{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2256 Esas<br>KARAR NO:2025/900 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/509 Esas- 2022/832 Karar<br>TARİHİ:12/10/2022<br>DAVA:Alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 06.04.2016 tarihinde imzalanan ... Bayilik Sözleşmesi kapsamında davalı tarafa ziraat bankası aracılığı ile verilen 190.000-TL değerinde teminat mektubunun bayilik sözleşmesi sona erdikten sonra davalı tarafından emsal Yargıtay kararları ve sözleşme hükümleri doğrultusunda haksız bir şekilde tahsil olunan banka kesin teminat mektubunun bedeli ile bu teminat mektubunun hukuka aykırı şekilde tazmin edilmesi sonucunda davacı şirketin oluşan zararlarının, tahsil olunan tarihten itibaren işlemiş banka mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranı üzerinden hesap edilecek faizi ile birlikte giderilmesini talep etme zarureti doğduğunu, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle; Bayilik Sözleşmesi sona erdikten sonra davalı şirkette teminat olarak bulunan ... Bankası ...Şubesi tarafından düzenlenmiş ... referans numaralı 190.000 TL bedelli keşin teminat mektubunun 18.10.2017 tarihinde davalı tarafından sözleşmesel bir dayanağı olmaksızın haksız olarak nakde çevrilerek, bedeli hukuka aykırı bir şekilde davacıya ait hesaplardan tazmin edilen 190.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 190.000 TL değerinde kesin teminat mektubunun hukuka aykırı şekilde tazmin edilmesi sonucunda davacı şahıs işletmesinin maddi sirkülasyonunun azalması ve paranın ticari olarak kullanılmaması nedeniyle oluşan maddi zararlarının hesaplanarak hüküm altına alınmasına, bedelinin davacıya ait hesaptan tazmin olunan ... Bankası ...Şubesi tarafından düzenlenmiş ... referans numaralı 190.000 TL bedelli kesin teminat mektubunun haksız tazmin tarihi olan 18.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek banka mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile geri ödenmesine, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı taraf arasındaki ihtilafın, davacı ile davalı arasındaki “... Bayilik Sözleşmesi” ve bu sözleşme kapsamında davacı tarafça verilen teminatlardan ... Bankası A.Ş....Şubesi tarafından müvekkil muhatap olarak düzenlenen 13.10.2011 tarih, 2011/127 mektup no.lu, ... seri no.lu ... referans no.lu, 190.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunun (BTM) tazminine dayandığını, Taraflar arasındaki ... Bayilik Sözleşmesinde, 30. Maddede ihtilafların hal merci olarak İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğuna dair yetki kaydı konulduğunu, taraflar tacir olduğundan, HMK m. 17'deki yetki sözleşmesinin koşullarının tam olarak mevcut olduğunu, bu kapsamda, taraflar yetki sözleşmesi yaptığından konu ihtilafta görevli ve yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkisiz olduğunu, yetki ilk itirazında bulunur, İstanbul mahkemeleri ihtilafta yetkili olduğundan yetkisizlik karar verilmesini talep ettiklerini, Davalının, ... Bankası A.Ş. ...Şubesi'nden davacı ile davalı şirket arasındaki... Bayilik Sözleşmesi kapsamında davacının nezdinde doğduğunu ve doğabilecek riskleri için konu 13.10.2011 tarih, 2011/127 mektup no.lu,... seri no.lu ... referans no.lu, 190.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunu aldığını, ... taahhüdünün, esas ilişkiden bağımsız bir taahhüt olup, konu mektubun tazmini akabindeki ödeme ... Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından yapıldığını, bu ödemenin ...Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından davacı hesabından alınması ve sair hususlar davacı ile banka arasındaki iç ilişki olup davalıyı bağlamadığını,Bu açıdan, “BTM bedelinin hukuka aykırı şekilde davacı hesaplarından tazmin edilmesi” davalının hasım olduğu bir konu olmadığını, davalının, dava dışı bankanın davacı lehine verdiği garanti taahhüdünü tazmin ettiğinden ancak bu husustaki talepler...Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından bulunulabileceğini, bu açıdan, davanın pasif husumetten reddini talep ettiklerini,<br>Davacı ile davalı arasında uzun yıllardan beridir süren ve sona eren bayilik ilişkisi mevcut olduğunu, bu hususun, taraflar arasında ihtilafsız olduğunu, sözleşme sona erse de, teminat, riskler ve teminatın iadesine dair hükümler sözleşme sonrasında da hüküm ifade edecek şekilde düzenlendiğini ve bu hususun da davacının kabulünde olduğunu,Davacı tarafın, davalının ürettiği traktörleri satın almakta ve nihai müşterilere sattığını, satım sürecinin, çoğunlukla kredili olarak (...Bankası A.Ş. tarımsal kredileri) gerçekleştiğini, bu kapsamda, davalı ile ...Bankası A.Ş. arasında anlaşma yapıldığını, bu anlaşmada, “müşterilere bayiler veya ... tarafından satılan traktörlerin kredilendirilecektir, lakin kredinin ödenmeyip takibe geçilmesi halinde traktörün satışı istenirse satış ilanı ...'a tebliğ edilecektir. ..., ihaleye iştirak ederek ... Sigorta ve Reasürans Birliği'nin en son belirlediği kasko bedelinin %75'i üzerinden konu traktörü satın almayı taahhütler. Satışa iştirak etmediği, olmadığı ya da traktör başka bir alıcı tarafından daha düşük bedelle satın alındığı takdirde, ... ilk ihalede kasko bedelinin %75'ini, ikinci ihalede de kasko bedelinin %75'i ile satış bedeli arasındaki farkı bankaya defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hususları belirtildiğini, davacının da ... Bayilik Sözleşmesi'nin 8.20. maddesi ile konu hususta davalının bankaya doğacak yükümlülüklerini üstlenmeyi, ayrıca davalının böyle bir ödeme yapması durumunda doğacak tutarı davalıya cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı tarafın, aynı taahhütleri bankaya karşı da verdiğini, davacının, belirtilen krediler ile toplamda yüksek tutarlı satışlar yapmış olup, dava dışı... Bankası A.Ş. kayıtlarına göre 30.10.2017 tarihi itibariyle davacı tarafından işbu krediler ile satışı yapılan traktörlere ilişkin 6.622.398,00 TL'lik kredi bakiyesi mevcut olduğunu, bu bakiyenin 19.418,00 TL'sinin ise takibe düştüğünü, yani, davalının davacı kaynaklı riskinin 6.622.398,00 TL olduğunu, bu hususun davacının satış bölgesi dahilindeki ... Bankası A.Ş. ..., ..., ..., ... Şubesi'ne ve ilgili banka genel müdürlüğüne sorulmasını ve işlem dosyasının celbini talep ettiklerini, bu kapsamda, her ne kadar ... Bayilik Sözleşmesi'nde iki ayrı teminat öngörülse de, davacının satış hacmi itibariyle tek bir teminat mektubu alınmıştır ki bu teminat da 2011/127 mektup no.lu, ... seri no.lu ... referans no.lu, davaya konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından verilen 13.10.2011 tarih, 190.000,00 TL bedelli banka teminat mektubu olduğunu, bu mektubun, 13.10.2017 tarihine dek süreli olup, bu tarihe dek tazmin edilmemesi halinde hükümsüz olacağı kaydı mevcut olduğunu, sözleşme hükümlerine göre kesin ve süresiz BTM alınacakken, davacı tarafın daha az komisyon ödemesi için süreli ve risk devam ettikçe BTM'nin uzatılacağı mantığı ile süreli BTM alındığını, Bayilik ilişkisi sona erdikten sonra, buy-back risklerine ilişkin ... Bayilik Sözleşmesi'nin 8.20., 12.6., 12.7. ve 25.7. maddelerine istinaden olarak konu teminat müvekkil bünyesinde tutulmuş, bankaya iade edilmediğini, davacı tarafın, Ekim 2017 döneminde bankada kredilerinin olduğunu, teminatı uzatamayacağını, istenirse teminat olarak çek-senet verebileceğini beyan ettiğini, ... Bayilik Sözleşmesi'nin 12.2. maddesine uygun olmayan teminatların kabulü mümkün olmamakla, davacı taraf taahhüt ettiği kıymetli evrakları dahi davalıya ibraz etmediğini,Davalının, bunun üzerine dava dışı ve davacının riskini garanti eden banka ile öncelikle şifahen görüştüğünü, şifahi görüşmelerle sonuç alamaması üzerine Ek-3'deki “öncelikle uzatım, mümkün olmazsa tazmin” talebini ...t Bankası A.Ş. ...esi'ne bankanın ... Şubesi vasıtasıyla sunduğunu, şu hususu önemle beyan etmek istediklerini, talebin öncelikle “teminat mektubunun vadesinin uzatılması”, bu mümkün olmazsa “sözleşmeye aykırılık olacağından tazmini” şeklinde olduğunu, nitekim Ek-2'deki BTM'de görüleceği üzere, davacının bayilik sözleşmesindeki taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmediğinin bildirimi üzerine protesto çekmeye, hüküm almaya veya davacının iznini almaya gerek olmaksızın dava dışı bankanın garanti taahhüdüne başvurulabildiğini,<br>Davalının, iyi niyetli bir şekilde öncelikle davacı ile görüştüğünü akabinde banka ile görüştüğünü; nezdindeki tek teminatın uzatılmayacağını ve teminatsız kalacağını görmesi üzerine Ek-3'deki taleple yine uzatım talep ettiğini; lakin uzatım gerçekleşmediğinden konu tutarın sözleşmeye aykırılık dolayısıyla tazmin edildiğini,Mektubun, uzatılmaması üzerine tazmin edildiğini ve nezdimizde nakit teminat (... Bayilik Sözleşmesi'nin 12.2. maddesine göre) olarak tutulduğunu, yani, risk gerçekleştiği gerekçesi ile tazmin edilmediğini, mektubun cezai şart veya doğmamış zararlar için irat kaydının söz konusu olmadığını, tazmine esas sözleşmeye aykırılık, davacı tarafın risk mevcudiyetine rağmen mektubun süresini uzatmaması ve sair bir teminat sunmaması olduğunu,Davacı tarafın, kötü niyetli bir şekilde dava dilekçesinde mektubun süresinin sona erdiğini, davalının teminatsız kaldığını ve sözleşmeye aykırı davranışlarını açıklamadığını, kötü niyetli bir şekilde, teminatın ancak iade edilmeyeceğini beyan ettiğini, süreli bir BTM'nin sonucunun, sürenin dolması neticesinde mektubun hükümsüzlüğü iken, taleplerine rağmen uzatılmayan mektup bedeli teminat hesaplarında tutulmakta iken davacının işbu davası ve beyanları kötü niyetin dışa vurumu olduğunu, buna dair davalının muavin defter kayıtlarının Ek-4'te olduğunu, tazmin olunan BTM tutarının, teminat olarak uhdesinde olduğunu, Bu nedenlerle, davalının tazmin işlemi davacı ile davalı arasındaki ... Bayilik Sözleşmesi'ne uygun olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, yukarıda belirttikleri üzere, dava konusu BTM davalı tarafından usulünce tazmin edildiğini, tazminin nedeni, davacı lehine verilen ve davacının sözleşmeye göre vermesi gereken teminatın süresinin uzatılmaması ve sair bir teminat olmaması olduğunu, yine, konu ödeme garanti taahhüdü sahibi bankadan alındığından, davacının talebinin haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 12/10/2022 tarih ve 2018/509 Esas- 2022/832 Karar sayılı  kararında;\"...Tacir olan davalı basiretli davranma yükümlülüğü altında olup, teminat mektubunun süresinin uzatılmaması halinde teminat mektubundan umduğu faydayı elde edemeyeceğini öngörüp gerekli önlemleri almalıdır.Ne var ki bu önlemlerin hukuka aykırı yollarla temin edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir.Hal böyle olunca risk gerçekleşmediği halde nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin davalı tarafından tazmini gerekmiştir.Her ne kadar ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de davanın temelinin sözleşmeye aykırılık iddiası olduğu, sözleşmeden doğan borçlarda faizin temerrüt tarihinden istenebileceği, davadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair delil bulunmadığı görülmekle faize dava tarihinden itibaren hükmetmek gerekmiştir. Yine faizin en yüksek mevduat faizi olarak talep edilmesine rağmen sözleşmede buna cevaz veren hüküm bulunmadığından yasal faize hükmedilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından yoksun kalınan kazanç isteminde de bulunulmuş ise de davacının iddialarını somutlaştırıp buna dair delil sunması gerektiği ancak davacı tarafından iddiaya konu zararın ispatlanamadığı anlaşılmakla, bu talep yönünden istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile,''Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-190.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı  davacı vekili ve davalı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamaya konu davanın 06.04.2016 tarihinde imzalanan ... Bayilik Sözleşmesi kapsamında alacak davası olduğunu ve davalı tarafça süreli teminat mektubunun tazmin edildiğinin ihilafsız olduğunu, bu tazmin işleminin açıkça sözleşmeye ve dürüstülük kuralına aykırı olduğunu, dolayısıyla hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen tazmin işlemi neticesinde, müvekkilin ve davalı tarafın tacir olması ve ticari bir işlem olması nedeniyle tazmin işleminden itibaren işlemiş banka mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek banka faizi/ticari faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, yapılan yargılama neticesinde dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi şeklinde hüküm kurulmasının açıkça hatalı olduğunu, zira söz konusu işlemin  adi bir işlem olmadığını,  ticari hayatın kaideleri ve oluşan zarar dikkate alındığında tazmin işleminden itibaren işlemiş  banka mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesap edilecek ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/509 Esas ve 2022/832 K. Sayılı kararında faiz yönünde gerekçesiz bir şekilde yasal faize hükmetmesinin hatalı olduğunu, salt sözleşmenin sona ermiş olması ve buna cevaz veren hüküm olmaması işlemin ticari işlem olmayacağı anlamına gelemeyeceği gibi kararın yasal faiz yönünden kaldırılması ve 190.000,00 TL  alacağın banka mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek banka faizi/ticari faiz uygulanması gerektiğini, Davalı tarafın tüzel kişi tacir olduğunu ve süreli teminat mektubunun kabulü ve sonrasında sözleşmeyi imzalaması neticesinde öncelikle süreli teminat mektubuna rıza gösterdiğinin anlaşılması gerektiğini, sonrasında ise süreli teminat mektubunun süresinin bitiminde sonuçlarının ne olacağını ve sözleşme ile bu sonuçları da kabul ettiğinin farkında olması gerektiğini, fakat bu hususunun kötü niyetli bir şekilde göz ardı edildiğini ve sonrasında hukuksuz ve sözleşmeye aykırı bir şekilde, kabul edildiğini ve sonrasında haksız şekilde tazmin edildiğini, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı olan fiiin gerçekleştiğini, davalı tarafın Banka Teminat Mektubunun anlaşmazlığa konu şekilde tazmin edilmesini adi hakkın kullanılmasından ibaret saydığını, Bayilik Sözleşmesinin hiç bir yerinde banka teminat mektubunun risk gerçekleşmeksizin tazmin edilebileceğine dair bir hüküm bulunmadığını,  ticaret hayatının hızlılığını ve kaideleri dahilinde teminat mektubunun tazmin edilmesinin bir tacirin ticaret hayatını ne derece etkileyeceğinin farkında olması gerektiğini, tüm bu durumları göz ardı ederek müvekkilin basiretli davranmasından bahsetmenin mantık dışı olduğunu, davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerine ve basiretli davranmanın getirdiği sorumluluklarına uymadığını, süreli teminat mektubunun risk oluşması dışında tazmin edilememesi gerektiğinin bilincinde olduğunu ve buna rağmen teminat mektubunun tazmin edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın bu yöndeki istinaf taleplerinin reddinin gerektiğini,Davalı taraf istinaf talebinde belirttiği banka ile görüşüldüğünü ve ''öncelikle teminat mektubunun vadesinin uzatılmasını'' bu mümkün olmazsa ''sözleşmeye aykırılık olacağından teminat mektubunun tazminini'' bankadan talep ettiklerini beyan ettiğini, söz konusu talebi ve teminat mektubunun tazmin ettirilmesini meşrulaştırmaya çalıştığını, ancak teminat mektubunun vadesinin uzatılmaması halinde nakte çevrilmesi hususunda bir ibare veya hükmün sözleşmede mevcut olmadığını, bir hukuksuzluğun önüne geçmenin yolunun bir başka hukuksuzluğun gerçekleştirilmesiyle olamayacağını,Ayrıca sözleşmede vadenin uzatılması konusunda bir zorunluluğun var olmaması nedeniyle herhangi bir hukuksuzluğun oluşma ihtimalini önlemek adına davalı tarafın bu hususta müvekkil şirkete yazılı bir bildirim ile süre uzatımına dair bir talepte de  bulunmadan doğrudan teminat mektubunu nakite çevirdiğini,  açıkça hukuksuz olarak teminat mektubunu tazmin ettirdiğini,Yargılama kapsamında dosyanın, teknik alanda rapor sunulmak üzere her iki şirketin ticari defterlerinin yerinde incelendiğini, S.M.Mali Müşavir ve hukukçu bilirkişilerden oluşan kurula teslim edildiğini ve kurul tarafından davalının ticari defterleri ve müvekkilin ticari defterlerinin de incelenmesi sonucunda birleştirme konulu 01.06.2022 tarihli rapor düzenlendiğini, raporda yapılan tespitler neticesinde ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğunun belirtildiğini, davalı tarafın müvekkil ile aralarında bir sözleşmesel ilişki olmamasına rağmen haksız olarak müvekkile ait teminat mektubunun nakite çevrilmesinin haklı olmadığını ve faizi ile iadesinin tespit edildiğini, dolayısıyla davalı tarafın istinaf talebinde belirttiği ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı ve delil olarak dikkate alınmayacağının asılsız olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin ticari defterlerinin hukuki olarak delili niteliğine sahip olduğunu, bu durumun dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında da belirtildiğini,Davalı tarafın bir diğer iddiası ise haksız ve sözleşmeye aykırı bir şekilde tazmin edilmiş olan teminat mektubunun, tazmin edilerek nakit teminat olarak taraflarınca tutulduğunu belirtttiğini, fakat sözleşme incelendiğinde  haksız yere tazmin edilmiş olan bir teminat mektubunun nakit teminat olarak depo edilebileceğini haklı gösterir bir hükmün var olmadığını kaldı ki davalı tarafın nakit teminat olarak para mevcudunu depo etmiş olduklarını belirtmelerinin de hukuki olarak dayanaksız olduğunu, zira tazmin edilmiş olan teminat mektubunun oluşturduğu nakdin davalı tarafça zımni şekilde dile getirmiş olduğu gibi söz konusu haksız tazmine tekabül nakdi miktarın sonradan davacı müvekkile iade edileceğinin herhangi bir dayanağı ve sözleşmesel hükmünün bulunmadığını, ortada doğmuş bir zarar yok ise müvekkilin mülkiyet hakkının kullanımının engellenmesi sayılacak bu işlemin hukuka ve sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf isteminin reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Basiretli tacir olan davacının mektup süresini uzatması gerektiğinin ihtilafsız olduğunu, dürüstlük kuralının tek taraflı şekilde değerlendirilmesinin isabetli olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taraflar arası sözleşmelerin teyit edildiğini,  dava konusu teminat mektubunun da müvekkile karşı teminat ve oluşabilecek risklere karşı verildiğinin ifade edildiğini, yine sözleşmenin 12.1., 12.2., 12.6. maddelerinin teyit edildiğini ve davacının buy-back risklerine karşı teminat verme yükümlülüğünün anıldığını, ilgili maddelerde süreli teminat mektubu öngörülmediğinden teminat mektubunun süresinin sona ermesi haline yapılacakların anılmadığını, ancak basiretli tacir olan davacının buy-back riskleri sürdüğü müddetçe mektubun süresini uzatması gerektiğini, sözleşme hükümlerini bildiğini, mahkemece süreli mektuba rıza gösterildiği ifade edilse ve mektubun uzatılmaması halinde umulan faydanın elde edilemeyeceğinin öngörülmesi ile gerekli önlemlerin alınması gerektiği ifade edilse de davacının da tacir olduğunu, her iki tarafın basiretli davranması gerektiğinin ve dürüstlük kuralı dahilinde hareket etmesi gerektiğinin değerlendirilmediğini, buy-back riskleri devam eden davacının talepleri gibi mektubunu uzatması gerektiğini, bunun yerine davacının teminat mektubunu uzatmayarak müvekkil nezdinde teminatsız kalmayı amaçladığını, bankaya yönelik öncelikli talepleri uzatım olmasına rağmen bu talebin gerçekleştirilmemesi sonucu tazmin işleminin gerçekleştiğini, tazmin olunan tutarın da herhangi bir şekilde gelir veya cezai şart kaydedilmediğini, teminat olarak tutulduğunu, süreli mektupta alınabilecek başka bir önlem bulunmadığını,Davacının teminat verme yükümlülüğü altında olduğunu, süreli teminat mektubunun süresinin dolması halinde hiçbir hukuki kıymetinin kalmadığını, ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin 08.10.2019 tarihli müzekkere cevabında, tazmin dönemine ilişkin olarak davacının buy-back riskinin devam eden kredilerde 6.622.398 TL, takipli halde izlenen risklerde ise 18.418 TL olduğunun belirtildiğini, ... riskleri gereğince mektubun uzatımı yükümlülüğünün ve buy-back risklerinin devam ettiğinin işbu müzekkere cevabı ile sabit olduğunu,Dava konusu teminat mektubunun tazmini sonrasında da müvekkilce teminat hesabında takip edildiğinin belirtildiğini, müvekkilin bankaya gönderdiği talebin öncelikle mektubun vadesinin uzatılması, mümkün değil ise tazmin olduğunun bilirkişi raporunda anıldığını, davacı tarafça bankaya uzatım talimatı verilmediğinden mektubun tazmin olduğunu, bu hususta müvekkilin davacıya bildirimde bulunması gerektiği yönündeki yaklaşımın sözleşme hükümlerine ve davacının basiretli tacir sıfatına uymadığını, davacının vadesi belirli olan yükümlülükte teminat mektubunun süresini uzatmayarak temerrüde düştüğünü, temerrüdü neticesinde teminat verme yükümlülüğü yerine getirilmediğinden teminatın nakde çevrildiğini,Davacının ticari defterlerinin usulünce tutulmadığını, bu defterlerde herhangi bir alacak kaydının olmadığının dikkate alınmadığını, lehe delil olma vasfının bulunmadığını, defter kayıtları usulünce tutulmadığından davacının ticari defter ve kayıtları ile iddianın ispatının mümkün olmadığını, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre müvekkilden herhangi bir alacağının da bulunmadığını, konu tazmin tutarının da davacı tarafça alacak değil, teminat olarak takip edildiğini veya hiç takip edilmediğini, ticari defter ve kayıtlar nazara alınmadan, salt mektup tazmini vakıasından hareketle inceleme yapılmasının da isabetli olmadığını,Davacının müvekkil ile bankalar arasındaki anlaşmalara istinaden kullandırdığı tarımsal krediler çerçevesinde riskler oluştuğunu ve davacının ilgili riskleri üstlendiğini, bu şekilde davacının müvekkil uhdesinde oluşturduğu, sözleşmesine göre üstlenerek müvekkili sorumsuz kılmayı ve ayrıca teminat vermeyi taahhüt ettiği buy-back riskinin görüleceğini,Müvekkil ile ... Bankası A.Ş. arasında anlaşma yapıldığını, bu anlaşmada, “müşterilere bayiler veya ... tarafından satılan traktörlerin kredilendirilecektir, lakin kredinin ödenmeyip takibe geçilmesi halinde traktörün satışı istenirse satış ilanı ...’a tebliğ edilecektir. ..., ihaleye iştirak ederek ... Sigorta ve Reasürans Birliği’nin en son belirlediği kasko bedelinin %75’i üzerinden konu traktörü satın almayı taahhüt eder. Satışa iştirak etmediği, satış olmadığı ya da traktör başka bir alıcı tarafından daha düşük bedelle satın alındığı takdirde, ... ilk ihalede kasko bedelinin %75’ini, ikinci ihalede de kasko bedelinin %75’i ile satış bedeli arasındaki farkı bankaya defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hususlarının belirtildiğini, davacının da ... Bayilik Sözleşmesi’nin 8.20. maddesi ile konu hususta müvekkilin bankaya doğacak yükümlülüklerini üstlenmeyi, ayrıca müvekkilin böyle bir ödeme yapması durumunda doğacak tutarı müvekkile cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiğini,Bayilik ilişkisi sona erdikten sonra, buy-back risklerine ilişkin ... Bayilik Sözleşmesi’nin 8.20., 12.6., 12.7. ve 25.7. maddelerine istinaden olarak konu teminatın müvekkil bünyesinde tutulduğunu, bankaya iade edilmediğini, riskler devam etmesine rağmen teminatın davacı tarafça uzatılmadığını, ... Bankası A.Ş. ...Şubesi tarafından verilen 13.10.2011 tarih, 2011/127 mektup no’lu, ... seri no’lu ... referans no’lu, 190.000,00 TL bedelli banka teminat mektubuna dair işlem ve talep dosyasının dava dışı bankadan geldiğini, konu mektubun sözleşme sona erse bile buy-back riskleri gereğince müvekkilde kalması gerektiğini,  davacı tarafça kötüniyetli olarak mektup süresinin uzatılmadığını, müvekkilin bankaya olan talebinin öncelikle uzatım, bu mümkün olmaz ise tazmin olduğunu, süresi sona eren mektubun hiçbir manasının olmadığını, tazmin edilen teminat mektubu bedelinin müvekkilce teminat hesabında tutulduğunu, bunun bilirkişi incelemesinde de sabit olduğunu, haksız yere bir alacak tahsilinin söz konusu olmadığını, davanın tümden usul ve esastan reddi gerekli iken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan ... Bayilik Sözleşmesi uyarınca davalı tarafa verilen 190.000,00-TL miktarlı süreli teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu davacı tarafın uğramış olduğu maddi zararların davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı  davacı vekili ve davalı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, davalı ... ile arasında 06.04.2016 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından olası risklere karşı... Bankası ... Şubesi tarafından düzenlenmiş ... referans numaralı 190.000 TL bedelli kesin teminat mektubunun davalıya verildiğini, sözleşmede banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususunda belirlenen hükümler çerçevesinde risk gerçekleşmemiş olmasına rağmen hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde teminat mektubunun paraya çevrildiğini belirtmiştir.Davalı taraf ise, sözleşme hükümlerine göre süresiz banka teminat mektubu alınacakken davacı tarafın daha az komisyon ödemesi için süreli ve risk devam ettikçe banka teminat mektubunun uzatılacağı mantığı ile süreli banka teminat mektubu alındığını, öncelikle davacı ile görüştüğünü, mektubun uzatılmaması üzerine tazmin edildiğini, tazmin tutarının nakit teminat olarak uhdesinde tutulduğunu, tazmin işleminin davacı ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesine uygun olduğunu ifade etmiştir. Somut olayda; davacı ... ile Davalı ... Motor ve Traktör San. A.Ş arasında ilk olarak 21.07.2011 tarihinde Tarım Traktörü Bayilik Sözleşmesi adı altında bayilik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin yenilenerek devam ettiği  ve son olarak taraflar arasında  06.04.2016 tarihinde Tarım Traktörü Bayilik Sözleşmesi adı altında bayilik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 26. Maddesinde;'' Bu sözleşmenin süresi, yürürlük tarihinden itibaren ve imzalandığı yılın son gününe kadar geçerlidir. Bu sürenin sonunda, sözleşmenin kendiliğinden sona erecektir ve ...'ın sözleşmenin sona ermesinden 15 gün öncesine dek sözleşmenin yenilenmesine ilişkin bir talebi bulunmaması halinde sözleşme yenilenmeyecektir,'' hükmünün düzenlendiği, bu maddedeki düzenleme uyarınca  06.04.2016 tarihli bayilik sözleşmesinin  2016 yılının son gününe kadar geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Davalının sözleşmenin sona ermesinden 15 gün öncesine kadar sözleşmenin yenilenmesine ilişkin bir talebine rastlanmadığından sözleşmenin 31.12.2016 tarihi itibarıyla sona erdiği  anlaşılmıştır.Bayilik sözleşmesinin 12. Maddesinde Teminat alınacağının düzenlendiği, 12.1. Maddesinde; ''Bayi, alımlarından doğan ve ileride doğabilecek borçlarının karşılığı kadar teminat verecektir.'' Sözleşmenin 12.2 Maddesinde;'' Teminat olarak kabul edilebilecek değerler şunlardır:- Tedavüldeki Türk Parası,- Muteber Bankaların usulüne göre verecekleri süresiz kesin Banka Teminat Mektubu,- Devlet Tahvilleri veya Hazine garantili tahviller,- Muteber bir bankaca belli bir meblağın ... emri havalesine bloke edildiği ve ibrazında derhal ödeneceği beyan edilen ve teyidi alınmış bloke çek.'' Sözleşmenin 12.6 Maddesinde;'' Sözleşme sona erse dahi, bayi tarafından satılan ürünlerle ilgili olarak oluşacak kredi geri ödeme ve ürün geri satın alma riskleri sona erinceye kadar bayi teminatı iade edilmez. '' Sözleşmenin 12.7 Maddesinde;'' Bayinin satmış olduğu traktörlere ilişkin olarak ... ile ...Bankası Genel Müdürlüğü A.Ş. arasında yapılmış olan Buy Back (Geri Alım) sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin üretici müşteri tarafından ödenmemesi durumunda bankanın ...'a rücu etmesi söz konusu olabilecektir. Bayi; işbu rücu halinde ...'ın ilgili ... sözleşmesi kapsamında bankaya ödemekle yükümlü olacağı tüm bedelin teminatı olarak, (bayi)'nin yukarıdaki 12.1. hükmüne göre vereceği teminat ayrıdır, bayi 12.1. kapsamında kendi traktör alımlarına ilişkin olarak ayrıca bir teminat vermektedir) 12.2. hükmünde sayılan teminatı içerisinden bayinin talep edeceği miktarda teminatı işbu sözleşmenin imzalanması ile birlikte derhal vereceğini beyan, kabul ve taahhüt eder. Bayi, sattığı traktör sayısından ötürü ... riski artar ise, riski ile oranlı bir şekilde ek teminatı ...'ın ilk talebi üzerine derhal vermeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.'' Sözleşmenin 25.7 Maddesinde ise;'' Sözleşmenin sona erdirilmesi sonrasında herhangi bir zarar veya ziyan olmamasına rağmen ..., bayi tarafından satılan ürünlerle ilgili oluşan kredi geri ödeme ve geri satın alma risklerini dikkate alarak, söz konusu riskler ortadan kalkıncaya kadar bayi teminatını iade etmeme hakkına sahiptir.''Hükmü  düzenlenmiştir.Somut olayda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca davalı ...'ın sözleşmenin 12.1 ve 12.7 maddeleri uyarınca ayrı teminat almadığı, tüm sözleşme hükümleri  uyarınca  diğer hususlar aynı kalmak şartıyla  vadesi 13.10.2017 tarihine kadar uzatılan  dava konusu 13.10.2011 tarihli ... seri no'lu ve 190.000,00 TL. Tutarındaki süresi teminat mektubunun alındığı anlaşılmıştır. Anılan teminat mektubunun vadesinin en son 13.10.2017 tarihine kadar uzatıldığı, davalı ... Motor ve Traktör San. A.Ş tarafından 13.10.2017 tarihinde ...Bankası ...Şubesi Müdürlüğüne gönderdiği yazı ile; Bayileri olan ... firması lehine ... Şubesi tarafından verilen 13.10.2017 vadeli ... Mektup no lu 190.000,00 TL'lik teminat mektubunun vadesinin uzatılmasını, mümkün olmadığı takdirde sözleşme şekil şartlarını yerine getirmediğinden tazmin edilerek hesaplarına alacak kayıt edilmesini talep ettiği ve dava konusu teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrilerek bedeli tazmin edildiği, bilirkişi raporunda; Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacı ...' a ait alınan teminatlar hesabında 190.000,00TL bedelli 13.10.2017 vadeli Kesin Teminat mektubunun tanzim edilmesi nedeni ile 190. 000,00 TL alacak bakiyesi verdiği belirtilmiştir. Şu halde taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının teminatları elinde tutma hakkı sözleşme sona erdikten sonra da geri ödeme ve geri satın alma riskleri ortadan kalkıncaya kadar devam etmektedir. ... Bankası ...Şubesinden verilen 08/10/2019 tarihli cevabi yazıda; ... Bayisi ...-... Tarım Makinalarının 31/10/2017 tarihine ilişkin canlı ve takip hesaplarında izlenen traktör kredi bilgilerinin gönderildiğinin belirtildiği, gönderilen belgede canlı hesap bakiyesinin 6.622.398 TL. Olduğu,takipte izlenen kredi bakiyesinin ise 19.418 TL. Olduğunun belirtildiği, bu cevabi yazı ile davalı ...'ın ... risklerinin devam ettiğinin sabit olduğu, ... riskleri gereğince mektubun uzatımı yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu ancak süreli teminat mektubunun süresinin davacı bayi tarafından uzatılmaması veya yeni bir mektup sunma yükümlülüğü bulunmasına rağmen bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden davalı ...'ın dava konusu süreli teminat mektubunun süresi dolmadan nakde çevrilip ve bedelini nakdi teminat olarak tutma hakkına sahip olacaktır.Dosya kapsamına göre davalı tarafça nakde çevrilen teminat mektubu bedelini nakdi teminat olarak uhdesinde tuttuğu tespit edilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce davanın reddine yönelik yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B-Davalının istinaf başvurusunun  KABULÜ ile; <br>İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih ve 2018/509 Esas- 2022/832 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın REDDİNE, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.280,63‬ TL. harçdan mahsubu ile bakiye 2.665,23‬ TL.'nin talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,8-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 12-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1511ef5d91a611b","SID":"428707ca99fecb03"}}