{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/723 <br>KARAR NO:2025/813<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2024/997 <br>KARAR NO:2025/38<br>TALEP TARİHİ:14/11/2018<br>KARAR TARİHİ:10/01/2025<br>TALEP:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP:Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin faaliyetine kesintisiz güç kaynaklıları (...) üreterek başladığını, daha sonra yüksek ... kapasiteli cihazları üreterek faaliyetine devam ettiğini, Türkiye'deki ..., yurdışında ise ... markası altında dünyada bilinen bir marka ve Türkiye'nin en büyük yerli üreticisi olduğunu, ülkemizde son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve döviz kurlardaki artışlardan dolayı gerek borçlanma maliyetlerinin artması gerekse üretim girdilerinin maliyetlerinde ortaya çıkan yükselme gibi nedenlerle iş kapasitesinin azaldığını, ödemelerde aksamalar meydana geldiğini, ...’in nakit akışının girdiği olumsuz döngüden çıkarak faaliyetlerine devam etmesinin mümkün kılınması, borçların alacaklılar arasında ön projede belirtilen oran ve vadelerde, adil bir şekilde tasfiyesinin sağlanması, borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacı ile konkordato başvurusunda bulunduğunu belirterek, geçici ve kesin mühlet süresinin verilmesinin ardından, nihayetinde konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI:1-Mahkemenin 16/12/202020 tarihli kararı ile; ... Şirketi’nin konkordato talebinin adi alacaklar yönünden kabulü ile  adi alacaklıların 48 ay vadeli, 8 eşit taksit halinde ödeneceğine dair revize projeye göre, İİK.nun 305 md. uyarınca konkordatonun tasdikine, 24/11/2020 tarihli ödeme tablolarının kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Karara karşı Alacaklılar ...bank T.A.Ş.,...bank A.Ş., ... Bankası A.Ş. , ... Bankası A.Ş., ... Şti.,... A.Ş. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 2-Dairemizin 02/03/2022 tarihli ve 14/06/2023 tarihli kararları ile ilanların yapılmamış olması ve evrakların eksik olması nedeniyle 2 kez geri çevirme kararı verilmiş, Dairemizin 23/10/2024 tarihli kararı ile; \"...15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesinde \"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir.İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde \"(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar.Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.\" hükmü yer almaktadır.İİK 304. maddesinin birinci fıkrasında, konkordatoya itiraz eden alacaklılar, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri koşuluyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede \"alacaklılar itirazlarıyla ya konkordatonun tasdikine engel olmayı ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebileceklerdir. İİK m. 308/a hükmü alacaklıların itirazına önemli bir sonuç bağlamıştır. Madde gereğince konkordato hakkında verilen hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmiş olması gerekir.\" (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 522) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli  2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında; \"...İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır. Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı \"itiraz\" şartına bağlamış olup bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olmakla, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyecektir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar;19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar; 08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih 2024/1497 E. 2024/1871 K. sayılı kararında; \"... İcra ve İflas Kanunu'nun 304. maddesinde, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin tasdik yargılamasına başlayacağı, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, Kanunun 288 inci maddesi uyarınca ilân edileceği ve itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ilânda bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Bu usule uygun olarak itirazlarını bildiren alacaklılar tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı,  10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Temyizen incelenen direnme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir...\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarih 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında; \"...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım müdahil alacaklılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, davacının borca batık olmadığı bu nedenle borçlunun kaynakları ile teklifin uyumlu olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.İstinaf Mahkemesinin verdiği karara karşı davacılar vekili ve müdahil  ...Bankası A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Dava konusu somut olayda mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesin'de ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, temyiz yoluna başvuran ... Bankası A.Ş. vekili tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde \"itiraz\" edilmediğinden, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca müdahil ...Bankası A.Ş. vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir...\"Dairemizin geri çevirme kararında açıkça yazıldığı üzere ilanların temin edilerek dosyaya alınması ve bu şekilde eksikliğin giderilmesi istenilmiştir. Yani kararımız konkordato süreci içinde mahkemece yapılmayan ilanların yapılarak gönderilmesi şeklinde değildir. Zaten böyle bir kararın verilemeyeceği de aşikardır. Zira yukarıdaki ilan metnine bakıldığında \"16/12/2020 günü\" olan bir duruşmanın üzerinden 3,5 yıl geçtikten sonra 29/05/2024 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve 04/06/2024 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi, ilanın amacına aykırı olduğu gibi tasdik duruşmasını usulüne uygun hale getirmeyecektir.Yine dairemizin geri çevirme kararında \"... no.lu mavi klasörde yer alan son evrak tarihi 24/05/2019 tarihinden sonra yapılan işlemlerin, duruşma tutanaklarının, ara kararların, komiser heyeti ara raporlarının, varsa bilirkişi raporlarının, davacı tarafça sunulan revize projelerin, alacaklılar toplantısına ilişkin kayıtların, oylama tutanaklarının, komiser heyeti nihai raporunun, ödeme planının yani 24/05/2019 tarihinden karar tarihi olan 16/12/2020 tarihine kadarki sürece ilişkin evrakların 2 çuval halinde gönderilen dosyalar arasında yer almadığı tespit edilmiştir. Bu evraklar da temin edilerek dosya içerisine alınmalıdır...\" şeklinde tespitlere yer verilmiştir. 17 klasör halinde Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde bir kısım evrakların örnekleri (mahkemenin 11/11/2020 tarihli ara kararına istinaden düzenlenen konkordato projelerinin karşılaştırılmasına ilişkin komiser heyeti raporu, komiser heyetinin bir kısım ara raporları, şirketin konkordato ön projesi, revize projesi ve ödeme planına ilişkin revize projesi, ödeme tablosu) dosya kapsamına alınmış ise de asılları bulunmamaktadır.Ayrıca mahkemece komiser heyetinin tasdik koşullarına ilişkin raporunun da dosya kapsamına alınmadığı anlaşılmakla, UYAP sisteminde yapılan incelemede bu raporun 09/10/2020 tarihinde ön bürodan sunulduğu, 12/10/2020 tarihinde dosyaya aktarıldığı tespit edilmiştir. Raporda alacaklılar toplantısına ilişkin kayıtların, oylama tutanaklarının ekli olmadığı, ancak iltihak süresi geçtikten sonra komiser heyeti tarafından düzenlenen ve alacaklıların kabul red miktarlarını gösterir tablo (ek 5) ile ödeme planının (ek 6) rapora eklendiği belirlenmiştir. Ancak bu evrakların asılları da dosyada bulunmamaktadır.Mahkemece 2.geri çevirme kararına istinaden de eksikliklerin ikmal edilmediği, kararın denetlenmesi, istinaf sebeplerinin incelenmesi için gerekli olan alacaklılar toplantısına ilişkin alacaklıların imzalarını içerir şekilde oylama tutanaklarının, iltihak süresi içerisinde kabul oyu kullananlara ilişkin kayıtların dosyada bulunmadığı, yine UYAP sisteminde yapılan incelemede belgelerin UYAP'ta da kayıtlı olmadığı, geri çevirme kararına rağmen bu eksikliğin hangi nedenle ikmal edilmediğinin mahkemece tutanak altına alınmadığı görülmektedir.Yukarıda yer verildiği gibi bir kısım evrakların asılları olmamakla birlikte örnekleri temin edilerek tamamlanmış ancak bir kısım eksiklikler ikmal edilmemiştir. Mahkemece 16/12/2020 tarihli celsede tasdik kararı verilmiş olup dosya Dairemize 13/09/2021 tarihinde gelmiştir. Dairemizce eksiklik nedeniyle 02/03/2022 tarihinde dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, mahkemece sadece tasdik kararına dair ilan eklenerek 1 yıldan uzun bir süreden sonra 11/04/2023 tarihinde dosya yeniden Dairemize gönderilmiştir. 1.geri çevirme kararının gerekleri yerine getirilmediğinden Dairemizce dosya 14/06/2023 tarihinde 2.kez geri çevrilmiş, yine eksiklikler tam olarak ikmal edilmeden üstelik yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Dairemizin bu yönde bir kararı olmamasına rağmen eski tarihli bir kısım ilanlar yapılarak dosya Dairemize 31/07/2024 tarihinde yani 1 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra gönderilmiştir. Ancak geri çevirme kararına uygun olarak eksiklikler ikmal edilmemiş, bu süreçte ise ödeme planına göre sadece 31/12/2024 vadeli son taksit ödemesi kalmış, diğer taksitler ödenmiş yani karar tarihinden itibaren yaklaşık 4 yıl geçirilmiş ve süreçte neredeyse sona gelinmiştir.Dosyanın mevcut haliyle kararın denetlenmesi istinaf sebeplerinin incelenmesi mümkün değildir. Zira yukarıda açıklandığı üzere, tasdik yargılama gün ve saatini bildiren ayrıca itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri açıklamasını içeren ilanın hem Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde hem de Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalında yapılması Kanun'un amir hükmü olup tasdik karar duruşmasına ilişkin ilanların duruşma tarihi olan 16/12/2020 tarihinden önce ve alacaklılara itiraz hakkı sağlayacak şekilde yapılmadığı sabittir. Söz konusu ilanların yapılmamış olması nedeniyle tasdik yargılamasından haberdar olmayan, itirazlarını sunamayan ve tasdik yargılamasına katılamayan alacaklıların hukuki dinlenilme hakları ihlal edildiği gibi yukarıda yer verildiği üzere, karara karşı istinaf hakkı ise tasdik duruşmasından en az 3 gün önce yazılı olarak itiraz eden alacaklılara tanındığı için gerek alacaklıların karara karşı istinaf hakları olup olmadığının değerlendirilmesi gerekse hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin önlenmesi için söz konusu ilanın yapılarak, alacaklılara itirazlarını sunma hakkı tanınması ve itirazları değerlendirilerek karar verilmesi gerekliliği kamu düzenine ilişkin olup, re'sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Yine yukarıda ifade edilen eksikliklerin ikmal edilmesi özellikle alacaklılar toplantısına ilişkin alacaklıların imzalarını içerir şekilde oylama tutanaklarının, iltihak süresi içerisinde kabul oyu kullananlara ilişkin kayıtların dosya kapsamına alınması zorunludur...\" gerekçesiyle istinaf yoluna başvuran alacaklıların sair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 ve 355.maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 10/01/2025 tarihli kararı; \"...kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2024/1252 Esas, 2024/1345 Karar sayılı ilamı ile sayılı ilamıyla kaldırıldığı anlaşılmıştır.  (İstinaf dairesince iki geri çevirme yapılmış, birinci geri çevirmede, İİK.nun 304 m. göre ilanların yapılmadığı anlaşılması halinde yeni bir ilan metni hazırlanarak ilanın yapılıp yapılmadığının tespiti, eksikliğin ikmali, kararın TSG nde ilanı yapılmadığı takdirde ilanın yaptırılması ve on günlük sürenin beklenmesi istendiğinden kalem bu eksikliğin ikmalini sağlamaya çalışmıştır. \"İİK'nun 304/1 maddesinde belirtilen hususu içerir yeni bir ilan metni hazırlanarak\"ibaresinin yazı işleri müdürlüğünce yanlış anlaşıldığı anlaşılmaktadır. İkinci geri çevirmede, alacaklılar toplantısına dair evrakların aslına ilişkin mavi klasörün dosya içine konması istenmiş, kayıp olduğu anlaşılan klasör arşivde yapılan araştırmalar neticesinde ancak kaldırma kararından sonra temin edilebilmiştir.Geri çevrime kararlarına sebebiyet verilmemesi için azami özen gösterilmesi hususunda gerekli uyarı alınmış, kaleme de gerekli ihtarat yapılmıştır. Kaldırma kararından sonra ilan suretleri yönünden yapılan kontrolde dosya incelendiğinde, geçici mühlet ve kesin mühlet kararlarının ilanlarının yapılmış olduğu, pandemi sürecinde verilen uzatma kararlarının ise ilan müzekkerelerinin hiç düzenlenmediği kaldırma kararı sonrasında farkedilmiş olup,  tasdik duruşması ilanı ile mühletler arasında bütünlük olması için verilen tüm mühlet ve uzatma kararları da tasdik duruşmasının ilanı ile birlikte ilan edilmiştir.)Mahkememizin 2018/1350 Esas, 2020/1086 Karar sayılı dosyasında 16/11/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet verildiği, 15/02/2019 tarihli celsede geçici mühletin 2 ay uzatılmasına karar verilidği; 10/04/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu bir yıllık sürenin COVİD-19 tedbirleri kapsamında 22/03/2020-30/04/2020 tarihleri arasında sürelerin durmuş olması sebebiyle kesin mühletin 21/05/2020 tarihine uzadığı, 21/05/2020 tarihli celsede de; yine covid tedbirleri gereği (Cumhurbaşkanlığının 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Kararı) 22/03/2020 tarihinde duran sürelerin 15/06/2020 tarihinde kadar durmaya devam edeceği düzenlendiğinden, 1 yıllık kesin mühletin 06/07/2020 tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmıştır. 06/07/2020 tarihinden itibaren İİK.nun 289/5 maddesi uyarınca süre 6 ay uzatılmasına karar verilmiştir. Böylece kesin mühlet 06/01/2021 tarihine kadar uzamışsa da duruşma günü 16/12/2020 tarihine bırakılmış, 6 aylık süre dolmadan (kabaca 20 gün kala) 16/12/2020 tarihinde tasdik kararı verilmiştir. İİK.unn 304 maddesine göre kesin mühletin altı ay daha uzatılması imkanına ihtiyaç ve gerek olmamıştır.18/12/2024 tarihli ara kararla, İstinaf kararındaki hususlarda eksikliğin giderilmesi için davacı şirketin kalan kesin mühletten istifadesine, kesin mühletin 2 ay uzatılmasına karar verilmiştir. Dosya incelendiğinde, alacaklılar toplantısına ilişkin alacaklıların imzalarını içerir toplantı tutanaklarının bir klasör şeklinde kayıp olduğu ve yapılan arama neticesinde emekli olan mübaşirden soruşturularak klasörün ve dosya eklerinin mahkeme arşivinden bulunmuş, dosya içine konmuştur. Tasdik duruşması için tayin edilen duruşma gününün İİK.nun 304 m. deki usulle (İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri) ilanının yapıldığı görülmüştür. Komiser heyetinin 06/01/2025 tarihli raporunu ve yine aynı tarihli başka bir raporla, ilan suretini, yapılmış ve yapılacak ödemeleri gösteren tabloları sunduğu görülmüştür. Raporda özetle, tasdik koşulları tekrar irdelenmiş ayrıca istinaf eden alacaklılar özelinde de (..., ...Ofisi, ... Bank, ... Bank,... şirketleri) inceleme yapılmıştır.. Döviz alacakları yönünden Yargıtay 6 HD nin 2024/605 E, 2024/1443 K sayılı kararla döviz alacaklarının kanunda öngörülen on beş günlük sürenin son günündeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesine karar verilmiş olup, eldeki dosyada zaten bu içtihat çıkmadan önce yapılan yargılamada da komiserler döviz alacaklarını geçici mühlet tarihindeki değil ilanın son günündeki kur üzerinden çevirerek alacaklılar lehine  hesaplama yapmış olup, kaldırma kararı sonrası değişikliğe gidilmesini gerektiren bir durum olmamıştır.Gelinen aşama itibariyle tasdik koşullarının mevcudiyetini koruduğu anlaşılmış, adi alacaklar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Nisabın sağlanmadığı rehinli alacaklar için yine talebin reddine karar verilmiştir. Kaldırma kararı öncesinde yapılan ödemelerin dayanaksız kalmaması ve bütünlük sağlanması için 24/11/2020 tarihli ödeme tablosuna da işaret edilmiş, ancak kalan son taksidin 15/01/2025 tarihinde ödeneceği belirtilmiştir, şeklinde karar verilmiştir.\" gerekçesiyle; konkordato talebinin adi alacaklar yönünden kabulü ile adi alacaklıların 48 ay vadeli, 8 eşit taksit halinde ödeneceğine dair revize projeye göre, İİK.nun 305 md. uyarınca konkordatonun tasdikine, 24/11/2020 tarihli ödeme tablolarının kararın eki sayılmasına, Bu tabloya göre istinaf kararından önce yapılan ödemelerin düşülmesi ile kalan taksitlerin, 06/01/2025 tarihli komiser raporunun 32-41. sayfalarındaki tablonun da kararın eki sayılarak, Bu tabloda belirtilen alacaklılara, kalan son taksidin en geç 15/01/2025 tarihinde ödenmesine; Tüm alacaklı ve taksitlerin bu tablolara göre izlenmesine; Konkordatonun tasdiki kararının, gerekçeli kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, İİK'nin 308/c maddesi gereğince derhal bağlayıcı hale gelmesine; Rehinli alacaklar yönünden konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Alacaklı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordatonun tasdiki kararı sonucunda müvekkili Bankaya ödenmesine karar verilen tutarlardan 31/12/2020, 30/06/2021, 31/12/2021 ve 30/06/2022 tarihli ödemelerin zamanında yapılmadığını 31/12/2022 tarihinde yapılması gereken ödemenin 10/01/2024 tarihinde ödendiğini, 30/06/2023, 31/12/2023, 30/06/2024 ve 31/12/2024 tarihli tutarlarin ise ödenmediğini, buna rağmen bilirkişi heyeti raporunun 39. Sayfasında; \"...bank ödemesinin yapılmamasına sebep olarak ...bank'ın konkordato projesine konu olan borca ilişkin T.C.Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında satışa konu gayrimenkulün ihale bedeli olan 1.935.316,82 TL üzerinden sıra cetveline istinaden tahsilat yapacağı ve yapılacak tahsilatın konkordato projesi borcundan yüksek olacağı gerekçesi belirtilmiştir. Borçlu şirket tarafından ileri vadeli müşteri çeki cirosu yoluyla ödeme yapılan alacaklılara hesaben ödeme yapıldığı için kalan borç tablosunda yer verilmemiştir.\" şeklinde ifade edilerek, projeye göre ödenmesi gereken taksitlerin ödenmesi gerektiği halde, sırf davacı beyanını esas alarak Mahkemenin yanıltıldığını, davacı şirketin yükümlülüğünün tasdik olunan projede yer alan tutarların ödenmesi olduğunu ancak davacı şirketin kendi hukuki görüşleri doğrultusunda kefiller hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin... sayılı dosya üzerinden yürütülen takip dosyasından yapılan tahsilat nedeniyle projeye göre ödemesi gereken dört taksitin ödenmediğini, davacı şirketin bu konuda göz ardı ettiği hususun ise, müvekkili Bankanın alacağının konkordato projesinde tasdik olunan tutarın üzerinde olması ve müvekkili Bankanın bu tutarı konkordatoya tabi olmayan kefillerden hukuken tahsil imkanının bulunması olduğunu, zira İİK madde 303'de \"Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder....\" denildiğini, Müvekkili Banka tarafından konkordatoya muvafakat edilmediğini, alacaklılar toplantısına katılımsağlanmadığını ve iltihak süresi içinde olumlu oy kullanılmadığını, yine mahkemeye konkordatonun tasdik edilmesine muvafakat edilmediğine dair beyan sunulduğunu, dolayısıyla müteselsil kefillere karşı tüm borç için yasal yollara başvurulmasında engel bulunmadığını, yine TBK 586 gereği de müteselsil kefiller hakkında takip başlatılmasında bir engel bulunmadığını,...A.Ş. ile ... tarafından,  kefiller ... ile... hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden yürütülen takip dosyasından yapılan tahsilatlar nedeniyle dosya borcunun sonlandığı iddiası ile Banka aleyhinde İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/816 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açılmış olup, yargılamanın devam ettiğini, yine akabinde diğer kefil ... tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/790 Esas sayılı dosyası üzerinden de menfi tespit davası açıldığını, 2022/816 Esas sayılı dosyadan düzenlenen bilirkişi raporunda da, konkordato projesine olumlu oy kullanmayan müvekkili Bankanın bakiye alacağını kefillerden isteme hakkı olduğunun ifade edildiğini, bu nedenle davacı şirketin kefilleri hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden takip devam etmekte olup, Mahkeme tarafından verilen konkordato kararı sadece davacı şirket hakkında olduğundan, tasdik olunan projeye göre Bankaya ödenmesi gereken tutar, Bankanın alacağının tamamını karşılamadığından, kefiller hakkında icra takip dosyasına devam edildiği, yukarıda belirtildiği üzere şirket tarafından proje kapsamında borç ödenmediğinden konkordato isteminin reddi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Alacaklı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Komiserler heyetinin alacaklarının bildirilmesi daveti üzerine müvekkili tarafından alacak bildirimi ile asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının 555.496,84 EUR + 42.122,69 USD olarak komiser heyetine bildirildiğini, alacağın gerek ...gerekse müvekkili defterlerinde döviz cinsinden kayıtlı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında Komiser Heyetinin döviz alacakları için alacak bildirim çağrısı ilanından 15 gün sonrasındaki günde ... Bankasının efektif satış kurunun esas alındığı ifade edilse de ilandan 19 gün sonraki döviz alış kurunun esas alındığını, raporda hangi alacaklıların alacaklarının döviz kuru cinsinden olduğu ve Türk lirası karşılıkları yer almadığından hesaplamanın nasıl yapıldığının hukuki denetime elverişli olmadığını, farklı günlerde yapılacak kur hesabının alacaklılar kurulunun ve nisabın belirlenmesinde etkili olacağını, ödeme planına göre müvekkiline ödenecek toplam borcun 3.678.489,06 TL olarak kaydedilerek müvekkili aleyhine hakkaniyetsiz mali sonuçlar doğurduğunu, müvekkilinin döviz alacağının yargılama süresince %32,69 değer kaybettiğini ve müvekkili açısından bir tenzilat oluştuğunu ancak diğer alacaklıların alacaklarının eksiltilmediğini, yabancı para alacaklarının nasıl ödeneceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmamasına karşın konkordato sürecinin tamamlanması açısından döviz alacaklarının Türk lirasına çevrilmesinin kabul edilebilir olduğu düşünülse de ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirasına çevrilmesinin alacaklılar arasındaki eşitliğe aykırı olmayacağını, TBK 99.maddesinin konkordato kapsamında uygulanması gerektiğini, komiser heyeti raporlarının hukuki denetime elverişli olmadığını, raporlar eksik olduğu gibi kendi içinde çelişkiler barındırdığını, davacının mali durumunun düzelebileceğine ilişkin hiçbir somut bilgi ve veri sunulmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.3-Alacaklı ... A.Ş. vekili tarafından da karar istinaf edilmiş ise de, alacaklı vekilinin 08/04/2025 tarihli dilekçe ile istinaf isteminden feragat etmesi sebebiyle mahkemenin 22/04/2025 tarihli kararıyla \"İstinaf kanun yollarından feragat ile istinaf  kaydının kapatılmasına\" karar verildiği anlaşılmıştır.İstinaf yoluna başvuran alacaklıların, istinaf başvurularının süresinde olup olmadığına ve istinaf hakları olup olmadığına ilişkin inceleme;7499 sayılı Yasa'nın  37/1.maddesi ile değişen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesinde \"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir. İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde \"(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.\" hükmü yer almaktadır.Dairemizin kaldırma kararında ayrıntılı olarak yer verildiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli 2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında ve bir çok emsal kararında konkordato talebi hakkında verilen karara karşı İİK 308/a maddesi uyarınca itiraz eden alacaklıların kanun yoluna başvurabileceğinin ifade edilmiş, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli 2024/1497 E. 2024/1871 K., 04/06/2024 tarihli 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında da YHGK kararında belirtilen hususlara yer verilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüş; alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakları olduğu yönündedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de yukarıda yer verilen kararları ile önceki uygulamasından dönerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüşü benimsemiş, yani alacaklılar toplantısında red oyu kullansa dahi İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen alacaklıların, karara karşı kanun yoluna başvuru haklarının olmadığını kabul etmiştir. Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. Bu nedenle Dairemizce, İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen ancak alacaklılar toplantısında red oyu kullanan alacaklıların istinaf yoluna başvurabileceği yönündeki önceki uygulamasından dönülmüş, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda, gerekse konkordato konusunda görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nde kabul gören görüş nazara alınarak, alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına istinaf yoluna başvurabileceği kabul edilmiştir. Konkordato tasdik kararının Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 10/03/2025 tarihinde ilan edildiği, istinaf yoluna başvuran alacaklı ...bank A.Ş.'nin 14/03/2025 tarihinde, alacaklı...Şti.'nin ise 24/03/2025 tarihinde yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurduğu tespit edilmiştir.Mahkemece İİK'nın 304.maddesi uyarınca \"itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri\" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin metin 23/12/2024 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve yine aynı tarihte Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiştir. Duruşma 10/01/2025 tarihinde yapılmış, alacaklı ... A.Ş. vekilinin 30/12/2024 tarihinde itiraz dilekçesi sunduğu tespit edilmiştir. Ancak dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran alacaklı ...Şti. tarafından itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği anlaşılmıştır. İİK'nın 304.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı için HMK'nın 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Bu açıklamalar çerçevesinde; İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca alacaklı ...bank A.Ş.'nin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Talep, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Şirketin konkordato revize projesinde;Konkordato kaynaklarının; nakit mevcudu 2.667.352,00 TL, alacaklar 42.266.886,50 TL, nakit sermaye arttırımı 3.000.000,00 TL, kardan sağlanacak nakit 101.249.664,93 TL olmak üzere sağlanacak nakit toplamının 149.183.903,43 TL olduğu ayrıca işletme varlıklarının net rayiç değeri olan 161.027.117,43 TL eklenince ödemelere tahsis edilebilecek toplam kaynak tutarının 310.211.020,86 TL olacağı şirketin borç tutarı 148.415.013,37 TL olup bu durumda toplam varlığın borcu karşılama oranının % 209 olduğu ancak iflas halinde varlıkların 97.090.751,82 TL bedelle satılacağı ve alacakların ancak %65'ini karşılayacağı, buna göre alacaklarının alacaklarının %35'lik kısmından mahrum kalacakları, şirket öz kaynağının 35.982.027,22 TL olduğu, Şirketin mali tablo ve bilançolarına göre borca batık durumda olmaması nedeniyle, tenzilat konkordatosu tekliflerinin olmadığı, vade konkordatosu teklifinin ise: a) Şirket aktifinde kayıtlı bulunan ...'ın, Komiser onayı ve Mahkeme kararı ile satışından yaratılacak kaynak ile şirket hazır değerlerinden yapılacak toplamda 2.500.000,00TL ödemenin 31/12/2020 tarihinde alacaklılara alacakları nispetinde dağıtılması, b) Geriye kalan borç tutarının tüm alacaklılara, konkordatonun tasdik tarihinden başlamak üzere, ilk taksit Haziran 2021'de olmak kaydıyla, 4 yıl vadede yıllık ödenmesi planlanan borç tutarının 6 şar aylık vadelerle, her yılın 30 Haziran ve 31 Aralık tarihlerinde tamamının ödenmesi, alacaklılara geçen bu sürede mağdur olmamaları açısından vade tarihi 2021 yılının başından başlamak üzere 2021-2022 yıllarında kalan bakiyeler üzerinden yıllık %3, 2023-2024 yıllarında kalan bakiyeler üzerinden %5 faiz ödenmesi şeklinde olduğu belirtilmiştir.  Alacaklılar toplantısında işbu proje oylanmıştır. Komiser heyetinin tasdik koşullarına ilişkin nihai raporunda;-Şirket özvarlığının rayiç 46.698.235,41 TL ile borca batık olmadığı, -Konkordato talep eden şirketin toplam 291 alacaklısının 92.149.384,99 TL alacağının olduğu, 171 alacaklının (%58,76) 60.742.486,86 TL (%65,92) yönünden kabul oyu kullandığı, 120 alacaklının (%41,24) 31.406.898,14 TL (%34,08) yönünden ret oyu kullandığı, kabul oyu kullanan 6 yabancı alacaklının Türkiye'de temsilcilerinin olmadığı ve komiser heyetine hitaben İngilizce yazıkları beyanlarında projeyi kabul ettiklerini beyan ettikleri, bu alacaklıların alacak toplamı 1.718.890,24 olup kabul beyanlarının geçersiz sayılması halinde dahi nisabı etkilemedikleri,-Konkordato projesinde faiz ödenmesi öngörüldüğü için teklifin vade konkordatosu olduğu, şirketin proje dönemi içerisinde tüm mevcut ve gelecekteki oluşacak alacaklılara 149.450.000 TL toplam borç ödenmesi öngörüldüğü, konkordatoya tabi adi alacak toplamı 95.857.011,99 TL (faiz dahil ödeme önerisi 103.321.096,93 TL) olmakla birlikte revize projede ödenecek tutarın şirketin cari borcu üzerinden hesaplandığı, borçlu şirketin rayiç değerlere göre varlıklarının (aktif) değeri 180.665.834,17 TL, iflas durumunda varlıklarının değeri 96.384.527,85 TL olarak tespit edilmekle, iflas halinde alacaklılara ödenecek oranın %77,08 olduğu ve alacaklılar konkordato projesindeki şekliyle faizli olarak tahsil etme imkanına kavuşamayacakları için konkordato projesine göre ödeme yapılmasının alacaklıların lehine değerlendirildiği, projenin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olduğu,-Konkordato mühlet sonrası iş ilişkisinin sona ermesi sebebiyle işçilere ödenmesi gereken kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin şirketin teminat gösterilmesi gereken 522.257,81 TL'lik imtiyazlı alacak olduğu, bu borcun tasdik duruşmasına kadar işcilere ödenmesinin gerektiği, borçlu şirketin ihtilaflı olduğu ve dava konusu edilmiş olan 214.175,98 TL işçilik alacağı bakımından davalar halen devam ettiğinden her halükarda bu miktarın teminat olarak depo edilmesi gerektiği,-Konkordato tasdik harcının 234.561,59 TL hesaplandığı bildirilmiştir. Komiser heyetinin konkordato projesine ilişkin raporunda; şirketin kaynak yapısı nihai proje ile incelendiğinde, borçlarını ödeyecek miktarın üzerinde kaynağa sahip olduğu, şirketin borçlarının tamamını karşıladıktan sonra bakiye 8.402.401,24 TL fazla kaynağı bulunduğu, ancak niahi kankordato projesinde 7.464.084,94 TL faiz önerisi bulunmakla fazla kaynak tutarı 938.316,30 TL olup projesinin nihai halinin ekonomik konjonktür ve Covid 19 pandemi etkisi dikkate alındığında daha gerçekçi ve inandırıcı olduğu, nihai projenin satış rakamlarının cari yıl rakamları ve tahmin edilen satış düzeyinin şirketin konkordato öncesi dönemlerinde gerçekleştirdiği satış düzeyi ile uyumlu olduğu, şirketin taşınmazlarına ilişkin satış planı içermesi ve şirket stoklarının paraya çevrilmesi planını içermesi nedenleri ile hem borçlu hem de alacaklılar açısından daha gerçekçi ve uygulanabilir olduğu, şirketin (mahkemece belirlenen 25/11/2020 tarihine kadar) ihtilaflı olduğu ve dava konusu edilmiş olan 214,175,98 TL işçilik alacağı bakımından davalar halen devam ettiğinden her halükarda bu miktarın teminat olarak depo edilmesi gerektiği, iş bu rapor tarihine kadar depo edildiğine ilişkin bir makbuzun komiser heyetine ibraz edilmediği, borçlu şirketin nakdi sermaye artışı olarak 3.000.000,00 TL'ye yer verdiği, bu artışın 750.000,00 TL'lik kısmının ortaklarca ödediği, geriye kalan tutarın konkordato projesinde 2021 ve 2022 yılında ödeneceği fakat bu tutarın ortaklarca Haziran 2021 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin genel kurul kararında sabit olduğu belirtilmiştir. Kaldırma kararının ardından komiser heyeti tarafından sunulan 06/01/2025 tarihli raporda; \"Borçlu Şirket 31.12.2020 tarihinden başlamak üzere konkordato ödeme planında yer alan taksit ödemelerini denetim kayyım raporlarında belirtilen şartlarda yerine getirmiş olup, işbu raporun hazırlandığı 02.01.2025 tariki ibariyle kalan ödemeler aşağıda gibi olduğu tespit edilmiştir...Konkordatoya tâbi bakiye toplam borç 2.557.163,79 TL'dir. Bakiye borcun birçoğunun kaldırılan tasdik kararına konu konkordato projesine göre son taksit ödemesi olduğu tespit edilmiştir.Şirketin alacaklıları arasında olan ...bank ve ... Bankası'nın ödemelerini 31.01.2025 tarihinde ödenmesine muvafakat ettikleri, ... ödemesinin yapılmamasına sebep olarak ...bank'ın konkordato projesine konu olan borca ilişkin kefilden T.C Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında satışa konu gayrimenkulün ihale bedeli olan 1.935.316,82 TL üzerinden sıra cetveline istinaden tahsilat yapacağı ve yapılacak tahsilatın konkordato projesi borcundan yüksek olacağı gerekçesi belirtilmiştir. Borçlu şirket tarafından ileri vadeli müşteri çeki cirosu yoluyla ödeme yapılan alacaklılara hesaben ödeme yapıldığı için kalan borç tablosunda yer verilmemiştir...banka'nın alacağını ... A.Ş.'ye devrettiği, bahsi geçen alacağın ...Yönetimi tarafından...'e temlik (devir) edildiği, borçlu Şirket'çe tarafımıza bildirilmiştir. Şirketin yabancı alacaklılarına yaptığı ödemelerin bazılarının geri döndüğü bazılarının ise ödeme işleminin devam ettiği bilgisi alınmıştır. Yukarıdaki listede Borçlu Şirket'çe banka hesap numaraları güncellenemeyen bir çok şirkete ulaşılmaya çalışıldığı, ulaşıldığında ödemelerin gerçekleştirileceği bilgisi alınmıştır.\" şeklinde tespit ve bilgilere yer verilerek, tasdik koşullarının oluştuğu yönündeki önceki açıklamalar yinelenmiş ayrıca bu süreçte şirketin sermaye artırımını gerçekleştirdiği, kaynakları arasında öngörülen taşınmaz satışlarını yaptığı belirtilmiştir.Karar tarihinden sonra dosyaya sunulan 02/05/2025 tarihli son kayyım raporunda; Mahkemenin 2018/1350 E. dosyasında kaldırılan kararın eki sayılan ödeme tablosu uyarınca kalan bakiyelere ilişkin olarak Mahkemenin 15/01/2025 tarihine kadar ödemelerin yapılması kararı uyarınca yapılan incelemede bir çok alacaklının ödemesinin yapıldığı, Şirketin ödeme planı 2 nolu Alacaklısı ...bank’a 923.173,37 TL’lik taksit tutarının  418.000TL’lik kısmının nakden ödendiği geriye kalan kısmı için ise tarafların hesaben ödeme konusunda anlaşmaya vardıkları,Tablo halinde gösterilen bir kısım alacaklılara ilişkin ödeme dekontu olmadığından bu husus şirkete sorulduğunda, banka hesap numaraları güncellenemeyen ve çoğu  yurtdışı alacaklısı olan firmalara şirketçe ulaşılmaya çalışıldığı fakat irtibat kurulamadığı yönünde yanıt verildiği,  borçlu şirketin ödeme planında hesap numaralarına ve alacaklılara ulaşılamaması nedeniyle 171.819,62 TL tutarı şirket hesaplarında alacaklılara ödenmek üzere hazır tuttuğu, ayrıca tasdik kararı öncesinde teminat olarak yatırılan ve ödemeleri konkordato sürecinde banka kanalı ile şirketçe yapılan işçi alacakları için karşılıksız kalan teminatlarının mahkeme (214.175,98) veznesinde muhafaza edildiği, sonuç olarak ödeme planlarına ait ödemelerin gerçekleştiği kanaati oluştuğu bildirilmiştir.İnceleme ve değerlendirme;Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023 tarih 2023/3061 E. 2023/3144 K.) Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir. Şekli inceleme kapsamında yapacağı en önemli tespit, komiserin süresi içinde dosyayı kendisine teslim edip etmediğidir. İçerik olarak dikkatle araştırması gereken husus ise borçlunun alacaklılar arasında dengeyi koruyup korumadığıdır (Öztek S./Budak A.C./Yücel M.T./Kale S./Yeşilova B., Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 539).İİK 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nun 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir.Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır.Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. Konkordatoya tabi olmayıp, tamamen ödenmesi gereken rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklarının borçlunun brüt aktifi kabul edilen tüm aktiflerden indirilmesi ve bu işlemin sonunda konkordato bakımından göz önünde tutulması gereken net aktife ulaşılması gerekmektedir (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 529-531). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/10/2024 tarihli 2024/6-497 E. 2024/486 K. sayılı kararı; \"...Somut uyuşmazlıkla ilgili olarak konkordatonun tasdiki için aranan şartları düzenleyen 2004 sayılı Kanun'un 305/1-b maddesinde belirtilen  \"teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması\" şartına değinmek gerekmektedir. 25. 4949 sayılı Kanun'la değişiklikten önce bu şart \"borçlunun serveti ile mütenasip bulunmak\" şeklindeydi ve bu durumda en az iflâsı hâlinde elde edebileceği meblağı teklif etmiş olması şartı aranmaktaydı. Serveti (mevcudu ile) orantılı olma şartı yerine kaynakları ile orantılı olma şartı getirildiğinden ve kaynak kavramı ödeme araçları ve temin edilebilecek her türlü finansal kaynağı ifade ettiğinden, teklifin borçlunun finansal kaynakları ile orantılı olup olmadığının araştırılması gerekir. 26. Burada belirtilen \"orantılılık\" şartı ile borçlunun mali imkânlarıyla, tüm alacaklıların alacaklarına  adil ve uygun zamanda kavuşmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Konkordato talebi ile birlikte mühlet hükümlerinin devreye girmesi ve bu süreçte alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri nedeniyle katlandıkları sürecin karşılığı olarak borçlunun da mümkün olan surette kaynakları ile borçlarını ödemesi beklenmektedir. 27. Borçlunun alacaklılara daha kısa zamanda ve daha fazla miktarda ödeme yapma imkânı varken, alacaklıların aleyhine bir ödeme planının tasdiki uygun değildir. Nitekim konkordato kurumu, borçlunun faaliyetlerine devamını sağlamak ile birlikte alacaklıların da tatmini yolu olup, borçluya konkordatonun amacı dışında bir finansman enstrümanı niteliğinde projenin tasdik edilmesi  mümkün değildir...\" şeklinde karar verilmiştir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli 2024/6-223E. 2024/272 K. sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarihli 2023/2455 E. 2023/2733 K. sayılı, 07/02/2023 tarihli 2023/347 E. 2023/462 K. sayılı kararlarında da benzer açıklamalara yer verilmiş, projenin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması gerektiği, borç ödeme kabiliyeti olan borçlunun ödemelerini uzunca bir süreye yaymasının konkordatonun amacıyla bağdaşmadığına işaret edilmiştir.Konkordatonun tasdik edilmesi salt oylamanın yeterli çoğunlukla kabul edilmesi şartına bağlı değildir. Konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Özellikle borçlunun dürüst olup olmadığı ve bu bağlamda teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olup olmadığı net olarak tespit edilmelidir. Zira konkordato mali durumu bozulmuş dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessese olup ucuz kredi temin yolu olarak kullanılmamalıdır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli 2021/6408 E. 2022/3612 K. sayılı kararında; \"...Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır.Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır....\" denilerek, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı ve projenin uygulanabilirliğinin, borçlunun tasdik kararından sonraki davranışları da nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2023 tarihli  2022/4466 E. 2023/252 K sayılı kararında; \"...konkordato süreci devam eden dinamik bir süreç olup, talebin Yargıtay aşamasındaki nihai süreci konkordato isteyenin mali durumu, borçlu ve alacaklılar arasındaki menfaat dengesi gözetilmelidir. Bu kapsamda dosyanın incelenmesi tarihinde  1 yıllık  ödemesiz sürenin dolduğu ve dosyada mevcut  12.01.2023 tarihli kayyım raporunda konkordato kapsamında  2021 yılında ödenmesi gereken 1. taksitin ve 2022 yılında ödenmesi gereken 3 taksit olmak üzere toplam  4 taksitin ödendiği  ve ödemelerin devam ettiği, konkordato talep edenin mali durumu ve ödemelerde bir sorun yaşanmadığı gözetilerek gelinen aşamada konkordatonun aksamaması bakımından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır...\" şeklinde karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da ifade edildiği gibi konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali olup olmadığına ilişkin Dairemizce yapılacak inceleme ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle sınırlı olmayıp, karar tarihinden sonraki sürecinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut dosyada; tasdik koşulları yönünden yapılan incelemede şirketin  46.698.235,41 TL rayiç ile borca batık olmadığı, buna rağmen ödemelerini 4 yıllık süreye yayarak kısmen faiz ile ödemeyi teklif ettiği, faiz oranının ise yıllık %3 ve %5 oranlarda olduğu anlaşılmakla, somut dosyada her ne kadar sair yönlerden tasdik koşulları sağlanmış ise de, borç tutarı ve rayiç nazara alındığında, kaynaklarla orantılılık şartı yönünden süreç içerisinde mahkemece projeye müdahale edilerek vadenin kısaltılması ve faiz oranının artırılması gibi hususların nazara alınması gerekirken bu hususların düşünülmemesi dosya kapsamına uygun değil ise de gelinen aşama itibariyle neredeyse tüm ödemelerin yapılmış olması karşısında açıklanan nedenlerden dolayı süreç eleştirilmiş ancak borçlunun alacaklılara ödeme planı uyarınca ödemelerini yapmış olduğu da nazara alınarak ve yukarıda yer verilen emsal Yargıtay kararında da ifade edildiği gibi kaldırma gerekçesi yapılmamıştır. Alacaklı ...bank A.Ş.'nin istinaf sebepleri incelendiğinde; Ödeme planı uyarınca, ödemelerin tam olarak yapılmadığını ileri sürmektedir. Dosyanın yapılan incelemesinde;  ...bank A.Ş. tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/65 esas sayılı dosyası ile çekişmeli alacak davası açıldığı, ayrıca banka alacaklarına şirket yetkilisinin kefil olması sebebiyle bu kişi hakkında başlatılan icra takibi neticesinde ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından gayrimenkul satışı yapıldığı, borçlu şirketin konkordato projesi kapsamında taksit ödemelerini yapmamasına işbu dosyada yapılan tahsilatı gerekçe gösterdiği, yine taraflar arasında menfi tespit istemli davaların mevcut olduğu, anılan dosyaların derdest olduğu anlaşılmaktadır. Konkordato tasdik kararına istinaden, borçlu şirket tarafından, alacaklı ...bank A.Ş. hariç ödeme planında yer alan tüm alacaklılara ödemeler yapılmış olup alacaklı ...bank A.Ş.'ye ödeme yapılmamasının sebebinin ise alacağın tahsil edilip edilmediği ve alacak miktarı noktasında taraflar arasında çıkan ihtilaftan kaynaklanmıştır. İİK'nın konkordatonun kısmen feshi başlığını taşıyan 308/e maddesinde; \"Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.\" hükmü yer almaktadır. İİK'nın 308/e maddesine göre kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini isteyebilir. Alacaklı ...bank A.Ş. tarafından, konkordato talep eden tarafından ödeme planına uygun olarak ödemelerin yapılmadığı ileri sürülerek, tasdik kararının kaldırılması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verildiği gibi şirketin faaliyetlerine devam ettiği, çalışma kapasitesini koruduğu, tasdik kararı uyarınca alacaklı ...bank A.Ş. ile oluşan ihtilaf hariç diğer alacaklılara ödemelerini gerçekleştirdiği, bu durumda alacaklı ...bank A.Ş.'ye tasdik kararı uyarınca ödemelerin yapılmamış olması halinin tasdik kararının kaldırılmasına değil ancak İİK'nın 308/e maddesi uyarınca konkordatonun feshi istemine konu edilebileceği kanaatine varıldığından, istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; alacaklı ... Şti.'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine, alacaklı ...bank A.Ş.'nin istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Alacaklı ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Alacaklı...bank A.Ş.'nin vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,3-Alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına, 4-Alacaklı ... Şti tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde alacaklıya iadesine, 5-Alacaklı ...bank A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran alacaklılar üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2968904bab8a3dc1","SID":"4e0f34f66b24307c"}}