{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO: 2025/265<br>KARAR NO\t: 2025/495<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/03/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 05/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 13/05/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.11.2023 Tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerinin içerisinde bulunduğu AVM' nin su borusunun patlaması sonucu hasar meydana geldiğini, yapılan araştırma ve incelemeler sonucu hasarın \" Ekspertizimizde oluşuna makul olarak hükmettiğimiz hadisede; “......” isimli AVM’nin 22.00 ile 09.45 saatleri arasında kapalı olduğu bir sırada AVM’nin temiz su tesisatının patlaması sonucu AVM tavanından içeri sirayet ederek .... Mutfak Eşyaları Tic. A.Ş. ait “.....” isimli mağazanın alçıpan tavanının ıslanıp çöktüğü ve lekelendiği, tavanda bulunan spot aydınlatmaların ve elektrik tesisatının hasarlandığı, elektrik tesisatına ait pano şalterlerinin attığı tespit olunmuştur.” şeklinde tespitte bulunulduğunu, zarar eksper raporunda detaylıca izah edildiği üzere AVM'nin su tesisatının patlaması sonucu meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu,  meydana gelen zarar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından 26.12.2023 tarihinde ödenen tazminatın, 37.409,03-TL tutarında rücu edildiğini,  müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, davalı taraflarla dava öncesi arabuluculuk süreci yürütüldüğünü,   İstanbul Arabuluculuk Bürosu ..... esas sayılı dosyasında herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, davanın kabulü ile davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 43.294,03-TL üzerinden devamı ile  26.12.2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle  (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin 17.04.2014 tarihli ..... esas, ..... karar sayılı kararı uyarınca sigorta rücu davası sigortalı kimsenin sorumlu kişiye açacağı dava gibi değerlendirilerek görev hususunda bu cihetle karar verilmesi gerekeceğinden sigortalının ve davalının arasındaki ilişkinin esas alındığında mahkemenin görevsiz olduğunu, Yargıtay ...... Hukuk dairesinin 17.04.2014 Tarihli ..... Esas, .... Karar sayılı kararı (EK-1) açıkça; Yargıtay İçtihadi Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 Tarih, 37 Esas, 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus “SİGORTACININ SORUMLU KİŞİ ALEYHİNE AÇACAĞI DAVA SİGORTA POLİÇESİNDEN DOĞAN BİR DAVA DEĞİLDİR. BU NEDENLE HALEFİYET DAVASI BİR TİCARİ DAVA SAYILAMAZ. BU DAVA, AYNEN SİGORTALI KİMSENİN SORUMLU KİŞİYE KARŞI AÇMIŞ OLDUĞU BİR DAVA GİBİDİR. SİGORTALININ MUHTELİF MAHKEMELERDE DAVA AÇMA HAKKI VARSA AYNI HAK SİGORTACININ HALEFİYET HAKKINA DAYANAN RÜCU DAVASI İÇİN DE SÖZ KONUSUDUR.” Şeklinde vurgulandığını,  taraflar arasında kira ilişkisi bulunmakta olduğunu,  öncelikle davanın usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, dava dışı sigortalının kiracı olarak bulunduğu iş yerini su basması nedeniyle sigorta şirketine ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. <br>Davacı sigorta şirketi sigortalısına hasar bedelini ödemiş, TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olarak sigortalının kiralayanı olan davalı ..... Emlak Geliştirme Yatırım İnş.Tic.A.Ş.'ye karşı eldeki davayı açmıştır.<br>Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. <br>HMK'nın 1. maddesinde; \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.\" hükmü yer almaktadır.  HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca \"Mahkemenin görevli olması\" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir...\" düzenlemesi yer almaktadır. <br>HMK'nın 4. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş ve  4/1.a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği belirtilmiştir.<br>Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 30/01/2017 tarihli, .....  E. ..... K. sayılı ilamında; \"...Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. <br>Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır.\" denilerek, sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olması halinde, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. Yine sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan davada da, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nun 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. (İstanbul BAM 45.HD'nin 09/04/2025 tarihli, 2025/294 Esas, 2025/411 Karar sayılı ilamı)<br><br>Dosya kapsamında yer alan kira sözleşmesi incelendiğinde; davalı ile sigortalı işyeri arasında kira sözleşmesi olduğu, ..... Alışveriş Merkezi içerisinde S blok, 036 nolu işyerinin \"..... \" isimli mağazası için sigortalıya kiraya verildiğinin kararlaştırıldığı, sigortalı ..... Mutfak şirketi ile ..... firması arasında franchise sözleşmesi bulunduğu, dava konusu olayın ise kira ilişkisi içerisinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle; davacı sigorta şirketinin, davalı ile sigortalı arasındaki kira sözleşmesine konu iş yerinde, AVM'nin su borusunun patlaması sonucu meydana gelen hasardan kaynaklanan zararlarını talep ettiği, davalı ile sigortalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu, HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında kaldığı gözetilerek; Davacı vekilinin davasının, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin davasının, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, <br>2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği  tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren  2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, (ihtarat yapıldı)<br>3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin İHTARINA, (ihtarat yapıldı)<br>5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. 05/05/2025<br><br>Katip .....<br>¸e-imza  <br> <br> <br>Hakim .....<br>¸e-imza  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d951bc358da6adc","SID":"c51c7f7c74b0b714"}}