{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/289 Esas<br>KARAR NO: 2025/909<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 19/10/2022<br>NUMARASI: 2021/391 E. - 2022/223 K.<br>DAVA: Faydalı Model Belgesi Hükümsüzlüğü<br>- BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. FSHHM'NİN 2021/43 ESAS SAYILI DOSYASI -<br>DAVA: Faydalı Model Belgesi'nden Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın huzurdaki davayı açmada menfaati bulunduğunu, TR ...  no’lu faydalı modelin yenilik kriteri karşılamadığını, müvekkili şirketin ... sanayi sitesinde büyük bir alana yayılmış üretim tesisine sahip olduğunu, günümüzde teneke kutu üretim hatları ve kalıpları konusunda ihtisas sahibi saygın bir kuruluş olduğunu, müvekkilin üretiminin çok büyük bir kısmını davalının işbu tespit dosyasına konu ettiği \"tepsi\" ürünü oluşturduğunu ve esasen davalının koruma çalıştığı faydalı modelin hem üretim tekniğinden hem kalitesinden tamamen farklı bir ürün ortaya çıkarttığını, davalı – karşı davacıya ait faydalı model dosyasının 2012 tarihli olması sebebiyle hükümsüzlük bakımından 551 sayılı KHK uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğini, söz konusu faydalı modelin sanayiye uygulanabilir olmadığını çünkü tepsi kalınlığının 0,25-0,50 mikron olması sebebiyle bu tarz bir ürünün üretilmesinin mümkün olmadığını, davalıya ait TR ... numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talebine yöneliktir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 1 yıl sonra 2013 yılında başvuru yaparak “Yan kenar uçları rula şeklinde yuvarlatılmış tepsi” başlıklı faydalı model başvurusunda bulunduğunu, davacı tarafın 2 adet farklı bilirkişi raporu ile tespit olunduğu üzere müvekkile ait ürünün birebir kopyasını üreterek reklam ve pazarlamasını yaparak hasız kazanç elde ettiğini, huzurdaki davanın öncelikle usulden reddinin gerektiği, 8 yıl sonra hükümsüzlüğünün bu aşamada talep edilmesi tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkil buluşunun alüminyum tepsi alanına yenilikler getirdiğini, dolayısıyla davacının iddia ettiği herhangi bir hükümsüzlük nedenin ortada olmadığını, faydalı model belgesinde yer alan 0,25 – 0,50 mikron oranlarının sehven yazıldığı, müvekkil ürününün hafif olması sebebiyle kargo maliyetlerinin düştüğü, pişirme sıcaklıklarının olması gereken sıcaklıkta olduğunu, kanal ve/veya kaburgalarının olmaması sebebiyle baklavaya verilen şerbetin, baklavanın her tarafına homojen olarak yayılmasını sağladığını, kenar kapamaların tepsiye mukavemet kazandırdığını ve sıcaklıktan kaynaklı deformasyonların minimum olduğunu, köşe radyuslarının düz yapıda olduğunu buruşuk olmadığını, tepside bulunan düz yüzeyin tepsinin mukavemetinin yüksek olmasını sağladığını, tepsi iç ölçülerinin baklava dilimleme makinesinde dilimlere ayrıldığında fire vermeyecek şekilde olduğunu, bu açıklamalar neticesinde söz konusu faydalı modelin hükümsüzlük şartlarını taşımadığını beyan etmiştir. Birleşen Dosyada Dava :  Davacı vekili birleşen dosyada dava dilekçesi ile, davacının alüminyum tepsi üretimi yaptığını, 21/12/2012 tarihinde başvuru yaparak ... tescil numaralı “...” başlıklı faydalı modeli tescil ettirdiğini, davalının bu faydalı modelin koruma kapsamında kalan tepsileri üreterek satışa sunduğunu, İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2020/172 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile bu durumun tespit edildiğini, davalının eyleminin faydalı modelden kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, HMK’nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla; davalının davacıya ait TR ... numaralı faydalı model belgesinden doğan haklarına gerçekleştirdiği tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine (men’i) ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (ref’i), bu itibarla davalının bahsedilen faydalı model başvurusuna tecavüz teşkil eden malları ithal-ihraç etmesinin, üretmesinin, pazarlamasının, satmasının ve her türlü ticaretinin durdurulmasına ve önlenmesine, kesinleşen kararın ülke çapında yayın yapan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez yayınlanmasına ve ilan masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Dosyada Cevap: davacıya ait faydalı modelin 551 no’lu KHK’nın 154 ve 165 maddeleri uyarınca uygulamaya koyulabilmesinin mümkün olmadığını, 0,25 ve 0,50 mikron olarak verilen bu kalınlığın 1 milimetrenin 4000’de biri ile 2000’de biri değerleri ila ifade edildiğinden sanayiye uygulanabilir olmadığını, sanayiye uygulanabilir olmayan bir faydalı model karşısında müvekkilin faydalı model tecavüzü eylemini işleyemeyeceğinin aşikar olduğunu, müvekkil ürünün tüketiciye sunduğu kolaylık ve kalite farkının dokunuşla dahi anlaşılabildiği ve dolayısıyla üretim aşamasının da farklı olduğunu, davacıya karşı açılan hükümsüzlük davasının öncelikle sonuçlanması gerektiğini, dosyanın, hükümsüzlük talebine yönelik Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/391 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; \"ANA DAVADA;  -Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalıya ait TR ... numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne, <br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SıNAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI'NIN 2021/43 ESAS SAYILI DOSYASINDA;  Birleşen dosya davacısının davasının REDDİNE, \" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı Batı Makina şirketinin, müvekkiline ait faydalı model belgesinden 2013 yılında açıkça haberdar olmasına rağmen, hükümsüzlük davasını 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açtığını, bu durumun usule aykırı olduğunu ve yerel mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davacının kendi faydalı model başvurusunda dahi müvekkile ait belgeye atıf yapıp, yıllar sonra hükümsüzlüğünü talep etmesinin, basiretli tacir yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini ve açık bir kötü niyet göstergesi olduğunu, dosya üzerinden alınan bilirkişi raporları arasında ciddi ve giderilemeyen çelişkiler bulunduğunu, ilk iki bilirkişi raporuna yapılan itirazlara rağmen çelişkilerin giderilmediğini ve nihayetinde alınan üçüncü raporun diğer raporlar ile ve sundukları hukuki mütalaa ile tamamen çelişmesine rağmen, yerel mahkemenin bu çelişkili ve denetime elverişsiz rapora dayanarak hüküm kurduğunu, Yargıtay içtihatlarının raporlar arası çelişkinin giderilmesini emrettiğini, mahkemenin bu usulü yerine getirmediğini, esasa ilişkin gerekçelerde ise, müvekkiline ait \"ALÜMİNYUM BAKLAVA BÖREK TEPSİSİNDE YENİLİK\" başlıklı faydalı modelin yıllar süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda elde edilmiş somut ve önemli yenilikler içerdiğini, bu yenilikler arasında 0.25-0.50 mm (250-500 mikron) tepsi kalınlığı, zeminde kanal/kaburga olmaması, homojen şerbet dağılımı, güvenli ve buruşuk olmayan kenar radyüsleri gibi özelliklerin bulunduğunu, davacının ise müvekkilin faydalı modelindeki bu yenilikleri birebir kopyalayarak, hiçbir fiili geliştirme yapmadan üretim ve pazarlama faaliyetlerinde bulunduğunu, bunun da Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre açık bir faydalı model hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu kapsamda, müvekkiline ait faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını, hükümsüzlük davasının reddini ve birleşen davalarının kabulünü talep etmiştir. Asıl dosyada davacı birleşen dosyada davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinafa cevap ve istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğuna dair iddianın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sessiz kalma nedeniyle hak düşürücü sürenin marka hükümsüzlük davalarına ilişkin olduğunu, kötü niyet iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı/birleşen davada davacının 556 sayılı KHK'ye yani marka KHK'sine atıf yaparak haksız bir iddiada bulunduğunu, davanın konusunun bir marka değil faydalı model olduğunu ve faydalı modellerin 551 sayılı KHK ile düzenlendiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu iddiasının hatalı olduğunu, dava konusu TR ... numaralı faydalı modelin yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerini haiz olmadığını, bilirkişi raporlarında da isabetli görüş bildirildiğini, dava konusu faydalı modelin davalı-karşı davacının kendisi tarafından alenileştirildiğini, davalı tarafın cevap dilekçesinin ekinde sunduğu delillerin 14 ve 15. Sayfalarında dava konusu faydalı model ile ilgili davalının Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nden ... kayıt tescil numaralı \"ilim ve edebiyat eserlerine ilişkin kayıt-tescil belgesi yer aldığını, bu belge uyarınca dava konusu faydalı modelin başvuru tarihinden 12 ayı geçen süre öncesinde kamuya sunulduğunun açıkça görülmekte olduğunu, işbu durumun davaya konu faydalı modelin yeniliğini her halükarda ortadan kaldırdığını, 30/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ile telif başvurusunun görsellerine ve görsellerin teknik detaylarına ulaşılamadıığından hükümsüzlük incelemesi için uygun olmadığı belirtilmişse de davalı-karşı davacı tarafın sunduğu deliller ve beyanları ile bağlı olup dava konusu modelin kamuya sunulma tarihinin 12 aylık hoşgörü süresinden çok önce olduğunun kabulü gerektiğini, yalnızca görsel sunulmamış olması nedeniyle davalı-birleşen davacının beyanları ile bağlı olmayacağı yönündeki yorumun hukuken doğru olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl  dava, davalıya ait ... numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü; birleşen dava, faydalı modelden doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i talebine ilişkindir. Davacı vekili, davalıya ait TR ... no’lu faydalı modelin yenilik kriterini karşılamadığını, mikron cinsinden verilen kalınlık değerleri sebebiyle sanayiye uygulanabilir olmadığını,sanayiye uygulanabilir olmadığını beyanla  faydalı model belgesinin  talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı, 21.12.2012 tarihinde yaptığı başvuru ile TR ... tescil numaralı \"Baklava Börek Tepsisinde Yenilik\" başlıklı faydalı modelin kendisine ait olduğunu, davalının bu modele tecavüz niteliğinde üretim ve satış yaptığını, ileri sürerek, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i, kararın ilanını talep etmiştir.28/10/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"TR...  referanslı faydalı modelin 1 numaralı bağımsız isteminin ... referanslı doküman karşısında yeni olmadığı, ...  referanslı faydalı modelin 2 numaralı bağımsız isteminin sanayiye uygulanabilir olmadığı, TR ...referanslı faydalı modelin 3, 4, 5, 6, 7 numaralı bağımsız istemlerine ait unsurların davacı tarafından sunulan önceki teknik dokümanlarda gösterilmediği ve Bilirkişi Heyeti tarafından 3, 4, 5, 6, 7 numaralı bağımsız istemlerde yer alan tüm unsurların bu dokümanlarda gözlemlenmediği, 551 sayılı KHK açısından MADDE 165- d (3) “ Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, koruma süresinin devamınca talep edilebilir.” hükmü uyarınca Davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı, TMK m.2 açısından ise değerlendirme \"hakkın kötüye kullanılmasının takdiri\" niteliği arz ettiğinden ve tamamen \"hukuki nitelendirme\" olduğundan mevcut dosya durumuna göre takdirin mahkemeye ait olacağı\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. 23/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; \"TR ... referanslı faydalı modelin 1 numaralı bağımsız isteminin ... referanslı doküman karşısında yeni olmadığı, ... referanslı faydalı modelin 2 numaralı bağımsız isteminin sanayiye uygulanabilir olmadığı, ... referanslı faydalı modelin 3, 4, 5, 6, 7 numaralı bağımsız istemlerin davacı tarafından sunulan dayanaklar karşısında geçerli olduğu\" hususlarını rapor ettiği görülmüştür. 29/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"Davalı – karşı davacıya ait TR... no’lu faydalı modelin dosya kapsamındaki tüm deliller karşısında tüm istemlerinin yenilik içermediği, 2 no’lu isteminin ayrıca sanayiye uygulanabilir olmadığı, Davacı – karşı davalıya ait ... no’lu faydalı modelin buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılabileceği açıklıkta olduğu, Davacı – karşı davalıya ait ... no’lu faydalı model ilk yayımlandığı şekliyle kapsam aşımına uğramadığı, Faydalı modelin hükümsüzlüğü halinde, hükümsüzlük kararı geriye dönük etkiye sahip olduğundan her hâlükârda faydalı model ihlalinden söz edilemeyeceği\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.  Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği incelenmelidir. Tescilli bir faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesi halinde kural olarak ispat yükü davacı taraftadır. Faydalı model başvurusunun kabulü onun mutlak manada yeni olması koşuluna bağlı tutulmuştur. Diğer bir anlatımla, başvuruya konu olan buluşun başkaları tarafından başvuru tarihinden önce, ülkede veya dünyada kamuya açıklanmamış veya kullanılmamış olması gerekir. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre,  faydalı model ile korunan, küçük ve faydalı buluş niteliğindeki teknik ilerleme sağlayan yeniliklerdir. Bu nedenle hayatı kolaylaştıran, ürünleri ucuzlaştıran, tasarruf veya daha faydalı kullanım sağlayan küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yeniliğin varlığı yeterlidir.  Buluşun teknik alanda yeni ve sanayiye uygulanabilir olması gerekir.  Yenilik incelemesi yapılırken, patentlere özgü buluş basamağının aşılması aranmaz ise de  belirtilen şekilde tekniği daha ileri taşıyan,  yenilik unsurunun varlığı gerekmektedir. Patent ve faydalı model belgesine konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardandır. Önceki heyet raporu ve ek raporunda davacı tarafça 3-6 nolu istemler ile 7 nolu istem ile karşılaştırılacak referans sunulmadığı gerekçesiyle bu istemlerin yeni olduğu sonucuna varıldığı anlaşılıyorsa da;  mahkemece son alınan raporda 3-6 nolu bağımsız istemlerde tepsinin içten ve dıştan boy ölçülerinin, 7 nolu bağımsız istemde derinlik ölçüsünün koruma altına alındığı,  herhangi bir teknik özellik açıklanmadığı,  davacı- karşı davalının dilekçelerinde delil olarak sunduğu TR-... sayılı dökümanın 2. sayfası 27-28 paragraflarında pişirme tepsilerinin 30 cm ile 120 cm arasında istenilen herhangi bir boyda imal edilebilir ifadesine yer verildiği ve yeni olmadığının açıklandığı 7 nolu istemde ise derinlik değerinin herhangi bir teknik yön barındırmaması nedeniyle yenilik içermediği açıklanmıştır. Bu durumda ilk heyet raporunda, davacı tarafça yenilik giderici delil sunulmadığından incelenmeyen  ... sayılı dökümanın yenilik giderici delil olarak gösterilmesi 7 nolu istem bakımından açıklanan teknik görüş göz önüne alındığı çelişkili giderici raporu alınmasına gerek olmadığı ,  29/09/2022 tarihli uzman bilirkişi  heyet raporunun  denetime elverişli, ayrıntılı, resen araştırma içerdiği  ve  gerekçeli olduğu,  hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.  Somut olayda; dava konusu  faydalı modelin ...  tescil numaralı \"Baklava Börek Tepsisinde Yenilik\" başlıklı  fm belgesi olduğu, 28/10/2021tarihli raporda , faydalı modelin 1 no’lu bağımsız isteminin ... numaralı doküman karşısında yenilik kriterini sağlamadığı, 2 no’lu bağımsız istemin sanayiye uygulanabilir  olmadığı, 3–7 no’lu bağımsız istemlerde yer alan unsurların dayanak  dokümanlarda gözlemlenemediği tespit edilmiş , ek raporda  3–7 no’lu bağımsız istemlerde yer alan unsurların geçerli olduğu ifade edilmiştir. 29/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ... numaralı faydalı modelin tüm istemlerinin yenilik içermediği ,2 no’lu istem ayrıca sanayiye uygulanabilir olmadığı, teknik alandaki bir uzmanın, buluş konusunu uygulamaya koyabilmesinin mümkün olacak açıklıkta olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak her iki teknik bilirkişi raporunda dava konusu faydalı modelin 1 no’lu bağımsız istemin  yenilik taşımadığı ,2 no’lu istemin  sanayiye uygulanabilir olmadığı, tespit edilmiş, son raporda resen yapılan araştırma ile  3–7 no’lu istemlerinde yenilik taşımadığı, başvuru tarihinden çok önce kamuya sunulmuş olduğu  belirlenmiş olduğundan , dava konusu davalıya ait ... numaralı faydalı modelin tüm istemlerinin koruma şartı olan mutlak yenilik  yenilik kriterini sağlamadığı gibi  2 numaralı bağımsız isteminin ayrıca sanayiye uygulanabilir olmadığı hususlarının ispatlandığı , bu hali ile  551 sayılı KHK'nın 165/1-a.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği ,koruma kriterlerinin emredici düzenlemeler olduğu, koruma süresi devam ettiği müddetçe  belli bir sürenin geçmesi ile hükümsüzlük isteme bakımından hak kaybından söz edilemeyeceği , esasen marka hükümsüzlüğü ve ihlali ile  diğer tanıtıcı işaretlerin tescil ve kullanımı ile ilgili uyuşmazlıklarda uygulama alanı bulan ve temelini TMK 2.maddesinden alan sessiz kalma yolu ile hak kaybı ilkesinin somut olay bakımından uygulama yerinin bulunmadığı , dava açılmasının hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği   anlaşılmış, buna karşın  dava konusu faydalı model belgesinin   hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuç doğuracağından ve faydalı model belgesi baştan itibaren geçersiz olacağından, faydalı modelden dolayı tecavüzün söz konusu olmayacağı  şeklinde varılan sonucun isabetli olduğu görülmüştür. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen  kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında düzeltilmiş gerekçeyle asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Taraf vekillerinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 19/10/2022 tarih, 2021/391 E., 2022/223 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- ANA DAVADA;  -Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalıya ait TR ...  numaralı FAYDALI MODELİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, <br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SıNAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI'NİN 2021/43 ESAS SAYILI DOSYASINDA; -Birleşen dosya davacısının davasının REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; Asıl davada 4/a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafça yapılan 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 188,50 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.807,10 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç- Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Birleşen İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/43 Esas sayılı dosyasında4/d-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/e-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden taraflarca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 79,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 571,5‬0 TL'nin asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısından tahsiliyle asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısına verilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı tarafından yapılan 441,4‬0 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 182,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 623,9‬0 TL'nin asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısından tahsiliyle asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısına verilmesine, 5/ç--İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73791dbab01ecf04","SID":"87e748cef980f0be"}}