{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/387 <br>KARAR NO: 2025/972<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/12/2022<br>NUMARASI: 2018/482 E. - 2022/210 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eser niteliğindeki  mektubunun filmin edebi kaynakları arasında yer almasına rağmen davalıların bu eseri müvekkilinden izinsiz olarak ... sinema filminde kullanmak suretiyle, 5846 sayılı yasadan kaynaklanan maddi ve  manevi haklarını ihlal etmiş bulunduğunu, davacının hak sahibi olduğu eserin davalılar tarafından izinsiz olarak kullanılması nedenine dayalı FSEK 68 madde kapsamında 3 katı tazminatın şimdilik 30.000 TL. maddi, 10.000 TL manevi tazminatın filmin yayım tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile esere tecevüzün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Film yönünden pasif husumet ehliyeti olmadığından davanın usulden reddine, davacının mektubunun FSEK uyarınca eser niteliğinde olmadığını,davacının aktif dava ehliyetinin de bulunmadığını,  bir an için söz konusu mektubun eser olarak kabul edilmesi halinde ise filmde davacının FSEK md. 35/1-1 uyarınca “ küçük iktibas” olarak iktibas serbestisi içinde kalmış olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden ,davacının manevi ve maddi bir zararının olmadığından tüm taleplerinin esastan reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Somut olaydaki kullanım  davacının ismin belirtilmesi nedeniyle adın belirtilmesi yetkisinin ihlali kabul edildiğinden ihlal edilen  manevi hakkın türü, ihlalin gerçekleşme şekli ve hükmedilecek tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre takdir edilecek oluşu, hakkaniyet ölçüsü gözetilerek  5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. FSEK 68. maddeye göre hesaplanan ve denetim ve hüküm kurmaya elverişli Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 05/11/2021 tarihli ek  bilirkişi raporundaki rayiç dikkate alınarak, eylemin niteliği, gerçekleşme şekli, mektubun film içinde kullandığı bölüm,mektubun  filmin anlattığı hikayeye etkisinin büyük olması, bu sahneyi senaryodan  çıkarttıklarında  dramatik yapının zarar görecek olması,olay örgüsünün kırılmasına yol açacağı, dolayısıyla belirlenen  2.175 TL nin  nin 3 katının tazminat olarak takdir edilmesi gerekmiş ve 2.175X3=  6525 TL maddi tazminatın filmin yayın tarihi olan 1.6.2018  tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile  birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğinden; \"Esere tecavüzün tespitine, FSEK 68. maddeye göre hesaplanan  2.175 . TL nin 3 katı  olan 6525  -TL maddi tazminatın ve takdiren 5000 TL manevi tazminatın filmin yayın tarihi olan 1.6.2018 tarihinden itibaren  faizi ile  birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... Hizm. Ltd. Şti.  vekili  istinaf dilekçesinde özetle; ... Hizm. Ltd. Şti.'nin, ... isimli sinema filminin ortak yapımcılarından biri olmasına ve yürütücü yapımcılık görevini üstlenmesine rağmen, filmin resmi kayıtlardaki yapımcısının .. olduğunu, kendisi ile ... arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, kreatif katkısının veya kararının olmadığını, diğer yapımcıların dava dışı bırakıldığını, yerel mahkeme kararının sadece ...'a yönelik olduğunu, ...'in pasif husumet ehliyetinin olmadığını, dava konusu mektubun bir e-posta olduğunu ve FSEK uyarınca eser niteliği taşımadığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının talep sonucunun belirsiz olduğunu, hesaplamada hatalar yapıldığını ve sahnenin sadece 2,5 dakika sürdüğünü, mektuptan birebir alıntı yapılmadığını, manevi tazminat hükmünün eksik incelemeye dayandığını, zira filmin son jeneriğinde davacının adının \"ALINTILAR\" başlığı altında yer aldığını, bu sebeple \"...\"nin ihlal edilmediğini belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...  vekili  istinaf dilekçesinde özetle; Yargılama konusu olayın dayandığı sinema filminin bütününün  bilirkişiler tarafından seyredilip incelenmediğini, bilirkişilerin sadece ilgili sahnenin DVD’sini seyrettikleri ve bunun üzerinde süre hesaplaması yaptıklarını, filmin tamamının seyredilmediği ve bu nedenle eserin bütünselliği içinde mektuptan esinlenmenin ağırlığı ya da belirleyiciliğinin anlaşılamayacağını, bilirkişilerin fikri haklar konusunda uzman olmadıklarını, raporlar arasında ciddi çelişkiler  olduğunu,  tanık dinlenilmeden karar verildiğini,  davacının mektubunun doğrudan alınmadığını, sadece bazı fikirlerin ele alınarak eserde yer bulduğunu, bu yönüyle eser sahibinin düşüncelerinin ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında kullanıldığını, alıntının FSEK m. 35/1-b çerçevesinde ve hukuk uygun şekilde yapıldığını, hiçbir cümlenin aynen alınmadığını, filmin ana temasıyla mektubun yalnızca kısa bir sahne kapsamında bağlantı kurduğunu, karakterin davacıyla özdeşleştirilemeyeceğini, mektubun filme katkısının sınırlı olduğunu,  yönetmenin, senaristin ve yapımcının kamuya açık beyanlarında davacıya atıf yapıldığını, bu konuda şeffaf davranıldığını,  ...’ın  çok sayıda ödül sahibi bir yönetmen olduğunu tüm bu nedenlerle , verilen maddi ve manevi tazminat kararının ağır bir yaptırım oluşturduğunu ve bu kararın sanatçıya karşı haksız ithamlarda bulunulmasına yol açtığını, yargılamanın eksik ve hatalı bilirkişi incelemesine dayandığı,FSEK’e aykırılık bulunmadığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını, kullanımın hukuka uygun olduğunu,  ifade özgürlüğü ve sanat özgürlüğünün göz ardı edildiği, davacının iddialarının subjektif olduğu ve filmin bütünsel anlatımı içinde eser sahibine zarar verecek bir kullanım bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, eserin izinsiz kullanımına dayalı tecavüzün tespiti ile  FSEK 68.madde kapsamında maddi ve  manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin eser niteliğindeki  mektubunun  izinsiz olarak ... sinema filminde kullanmak suretiyle , 5846 sayılı yasadan kaynaklanan maddi ve  manevi haklarını ihlal edildiğini beyanla  FSEK 68 madde kapsamında 3 katı tazminatın şimdilik 30.000 TL. maddi , 10.000 TL manevi tazminatın filmin yayım tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile esere tecevüzün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 25/10/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda  ; Davaya konu mektubun FSEK kapsamında eser niteliğinde bulunduğu,  FSEK md.68 kapsamında izinsiz kullanım sebebiyle mali haklara tecavüz söz konusu olduğu ve alıntının filmde kullanılan nitelik göz önüne alındığında ; filmin anlattığı hikayeye etkisinin büyük olduğu, bu sahneyi senaryodan  çıkarttıklarında  dramatik yapının zarar gördüğü , olay örgüsünün kırıldığı ve hikayenin eksik kaldığı , bu bilgiler ve süre açısından rayicin bir kat olarak 4769,39 TL. olabileceği , Mektubun, filmin edebi kaynakları arasında yer alması, film içinde “mektup bana fazla önemsediği bir topluluk karşısında utandığı için konuşmaktan korkan, bu zayıflığını kabul etmek zorunda kalmamak için de bu eksikliğine felsefi bir kılıf uydurmaya çalışan toy bir gencin çırpınışları gibi göründü daha çok” gibi ifadelerin yer aldığı ve filmin hedef kitlesinin belli bir entelektüel seviyedeki izleyiciye yönelik olduğu göz önüne alındığında davacı açısından elem doğuracağı göz önüne alındığında takdiri Mahkemeye ait olmak Üzere manevi tazminat hakkı doğabileceği belirtişmiştir. 28/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; Davacının davaya konu mektubunun “eser” niteliğine haiz olduğu, Davacının FSEK'den kaynaklanan mali haklarının ihlal edildiği, Davacının mektubuna ait filmde geçen sürenin 3:55, yani 4 dakika olduğu, buna göre dakikası 151,68.TL üzerinden 4 dakikalık kullamım bedeli olarak (4*151,68) 606,72.TL (altı yüz altı lira altmış sekiz kuruş) rayiç bedel olarak hesaplandığı,  rayicin katları takdirinin mahkemeye  ait olduğu, Davacı açısından bir manevi zarara sebebiyet verilmediği,  sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 04/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda  ; Davacının dava dışı ...'a hitaben yazdığı mektubun FSEK m.2 uyarınca ilim ve edebiyat eseri mahiyetinde olduğu, Bu mektubun ... isimli sinema eserinin senaryosunda 4 dakikalık bölümde (3 dakika 55 saniye) kullanılması eserin işlenmesi mahiyetinde olduğu ve davacıdan izinsiz olarak işlenmesi sebebiyle davacının mali haklarından işleme hakkının ihlal edildiği, bu kullanım sebebiyle tüm film süresi ile dava konusu eserin kullanıldığı bölüm oranlandığında davacının talep edebileceği rayiç bedelin 2.222-TL olacağı, Bu rakamın üç katına hükmedip hükmedilmeyeceği hususunun  Mahkemenin takdirinde olduğu,  Bu mektubun senaryoda zikredilmesi esnasında davacı isminin zikredilmemesi sebebiyle eser sahibinin manevi haklarından “adın belirtilmesi yetkisi”nin ihlal edilmiş olduğu belirtilmiştir.  05/11/2021 tarihli  ek bilirkişi raporlarında;  davacıya ait mektubun ... işimli filmin 3 dakika 55 saniyelik kısımında kullanıldığı, süre yönünden yapılan tespitte kök raporda değişikliğe gidilecek bir husus tespit edilmediği, bu kullanım sebebiyle tüm film süresi ile dava konusu eserin kullanıldığı bölüm oranlandığında davacının talep edebileceği rayiç bedelin 2.175-TL olacağı, bu hesaplama uyarınca kök rapordaki rakamda değişiklik olduğu, diğer hususlarda kök rapordaki tespitlerinin  geçerli olduğunu bildirmişlerdir.Değerlendirme; Eser üzerindeki mali haklar sınırlı sayıda FSEK m. 20 vd. da düzenlenmiştir.Mali haklar eser sahibine, eserinden ekonomik olarak yararlanma yetkisi veren haklardır. Eser sahibine ait olan, kısmen veya tümüyle devir ve intikal edilebilen mali haklar; işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve kamuya iletim hakkıdır.  Manevi haklar da FSEK m. 14 vd.’da sınırlı sayı olarak düzenlenmiştir.  FSEK kapsamında başlıca manevi haklar umuma sunma, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını önleme, eserin aslına ulaşma, teşhir ve tahrip etmeyi önlemedir. Dosya kapsamına göre,   davaya konu davacı ... tarafından yazılan , Taşra ve Edebiyat Sempozyumu'na  katılamayacağını kaleme aldığı mektubunda yazar, edebiyatçı kimliğiyle konuya dair görüşlerini dile getirmiş, ve İletişim Yayınları tarafından hazırlanan Edebiyatın Taşradan Manifestosu (1. Baskı 2015) isimli kitapta ve Varlık Dergisi'nde (Ağustos 2013) yayımlanan mektubun edebi mektup olarak, hususiyet taşıdığı ve bu özellikleri sebebiyle FSEK 2/1 anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, söz konusu kitapta ve ... filminde alıntılar kısmında adının geçmesi nedeniyle FSEK 11. gereği   eser sahibinin davacı olduğu , söz konusu mektubun  izinsiz olarak ... filminde kullanıldığı  bu kullanımın eser sahibinin iznine dayalı olmadığı , filmde doğrudan  mektupla ilgili konuşmaların 3 dakika 55 saniyelik bölümde gerçekleştiği ve bu kısımda dava konusu mektubun  aynen kullanımı değil mektuba atıf yapılarak iki karakter arasındaki konuşmalarda geçtiği ve iki cümlede doğrudan alıntı yapıldığı, dolayısıyla dava konusu filmin 3 dakika 55 saniyelik kısmında davacıya ait eserinin diyaloglarda ve senaryoda kullanılması eser sahibinin mali haklarından işleme hakkının temsil hakkı ile  umuma iletim hakkının ihlali niteliğinde olduğu, FSEK 35/1 maddesi kapsamında  \"Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması\" şeklinde düzenlenen iktisab serbestisisinin   somut olayda uygulama yeri bulunmadığı  anlaşılmıştır. Sinema eserinde yapımcı  birlikte eser sahibi olan kişilerle ve icracı sanatçılarla sözleşme yaparak mali hakları devralmak suretiyle filmlerin tespitlerini ve çoğaltmasını gerçekleştiren kişidir. Dosyada mevcut eser kayıt belgesinde eser sahibi olarak ...-... Film olarak kaydedildiği, ancak filmin jenerik kısmında davalılardan ... filmin ortak yapımcılar arasında olduğu, anlaşılmakla ihlal davasında kusur şartı bulunmadığından  davalı  ... filmin yapımcı sıfatı ile pasif husumet ehliyeti ve sorumluluğun bulunduğu  sonucuna varılmıştır. Manevi hak ihlaline gelince;  dava konusu filmde 3.55 dakikalık kısmında davacının eserinden bahsedildiği ancak davacının ismine yer verilmediği,  filmin son jenerik kısmında alıntılar  başlığı altında davacı ismine yer verildiği  görülüyorsa da, somut olayda alıntı değil işleme söz konusu olup alıntı başlığı altında  ismin belirtilmesi manevi hakkın ihlalini ortadan kaldıracak nitelikte değildir.  Bu nedenle somut olayda eser sahibinin manevi haklarından  FSEK 15'te düzenlenen eser sahibinin adının belirtilmemesi sebebiyle manevi hakkı  ihlal edilmiştir. Sonuç olarak davacının maddi ve manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, maddi tazminat yönünden somut olaya uygun emsal bulunmadığı  05/11/2021 tarihli  ek bilirkişi raporunda, izinsiz kullanım sebebiyle tüm film süresi ile dava konusu eserin kullanıldığı bölüm oranlandığında davacının talep edebileceği rayiç bedelin 2.175-TL olacağı hesaplanmış olup, ihlalin boyutu,  niteliğine  göre,  FSEK'in 68. maddesi  kapsamında taraflar arasında geçerli bir sözleşme olsa idi davacı tarafından istenebilecek telif ücretine ilişkin hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu  , mahkemece2.175X3=  6525 TL maddi tazminatın filmin yayın tarihi olan 1.6.2018  tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile  birlikte davalılardan tahsiline ve  somut olayın özelliğine göre taktir edilen  5.000 TL manevi tazminatın hak ve adalet ilkesine uygun düştüğü  anlaşılmıştır.Davalı ... film ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2018/482 E., 2022/210 K. sayılı kararına karşı davalı ...  vekili ve  davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davalı ...'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 197,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 418,4‬0 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"945e071a92593030","SID":"86cef4232e0c2921"}}