{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/312 Esas<br>KARAR NO: 2025/956<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/12/2022<br>NUMARASI: 2022/383 E. - 2022/866 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı tarafın,  06.08.2009 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile vekil eden Davacılardan ... aleyhine  kambiyo senetlerine mahsus yolla bir icra takibi başlattığını, davalı tarafın, 2009 Eylül ayından  itibaren  icra  dosyasında herhangi bir işlem yapmayarak takibe konu çeklerin zamanaşımına uğramasına ve dosyanın işlemden kalkmasına sebebiyet verdiğini,  hatta uzun süre işlem görmeyen icra dosyası  İstanbul ... İcra Müdürlüğü tarafından 19/06/2020 tarihinde re'sen  verilen karar ile  imha edildiğini, davalı tarafın 2021 senesinde İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinde  icra dosyasının ihyası talebinde bulunduğunu, mahkemece verilen 13.09.2021 tarihli ve  2021/459 Esas, 2021/586 sayılı Karar üzerine  takip 14.10.2021 tarihinde  yenilenerek 2021/ 26109 Esas numarasını aldığını, davalı alacaklı vekillerince  cebri icra işlemleri yapıldığını, Uyap sisteminde taralı bulunan çek fotokopileri ile takip talebinden de anlaşılacağı üzere icra takibi açılırken  ...  icra takip borçlusu olarak gösterilmediğini, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesinin ihya kararında her nasılsa davalı olarak gösterildiğini, yenileme işlemi  sonrasında Uyap'a borçlu sıfatı ile kaydı yapıldığını, bu gerekçe ile ...'ın  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takipte alacaklı yana borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini, takibe konu çekler üzerindeki imzaların  vekil eden...'nın eli mahsulü olduğunu, takibe konu kambiyo senetlerinin 6 adet çek vasfında kıymetli evrak olduğunu, takibe konu çeklerin, 05.03.2009 tarihli 5.000,00 TL. Bedelli, 25.03.2009 tarihli 5.000,00 TL. Bedelli, 10.04.2009 tarihli 5.000,00 TL. Bedelli, 30.04.2009 tarihli 6.000,00 TL. Bedelli, 10.05.2009 tarihli 6.390,00 TL. Bedelli, 30.05.2009 tarihli 6.250,00 TL. Bedelli olduğunu, çeklerin ödeme tarihleri  05.03.2009-30.05.2009 tarihleri arasında olduğunu, 06/08/2009 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayısı ile başlatılan İcra takibinde alacaklı vekilince  yapılan en son işlem tarihinin ise  18.09.2009 olduğunu, takibe konu çeklerin bankaya ibraz tarihi  ve hatta icra takibinin açıldığı 06.08.2009 tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan TTK. 726 maddesi uyarınca takibe konu çekler hakkında 6 aylık zaman aşımı süresi uygulanacağını, 18.09.2009 tarihinden sonra  hiç bir işlem yapılmayıp takipsiz  bırakılan icra dosyasına konu çekler  18/03/2010 tarihi itibarı ile  zamanaşımına uğradığını, davalı alacaklının 2021 senesinde icra dosyasını ihya etmesinin neticeye etkili olmayacağını, bu nedenlerle İİK.madde 72/3 uyarınca muhterem mahkemece takdir edilecek bir teminat mukabilinde  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yatacak paranın dava sonuna kadar davalı yana ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı  verilmesini, neticeten davanın kabulü ile vekil eden davacı'ların  davalı yana  borçlu bulunmadığının  tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, “İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit Davası (İİK M.72/3)” olduğunu,  davacılardan biri olan ...'ın icra takibinde borçlu olmadığını, icra takibinde ve de ihya davasında borçlu olarak gösterilmediğini,  ...’a icrai bir işlem hiç yapılmadığını, bu nedenle ...ın, işbu davada davacı sıfatı yokluğu’ndan dolayı, aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle bu davacı yönünden, dava şartı olan taraf ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı ... açısından, hukuki yarar yokluğunda (dava şartı yokluğundan) davanın usulden reddi gerektiğini, davacılar tarafından taraflarına  İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/347 E. Sayılı dosyası ile takip sonrası tarihte zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılması ve icranın durdurulması ve iptali davasını açılmış olduğunu, davanın halen derdest olduğunu, davada, takibin tedbiren durdurulması talebinin reddedildiğini, bunun üzerine işbu menfi tespit davasının açıldığını, davacılardan ..., imzanın kendisine ait olmadığını söylediğini ancak borçlu ...'ın, taraflar arasında Beyoğlu 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2010/ 1915 E. dosyasında görünen karşılıksız çekin keşide etme ceza davasındaki 29.07.2011 tarihli duruşma zaptında görüleceği üzere, mahkeme huzurunda, ...’a vekaletname verdiğini işbu vekaletname ile çekleri imzaladığını beyan ettiğini, borçlu ...'ın, ... Kozmetik’in keşide ettiği; ve diğer borçlu tarafından cirolanan ve müvekkile verilen; FORTİS Banka A.Ş. Şenesenevler/İstanbul şb. nin 05.03.2009, 25.03.2009, 10.04.2009, 30.04.2009, 10.05.2009, 30.05.2009 keşide tarihli toplam 6 adet çek, ibraz edildiklerinde, karşılıkları olmadığından arkalarının yazdırıldığını, toplam 6 adet çekin ödenmediğini, arkalarının da yazdırıldığını, müvekkil tarafından, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/1810 Değişik İş sayılı dosyası ile, borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasından ihtiyati haciz kararının icraya konduğunu, aynı dosyadan esasa geçildiğini, icra takibinin usulüne uygun olarak kesinleştiğini, borçlunun adreslerine hacze gidildiğini, borçlu aleyhinde, İstanbul 2. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2011/204 E. 2012/485 K. Sayılı dosyasından İİK m.337/a maddesi gereği ticareti usulüne uygun terk etmeme sebebiyle ceza davası açıldığını, sanık borçlu ...’a ceza verildiğini, icra dosyasının kapalı olduğu için, arşiv dosyaları arasında aranması için müdürlüğe talepte bulunulduğunu, fakat 2009 dosyalarının imha edildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca ihya davası açıldığını,  İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/459 E. 2021/586 K. sayılı dosyasından verilen karar ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasının yenilenmesine karar verildiğini, bu kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edildiğini, ayrıca yasa gereği işbu mahkeme kararının ilan edildiğini ve kesinleştiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası;  2021/26109 E. sayılı esasa kaydedilerek yenilendiğini, ihya davası sırasında taraflara gerekli tebligatların yapıldığını, fakat ne cevap dilekçelerinde ne de dava süresince hiçbir şekilde icra dosyasına itiraz edilmediğini, zamanaşımı definde bulunmadığını, ayrıca hem ...’a hem ...’a ellerinde icra dosyası ile ilgili evrak bulunup bulunmadığının sorulduğunu, kendilerinde evrak olmadığını da ifade ettiklerini, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/459 E. 2021/586 K. sayılı dosyasından verilen yenileme kararının önemli olduğunu, zira burada pek çok araştırma yapıldığını, davacılara dilekçeler ve tensip zaptı tebliğ edildiğini, kanun gereği gerekli muhtıraların yazıldığını, ilanların yapıldığını, Adalet Bakanlığı ve Savcılık araştırma ve yazışmalarının eksiksiz yapıldığını,  nihayetinde gerekçeli karar ilan edildiğini ve kesinleştiğini, gerek icra dosyasında gerek İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, zamanaşımını hiçbir şekilde ileri sürmemiş borçlunun, bu hakkından feragat etmiş sayılacağını, bu nedenlerle  davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; \" Takip dayanağı çeklerin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 690. maddesi uyarınca çekler hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Öte yandan, alacaklı tarafından yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. TTK'nun 663/2. maddesine göre ise, zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir süre işlemeye başlar. Somut olayda icra takibinde alacaklı vekilince  yapılan en son işlem tarihinin ise  18.09.2009 olduğu, çeklerden keşide tarihi en ileride olan çekin 30/05/2009 tarihli çek olduğu, icra dosyasının ise 2021 yılında yenilenmesi nedeniyle  çeklerin bankaya ibraz tarihi  ve hatta icra takibinin açıldığı 06.08.2009 tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan TTK. 726 maddesi uyarınca takibe konu çekler hakkında 6 aylık zaman aşımı süresi uygulanacağından icra dosyasına konu çeklerin  18/03/2010 tarihi itibarı ile zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Zamanaşımına uğramış kambiyo senetleri delil başlangıcı olarak kabul edilebilecek olup, davanın menfi tespit davası olması nedeniyle ispat yükü alacaklı üzerinde olduğundan, davalı alacaklının temel ilişkiye dayalı alacağını ispat etmesi gerekmektedir. Davalı taraf temel ilişkiye dayalı alacağın varlığına dair savunmalarda bulunmamış ve herhangi bir ispat vasıtası ileri sürmemiştir. Bunun yanı sıra kesin delil niteliğindeki yemin deliline de dayanmamıştır. Böylece alacağın varlığının davalı tarafça ispat edilemediği kanaatine varılarak davacı ... yönünden, alacağın varlığının ispat edilememiş olması nedeniyle kabulüne karar verilmiştir. Davacı ... yönünden ise, davalı taraf cevap dilekçesinde davacı ...'ın, Tülay yerine imza attığı savunmasında bulunmuş, ilerleyen aşamalarda takipte borçlu olarak gösterilmiş olmasında kusurlarının  bulunmadığını beyan etmiştir. Ancak icra dosyasının ihya edilmesine yönelik açılan davada  (İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/459 E. 2021/586 K. sayılı) davacı ... da davalı olarak gösterilmiş ve mahkemece verilen davanın kabulüne dair karar sonrası icra dosyasında borçlu sıfatı oluşmuştur. Davalı taraf da yeni durum sonrasında icra takibine kaldığı yerden devam etmiş olup kusurunun olmadığından bahsedilemeyecektir. Böylece takibe konu çekler yönünden davacı ...'ın sorumluluğu bulunmadığından, temsilci sıfatıyla imza atmış olması ihtimalinde dahi zamanaşımına uğramış çekler yönünden yukarıdaki izah edilen sebepler uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alındığı \"  şeklinde gerekçeleriyle Davanın kabulüne, Davacıların, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, \"  şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'ın davaya konu icra dosyasında borçlu olmadığını, davada davacı sıfatı olmadığını aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra mahkemesinde “memurluk eylemini şikayet etme” icra prosedürünün uygulanması gerekirken, bu davanın açılması hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, diğer davacı ... açısından, hukuki yarar yokluğunda davanın usulden reddi gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili aleyhine  İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/347 E. Sayılı dosyası ile takip sonrası tarihte zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılması ve icranın durdurulması ve iptali davasını açıldığını ve halen derdest olduğunu, davacı icra takibinin kesinleşmesinden sonra takipteki alacağın zaman aşımına uğradı yönünde iddiasının bulunduğunu, bu dava açılmadan önce arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, takip talebinde de görüleceği üzere tek borçlu ... olduğunu, davacı ...'ın davayı açmada bir hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline verilen 6 adet çek bankaya ibraz edildiğinden karşılıklı olmadığının tespit edildiğini ve arkalarının yazdırıldığını, müvekkili tarafından borçlu aleyhine haciz kararı aldırıldığını, ceza mahkemesinde karar aldırıldığını, icra dosyası kapalı olduğundan evrakları imha edildiğinden ihya davası açıldığını, taraflara tebligatlar yapıldığını ve dava sürecinde davacıların bir itirazlarının olmadığını, ellerinde icra dosyasıyla ilgili evrak olmadığını belirttiklerini  İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, zamanaşımını hiçbir şekilde ileri sürmeyen borçlunun bu hakkından feragat etmiş sayılacağını, ihya davası sırasında hiçbir şekilde ileri sürülmeyen hususların bu dava ile ileri sürülmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu; İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından davacılardan borçlu ... aleyhine kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığı,  akabinde dosyanın işlemesiz bırakıldığı ve icra müdürlüğünce dosyanın imha edildiği, ihya davası açıldığı ve ihya davasının göörüldüğü, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/459 E. 2021/586 K. sayılı dosyasından verilen karar ile İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasının yenilenmesine karar verildiği, işbu mahkeme kararının ilan edildiği ve kesinleştiği, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası; 2021/26109 E. sayılı esasa kaydedilerek yenilendiği,  İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/459 E. 2021/586 K. Sayılı dosyası incelendiğinde ise davalı tarafça ... ve ...'ın davalı gösterildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 71/2. maddesinde; \"Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır\" hükmüne, İİK'nun 33/a-1. maddesinde de; \"ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir\" hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır. Takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olarak İİK'nun 71/2. ve 33/a maddelerine dayalı zamanaşımı isteminin incelenmesi, bu istemin belli bir sürede ileri sürülmesi koşuluna bağlı değildir (HGK'nun 04/11/1998 tarih ve 1998/12-763 E., 1998/797 K. sayılı kararı.). Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, davaya konu olayda takip dayanağı senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK'nun 726. maddesi uyarınca çekler için  6 aylık zamanaşımı öngörülmüştür. Takip dayanağı çeklerin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 690. maddesi uyarınca çekler hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Öte yandan, alacaklı tarafından yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. TTK'nun 663/2. maddesinde ise, zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, davalı ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ve İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/347 Esas sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması davası açılması nedeniyle davacıların hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüşse de; İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/459 E. 2021/586 K. Sayılı dosyasında, ... ve ...'ın davalı olarak gösterildiği, davacı ...'ın  dava açmakta hukuki yararı ve davacı sıfatının bulunduğu, yine dar yetkili olan ve istihkak davası ile ihalenin feshi davası dışında, kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen İcra Mahkemesinde açılan icranın geri bırakılmasına ilişkin davanın, menfi tespit davası açılması yönünden  hukuki yararı ortadan kaldırmayacağı kanaatine varılmıştır. Takibe ve davaya dayanak çek örneklerinin incelenmesinde keşidecinin davacı ...-... Kozmetik, çeklerin arkasında sırasıyla lehtar ... ve daha sonra davalı alacaklı... Ltd. Şti. 'nin cirosunun bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu çeklerden, keşide tarihi en ileride olan çekin 30/05/2009 tarihli çek olduğu, takibin 30/07/2009 tarihinde açıldığı, dosyanın işlemden kaldırıldığı, 2021 yılında yenilendiği,  çeklerin bankaya ibraz tarihi  itibarı ile yürürlükte bulunan TTK. 726 maddesi uyarınca takibe konu çekler hakkında 6 aylık zamanaşımı süresi uygulanacağından 6 aylık zamanaşımı süresi geçmiş olmakla, zamanaşımına uğrayan çekten dolayı hamilin kambiyo senetlerinden kaynaklanan haklarını ileri süremeyeceği, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 732. Madde de  düzenlenen süre içinde keşideciye ve temel ilişkiye dayanarak kendisinden önceki cirantaya başvurabileceği ancak, dava konusu çeklerde davacı ...'ın çekte imzasının bulunmadığı, keşideci ... yönünden ise dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 732. Madde de  düzenlenen  de düzenlenen, 6 aylık zamanaşımı süresinde sonra 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak başvuru hakkı bulunuyorsa da, bu sürenin de geçirildiği, sonuç olarak davanın her iki davacı yönünden kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, mahkemece davacı ... ile davalı arasında temel ilişki bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davalının temel ilişkiye dayalı olarak alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, kararın gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısman kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarih, 2022/383 E., 2022/866 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜNE,  4-Davacıların, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, 5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  2.545,11 TL karar harcından peşin alınan  636, 28 TL'nin mahsubu  ile  1.908,83 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 636,28  peşin harç,11,50 TL vekalet harcı, 48,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 776,98‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 5/ç-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 72,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 564,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b3e178d99811b33","SID":"7cb2ab5f265e3fcb"}}