{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t                                     <br>ESAS NO\t: 2025/391 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/487<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 05/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ..., ... Makina Ve Kimya Sanayi Limited Şirketi'nin  15.000,00 TL tutarındaki 600 adet sermayesini temsil eden paylarının 7.350,00 TL değerindeki 294 adet hissenin sahibi olduğunu, . Şirket nezdindeki 7.650,00 TL değerindeki 306 adet hissenin sahibi olan bir diğer pay sahibi ... olduğunu,  mevcuttaki %49 - %51 oranlı ortaklık 29.06.2021 tarihli pay devirlerinde oluşturulduğunu, TTK kapsamında esas olan Şirketin devamı olduğunu, fesih son aşamada tercih edilmesi gereken bir vasıta olduğunu, bu nedenle atıf maddenin lafzında da belirtildiği üzere şirketin salahiyeti için fesih yoluna gidilmemesi gerektiği, şirket yönetimi ve kötü niyetli ortağın ortaklıktan çıkarılması gerektiğini, Ortaklıktan mahkeme kararıyla çıkarılma TTK 640. Maddesinde düzenlendiğini söz konusu maddenin 3. Fıkrasında ortaklıktan çıkarma davasını yalnızca şirketin açabileceği hüküm altına alındığını, eldeki davada davacının bu kapsamda bir talepte bulunması mümkün olmadığını. TTK 636. Maddesinden hareket edileceği noktada ise madde lafzında ortaklıktan çıkarılması tek çözüm yolu olarak öngörülmediğini , mahkeme takdirine bağlı olarak alternatif çözüme de karar verilebileceği hükme bağlandığını, somut durumda ortaklıktan çıkarılması gerekliliği yalnızca ...'ın çıkarılması vasıtasıyla şirketin yararına olacağını, davacı tarafından açılan işbu davada, şirketin feshine yönelik talep, hukuki ve ticari açıdan bir dizi geçerli gerekçeye dayalı olarak reddedilmesi gereken bir istem olduğunu, şirketin  faaliyetlerini sürdürebilir nitelikte olduğu ve mevcut ihtilafların, TTK 636 kapsamında asli kusurlu ortak ...'ın ortaklıktan çıkarılması ile çözülmesi mümkün olduğu göz önünde bulundurulduğunda, fesih kararı verilmesi, sadece son çare olarak uygulanması gereken bir adım olması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 636. maddesi gereğince, şirketin faaliyetlerinin devamı esas olup, ancak şirketteki faaliyetlerin iflas veya önemli zararlarla sonuçlanacak şekilde devam edemeyeceği durumlar söz konusu olduğunda fesih gündeme gelmesi gerektiğini, bu bağlamda, şirketin feshine karar verilmesi durumunda yalnızca şirketin ortaklarının değil, aynı zamanda üçüncü kişilerin menfaatleri de ciddi şekilde zarar göreceğini, davacı tarafın iddialarının şirketin faaliyetlerinin devamını engelleyecek nitelikte bir durum arz etmediği ve mevcut ihtilafların çözümü için alternatif yolların kullanılması gerektiği . mahkemeden, davacı tarafın şirketin feshine yönelik talebinin reddine ve ...'ın ortaklıktan çıkarılması vasıtası ile şirketin devamlılığının sağlanması yönünde karar verilmesi talep ettiklerini, müvekkilinin aleyhine açılmış davanın şirketin feshi ile müvekkilin ortaklıktan çıkarılmasına yönelik asıl davanın reddine,  karşı davanın kabulü ile ttk 636/3. maddesi uyarınca fesih yerine diğer ortak ...'ın ortaklıktan çıkarılmasına, bu suretle şirketin devamlılığının sağlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava, 6102 sayılı TTK'nun 621/1-h ve 640/3.maddesi hükmüne dayalı olup, şirketin ortağı olan davacının haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.<br>Toplanan ve sunulan deliller, yapılan yargılama, İTO kaydı  tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;<br>Davacı şirkette pay sahibi iken  yargılama aşamasında payını diğer ortağa devrederek şirketten ayrıldığı ve şirketin kayıtlarında ve sicil gazetesinde devrin ilan edildiği görülmüştür. Davacının talebine göre göre ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir.<br>TTK 640/3 maddesinde \" Şirketin istemi üzerine  ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli  saklıdır. \" düzenlemesi ile şirkette, haklı sebeplerin varlığında ortağı aleyhinde  ortaklıktan çıkarma davası açma hakkı tanınmıştır. Bu yasal düzenleme gözetildiğinde limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açması olanaklı değildir. Böyle bir davanın ancak  Şirket tarafından açılması gerekir. Somut olayda davacı ortağın şirket adına açtığı bir dava da bulunmadığından  aktif dava ehliyetinin olmadığı anlaşılmakla aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ( Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin  02/07/2014 tarih 2013/18625 esas 2014/12736 karar, aynı dairenin 06/02/2017 tarih 2016/2664 esas 2017/607 karar sayılı ilamları da aynı yöndedir ) açma yönünde davacı sıfatı  olmadığından davacı bakımından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın HMK'nun 114/d madde uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-DAVANIN AKTİF DAVA EHLİYETİ YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, <br>2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)<br>6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı.  02/05/2025<br><br>Başkan ...<br>  e-imza<br>Üye ...<br>  e-imza<br>Üye ...<br>  e-imza<br>Katip ...<br>  e-imza<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d399faff53d8520","SID":"d6589b740b1f1014"}}