{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2342 Esas<br>KARAR NO:2025/1050 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/737 Esas - 2022/553 Karar <br>TARİH:27/09/2022<br>DAVA:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile borçlu şirket arasında borçlu şirkete ait gönderileri taşınması konusunda mutabakata varıldığını, müvekkil şirketin işi karşılığında hakkettiği taşıma ücreti faturasının elektronik fatura olup aynı gün sistemine düştüğünü  ancak borçlu şirketin borcunu ödemediğini, bu sebeple ... sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı şirketin müvekkil şirkete borcu bulunmadığını, icra takibi faturanın hatalı tanzim edildiğini, faturanın müvekkil şirkete iade edildiğini ve bu sebeple icra takibine itirazda bulunduğunu, bunun üzerine icra takibinin durduğunu, borçlu şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden 2020 yılına ait  BA-BS  formlarının cebini, ... sayılı icra takibine vaki itirazının haksız ve usulsüz olduğunu, icra takibine vaki itirazın iptalini, icra takibinin  devamını, haksız yere itiraz eden borçlu şirketin %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı taraf dava dilekçesinde müvekkil şirketle aralarındaki gönderilerin taşınması konusunda mutabakata vardığını ve gönderinin İsviçre’ye taşındığını iddia ettiğini, davacı tarafından düzenlenen faturanın müvekkil şirket tarafından kabul edilmeyip iade edildiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddini, davacının alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından gönderinin İsviçre’ye hava yolu ile taşındığını, e fatura ile tahakkuk ettirilip davalı şirketin sistemine gönderildiğini, taşıma ücretinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı şirket adına imza vazeden ...’ın  davalı şirketin temsilcisi olduğunu, davalı şirketin taşıma ücreti icra takibine vaki itirazlarının hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkil şirketin hak kazandığı taşıma ücretinin sorumlusu, taşıma sözleşmesinin tarafı olan konşimentoda gönderen olarak yazılı olan ve temsilen temsilcisinin imzası bulunanın davalı şirket olduğunu, buna istinaden davanın aynen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 27/09/2022 tarih ve 2021/737 Esas - 2022/553 Karar sayılı kararında; \"Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 18.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturalara dayanmıştır.Tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.Bilirkişi tarafından 11/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı ... A. Ş nin  2020-2021 dönemleri yasal ticari defterlerinin ticari defterlere ilişkin kanun maddelerine uygun esaslara tutulduklarını, açılış kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yapıldığını, onaylanmış ve sahipleri lehine delil niteliklerinde olduğunun tespit edildiğini, davacının davalı adına düzenlediği 26/12/2020 tarihli ve 30.351,15 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerin de kayıt görmüş olduğunu, söz konusu fatura tutarını davacının mükellefi bulunduğu vergi müdürlüğüne  form BS ile beyan ettiğini, davalının ise söz konusu faturanın yasal ticari defterlerin de kayıt görmemiş olduğunu, kayıt görmediği için de form BA beyanının yapılmamış olduğunun  tespit edildiğini bu sebeple davacı ... A. Ş nin  davalı ... San. Ltd.Şti. den 30.351,15 TL alacağı olduğunu, davacının incelenen ticari defter kayıtları ve oluşan muavin defter hesap hareketlerinden tespit edildiğini, davacının tespit edilen 30.351,15 TL tutarlı asıl alacağını taraflar tacir olduklarından 05/04/2021 takip tarihinden itibaren başlamak üzere % 16,75 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği bildirilmiştir. HMK 222.(1) madde hükmü gereği \" Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut....deliller ile  ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)<br>Mahkememizce, HMK 222 gereği tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup; tarafların  ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir. Yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının  kabulüne, alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, ''  A)Davanın KABULÜ İLE;1-Davalının İstanbul 18. İcra Dairesinin... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,2-Asıl alacağın %20 si olan 6.070,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/09/2022 Tarihli, 2021/737 E., 2022/553 K. Sayılı gerekçeli kararının 08/11/2022 tarihinde tarafa tebliğ edilmiş olduğunu,Davacı şirket tarafından; ...takip numaralı gönderinin İsviçre'ye taşınması hususunda müvekkili şirket ile aralarında mutabakata varıldığını, bu sebeple de davacı şirketin ilgili gönderiyi İsviçre'ye taşıdığını, işbu taşıma işi karşılığında müvekkili şirket adına 26/12/2021 tarihli 30.351,15 TL bedelli fatura düzenlendiğini, ancak müvekkili şirket tarafından işbu taşıma ücreti faturasının ödenmediği iddia edilerek ... sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığını, işbu icra takibine itiraz edilmesi neticesinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/737 E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine itirazın kaldırılması davasının açıldığını, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; HMK madde 222 uyarınca tarafların ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğunu, bu sebeple de sahibi lehine delil niteliği taşıdığının belirlendiğini, 11/05/2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiğini, ancak işbu kararın hukuka aykırı olup kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  <br> 22/07/2020 tarihli, 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile, HMK madde 222'de değişiklik yapılarak, diğer tarafın ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi durumunda ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, değişiklik öncesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesine göre ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için; diğer tarafın ticari defterlerinde ilgili hususa ilişkin hiçbir kayıt bulunmaması gerektiğini, ancak bu şartın 22.07.2020 tarihli 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklikle kaldırıldığını, anılan kanun ile; \"diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz'' hükmünün getirildiğini, bu sebeple de değişiklik sonrası HMK madde 222 uyarınca; \"taraflardan birisi iddiasını ticari defterindeki kayıt ile ispatlayacaksa diğer tarafın da ticari defterlerinde ilgili hususa ilişkin bir kaydın bulunması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ya da diğer tarafın defter kayıtlarının aksini senetle ispat etmemesi gerekmektedir.\" iddiasını ticari defterlerine dayandıran tarafın ticari defterinde bulunan kayıt, diğer tarafın ticari defterinde bulunmuyorsa bu durumda ticari defterler sahibi lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini,Somut olayda müvekkili şirketin ticari defterlerinde davacı şirketin iddia ettiği alacak ve faturaya ilişkin bir kaydın bulunmadığını,  somut olayda davacı şirket, iddiasını ticari defterlerine dayandırıldığını, bu sebeple de ticari defterlerinin incelenerek rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edildiğini,  11/05/2022 Tarihli bilirkişi raporunda ise; her iki tarafın da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, her iki tarafın defterlerinde açılış ve kapanış onayı bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, müvekkil şirketin ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, davacı yanın ticari defter kayıtlarında müvekkil şirketten 30.351,15 TL alacağı bulunduğuna ilişkin fatura ve bu faturaya ilişkin vergi dairesine BS beyanında bulunduğu, müvekkil şirketin ticari defter kayıtları incelendiğinde ise; davacı şirketin ticari defterinde kayıtlı olan faturaya ilişkin bir kaydın müvekkil şirketin ticari defterlerinde bulunmadığı ve müvekkil şirket tarafından, davacı şirket tarafından iddia edilen alacağa ilişkin BA beyanında bulunulmadığı hususlarının tespit edildiğini, görüldüğü üzere; her iki tarafın da usule uygun tutulan ticari defterlerinin incelendiğini, davacı şirketin iddiasını dayandırdığı ticari defterinin lehine delil olarak kabul edilebilmesi için HMK madde 222 uyarınca müvekkili şirketin ticari defterlerinde de aynı hususa ilişkin bir kaydın bulunması gerektiğini, somut olayda ise, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan 26/12/2021 tarihli, 30.351,15 TL bedelli fatura müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, ancak ilk derece mahkemesi tarafından, müvekkili şirketin ticari defterlerinde davacı şirketin ticari defterlerindeki kaydı doğrulayan hiçbir kayıt bulunmamasına karşın, hukuka aykırı olarak davacı şirketin ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiğini, işbu sebeple İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 Tarihli, 2021/737 E., 2022/553 K. Sayılı hukuka aykırı kararının kaldırılarak iddiasını ispat edemeyen davacı şirketin davasının reddi gerektiğini,Davacı şirket iddiasını hiçbir delille ispat edemediğini, işbu sebeple davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ihracat odaklı çalışan bir şirket olduğunu, somut uyuşmazlığa konu gönderilerin de müvekkili şirketin müşterisi olan...'a teslim edildiğini, ancak müvekkili şirketin, gönderilerin davacı şirket tarafından taşınması ve taşıma ücretinin müvekkili şirket tarafından ödeneceği hususunda bir talimatın ya da davacı şirket ile bir anlaşmasının bulunmadığını, nitekim dava dosyasına sunulan mail yazışmaları ve diğer kayıtlardan da görüleceği üzere,  dava dışı ..., davacı şirkete gönderilerin taşınması hususunda talimatın verildiğini, taşıma ücretinin kendisi tarafından ödeneceğini kabul ettiğini, bu hususa rağmen davacı şirketin, 26/12/2020 tarihli, ... numaralı, 30.351,15 TL tutarlı faturayı müvekkili şirkete tahakkuk ettirdiğini, müvekkili şirketin ise işbu faturayı kabul etmediğini, aynı gün içerisinde sistem üzerinden davacı şirkete iade ettiğini ve faturanın hatalı düzenlendiğini davacı şirkete mail yolu ile bildirdiğini, Türk Ticaret Kanunu madde 21/2 amir hükmü gereği fatura 8 gün içerisinde iade edilerek, içeriği müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğinden, davacı şirketin iddiasını kesin delil ile ispatlaması gerektiğini (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2017 Tarihli, 2017/1713 E., 2017/5399 K. Sayılı Kararı), somut olayda ise; davacı şirketin iddiasının ispatı için ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiğini, davacı şirketin ticari defterlerinde bulunan kayıt müvekkili şirketin ticari defterinde bulunmadığından davacı şirketin işbu iddiasını ispatlayamadığını, yine, müvekkili şirketin davacı şirket ile aralarında herhangi bir taşıma sözleşmesi bulunmadığından ve bu sebeple de iddia edilen bir borcu bulunmadığından BA formunda da faturaya ilişkin bir kaydın bulunmadığını, davacı yanın iddiasının hiçbir delil ile ispatlayamadığını, ancak işbu duruma rağmen ilk derece mahkemesi tarafından hatalı ve hukuka aykırı değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verildiğini, işbu sebeple, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 Tarihli, 2021/737 E., 2022/553 K. Sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini,İleri sürerek, tehiri icra ve istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, davacı yanın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; uluslararası havayolu ile taşıma hizmetinden doğduğu iddia olunan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece icra dosyası ile tarafların ba-bs formları celbedilerek tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış, akabinde tarafların  ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dava kabulü gerektiği gerekçesi ile dava kabul edilmiştir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; her iki tarafın defterlerini ibraz etmesi ve tarafların defterlerinin sahipleri lehine delil niteliği bulunduğu, takip dayanağı faturanın ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve vergi dairesine beyan edilmediği bilirkişi raporu ile tespit edilmesine rağmen mahkemece davacı defterlerindeki kayıt esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği, dava konusu edilen taşımanın dava dışı alıcı Sika firması tarafından organize edildiği ve davacıya taşıma talimatının da bu firma tarafından verildiği, taşıma ücretinin de bu firma tarafından ödeneceği, bu nedenle davacı tarafından gönderilen e-fatura defterlere kaydedilmeyerek yasal sekiz günlük süre içerisinde faturaya itiraz edildiği, itirazın mail yolu ile de davacıya bildirildiği, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, buna rağmen mahkemece sadece davacı defterindeki kayıt esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu yönündedir.Mahkeme kararlarının neleri kapsaması gerektiği 6100 Sayılı HMK'nun 297 inci maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca Anayasa’mızın 141 inci maddesi “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır” hükmünü amirdir. HMK'nun 297/1-c bendi ile 297/2 fıkrası uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması zorunludur. Bu anlamda istinaf kanun yoluna tabi olan mahkeme kararının HMK'nun 297. maddesine uygun, denetime elverişli ve gerekçeli biçimde oluşturulması zorunlu olup anılan niteliklere uygun olmayan kararlar Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edecektir.6100 sayılı HMK'nun 222/1 fıkrası uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222/3 fıkrası uyarınca, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Somut davada; davacı yan dava dilekçesine ekli proforma faturaya konu emtianın Türkiye'den İsviçre'deki alıcısına havayolu ile taşınması işi konusunda davalı şirket ile anlaşıldığını, emtianın alıcısına teslim edildiğini, ancak teslimat sonrası düzenlenen takip dayanağı 26/12/2020 tarihli ve 30.351,15 TL tutarlı navlun faturasının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürmüş, dava dilekçesi ekinde havayolu taşıma senedinin yabancı dildeki örneğini, proforma faturanın yabancı dildeki örneğini, kargo teslim belgesini ve gönderiye ilişkin davacı şirketin gönderi takip kaydı sisteminde yer alan bilgi sayfasının çıktısını dosyaya sunmuş, davalı yan ise bu taşımaya ilişkin anlaşmanın davacı ile dava dışı alıcı ... firması arasına olduğunu, taşıma ücretinden dava dışı firmanın sorumlu olduğunu, bu nedenle faturaya itiraz edildiğini ve defterlere kaydedilmediğini, bu durumun mail yolu ile de davacıya bildirildiğini savunmuş, dava dışı alıcı ile davalı arasındaki mail yazışmalarının yeminli tercümelerini, yine davacı ile davalı şirket arasındaki mail yazışmalarını dosyaya sunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından ön inceleme celsesinde de uyuşmazlık \"Davacının taşıma işlemi sebebi ile düzenlediği faturaya dayalı icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği, taşıma işleminin davalı tarafından yaptırılıp yaptırılmadığı, davalının faturaya itiraz edip etmediği \" şeklinde tespit edilmiş olup, basit usule tabi davada HMK'nun 320/2 fıkrası uyarınca tahkikatın bu tespitler esas alınarak yürütülmesi zorunludur. Ne varki mahkemece gerekçeli kararda taraflarca sunulan delillerin hiçbiri değerlendirilmemiş ve buna göre davacı iddiasının neden kabul edildiği, davalı savunmalarına neden itibar edilmediği gerekçelendirilmemiş olup,  karar istinaf denetimine elverişli değildir. Öte yandan her iki tarafın ticari defter ve kayıtları usulüne uygun olarak tutulmuş bulunduğundan ve takip dayanağı fatura davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi, vergi dairesine de beyan edilmediğinden, HMK'nun 222 maddesi uyarınca davacı defterlerinde yer alan tek taraflı kayıt iddianın ispatı için tek başına yeterli olmayıp, dosyaya mübrez deliller çerçevesinde taraflar arasında varlığı iddia olunan taşıma sözleşmesinden doğan alacağın varlığı ve miktarının tespiti zorunludur.Yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece yapılması gereken iş, davacı iddiası ve davalı savunmalarına göre ispat yükünün kimde olduğunu da tespit edip, yabancı dildeki havayolu taşıma senedinin yeminli tercümesi de dosyaya kazandırılıp, gerekli görülmesi halinde dava konusu taşımaya ilişkin gümrük belgeleri de celbedilerek, dosyaya mübrez deliller (havayolu taşıma senedi, proforma faturanın yabancı dildeki örneği, kargo teslim belgesi, gönderi teslim bilgileri, e-mail yazışmaları) takip ve dava dayanağı faturaya konu taşımaya ilişkin anlaşmanın davacı ve davalı arasında yapılıp yapılmadığı ve davacının davalıdan alacağının varlığı ve miktarı hususunda denetime elverişli ve gerekçeli karar oluşturulması iken, yazılı şekilde gerekçesiz hüküm tesisi yerinde olmamış, davalı yanın istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle, davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 297, 355, 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın  mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih ve  2021/737 Esas ve 2022/553 Karar sayılı kararının HMK'nın  297, 355, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81dcd20163772bf8","SID":"1bd0c49b8d10ff29"}}