{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/361 Esas<br>KARAR NO: 2025/939<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2022<br>NUMARASI: 2021/463 E. - 2022/791 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ...  Küçükköy/İstanbul Şubesine ait 25.000,00-TL bedelli, ... seri nolu, 30.04.2020 tarihli, keşidecisi ... San. Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ve ... bank Erçiş/Van şubesine ait keşidecisi ... olan, ... no'lu ve 30.04.2020 vade tarihli, 20.000,00-TL meblağlı çeklerin lehtarı konumunda bulunduğunu, müvekkili şirketin, bahse konu çekleri kendi ticaret yaptığı dava dışı başka bir firmaya ... Kargo aracılığıyla kargoladığını(Kargo No:...), ...  Kargo çalışanlarının elindeki kargoları hırsızlık mağduru olup çaldırması sonucunda çeklerin müvekkili şirket hakimiyetinden çıktığını, (Büyükçekmece Polis Merkezi 05.12.2019 tarihli ... evrak numaralı şikayetçi ifade tutanağı), akabinde taraflarınca müvekkili şirket adına derhal gerekli görüşmeler ve bildirimlerin yapılıp, bahse konu çekler hakkında çek iptali davasının ikame edildiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/67 Esas sayılı dosyası üzerinden davanın halen derdest olduğunu, ayrıca her türlü kötü niyet ihtimaline binaen çek iptali davasında tedbir talep edildiğini ve mahkemece teminat karşılığında talep kabul görerek çeklerin ödenmemesi için bankaya müzekkere yazıldığını, zaten icra dosyasında mevcut çeklerin arka yüzü incelendiğinde bankaya ibraz sonrası mahkeme kararı gereğince işlem yapılamadığına dair banka tarafından şerh vurulduğunun aşikar olduğunu, çek iptali davası devam ederken bahse konu çeklerin ortaya çıktığını ve hem dava dosyasına banka tarafından bildirildiğini hem de mübriz tarafından icra takibine konu edildiğini, müvekkili şirkete İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı dosyalarından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla ödeme emrinin gönderildiğini, müvekkilinin ödeme emrini tebliğ aldığını, müvekkili şirketin çeklere dair böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin, kendisinden sonra gelen ciranta şirket ile de en ufak bir bağlantısı, tanışıklığı ya da ticaretinin bulunmadığını, dosyalar üzerinden çek görüntüsü incelendiğinde müvekkilinden sonra davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. şirketinin cirosunun göründüğünü, davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. şirketinin kötü niyetli olduğuna en ufak bir şüphe dahi bulunmadığını, diğer davalı ...'in ise 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2.maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ...'in, gerekli istihbarat çalışması yapmadığını ve diğer davalı şirketin mali durumuna dair değerlendirmede bulunmadığını, sahte faturaya dayanarak düzenlenen faktoring sözleşmesinde faturanın gerçekliği, mal ve hizmet satışına dayalı olup olmadığının araştırılmadığını ve müvekkili şirketten de teyit edilmediğini, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2.maddenin yollamasıyla 04.02.2015 tarih ve 29257 Sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 5/1.maddesinde faktoring şirketlerinin gerekli istihbarat çalışmasını nasıl yapacağı ve çalışma usullerinin açıkça düzenlediğini, müvekkili şirketin kendi ticaretleri dolayısıyla keşideci şirketten alacağına karşılık aldığı çeki kargo görevlisinin çaldırması ve gelinen aşama itibariyle büyük zarara uğradığını ve uğrama ihtimalinin sürdüğünü, zira keşidecilerden olan alacağını alamamakla beraber bir de üstüne hiçbir borcu ve alakası olmamasına rağmen davalı faktoringe borçlu konumuna düştüğünü ve icra takibine maruz kaldığını, hırsızlık olayına dair soruşturma ifadelerinin açılan çek iptali davasında mevcut olduğunu, çek iptali davasında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çekin bulunması sonucunda işbu davayı açmaları ve kendilerine bildirilmesi için 2 haftalık süre verildiğini, bu doğrultuda bahse konu çeklerin müvekkiline iadesi ve davalılara icra takibi kanalıyla diğer cirantalar tarafından yapılan ödemelerin iadesinin talep olunduğunu, zira müvekkilinin bu çekten dolayı davalı mübriz başta olmak üzere herhangi bir cirantaya borçlu olmadığı, çeklerle alakalı da ilk günden itibaren üzerine düşen tüm hukuki sorumlulukları yerine getirdiği, cirantanın kötü niyetli olduğunun aşikar olduğunu, davalıların kötü niyetli olup tüm eylem ve işlemlerini kanuna aykırı şekilde gerçekleştirdiklerini, hiçbir hukuki dayanak olmaksızın ilgili çekin tahsili yoluna gittiklerini, mevzuatın aradığı şartların da oluşması hasebiyle İİK 72 uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere davalıların tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini beyanla davanın kabulü ile dava konusu çekler yönünden herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile çeklerin müvekkili şirkete istirdatına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde özetle; öncelikle eldeki dava bakımından zorunlu arabuluculuk  müessessine başvurulmaması sebebiyle eldeki davanın usulden reddi gerektiğini, bununla birlikte HMK'nın 6.maddesi uyarınca yetkili mahkemeler İstanbul Mahkemeleri olduğundan dosyanın yetkili İstanbul mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, devamında müvekkili şirketin iyi niyetli olarak çekler kendisine teslim edildiğinde faktoring mevzuatı uyarınca yapması gereken araştırmaları yaptığını, çek bedelini ödeyecek keşidecilerin gerçekten işbu çekleri düzenleyip düzenlemediğini, imzalarının sahte olup olmadığını, faktoring ilişkisi uyarınca kendisine çekleri teslim eden faktoring müşterisinin mükerrer fatura düzenleyip düzenlemediğini kontrol ettiğini, müvekkili şirketin çekleri iyi niyetle teslim aldığını ve karşılığında faktoring müşterisi diğer davalıya finansman sağladığını, çeklerin vadesi geldiğinde ise üzerinde tedbir kararı bulunması nedeniyle bedelini tahsil edemediğini, bu nedenle zarara uğradığını, müvekkili şirketin faktoring ilişkisi kurduğu tarihte çeklerin üzerinde herhangi bir tedbir kararı bulunmadığı gibi müvekkili şirketin çeki ibraz etmeden davacının hasımsız olarak ikame ettiği bir çek iptal davasında aldığı tedbir kararından çekleri bankaya ibraz etmedikçe haberdar olabilmesinin mümkün olmadığını, son olarak müvekkili şirketin, bedelini tahsil edemediği çeklere ilişkin icra takibi başlatmasının müvekkili şirketin kötü niyetli olduğunu değil alacaklı olduğunu gösterdiğini, nitekim müvekkili şirket tarafından ikame edilen icra takiplerine konu borç çeklerin bir diğer cirantası ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödenmiş olup istirdatı talep edilen çeklerin müvekkili şirkette olmadığını, çeklerin kuvvetle muhtemel İstanbul .... Müdürlüğü'nün kasasında olduğunu düşünmekle beraber bu durumun Mahkemece ilgili icra müdürlüğüne yazılacak bir müzekkere ile açıklığa kavuşacağını beyanla davanın öncelikle zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi sebebiyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, dosya bakımından İstanbul Nöb. Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesine, Mahkemenin bu talep bakımından da aksi kanaatte olması halinde, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"davacı vekilinin dava dilekçesinde taraflarınca açılan çek iptali davasında kendilerine verilen süre içerisinde eldeki davayı açtıkları yönündeki beyanı, 24/12/2021 tarihli dilekçesi ve dava tarihi de nazara alınarak eldeki davanın takibe dayanak ve davaya konu çeklerin istirdadı olduğu Mahkememizce tespit edilmiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin arabuluculuk başvuru şartına yönelik dava şartı itirazının, eldeki davanın TTK'nın 792.maddesine göre açılan çek istirdadı davası olduğu, TTK'nın 792.maddesine göre açılan çek istirdadı davasında da arabulucuya başvurmak dava şartı olmadığından (Bkz.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesinin 10/06/2021 tarih, 2021/586 Esas Ve 2021/658 Karar ile Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 10/02/2020 tarih, 2019/3048 Esas ve 2020/1903 Karar sayılı ilamları) bu yöndeki beyanlarına Mahkememizce itibar edilmemiştir. Bununla birlikte, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazılarından açıkça anlaşılacağı üzere, 2020/13612 Esas sayılı dosyasında takibe konu borcun borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından dosyaya yatırıldığı, takibe konu çek aslının da ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Vekiline 16/09/2020 tarihinde teslim edildiği, 2020/13609 Esas sayılı dosyasında takibe konu borcun borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından dosyaya yatırıldığı, takibe konu çek aslının da ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Vekiline 14/07/2020 tarihinde teslim edildiği, işbu yöndeki belgelerin icra dosyalarında yer aldığı ve dava tarihinin ise 07/12/2020 tarihi olduğu nazara alındığında takibe dayanak ve davaya konu çeklerin davalılarda olmadığı anlaşıldığından Mahkememizce davalılar aleyhine açılan davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte davacı vekilinin, dava dilekçesi içeriğinde ve 24/12/2021 tarihli dilekçesindeki icra takibi kanalıyla diğer cirantalar tarafından yapılan ödemelerin iadesine yönelik istemi yönünden ise, yukarıda detaylı olarak belirtildiği üzere icra dosyalarına takibe konu borçların dava tarihinden önce dava dışı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından icra dosyasına yatırıldığı tespit edildiğinden davacının bu talebi yönünden ise Mahkememizce aktif husumetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Keza yine davacının işbu talebi yönünden, alacak istemini içermesi nedeniyle arabuluculuğa tabi olması ve davacının arabuluculuk yoluna başvurmadığı anlaşıldığından dava şartı da yerine getirilmediği kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; Mahkememizce eldeki davanın çek istirdadı davası olduğu, takiplere dayanak ve davaya konu çeklerin dava tarihinden önce dava dışı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekiline teslim edilmesi ve buna ilişkin belgelerin icra dosyalarında yer alması,\" şeklinde gerekçeleriyle 1-Davalılar aleyhine açılan davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemece eksik inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı şekilde karar verildiğini, söz konusu çeklerin hakimiyetinin müvekkili rızası dışında  hırsızlık yolu ile çıktığını,  bu durumu dosyada olan savcılık soruşturma dosyası ile sabit olduğunu, davalılar hırsızlık yolu ile müvekkilin hakimiyetinden çıkan çekleri ciro yoluyla devraldığını, çekler kötü niyetli firmaların eline geçtiğini ve farklı kişiler aleyhinde icra takiplerine konu yaptıklarını, müvekkili şirketin kendisinden sonra gelen bu şirketlerle herhangi bir bağlantısı veya ticari ilişkisi bulunmadığını, çekte müvekkilden sonra davalılardan ...  San. ve Tic. Ltd. Şti.cirosu olduğunu, ... Gıda  Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. kötü niyetli olarak çeki ciro ettiğin, bu firmaca sahte faturalar hazırlanarak faktoring firmasına verildiği sabit olmakla birlikte davalılara çok sayıda dava açıldığını, bunların iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, diğer davalı ... ise dava dilekçesinde belirttikleri üzere 6361 sayılı kanunun 9/2. Maddesi uyarınca yapması gereken istihbarat çalışmalarını yapmadığını, davalı şirketin mali durum incelemesini de yapmadığını, sahte faturaya dayanarak düzenlenen faktoring sözleşmesinde faturanın gerçekliği, mal ve hizmet satışına dayanıp dayanmadığı araştırılmamış ve müvekkil şirketten de teyit edildiğini, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde de durumun ortaya çıkacağını, faktoring şirketleri ancak sahih ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı olup alacakları devralabileceklerini, faktoring şirketleri bir inceleme-araştırma yapılmaksızın faktoring işlemi yapılması halinde, mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hasıl olacak sonuçlar bakımından ağır kusurlu kabul edilmeleri gerektiğini, Mahkeme gerekçesinde ilk olarak çekin istirdatı taleplerini çeklerin dava dışı ... Sanayi ve Dış Tic. Ltd.Şti tarafından icraya ödenerek 14.07.2020 tarihinde alındığından bahisle davalılarda olmadığından  pasif husumet yokluğuyla reddetmişse de çek iptal davaları 27.01.2020 tarihinde açtıklarını gözden kaçırdığını, cirantalar tarafından yapılan ödemelerin davalılardan iadesine yönelik istemlerinin alacak istemi içermesi nedeniyle arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle reddedilmişse de eldeki dava terditli açılan bir dava olduğundan, öncelikle taleplerinin çekin istirdatı iken dava tarihi itibariyle çek bedellerinin ödenmesi nedeniyle ikinci istem çek bedellerinin istirdadı olduğunu, terditli olarak ileri sürülen taleplerine ve dava süreci devam ederken çek bedelinin istirdatına dönüşmesi nedeniyle arabuluculuk dava şartının dava konusu olayda uygulanamayacağını beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile dava konusu çekler yönünden boçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin istirdadına ve davalılara icra takibi kanalı ile diğer cirantalar tarafından yapılan ödemelerin iadesine ve %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı dava konusu çeklerde ciranta olup çekin kargoda iken çalındığını ve kendisinden sonra gelen ciranta davalı ... Ltd. ile arasında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür. Büyükçekmece C. Başsavcılığı'nın 2019/61300 esas sayılı dosyasında daimi arama kararı verilmiştir. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı/alacaklı... A.Ş'nin takibe konu 30/04/2020 vade tarihli, 20.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak toplam 22.466,85-TL alacağın ödetilmesi istemiyle davacı/borçlu ile davalı ... Gıda Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti., dava dışı ..., ... Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamından davalı/alacaklı ... Faktoring A.Ş'nin takibe konu 30/04/2020 vade tarihli, 25.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak toplam 28.083,56-TL alacağın ödetilmesi istemiyle davacı/borçlu ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu tespit olunmuştur. İstanbul ...İcra Dairesinin Müdürlüğünün 23/05/2022 tarihli cevabi yazısında; ... Esas sayılı dosyasında takibe konu borcun borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından dosyaya yatırıldığı, takibe konu çek aslının da ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekiline 16/07/2020 tarihinde teslim edildiğinin bildirildiği görülmüştür.İstanbul ...İcra Dairesinin Müdürlüğünün 23/05/2022 tarihli cevabi yazısında; ... Esas sayılı dosyasında takibe konu borcun borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından dosyaya yatırıldığı, takibe konu çek aslının da ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Vekiline 18/08/2020 tarihinde teslim edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Gebze ATM nin 11/12/2020 gün, 2020/67 esas, 2020/777 karar sayılı çek zayi nedeni ile iptali davasında dava konusu çeklerin icra takibine konu edildiği ve davacı tarafından verilen süre içinde istirdat davası açılmış olmakla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece dava konusu çeklerin dava tarihi olan 07/12/2020 tarihinden önce,  icra müdürlüğünce dava dışı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından borcun ödenerek çeklerin teslim edildiğinden bahisle  pasif husumet yokluğundan, yapılan ödemenin iadesi talebinin ise arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesi 5 numaralı bendinde; çeklerin müvekkiline iadesi ve davalılara icra takibi kanalıyla diğer cirantalar tarafından yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiği, yargılama sırasında mahkemece 23/12/2021 tarihli duruşmada, 10 numaralı ara karar ile davacının talebinin açıklattırıldığı, davacı vekilinin istirdat davasının kabulünü, icra takibi kanalıyla diğer cirantalar tarafından yapılan ödemelerin iadesine, %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5/A. maddesinde \"dava şartı olarak arabuluculuk\" başlığı ile; \"Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, 2.fıkrası son cümlesine göre ise;  \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" Davacı vekilinin dava dilekçesinde  netice-i talebini terditli olarak ileri sürdüğü,  dava konusu çekler yönünden borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin istirdadına ve davalılara icra takibi kanalı ile diğer cirantalar tarafından yapılan ödemelerin iadesine ve %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  ettiği, mahkemece ilk olarak menfi tespit ve çek istirdadı talebinin değerlendirilmesi, bu talebin yerinde görülmemesi halinde terditli olarak ileri sürülen bedel iadesi talebinin değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle menfi tespit ve çek istirdadı davasının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, bu durumda ilk talep arabuluculuk  dava  şartına tabi olmadığından ikinci talebin incelenmesine geçildiğinde artık arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alındığında mahkemece, davacı tarafından terditli talep edilen, tahsil edilen çek bedelinin iadesinin gerekip gerekmediğinin tespiti yönünden, çeklerdeki ciro silsilesi göz önüne alınarak, dava dışı ... San. Ltd. Şti. tarafından çek bedelinin davalı factoring şirketine ödendiği dikkate alınarak, çek bedelinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir iken, bu konuda bir inceleme yapılmadan, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından,  sair istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizce işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih, 2021/463 E. 2022/791 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacının tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07b594d41c8643b2","SID":"4e1d25403777dae7"}}