{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/639 <br>KARAR NO:2025/837<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2024/387 <br>KARAR NO:2025/169<br>KARAR TARİHİ:24/02/2025<br>DAVA TARİHİ:31/05/2024<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı sigorta şirketinin, davacıya  ait ... Otel ve eklentilerini \"Ticari Paket Sigortası\" ile güvence altına aldığını, 26.11.2023 tarihinde Antalya bölgesinde etkili olan fırtına neticesinde, davacıya  ait otel, iskele vs eklentilerinde büyük bir hasar meydana gelmiş ve müvekkil derhal davalıya bildirimde bulunduğunu, davacının  uğradığı hasar ve zarar poliçe kapsamında teminata dahil olmasına rağmen; teminat dışı ya da muafiyet altı olarak değerlendirildiğini, davalının uğradığı zararı gidermeyince, dava şartı olan zorunlu arabucululuk kurumuna başvurulduğunu ve  anlaşamama olarak sonuçlandığını belirterek  sigorta poliçe limiti dahilinde uğradıkları tüm zararların tespitine, şimdilik 500.000 TL'nin 26.01.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  taraflar arasında düzenlenen poliçede dain mürtehin kaydın bulunduğundan ve usulüne uygun muvafakatname sunulmadığından davanın doğrudan dosya üzerinden reddi gerektiğini, davacının  işbu dava kapsamında aktif dava ehliyeti olmadığını, poliçe ve ilgili taşınmaz üzerinde garanti bankasının rehni bulunduğunu,  davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket nezdindeki poliçede, iskele - rıhtım üzerinde bulunan her türlü yapı, demirbaş, tesisat, tertibat ve şebeke ile dalga altında kalarak hasarın meydana geldiği iskele hasarı teminat harici olarak değerlendirildiğini, davacı tarafın bu yöndeki taleplerinin hukuka ve poliçe klozlarına aykırı olduğunu,  haksız davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece ''... Dava; davacıya  ait otelde fırtına dolayısıyla meydana gelen zararın Ticari Paket Sigortası poliçesi kapsamında tazmini  istemine ilişkindir.Davacı vekilinin 01/08/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu evrakta, 26/07/2024 tarihinde ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'ne muvafakate ilişkin talep dilekçesi sunduğu ve talebinin üzerine Banka Şube Kaşesi ve iki imza ile ''Muvafakat ederiz'' kaydının düşüldüğü, Davalı vekilinin, davacı vekili tarafından sunulan muvafakat evrakına itiraza ilişkin 24/10/2024 tarihli dilekçe sunmuş olduğu, Davacı vekilinin 12/11/2024 tarihli dilekçesi ile ''Daini mürtehin ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin  huzurdaki davaya muvafakati olduğuna dair derkenar ve ekleri, (01.08.2024 tarihinde) sayın mahkemeniz dosyasına sunulmuştu. Duruşma tarihi 13.12.2024 olduğundan, daini mürtehine ivedilikle müzekkere yazılmasını talep etme zarureti hasıl olmuştur.'' şeklinde talepte bulunduğu, Mahkememiz tarafından ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi'ne yazılan müzekkereye, ... Bankası tarafından ''İlgi yazınızda belirtilen davaya konu olarak alacak haklarımız devam etmekte olup, öncelikli banka alacağımızın ödenmesi kaydıyla, yasal yollara başvurulması durumunda davaya kayıtsız şartsız muvafakatimiz bulunduğu hususunu bilgilerinize sunarız.'' şeklinde yanıt verildiği, Somut olayda; ...Bankası A.Ş. ... Şubesinin ... olduğu, onun muvafakati olmadan hasar ödemesinin yapılamayacağının kloza eklendiği, ... Bankası tarafından ''İlgi yazınızda belirtilen davaya konu olarak alacak haklarımız devam etmekte olup, öncelikli banka alacağımızın ödenmesi kaydıyla, yasal yollara başvurulması durumunda davaya kayıtsız şartsız muvafakatimiz bulunduğu hususunu bilgilerinize sunarız.'' şeklinde şartlı olarak muvafakat verilmiş olduğu, davacının poliçe kapsamında talepte bulunabilmesi için dain-i mürtehinin açık muvaffakatının gerektiği, bankanın ise şartlı muvaffakatinin bulunduğu, öncelikle banka alacağının ödenmesinin belirtildiği, tazminatın davacıya ödenmesi yönünde açık muvaffakat verilmediğinden davacının husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davanın esasına yönelik bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerekir.Açıklanan gerekçelerle aktif dava ehliyeti (davacı sıfatı) bulunmadığından davanın reddine'' dair  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bankanın kayıtsız şartsız muvafakat ettiğine dair yazının dosyaya sunulduğu, iki belge arasında çelişki var ise mahkemece bunun giderilmeden davanın reddine dair verilen kararın yerinde olmadığı belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava,  davacıya ait olduğu belirtilen otel ve eklentilerinde fırtına  sebebiyle oluşan hasarın taraflar arasında düzenlenen poliçe nedeniyle davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflar arasında ticari paket sigorta poliçesi  düzenlendiği,  poliçenin 24/02/2023-2024 tarihleri arasında geçerli olduğu, sigortalının davacı olduğu, davacının uğradığı zararının poliçe teminatı dışı olarak değerlendirildiği  anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki poliçenin cevap dilekçesi ekinde  ve mahkeme ilamında,( bir kısmı görünecek şekilde yer alan kısmında) 2 no lu zeyilname ile ... Bankası A.Ş.... Şubesinin dain-i mürtehin sıfatıyla yer aldığı görülmektedir. Davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan ve davacı şirket tarafından  ... Bankası A.Ş. (...)'e yönelik düzenlenen yazıda , iş bu davaya muvafakatlerinin bulunduğunun belirtilmesi istenilmiş ve yazının sağ alt kısmında el yazısı ile ''muvafakat ederiz'' ve '' 26.07.2024'' yazılı olup, alt kısmında banka kaşesi ve kaşenin üzerinde imzanın atılı olduğu tespit edilmiştir. ... Bankası Genel Müdürlüğü tarafından mahkemeye  gönderilen 17.12.2024 tarihli yazıda ise, '' ilgili yazınızda belirtilen davaya konu olarak alacak  haklarımız  devam etmekte olup , öncelikle  banka alacağımızın  ödenmesi kaydıyla , yasal yollara başvurulması durumunda davaya kayıtsız şartsız muvafakatimiz bulunduğu hususunu bilgilerinize sunarım '' denilmektedir.Mahkemece tazminatın davacıya ödenmesi yönünde açık muvaffakat verilmediğinden davacının husumet ehliyetinin bulunmadığı belirtilerek  aktif dava ehliyeti (davacı sıfatı) bulunmadığından davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Yargıtay'ın süreklilik kazanmış emsal kararlarında açıklandığı üzere; TTK'nun 1456/1. maddesinde \"Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder\" düzenlemesine; 1456/2. maddesinde ise \"Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir\" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir. Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere şartlı muvafakat mümkün değildir. \"... Bu nedenle mahkemece dain mürtehin bankaya davacının bankaya olan borcunun ödenip ödenmediği sorularak, gerekirse banka kayıtları üzerinde araştırma yapılarak borcun kapatılmış olması halinde bankanın muvafakatinin aranmasına gerek bulunmadığı da gözetilerek ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dain mürtehin bankanın şartlı muvafakati geçerli kabul edilerek aktif dava ehliyeti yeterince araştırılmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2018 tarih  2017/11-91 E,  2018/924 K sayılı kararı) İlgili bankaya yazılan müzekkereye verilen 17/12/2024 tarihli  cevapta  dava dışı rehin hakkı sahibi banka tarafından, davacının açtığı davaya kayıtsız şartsız muvafakat verilmediği anlaşılmıştır. Ancak, davacı tarafça sunulan belgede ise dava dışı banka tarafından muvafakat verildiği iddia edilmektedir. İş bu nedenle, dava dışı  bankaya hem 17.12.2024 tarihli yazı cevabı hem de 26.07.2024 tarihli muvafakat yazısı gönderilerek,  yeniden muvafakat verilip/verilmediği sorulmalı ve çelişkinin giderilmesi istenmelidir. ... tarafından verilen muvafakat davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartıdır.Dava dışı bankaya  dain-i mürtehin kaydı nazara alınarak borcun  ödenip ödenmediği,  varsa bakiye borç miktarının sorulması, dava dışı bankanın açılan davaya muvafakat etmemesi ve bakiye borç miktarının  teminat bedelinden daha fazla miktarda olduğunun tespit edilmesi halinde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi,Bakiye borcun  teminat bedelinden az olması halinde, teminat bedelinden borç miktarı düşülerek kalan miktar yönünden davacının  taraf sıfatı (aktif husumeti) olduğunun kabul edilmesi, Dava dışı bankanın açılan davaya muvafakat etmesi yada  dava dışı bankanın alacağının tamamen ödenmesi  halinde ise,davacının  taraf sıfatı (aktif husumeti) olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Söz konusu eksiklik ikmal edilmeden ve davacıların aktif husumetinin olup olmadığı tespit edilmeden karar verilmesi hatalıdır. Aynı zamanda, mahkeme ilamında ve cevap dilekçesinde yer alan zeyilnamenin eksiksiz olarak dosya arasına alınması , incelenmesi gerekmektedir İş bu nedenle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/387 E. 2025/169 K. Sayılı 31/05/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"437bde0d6ddd2d4f","SID":"635a7c75c9dfa9c1"}}