.800 TL olduğu anlaşılmakla 11.013,56 TL kar mahrumiyeti ve 7.800 TL demirbaş bedeli olmak üzere toplam 18.813,56 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir....\" gerekçesi ile,''1-Davanın KISMEN kabulü ile 11.013,56 TL kar mahrumiyeti tazminatı ve 7.800,00 TL ödenmeyen yatırım bedeli tazminatı olmak üzere toplam 18.813,56 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>2- Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı...Şirket vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ 23/11/2022 TARİH VE 2020/154 ESAS- 2022/109 KARAR SAYILI  EK KARARI İLE; ''HMK.nun 344-(1) maddesi;  \"istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.\" şeklinde olduğu, yatırılması gereken istinaf nispi karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatırılması için düzenlenen \"...\"nın davalı .... Şti. ... Şubesi vekiline 09/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı ... Şti. Ereğli Şubesi tarafından verilen süreye rağmen harçların  yatırmadığı anlaşılmakla, davalı ... Şti. ... Şubesi'nin istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' Gerekçesi ile,''Davalı ... Şti. ... Şubesi'nin verilen yasal süreye rağmen istinaf nispi karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcını yatırmadığı anlaşılmakla, HMK.nun 344.maddesi gereğince, İSTİNAF TALEBİNDEN VAZGEÇMİŞ SAYILMASINA,'' karar verilmiş, verilen ek kararın davalı ...Gıda...Şirket  Vekiline 28/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekili tarafından ek karar istinaf edilmediğinden ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bayinin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini süresinden önce haksız olarak feshetmesi üzerine; davalı bayi ile diğer garantör davalılar aleyhine bayilik sözleşmesinin 46. Maddesi uyarında bayilik sözleşmesinin feshedildiği tarihten  sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar mahrum kalınan kar ile davalı bayiye ariyet olarak verilen ariyet ve demirbaşların aynen ve hasarsız şekilde iadesi olmadığı takdirde bedelinin iadesi yönünde dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde taraflar arasındaki sözleşmenin davalı bayi tarafından haksız olarak feshedildiği, müvekkil şirketin kar mahrumiyetine hak kazandığı, ariyet ve demirbaşlardan kaynaklı talepte bulunulabileceğinin açıkça ortaya konulduğunu, ancak gerek kar mahrumiyeti hesabı yönünden esas alınan bilirkişi  raporu gerekse ariyet ve demirbaşlar bakımından esas alına  bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, mahkemenin yanılgılı ve hatalı bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu,Davalı bayi tarafından sözleşmenin süresinden önce haksız şekilde feshedilmesi sebebiyle müvekkil şirketin kar mahrumiyeti alacağının muaccel olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, nitekim dosya kapsamında alınan kök bilirkişi heyeti raporu ve ek bilirkişi heyeti raporları ile de bu durumun tevsik edildiğini, işbu 23.112021 tarihli kök rapora atıf yapan raporda da kar mahrumiyeti talep edebilecekleri yönündeki tespitin yerinde olduğunu, ancak kar mahrumiyeti tutarı bakımından hesaplamanın doğru olmadığını, mahkemece bu yöndeki itirazları dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu,Dosya kapsamında alınan 23.11.2021 tarihli kök raporunda müvekkil şirketin bayilik ilişkisinin haksız olarak feshedildiği tarihten sözleşmenin olağan bitiş süresine kadar geçecek süre bakımından kar mahrumiyetine sebep olabilecek satış tutarının 937.324,44 TL olarak bulunduğunu, bu dönem aralığında hesaplama yapılması doğru olmakla birlikte sözleşmenin sona eriş tarihinin 2017-2018 yılları olduğundan bahisle 2017-2018 yılları net karlılık oranlarının aritmetik ortalaması alınarak bir hesaplama yapılması gerektiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, davalı yanın 2017 yılı itibari ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiği gerçeği karşısında bu dönem bakımından davalı yanın herhangi bir yakıt satışı olmayacağına göre karlılık oranının da sadece 2017-2018 dönemleri bakımından değerlendirmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin devam ettiği süre içerisindeki müvekkilin karlılık oranının dikkate alınması gerekirken sözleşmenin sona erdiği 2017-2018 tarihindeki karlılık dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu yönde sunulan itirazlarında bilirkişi ek raporunda 468 gün sürenin 2017/2018 yıllarına denk geldiğinden bahisle 2017/2018 yılları net karlılık oranlarının aritmetik ortalamasının baz alındığını belirttiklerini, ancak 2017 yılı itibari ile sözleşmenin haksız feshedilmesi karşısında ürün alımının olmayacağı ve dolayısıyla bu döneme bağlı olarak karlılık durumunun hesaplanmasının hatalı olacağını, müvekkil şirketin bayilik ilişkisi boyunca kar marjı karından kaynaklı olarak ne kadar kar elde edeceği üzerinde durulup hesaplama yapılması gerekirken eksik ve hatalı olarak hesaplama yapıldığını, bu kapsamda yeniden rapor alınması gerekirken bu yöne ilişkin itirazları dikkate alınmayarak kar mahrumiyeti yönünden kısmen red kararı verilmesinin hatalı olduğunu,Yine mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda; ariyet ve demirbaşlar bakımından yapılan incelemede de 23.11.2021 tarihli kök rapora atıf yapılmakla birlikte; her ne kadar 31.12.2003 tarihli ariyet sözleşmesine göre; 2003 model 3 adet pompa, 2003 model 3 adet kompresör, 2003 model 1 adet hava su saati, 2003 model 1 adet jeneratör bulunduğu belirtilerek bu kapsamda bir inceleme yapılmış ise de; 2003 tarihli ariyet sözleşmesi dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının kesinlikle hatalı olduğunu,Taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 2003 yılından itibaren başladığını, taraflar arasında taraflar arasında 04.06.2004 tarihinde 5 yıl süreli, 04.06.2009 tarihinde 1 yıl süreli, 04.06.2010 tarihinde 3 aylık, 25.03.2011 tarihinde 2,5 yıl süreli ve son olarak 26.09.2013 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve Bayilik Protokolü akdedildiğini, taraflar arasında en son imzalanan 2013 tarihli bayilik protokolünün \"Demirbaş Eşya Teslimi Yükümlüğü\" başlıklı 3.2.2 maddesinde sayılan İstasyon Kurumsal kimlik, otomasyon ve demirbaşlar ariyet olarak verildiğini, <br>Bilirkişinin taraflar arasındaki eskiye dayanan bayilik ilişkisi döneminde imzalanan 2003 tarihli ariyet sözleşmesinden yola çıkarak inceleme yapmasının hatalı olduğunu, 2013 tarihli bayilik protokolünün 3.2.2 maddesinde belirtilen ariyete konu malzeme ve teçhizatın tamamının değerinin tespit edilmesi gerekirken yani kurumsal kimlik ve otomasyon sistemi bakımından da tespit yapılması gerekirken sadece pompa, kompresör, jeneratör ve hava su saati dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, bu kapsamda da yeniden ek rapor aldırılması gerektiğini, yerel mahkemece kompresör ve jeneratörün talep edilebileceği pompa ve hava su saatinin kalıcı teknik yatırımlar olması nedeni ile talep edilemeyeceği yönünde bir gerekçe ile ariyet ve demirbaşlar yönünden kısmen red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ariyete konu malzeme ve techizata ilişkin dava dosyasına sundukları faturalar da dikkate alınmak sureti ile bayilik protokolünün 3.2.2 maddesinde belirtilen malzeme ve ekipman bakımından yeniden değerin tespit edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak kâr mahrumiyeti alacağının tahsili, ariyet ve demirbaşların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı ... Gıda...Şirket vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İlk derece mahkemesi 23/11/2022 Tarih ve 2020/154 Esas- 2022/109 Karar sayılı  ek kararı ile;''Davalı ... Şti. Ereğli Şubesi'nin verilen yasal süreye rağmen istinaf nispi karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcını yatırmadığı gerekçesi ile HMK.nun 344.maddesi gereğince, istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına,'' karar verilmiş, verilen ek kararın davalı ... Gıda...Şirket  Vekiline 28/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekili tarafından ek karar istinaf edilmediğinden ek kararın kesinleştiği anlaşılmakla, Dairemizce davacı vekilinin istinaf sebepleri değerlendirilmiştir.Davacı ile davalılardan Davalı ... Şti. Arasında ilk olarak 04/06/2004 tarihli bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolünün düzenlendiği, bayilik sözleşmesinin yenilenerek devam ettiği, son olarak taraflar arasında 26/09/2013 tarihli 5 yıl süreli \"Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi\" ve 05/09/2013 tarihli \"Bayilik Protokolü\" akdedildiği, bu sözleşmeyi davalı gerçek kişilerin garantör olarak imzaladıkları, söz konusu sözleşme ve protokolün davalı bayi tarafından davacı muhataba Ereğli 3 Noterliğinden gönderilen 12/06/2017 tarihli ihtarname ile süresinden önce feshedildiği, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız olarak fesih edildiğine yönelik kararı davalılarca istinaf edilmediğinden sözleşmenin haksız olarak feshedildiği kesinleşmiştir.Taraflar arasında ilk olarak akdedilen 04/06/2004 tarihli bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü uyarınca düzenlenen 31/12/2003 tarihli Ariyet Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı şirkete 3 adet pompa, 3 adet kompresör, 1 adet hava su saati, 1 adet jeneratörün temlim edildiği anlaşılmıştır. 05/09/2013 tarihli \"Bayilik Protokolü\"nün Demirbaş Eşya Teslimi Yükümlülüğü Başlıklı 3.2.2 maddesinde; ..., Bayi tarafından ...'e karşı işletileceği taahhüt edilen istasyona hazır olarak mevcut olan ve aşağıda tadat edilen demirbaş eşyayı, bayilik anlaşması  gereğince bayiye temlim etmekle yükümlü olup işbu protokol öncesinde aşağıda dökümü verilen demirbaş eşya, bayiye temlim edilmiştir.- 3 adet 4 tabancalı dalgıç tipi akaryakıt pompası(eski pompaları teslim almak kaydı ile)- 1 adet kompresör (mevcut kompresör istasyonda ariyet olarak kalmaya devam edecek)- 1 adet jenaratör(mevcut jeneratör istasyonda ariyet olarak kalmaya devam edecek)- Hava su saati (mevcut hava su saati istasyonda ariyet olarak kalmaya devam edecek)- full otomasyon kurulumu(mevcut olan otomasyon 14.412,00TL'lik hizmet bedeli faturası karşılığı bayie hibe edilecek)-Full kurumsal kimlik revizyonu,-Otomasyon sistemindeki mevcut tanklar bedeli şirket tarafından karşılanmak kaydı ile kalibrasyon yaptırılacak.<br>... tarafından BAYİ” e teslim edilmiş ve edilecek bu demirbaş eşyanın mülkiyeti, ...” e ait olup; demirbaş eşyanın tabi olacağı hüküm ve şartlar, TARAFLAR arasında imza edilecek ariyet sözleşmesi ile tespit edilecektir. '' Düzenlemesi yer almaktadır. Davalı bayi tarafından Ereğli 3 Noterliğinden gönderilen 12/06/2017 tarihli ihtarname ile süresinden önce bayilik sözleşmesinin feshedildiği, bayilik sözleşmesinin feshin sonuçları başlıklı 46/a maddesinde;Bayi, fesih tarihini takiben 2 gün içerisinde istasyonu ve tesislerini ...'e teslim edeceğini, aksi halde ... tarafından cebri icra yoluyla tahliye edileceğinin düzenlendiği, davalı tarafça sözleşmenin feshedilmesi üzerine davacı tarafça kimlik ve demirbaş ürünlerin sökümü için davalı şirket tarafından işletilen istasyona gitmeden önce ...'ye ait ....75 numaralı telefon ile yapılan görüşmede istasyon yetkilisinin ...'e ait hiçbir kurumsal kimlik giydirme demirbaş ürünü olmadığı ve söküm için istasyona hiç bir şekilde gelinmemesinin söylendiği belirtilerek istasyon yetkililerinin söküme izin vermemesi üzerine tutanak düzenlendiği belirtilerek dosyada sureti bulunan 28/06/2017 tarihli tutanağın düzenlendiği görülmüştür.Davacı tarafça dava dilekçesinde taraflar arasındaki protokolün 5.3. Maddesinde bayilik ilişkisinin feshi halinde sonuçlarının düzenlendiği belirtildiği halde dosya arasında  05/09/2013 tarihli 7 sayfadan oluşan \"Bayilik Protokolü\"nün 5.3. Maddesinin başladığı 5. Sayfanın ibraz edilmediği, yine 04/06/2004 tarihli  5 sayfadan oluşan bayilik protokolünün bayilik ilişkisinin ihlali ve feshi başlıklı 5.3. Maddesinin düzenlendiği 5. Sayfanın dosya içerisinde bulunmadığı, makemece hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında eksik olan sayfaların dosyaya ibrazının sağlanarak bu maddelerin incelenmediği anlaşılmıştır.05/09/2013 tarihli 7 sayfadan oluşan \"Bayilik Protokolü\"nün 5.3. Maddesinin başladığı 5. Sayfa dosyaya ibraz edilmemiş ise de, maddenin devamının 6. Sayfada devam ettiği, 6. Sayfadaki kısımda;'' ...çe bayi ve /veya istasyon’a sağlanan ve sabit nitelikte olmayan her türlü demirbaş eşya, ekipman ve malzemeyi ... firmasına iade etmeyi, sabit nitelikte olmayan bu demirbaş eşyanın iade edilememesi halinde ise bunların bedellerini ...’e iade etmeyi; kabul beyan ve taahhüt etmiştir. '' hükmü düzenlenmiş olup bu düzenlemeye göre mahkemece protokolün 3.2.2 maddesinin birlikte değerlendirilip varılacak kanaate göre davacı tarafın ariyet ve demirbaşların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkin talebi konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda belirtilen 05/09/2013 tarihli 7 sayfadan oluşan \"Bayilik Protokolü\"nün ve 04/06/2004 tarihli  5 sayfadan oluşan bayilik protokolünün tüm sayfalarının bulunduğu onaylı sureti ve 05/09/2013 tarihli \"Bayilik Protokolü\"nün 3.2.2. Maddesi uyarınca düzenlenmiş ariyet sözleşmesi var ise dosyaya ibrazının sağlanması yönünde davacı vekiline sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi,  tüm eksiklikler giderildikten sonra öncelikle, davacının davalıya fatura ettiği ve iadesini talep ettiği ariyet, ekipman ve yatırımların neler olduklarının tespiti, davacının 05/09/2013 tarihli tarihli protokol ile ileriye etkili olarak sona ermiş bulunan 04/06/2004 tarihli tarihli sözleşme ve protokol kapsamında önceden davalıya teslim ettiği ve  26/09/2013 tarihli tarihli sözleşme ile aynı tarihli protokole göre davalının kullanmaya devam ettiği davacıya iadesi gereken menkul nitelikte ariyetler bulunup bulunmadığının tespiti, davacı faturalarında istenen kalemler ile iadesi gerektiği tespit edilen kalemler varsa bunların karşılaştırılması, davacının iadesini talep ettiği ariyet ve yatırım bedellerinden davalı tarafından  05/09/2013 tarihli protokolün 3.2.2.   maddesi kapsamında bedeli ödenmiş yatırımlar varsa bunların tespiti, davacı tarafın kâr mahrumiyeti alacağınına yönelik önceli bilirkişi raporlarına karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçelerindeki itirazları da değerlendirilerek, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını da karşılar denetime elverişli bilirkişi raporu alarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Mahkemenin kabulüne yönelik HMK. 355 madde uyarınca dairemizce resen inceleme yapıldığında, HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli ve hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde icrası kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, bayilik sözleşmesini fesheden davalı şirketten ve bayilik sözleşmesini garantör sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişilerden kâr mahrumiyeti alacağının tahsili, ariyet ve demirbaşların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelin tahsilini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen  kabulü ile 11.013,56 TL kar mahrumiyeti tazminatı ve 7.800,00 TL ödenmeyen yatırım bedeli tazminatı olmak üzere toplam 18.813,56 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, ancak kabul edilen dava değerinin hangi davalıdan tahsil edileceği hususu açık ve anlaşılır olmadığı gibi kararın gerekçe kısmında hangi davalının sorumluluğu bakımından bir değerlendirme yapıldığı da anlaşılır değildir.  Bu nedenlerle karar icrada tereddüde yol açacak niteliktedir. Davacı vekilince bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa da Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde aranan niteliklerden yoksun olması ve yoksunluğun da kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen gözetilmiştir.Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355,297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 Tarih ve 2020/154 Esas - 2022/109 Karar sayılı kararının HMK'nın 355,297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a03a8821f7dbc59","SID":"c40814c8f0453fec"}}