{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 17/07/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t:...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>\t  <br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: ...<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: ...<br>KONKORDATO KOMİSERİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla \t\t   308/h))<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t:...<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Farklı nedenlerle, mali olarak ödeme güçlüğü çeken, nakit döngüsünde sıkıntı yaşayan ve bu sebeplerle de konkordato talebinde bulunan müvekkillerinin ticari hayatının devamında önemli yer tutan keşide ettiği çeklerin bankaya ibrazında \"karşılıksızdır\" şerhi yazılması çek kanunu kapsamında karşılaşacağı yaptırımlar göz önüne alındığında hedeflenen projenin sonuca ulaşmasına ket vuracağını, Çek Kanunu'nun 5. Maddesine göre çekle ilgili olarak \"karşılıksızdır\" işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz dendiğini, bu düzenleme gereğince konkordato neticesinde ödeme yasağı bulunan, ödemeleri komiser denetimine ve onayına tabi müvekkili davacının çekin karşılığını hesabında bulundurması mümkün olamayacağı gibi bulundursa bile ödeme yapılması alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, proje kapsamına dahil olan alacaklıların projeye olan inançlarını zedeleyeceği gibi sürecin sağlıklı ve kontrollü bir şekilde yürütülmesini de engelleyeceğini, Konkordatonun amacının, yatırım ortamının korunması ve iyileştirilmesi, ekonomik verimliliğinin artırılması, finansal sistemin düzenlenmesi, şirket ve işletmelerin korunması olarak sıralandığını, Adli para cezası, elindeki çek yapraklarının ait olduğu bankaya iade etmekle yükümlü olması, yeni çek hesabı açılamayacağı sonuçları göz önüne alındığında, proje kapsamında borçlarını ödemek suretiyle alacaklıları iyi bir şekilde ve eşit koşullar altında tatmin etmeye yönelik konkordato ile ulaşılması öngörülen hedefe ulaşmak mümkün olamamakla birlikte konkordatonun temel amacına ve konkordato sürecine uygun düşeceğini kabul etmenin mümkün olmadığını, fiili olarak mühlet tarihinden önce ve fakat mühlet tarihinden sonraki bir tarih gösterilerek keşide edilmiş bir çekin bedelinin hesapta bulundurulmayarak ödeme yapılmaması bir sorun olduğu gibi ödeme yapılması da başlı başına bir sorun yaratabildiğini, zira, konkordato talep eden borçlu, konkordato mühleti içinde talepten önce keşide ettiği çeklerin bedelini ödememesi halinde cezai yaptırıma maruz kalacak ve çek keşide etme yasağı ile eldeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara ibraz etmekle yükümlü olacağını, bu durumdaki borçlunun yeni çek hesabı açmasının da mümkün olmayacağını, aksi durumda da, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olacağını, ticari faaliyetini keşide ettiği çeklerle sürdüren borçlunun keşide ettiği çeke \"karşılıksızdır\" şerhi yazılması, bu borçlunun konkordato teklifinin başarıya ulaşma ihtimalini zorlaştıracak, hatta imkânsız hale getirebileceğini, hakkında, konkordato geçici veya kesin mühlet kararı verilen borçlu, konkordato teklifinden önce keşide ettiği çekler yönünden iki farklı yaptırımla karşı karşıya gelebileceğini, bu sebeplerle de iş bu kararın bozulması ve neticede çeklerin arkasına konkordato tedbir şerhinin işlenmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilleri tarafından bankalara bırakılan çeklerin iadesini talep edilmiş ise de Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından taleplerinin 3. Kişilerin maddi hukukuna ilişkin haklarına yönelik olduğundan sebeple reddedildiğini, bu kararın hatalı olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle  ilk derece mahkemesince verilen çeklerin arkasına konkordato tedbir şerhinin işlenmesi talebinin reddi kararı ve 29/05/2025 tarihli ara kararın kaldırılıp taleplerinin kabulüne karar verilmesini bankalara ibraz edilecek çeklerin arkasına karşılıksızdır şerhi  yerine konkordato tedbir  şerhinin işlenmesine karar verilmesini  ve bankalara tahsil ve/veya teminat olarak verilmiş olan ve vadesi gelmeyen çeklerin işlemsiz olarak müvekkili şirkete iade edilmesini, vadesi gelmiş ve ödenmiş olan çeklerin ise çek bedellerinin komiser nezaretinde açılmış şirket hesaplarına gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato yargılamasında verilen ihtiyati tedbir kararına yöneliktir.<br>HMK'nun, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>\tİİK'nun 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \" Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>\t...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.  <br>\tPozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>\tBuna göre, 6100 sayılı HMK'nun 12/01/2011 tarihinde kabul edildiği ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28/02/2018 tarihinde kabul edilerek 15/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>\tBu durumda, HMK'nin 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerle ilgili kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>\tGerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki tedbirlere yönelik kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.<br>Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Mahkemesi'nin ... ve ... tarihli, ...Esas sayılı ara kararlarına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının  talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-Davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi....\t\t\t\t<br>...<br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf75e8b45bd75aae","SID":"5c943e81bd3b6ce4"}}