{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2335 Esas<br>KARAR NO:2025/1049 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/499 Esas - 2022/623 Karar <br>TARİH:03/10/2022<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı... A.Ş.  tarafından işbu davaya konu icra takibinde ... Ltd. Şti. ve...'ın borçlu olarak bulunduğu ... (Eski No: ...) sayılı dosyasından yazılan talimat uyarınca ... Talimat sayılı dosyasından takip dışı 3. kişi konumundaki davacı müvekkil şirketine  haciz işlemi yapılmak üzere gelindiğini, müvekkilinin mülkiyetinde bulunan mallarına haciz işlemi uygulandığını, ancak takibe konu edilen borcun müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı tarafa hiçbir surette borcu bulunmamasına rağmen icra baskısı altında borcun müvekkili şirketten tahsil edilerek haksız kazanç elde edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı alacaklının en fazla 210.00,00 TL tahsil edebileceğini, perdelenmenin aralanması teorisinin gerçekleşmediğini belirterek, davanın kabulü ile 475.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren mevduata işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  huzurdaki davanın alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, huzurdaki davanın istirdat davası olarak da devam edilmesi halinde dava şartlarının oluşmadığından reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da, hacizde istihkak prosedürünün tamamen usul ve yasaya uygun olarak işlendiğini, davacının yapmış olduğu ödemede hiçbir ihtirazı kaydın ileri sürülmediğini, dolayısıyla davacının borcu kabul ettiğini, davacı taraf ile müvekkili arasında 22/04/2021 tarihinde ibraname imzalanarak icra dosyası borcunun indirimli olarak kapatıldığı konusunda anlaşıldığını, istihkak iddia eden davacının bu ibranameyi  borcu üstlenen 3. Şahıs olarak imzaladığını, her türlü dava ve alacak hakkından feragat ettiğini, borçlu şirket ile davacı şirket arasında organik bağın mevcut olduğunu, davacı tarafın iddialarının istihkak davasında incelebilecek iddialar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 03/10/2022 tarih ve 2021/499 Esas - 2022/623 Karar sayılı kararında; \"Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, ...as sayılı takip dosyasına yapılan ödemenin istirdatına  ilişkindir.Davaya konu İ... sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... Bankası A.Ş olduğu, borçlusunun ise .... Şti ile... olduğu, takip konusu alacak miktarının 403.105,29TL, alacağın... A.Ş tarafından 26/12/2018 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik alındığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamı incelendiğinde; Dava dışı ... Şti nin dava dışı ... Bankası AŞ kredili müşterisi olduğu, 07.04.2017 Tarihinde T.C Üsküdar 21.Noterliği aracılığı ile ... Yevmiye Nolu ihtarname Muhataplar : ....Ltd. Şti. ...(TC:...) ve ....Ltd Olmak üzere düzenlenerek hesapların kat edilmiş ve Toplam Borç Tutarı:23.113,65 ... USD nin 24 saat içinde ödenmesi talep edilmiştir.14.04.2021 Tarihinde “..., ... Bursa “adresine haciz yapılmıştır. Davacı ....Ltd. tarafından davalı... A.Ş ye 144.000,00 TL nakit 331.000,00 TL Banka hesabına gönderilerek Borcu Üstlenen 3.Şahıs sıfatı ile ibraname imzalanmıştır. Söz konusu ibraname “İşbu ibraname... sayılı Dosya borcuna binaen hazırlanmış olup, bu ibraname alacaklı... A.Ş ile borcun üstelenen 3.Şahıs .... Şti arasında imzalanmış ve toplamda 475.000,00 TL miktarda anlaşılmıştır.Bu paranın 331.000,00 TL alacaklı... A.Ş banka hesabına gönderilmiş,144.000,00 TL elden nakit alınmıştır.İbraname kapsamında taraflar karşılıklı her türlü dava ve alacak hakkından tahsil harcı borcu üstelenen ait olmak üzere vazgeçmiş sayılacaktır.İbraname ile... A.Ş nin ...Tekstil ‘den tahsil harcı hariç bu dosyadan hiçbir alacağının kalmadığını ve bu dosyadan kaynaklana tahsil harcı hariç her türlü borçtan ibraz ettiğini gayri kabulü rücu olmak üzere kabul etmişlerdir.Taraflar sözleşme serbestisi ilkesi doğrultusunda amaçlanan yegane hususun bu olduğunu kabul ve taahhüt ederler. Herhangi bir uyuşmazlıkta İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkilidir. “hükümlerini içermektedir.Mahkememizce resen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir ..., Bankacı ...ve Nitelikli Hesap Uzmanı ...tarafından hazırlanan 24/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"...Ticaret Sicil kayıtlarında yapılan inceleme de ...Ltd nin 2019 yılında kurulduğu,Bursa Ticaret sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğu ,firma adresinin ...Yıldırım Bursa olarak yer aldığı ,firma ortağının ...olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ... Şti nin ise 2012 yılında kurulduğu ,İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğu ,firma adresinin “İ... “ olarak yer aldığı firma ortağının... olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında ... Bankası A.Ş ile ...Ltd'nin müşteri banka ilişkisi olduğuna dair herhangi bir belge görülememiş, imzalanan ibranameye ilişkin hukuki değerlendirme ve takdir sayın Mahkemenin olmak üzere davacı tarafından davalıya yapılan 475.000,000 TL tutarın “Borcu Üstlenen 3.Şahıs” sıfatı ile yapıldığı tespit edildiğinden tarafların taleplerine ilişkin değerlendirme ve takdirin  Mahkemenindir..\" yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davacı tarafından ihtirazi kayıtsız yapılan ödemenin \"borcu üstlenen 3.şahıs\" sıfatı ile yapıldığı ve aksini gösterir bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile,''1-)Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini,Savunma haklarının kısıtlandığını; delil dilekçelerinde bulunan delillerinin celbine karar verilmeksizin \"alelacele\" dosya karara çıkarıldığını; delil listelerinde bulunan tanık delilini bildirmeleri için taraflarına süre tayin edilmediğini, gerekçeli kararda da neden tanık delilinin değerlendirilmediğine yer verilmediğini, yerel mahkeme tarafından talep edilmesine rağmen  tanıklarını bildirmeleri için süre tayin edilmediğini ve ara kararla hak tanınmadığını; tanık delili ile birlikte müvekkilden zorla ve psikolojik şiddetle, iradesi dışında korku ve haciz baskısı ile tahsilat yapıldığı ispat edileceğini fakat yerel mahkeme tarafından delilleri değerlendirilmeksizin karara varıldığını;Temlik alınan tutarın 210.000.-TL olup en fazla temlik alınan tutar kadarıyla tahsilat yapılabileceğini, hiçbir şekilde ve şartta kabul anlamına gelmemek ve fazlaya dair tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla; davalının görülen davaya konu icra dosyasını bir bankadan temlik aldığını ve temlik alacaklısı olarak işlemleri ifa ettiğini davalının dosyadaki alacak ve tahsilat yetkisinin temlik sözleşmesinde yer alan miktarla sınırlı olduğunu; dava dışı bankanın davalıya tahsilat yetkisi tanıdığı miktarının  işbu dava dosyasına konu icra takibi yönünden  temlik sözleşmesinde temlik edilen tutarla sınırlı olup görülen davaya konu icra takibinin davalıya temlik edilen tutarının 210.000,00-TL olduğunu; temlik sözleşmesinde tüm dosya borcunun kül halinde temlik edilmediğini, sınırlı miktarda alacağın temlik edildiğinin görüleceğini; temlik edilen tutarla sınırlı olarak  icra işlemlerinin devamının kararlaştırıldığı da ayrıca sözleşme ile hüküm altına alındığını,davalının en fazla ve üst limit olarak icra dosyasından 210.000.-TL tutarında tahsilat yapma yetkisine sahip olduğunu; icra dosyası hangi miktar üzerinden başlatılmış olursa olsun temlik sözleşmesi gereği temlik edilen tutarla sınırlandırılmakta olup fazlaya dair haklardan bir nevi feragat edilmekte ve sözleşmede yer alan tutar nisabında icrai işlemler devam etmekte olduğunu;  davalının bu tutarın kat be kat üzerinde miktarlar tahsil ederek bir kez daha kötü niyetini açık ettiğini; temlik sözleşmesinin celbiyle ve icra dosyasının celbiyle işbu hususun ispata ereceğini,Dosyada borcu üstlenen 3.şahıs ibaresinin davalı şirket tarafından zorla imzalatıldığını, yerel mahkemenin yalnızca davacı Şirketin \"borcu üstlenen 3. Şahıs sıfatıyla ödeme yapıldığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini,  davalı avukatı tarafından haciz baskısı ve \"bağırmalar çağırmalar\" vasıtasıyla imzalatılan belgeye yine müvekkili şirketin dahli olmaksızın \"borcu üstlenen 3. Şahıs\" ibaresinin eklendiğini; borç üstlenme işleminin ayrı ve bağımsız bir sözleşmeyle gerçekleştirilmesi gerektiğini, basit bir belgeye sadece başlık babında eklenen cümleyle borç üstlenmesinin gerçekleştirilmeyeceğini, haciz mahallinde, onlarca polis arasında davalının 3 tane avukatı, haciz memurları ve araç şoförünün, nakliye personellerinin, nakliye araç kullanıcılarının bulunduğu ortamda bir nevi baskın yapılarak gerçekleştirilen işlemler neticesinde baskı, korku ve panikle ne olduğunu dahi anlamayan müvekkili şirket yetkililerinin haciz baskısıyla imzalatılan belgeden sorumlu tutulabilmesinin ve yerel mahkemenin de bu belgeye dayanarak davanın reddine karar vermesinin hukuk garabeti olduğunu, müvekkili şirketin adresinde, borç ödenmemesi durumunda tüm malların muhafaza altına alınacağı ve yediemine gönderileceği baskısının kurulduğunu; hatta haciz mahalline nakliye personelleri, yükleme personelleri ve nakliye araçları ile vinçler de getirildiğini; bu baskı altında ödeme yapılmaması durumunda muhafaza işlemine başlanacağının belirtildiğini; müvekkili şirket yetkilisinin itirazları sonucunda hatta bir kısım malları da muhafaza işlemine geçilerek toplatıldığını ve araçlara yükletildiğini; bu hususların tanık beyanları ile de ispat edileceğini; mahalde bulunan nakliye personellerinin tanık olarak dinlenmesi halinde de ayrıca ispat edileceğini,  müvekkili şirket yetkililerine başka çıkar yolu bırakılmamış olup haciz memurlarının da bizzat davalı yetkilisi gibi şaibeli davranışlar sergileyerek hukuk tanımaz davranışlar sergilediklerini, müvekkili şirket yetkilisine \" ödemezsen herşeyini kaldıracağız, çabuk para bul öde\" denildiğini,Organik bağın ispat edilemediğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde; müvekkili şirket yetkilisi ve faaliyet alanı ile borçlular arasında hiçbir organik bağın olmadığının ve müvekkili şirketin bağıntısız olduğunun  tespit edildiğini, organik bağ için gereken şartların  hiçbiri gerçekleşmemesine rağmen müvekkili şirket adresinde yapılan haczin baskı altında ve zorlama ile yapıldığını ve tahsilatın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket adresinde yapılan hacz açık bir şekilde hukuka aykırı olup davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu,Bilirkişi raporuna itirazlarının hiçbir şekilde dikkate dahi alınmadığını, itirazlarının yerel mahkeme hakimi tarafından okunmaksızın, rapora itirazları hususunda ara karar dahi tesis edilmeksizin doğrudan hüküm açıklandığını, yerel mahkemelerde hükümlerin duruşmadan önce hakim tarafından oluşturulduğunu ve hüküm tesis edilen celsedeki beyanların dahi dinlenmediğini; bu durumda da açık bir şekilde adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, görülen dava dosyasında da aynı şey tekrar edilerek hükme varıldığını;Davacı müvekkili şirketin mülkiyetinde bulunan mallarına haciz işlemi uygulanmış olup, haciz sırasında müvekkili şirketin mülkiyete dayalı olarak istihkak iddiası ileri sürmesi ve işbu durumun yargılamayı gerektirmesine rağmen salt dosya üzerinden savunma hakkının kısıtlanarak davalı tarafından İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/572 Esas sayılı dosyasından İİK m.97 hükmüne dayanılarak açılan dava sonucunda takibin devamına karar verildiğini ve  esas icra müdürlüğü tarafından talimat icra müdürlüğüne yazılan talimatta; \"takibin devamı kararı gereğince ilgili mahcuzların muhafaza altına alınması ve borç miktarının karşılanmadığı anlaşılması üzerine tekrar ek haciz ve muhafaza işlemi yapılmasına karar verildiği\" hususunun  belirtildiğini; bunun üzerine 22/04/2021 tarihinde müvekkili şirketin adresine tekrardan hacze gelindiğini, davacının ticari itibarının zedelenmemesi maksadıyla işbu sözde dosya borcu için, haciz ve muhafaza baskısı altında  ödeme yapılmak zorunda kaldığını,  aynı gün haciz ve muhafaza baskısı için müvekkilinin adresine gelinmeden önce müvekkili şirket tarafından İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/585 Esas sayılı dosyasından istihkak konulu dava ikame edilmek zorunda kalındığını; ancak müvekkili şirketin haciz ve muhafaza baskısı altında sözde dosya borcunu ödemek zorunda bırakılmış olması nedeniyle işbu davanın açılması gerektiğini,Davalının, ... (Eski No: ...) sayılı dosyasından yazılan talimat uyarınca ... Talimat sayılı dosyasından takip dışı 3. kişi konumundaki davacı müvekkili şirketin adresine  gelindiği esnada da korku ve panik yaratmak amacıyla kolluk kuvvetleri de alınarak müvekkil şirketin adresine gelindiğini,  müvekkili şirket yetkilisi ...'a dosya borçlusu...'ın sorulduğunu ve borçlunun \"amcası\" olduğunun müvekkili şirket yetkilisi tarafından haciz memurlarına ve alacaklı vekiline bildirildiğini; akabinde müvekkili şirket yetkilisi söze devamla \" O İstanbulda çalışıyor, bu işyeri bana aittir. Onun bu işyeri ile bir bağlantısı yoktur.\" şeklinde açık beyanda bulunulduğunu; müvekkili şirket yetkilisinin kapsamlı ve detaylı açıklamasına rağmen, dosya borçlusu ile hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkili şirkete tamamen spontane şekilde gelindiğini ve müvekkili şirketin hiçbir borcu bulunmamasına rağmen sırf korku ve panik yaratmak, haksız ve hukuka aykırı para tahsilatı sağlamak ve hakkı olmayan parayı tahsil etme hevesi içerisinde olan alacaklı yan tarafından haciz işleminin sona erdirilmediğini ve tüm hukuksuzluklarında bu esnadan sonra başladığını,Bilirkişi raporunda ... isimli şirketteki... isimli şahsın farklı birisi olduğunun ispata erdiğini, davalı vekilinin son anda haciz tutanağına derç ettirdiği beyanında yine diğer iddiaları gibi soyut ve mesnetsiz bir iddiada bulunarak müvekkili şirketin temsilcisi ...'ın ... isimli  şirkette ortaklık yaptıklarını iddia ettiğini; müvekkil şirketin temsilcisinin aile bireyleri ile borçlu şahsın daimi olarak bağdaştırılma çabası ve tabiri caizse \"yama\" yapma çabasına anlam verilememiş olsa da, bunun davalının haksızlığını ve hukuka aykırı davranışlarını kamufle etme çabasının tezahürü olduğunu; her iki...'ın Tc Kimlik numaralarının farklı olduğunun ve aynı şahıslar olmadığının bilirkişi raporu ile ortaya çıktığını; hal böyleyken davalının hacze dayanak gösterdiği iddiaların da çürütüldüğünü,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulü ile ,lk derece mahkemesi kararın istinaf incelenmesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının takip borçlusu olmamasına rağmen ... sayılı takip dosyasına, haciz baskısı altında yapıldığı iddia olunan ödemenin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalının dava dışı ... Tekstil ve...'ın takip borçlusu olduğu ilamsız takibe istinaden, takip konusu borcu ve takip borçluları ile hiçbir ilgisi bulunmayan, takip borçluları ile organik bağı da mevcut olmayan davacı işyerine hacze geldiğini, haciz işlemlerinin yapıldığını ve davacı şirket yetkilisinin istihkak iddiasında bulunduğunu, davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce dosyanın İİK'nun 97 maddesine istinaden icra hukuk mahkemesine gönderildiğini,... sayılı dosyasında 21/04/2022 tarihli karar ile takibin devamına karar verildiğini ayrıca  taraflarına istihkak davası açmak üzere yedi günlük süre verildiğini, bunu üzerine taraflarınca İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/585 esas sayılı dosyası nezdinde istihkak davası açıldığını, ancak bu sırada İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/572 esas sayılı dosyasında verilen karar istinaden davacı işyerine ikinci kez hacze gelindiğini, haciz esnasında davalının üç avukat, polisler, icra personeli ve  nakliyeciler ile hareket ettiğini, baskı altında borcun ödenmesinin kabul edildiğini, 22/04/2021 tarihli ibranamenin altına davacının dahli olmaksızın, davalı vekilinin  baskısı ile ve haciz tehdidi altında \"borcu üstlenen üçüncü kişi\" ibaresinin eklendiğini, bu şekilde davalıya 475.000,00-TL borçlu olunmayan paranın ödenmek zorunda kalındığını, İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/585 esas sayılı dosyasında devam eden istihkak davasında da, yargılama sırasında ödeme yapıldığı gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu nedenle istirdat davası açılmak zorunda kalındığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının icra dosyasındaki alacağın 210.000,00-TL'lik kısmını temlik almasına rağmen, fazla tahsilat yaptığını ileri sürmüştür.Davalı yan; davacının iddialarının istihkak davasında ileri sürülebileceğini, haciz esnasında davacıya baskı yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 22/04/2022 tarihli ibranamenin davacı şirket adına şirket vekili tarafından imzalandığını, davacının takip borçlularının borcunu üstlendiğini ve borcu bu sıfatla ödediğini, ayrıca davacı şirket yetkili ile takip borçlusu şirket yetkilisinin akraba olduklarını ve şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davacının vekili aracılığı ile baskı altında kalmaksızın borcu üstlenerek ödeme yaptığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece ... sayılı takip dosyası,  İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/572 esas sayılı dosyası celbedilmiş, davacı şirket ile dava dışı takip borçlusu şirketin sicil kayıtları dosya arasına alınmış, dosya  üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmış, akabinde tahkikat bitirilmiş ve davacı tarafından ihtirazi kayıtsız yapılan ödemenin borcu üstlenen üçüncü kişi sıfatı ile yapıldığı, aksini gösterir bir delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; tanık deliline dayanmalarına rağmen taraflarına tanıklarını bildirmeleri için süre verilmediği ve savunma haklarının kısıtlandığı, davalı şirkete takip dosyasına konu alacağın 210.000,00-TL'lik kısmı temlik edilmesine rağmen fazla tahsilat yapıldığı, mahkemece 22/04/2021 tarihli ibraname esas alınarak davanın reddedildiği, ancak bu belgenin ve belge altında yer alan \"borcu üstlenen üçüncü şahıs\" ibaresinin haciz tehdidi ve psikolojik baskı altındaki  davacının dahli olmaksızın davalı vekili tarafından eklendiği, bu belgenin baskı altında  imzalatıldığı, davacı ile dava dışı takip borçlusu şirket ve takip borçlusu... arasında hiçbir organik bağ bulunmadığının da bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği, davanın kabulü gerektiği yönündedir.Dava konusu  ... sayılı takip dosyası incelendiğinde, dava dışı temlik eden ... Bankası A.Ş tarafından dava  .... Şti ile... aleyhine 106.320,98-USD ve 19.265,29-TL alacağın tahsili amacıyla, harca esas değer 403.105,29-TL gösterilmek suretiyle 11/05/2017 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, alacağın... A.Ş tarafından Beyoğlu 14 üncü Noterliği'nin 26/12/2018 tarihli ... yevmiye numaralı  temlik sözleşmesi ile temlik alındığı, temlik sözleşmesi ve eki liste incelendiğinde takip konusu alacağın tamamının temlik edildiğinin anlaşıldığı, davacının alacağın yalnızca 210.000,00-TL'lik kısmının temlik edildiğine dair istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/585 esas sayılı dosyasının celbedilmediği anlaşılmış, dairemizce mahkemesinden inceleme talep edilerek; istihkak davasına ilişkin tevzi formu, dava dilekçesi, duruşma zabıtları ve gerekçeli karar evrakı ile kesinleşme şerhi dosya arasına alınmıştır.Dava konusu takip dosyasında yazılan talimat sonucu... talimat sayılı dosyası üzerinden davacı şirketin iş yerine 14/04/2021 tarihinde  polis de eşlik edecek şekilde hacze gidildiği, davacı şirket yetkilisinin takip borçlusu...'ın amcası olduğunu, bu iş yeri ile bir ilgisi bulunmadığını beyan ettiği,  davalı vekilinin talebi üzerine mahalde dava dışı takip borçlusu ile ilgili evrak araması yapıldığı, bilgisayarda dava dışı... adına kayıtlı belgeler bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin bu belgelerin damadı olan başka bir...'a ait olduğunu beyan ettiği, haciz işlemi yapıldığı, davacı şirket yetkilisinin mahcuz mallarla ilgili istihkak iddiasında bulunduğu, davalı vekilinin itiraz üzerine dosyanın esas icra müdürlüğünce bir karar verilmek üzere icra hukuk mahkemesine gönderildiği, İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/572 esas, 2021/732 karar sayılı ve 21/04/2021 tarihli kararı ile; borçluya ait olduğundan bahisle haczedilen menkuller  üzerinde üçüncü şahsın vaki istihkak iddiasına karşı alacaklı tarafından itiraz edilmiş ve mahçuza müşterek  zilyet bulunmuş olmasına binaen üçüncü şahıs, merci kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmakta  muhtar olmak üzere takibin devamına karar verildiği,  davacı tarafından  22/04/2021 tarihinde tedbir talebi açılan istihkak davasının İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/585 esasına kaydedildiği, 29/04/2021 tarihli tensip zaptı ile 5 nolu ara kararı ile hacizli malların muhafaza ve satışlarının kıymet takdiri yaptırılıncaya kadar tedbiren ve teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiği, öte yandan İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/572 esas sayılı dosyasından verilen takibin devamına yönelik karar kapsamında davacıya ait iş yerine 22/04/2021 tarihinde ikinci kez ve polis olmaksızın hacze gidildiği, davacı şirket yetkilisi ...'ın \"borcu ödememiz konusunda  bize kolaylık sağlayın, ödeyelim\" şeklindeki beyanının haciz tutanağına geçirildiği, bunun üzerine davalı vekilinin borçlu ile anlaşma ihtimaline binaen şimdilik bir işlem yapılmamasını talep ettiği, herhangi bir haciz uygulanmaksızın işleme son verildiği, akabinde altında davacı vekili Av. ... ile ve davalı vekilinin imzaları bulunan 22/04/2021 tarihli \"ibraname\" başlıklı belgenin düzenlendiği, belge içeriğinin; “İşbu ibraname... sayılı dosya borcuna binaen hazırlanmış olup, bu ibraname alacaklı... A.Ş ile borcun üstelenen 3.Şahıs ... Şti arasında imzalanmış ve toplamda 475.000,00 TL miktarda anlaşılmıştır.Bu paranın 331.000,00 TL alacaklı...  A.Ş banka hesabına gönderilmiş,144.000,00 TL elden nakit alınmıştır. İbraname kapsamında taraflar karşılıklı her türlü dava ve alacak hakkından tahsil harcı borcu üstelenen ait olmak üzere vazgeçmiş sayılacaktır. İbraname ile... A.Ş nin ...Tekstil ‘den tahsil harcı hariç bu dosyadan hiçbir alacağının kalmadığını ve bu dosyadan kaynaklana tahsil harcı hariç Her türlü borçtan ibraz ettiğini gayri kabulü rücu olmak üzere kabul etmişlerdir.Taraflar sözleşme serbestisi ilkesi doğrultusunda amaçlanan yegane hususun bu olduğunu kabul ve taahhüt edeler. Herhangi bir uyuşmazlıkta İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkilidir.\" şeklinde olduğu, belge altının borcu üstlenen üçüncü şahıs sıfatıyla davacı şirket adına vekili tarafından imzalandığı, vekilin Bursa 11 Noterliği'nin 16/04/2021 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde, hem davacı şirket hem de davacı şirket yetkilisi adına karşı tarafı ibra etme yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. İbranameye istinaden davacı tarafından davalıya ödeme yapılmış olması ve  istihkak iddia edilen mahcuz mallar üzerindeki hacizlerin kalkması nedeniyle İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/585 esas, 2021/1702 karar sayılı ilamı ile konusuz kalan istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,  yine ödemenin ihtirazi kayıtsız yapılmış olması nedeniyle davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedildiği, davacı yanın bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23 Hukuk Dairesi'nin  2022/501 esas,  2024/19 karar sayılı ilamı ile kesin olarak ve esastan reddedildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalıya yapılan ödeme TBK'nun 83 maddesi kapsamında üçüncü kişinin borcu ifası mahiyetinde olup, böylece davacı takip borçlularını ödeme tutarında borçlarından kurtarmıştır. Davacı tarafından bu ibranamenin ve bu ödemenin haciz baskısı altında yapıldığı iddia olunmuş ise de, 22/04/2021 tarihli belgenin ilk haciz tarihi olan 14/04/2021 tarihinde tanzim edilmediği,  davacı işyerine ikinci kez hacze 22/04/2021 saat 14:40 itibariyle davacı şirket yetkilisi ...'ın hazır bulunduğu halde hacze gelindiğinde ise herhangi bir haciz işlemi yapılmadığı, davacı şirket vekili Av. ...'in haciz mahallinde bulunmadığı,  22/04/2021 saat 14:32 itibariyle davacı vekilinin İstanbul 25 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/585 esas sayılı dosyasında tedbir istemli istihkak davasını açmış bulunduğu, bu davada tedbir istemi hakkında henüz bir karar verilmesi beklenmeksizin davacı şirketin vekili aracılığı ile 22/04/2021 tarihli ibranamenin tanzim edildiği, belgenin haciz sırasında düzenlendiğine dair delil bulunmadığı gibi, belgenin davacı istinafının aksine davacı şirket yetkilisi tarafından değil, vekili tarafından imzalandığı, yine davacı istinafının aksine 22/04/2022 tarihli haciz tutanağı kapsamından, ilk hacizden farklı olarak ikinci kez davacı iş yerine gidildiğinde icra müdürlerine polisin  eşlik etmediği, İİK'nun 8 maddesi uyarınca icra tutanaklarının, hilafları sabit oluncaya dek geçerli oldukları, davacı şirket yetkilisinin hazır bulunduğu ve altını imzaladığı 22/04/2022 tarihli haciz tutanağının aksinin ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği, davacı istinafının aksine bu tutanağın aksinin tanık delili ile ispatının mümkün olmadığı (bkz. Kuru/BAKİ, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ikinci bası, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, s.83 vd), mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davacının 144.000,00-TL'lik elden yaptığı ödemeye ilişkin almış olduğu 22/04/2022 tarihli makbuzda herhangi bir ihtirazi kayıt olmadığı gibi, havale yolu ile gönderildiği kabul edilen 331.000,00-TL'lik kısım bakımından da ihtirazi kayıt konulduğunun ispat olunmadığı, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00002ad906becc29","SID":"16fba9a75b878e41"}}