{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2227 Esas<br>KARAR NO:2025/957 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/208 Esas - 2022/627 Karar <br>TARİH:13/09/2022<br>DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:12/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ve davalının 1999 yılında evlendiklerini evlilik birliği devam ederken tarafların birlikte .... Şti. Şirketini kurduklarını akabinde tarafların İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesinin 2018/222 Esas sayılı dosyası ile boşandıklarını müvekkilinin şirket hisselerini davalıya Kartal 8. Noterliğinin 21/06/2019 tarih ve ... Yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile 20.000 TL bedelle devrettiğini ancak her ne kadar noter senedinde bedelin ödendiği beyan edilmiş ise de tarafların sicil gazetesinde yapılacak ilandan sonra ödenmesi hususunda anlaştıklarını ve davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi müvekkilinin şirket çalışanlarından ve çevresinden yaptığı araştırma neticesinde hisse değerinin 20.000,00 TL’nin üstünde olduğunu ancak davalı yanın bilerek hisse değerlerini müvekkiline düşük gösterdiğini ve davacıyı bu hususta aldattığını beyan ederek hissenin bilirkişi marifeti ile gerçek değerinin tespit edilerek belirlenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  şirket hisselerinin devir ve temlikinin boşanma ilamı ekinde onaylanan boşanma protokolüne göre gerçekleştirildiğini, Kartal 8. Noterliğinin 21/06/2019 tarih ve ... Yevmiye nolu sözleşme gereğince 20.000,00 TL bedelin davalı tarafından davacıya ödendiğinin sabit olduğunu davacı yanın ilan yapıldıktan sonra ödenmesi hususunda mutabakata vardıkları iddiasının dinlenirliği olmadığını  davacının iddiasını resmi belge ile ispatlaması gerektiğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/09/2022 tarih ve 2021/208 Esas - 2022/627 Karar sayılı kararında;\"İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesine müzekkere yazılarak 2018/222 Esas 2018/553 Karar sayılı dosyası istenilerek gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya konu şirkete ilişkin bilgilerin gönderilmesi istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.<br>Davacı tarafından gösterilen tanık ... 24/05/2022 tarihli duruşmada; “davacı ve davalıyı 10 senedir tanırım, boşanma sürecinde davacının yanında idim, kendisi şirketteki hisselerini davalıya devredeceğini ve karşılığında 20.000,00 TL alacağını söyledi, noterden pay devri yapıldı, pay devrinin ardından ise 20.000,00 TL'nin kendisine ödenmediğini belirtti, kendisi ödeneceği hususunda davalıya güven duyuyordu, biz 20.000,00 TL tutarın şirketin payları için çok düşük olduğunu ifade ettik, kendisi bunun üzerine mali müşavir vasıtası ile araştırmaya girişti, araştırmanın ardından şirketin gerçek değerinin çok yüksek olduğunu ve eşi tarafından kandırıldığını öğrendi, şirketin gerçek değerinin ne olduğunu bilemiyorum, ancak, davacı pay devrinin üzerinden 1 ay geçtikten sonra olması gerekenden düşük bir tutar ile pay devri yapıldığını tarafıma ifade etti, söyleyeceklerim bu kadardır” şeklinde beyanda bulundu.Davacı tarafından gösterilen tanık ... 24/05/2022 tarihli duruşmada; “davacı ile noterde pay devri yaptığı esnada telefonla görüşüyordum, kendisi bana pay devri yapıldığını ücretin ise daha sonra ödeneceğini ifade etti, davacıya ücret ödenmeden pay devri yapmamasını söyledim, davalıya güvenerek pay devrini yaptı, dava dışı şirketin eski muhasebecisi ile yaptığı görüşme sonrası şirketin paylarının daha yüksek değerde olduğunu öğrendi, bu husustan ne zaman vakıf olduğunu bilemiyorum, bilgim ve görgüm bu kadardır.” şeklinde beyanda bulundu.<br>Davacı tarafından gösterilen tanık ... 24/05/2022 tarihli duruşmada; “avukat olduğum için davacı ile boşanma sonrasında görüştüm, kendisinin dava dışı şirketten kâr payı alıp almadığı hususunu araştırıyorduk, bu esnada davacı pay devri yaptığını ancak, pay devrinde gösterilen bedelin kendisine ödenmediğini sadece imza attığını söyledi, bu konuşma 2020 yılının başında gerçekleşmiştir, yapılan araştırma sonucu payların devrinin daha yüksek olduğunu öğrendik, pay devrinin yapıldığı tarihte davacı psikolojik baskı altında olduğu için iradesi sakatlanarak bu işlemi yapmıştır, söyleyeceklerim bu kadardır.” şeklinde beyanda bulundu.Dosya rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup  bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu raporda özetle; defterler üzerinde yapılan incelemede defterlerin açılış kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde süresi içinde tasdik edildiğini ve delil olarak kabul edilebileceğini defter ve bilançoların hesaplanması neticesinde 2019 yılı bilançosuna göre şirket değerinin 193.297,55 TL Tasfiye Değerlemesi yapıldıktan sonra 2019 yılı şirket değerinin 361.984,59 TL olduğunu 2020-2021 enflasyon artış oranına göre şirket değerinin 564.506,57 TL olduğunu beyan etmişlerdir.Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi sunduğu anlaşıldı.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kartal 8. Noterliği 21/06/2019 tarihli pay devri sözleşmesine konu devir bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği, kararlaştırılan devir bedelinin gerçek hisse bedelinden düşük olup olmadığı, davacının aldatılıp aldatılmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.Kartal 8. Noterliği 21/06/2019 tarihli pay devri sözleşmesinin incelemesinde davacı yanın 20.000,00 TL bedelin nakden aldığı belirtilmiştir. Aksini iddia eden davacı iddiasını ispatla yükümlü olup davacının bu iddiasını yani resmi evrakın aksini yine eş değer belge ile ispatlama zorunluluğu olup (HMK 204-1 maddesi gereğince) davacı yan noter evrakına eş değer belge dosyamıza sunmamıştır.Yine davacı yan davalı tarafından aldatıldığını iddia etmiş ise de buna ilişkin somut delil ortaya koymadığı gibi davalının bilgisizliğinden yararlanarak düşük bedel söylediğini bu hususu noter devir işlemi yapıldıktan sonra yapmış olduğu araştırma ile öğrendiğini beyan etmiş ise de davalı tarafın kendisini aldattığına dair dosyaya delil sunmadığı gibi davacı yanın sözleşme yapıldıktan sonra yaptığı araştırma ile hisse değerlerinin bedelinin yüksek olduğunu anlamış olup söz konusu araştırmayı sözleşmeden önce yapması pekala  mümkündür. Kaldı ki TTK gereğince sözleşmenin yapıldığı tarihte tacir olan davacı basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olup tecrübesizliği ve bilgisizliği nedeniyle aldatıldığını iddia etmesi mümkün değildir.Tüm bu açıklamalar ışığında davacı yan her ne kadar hisse bedelini almadığını ve davalı yanın kendisini aldattığını iddia etmiş ise de iddialarını ispatlayamadığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/208 E.2022/627 K.sayılı dosyasından verilen 13.09.2022 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle yeniden incelenmesine ve kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini,Kartal 8.Noterliği'nin 21 Haziran 2019 tarih ve ...Yevmiye Nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile davacı sahibi bulunduğu şirket hisselerini 20.000 TL. bedel mukabilinde ...'e devrettiğini ve söz konusu devir sözleşmesinde hisseler için 20.000 TL bedelin davacıya ödendiği belirtilmiş ise de bu bedelin noter işlemi gerçekleştirildikten ve ticaret sicilde ilan yapıldıktan sonra ödenmesi hususunda taraflar arasında mutabakata varıldığını, davacı ile davalının müşterek çocuklarının bulunduğunu, aralarındaki güven ilişkisi sebebiyle davacının bu durumu sorgulamadığını ve kabul ettiğini, ancak sözkonusu hisse bedelinin sonrasında davacıya ödenmediğini, ödemenin yapılmadığı hususun şirket kayıtları ve tanık beyanları ile de sabit olduğunu, Mahkeme kararında Kartal 8.Noterliği'nin 21 Haziran 2019 tarih ve ... Yevmiye Nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile alınmış olduğu belirtilen hisse bedelinin alınmadığının eşdeğer bir belge ile ispatlanamadığının belirtildiğini, tanık beyanlarının hisse bedelinin alınmadığını doğrulamakta ve davalının halen sahibi bulunduğu, ....Şti. Defter kayıtları ile de sabit olduğu üzere davacıya bir ödeme yapılmadığı ancak,hisse devrine ilişkin ilanların yapılmış olduğu görülecektir.Ticaret sicil gazetesindeki ne  ilan tarihi itibariyle ne de sonrasında davacıya hisse bedeli ödenmemiş olup,şirketin ticari defter kayıtlarında böyle bir ödemenin olmadığının açık olduğunu,Kaldı ki, tarafların banka kayıtlarına delil olarak dayanılmış olmasına rağmen bu kayıtların da celbedilmediğini tanık beyanları hisse bedelinin ödenmediğini doğrulamakta olup, taraflara ait banka kayıtları hisselere karşılık bir ödemenin yapılmamış olduğunu da ortaya koyacağını, mahkemenin eksik inceleme ile karar oluşturduğunu,Söz konusu  hisse bedelleri ödenmediği gibi, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davacının hisseleri devrettiği tarihteki değerinin ona söylenen rakamın üzerinde olduğunu, davalı, davacıya 21.06.2019 tarihli pay devri sözleşmesinde belirtilen 20.000 TL'yi ödemediğini,yukarıdaki açıklamalar ışığında da hisse değerinin çok daha fazla olduğu 20.000 TL bedel üzerinde bir değere sahip olduğunu ve davacının davalı tarafından aldatılarak hile ile bu hisselerin düşük bedelle alındığının aşikar olduğunu,Tüm bunların ışığında mahkeme tarafından davacının basiretli tacir gibi davranmadığı belirtilerek hisse değerlerinin ona belirtilen değerler olduğu yönünde hüküm tesisi ve davacının sözleşme öncesinde bu durumu araştırması gerektiği şeklindeki gerekçeyle kurulan hükmün ise usul ve yasaya aykırı olduğunu,Zira tarafların müşterek çocuklarının olduğunu, birbirlerine güven duymalarının esas olduğunu, kaldı ki, devir sözleşmesinde yazılan değerin dahi ödenmediğini, davacının aldatılmadığını, basiretli tacir gibi davranmadığını söylemenin mümkün olmadığını, davacı ona hisselerin gerçek değeri beyan edilseydi belki de bu devirin dahi gerçekleşmeyeceğini, tamamen mağdur olan davacının mahkeme kararı ile bir kez daha mağdur edildiğini,Yargıtay’a göre de; “Hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır...\" \"..6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 36/1. maddesinde açıklandığı üzere, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili ( makable şamil ) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.\" denildiğini,Hisse  devir bedeli olarak belirtilen tutarı alamayan davacı, durumu dile getirdiğinde çevreden duyumlardan şirketin ekonomik güçlük içerisinde olmadığını ve devrettiği hisse bedelinin de çok yüksek olduğunu, davalı tarafından bu hususta aldatıldığının öğrenildiğini, o ana kadar eski eşi tarafından hisse bedelinin ödenmeyeceğini düşünmeyen davacı, ödemenin yapılmamasını ve şirketin acz içerisinde olduğunun belirtilmesi üzerine arkadaşları ile durumu paylaştığında hisselerin gerçek değerinin (bilirkişi raporu ile de sabittir)  belirtilen değer olmadığını ve şirketin durumunun iyi olduğunu, davalının kendisine ödemesi gereken tutarı dahi keyfi olarak ödemediğinin öğrenildiğini,<br>Mahkemenin 13.09.2022 tarihli red kararının eksik inceleme ile oluşturulduğunu, öncelikle tarafların her ne kadar boşanmış olsalar da müşterek çocuklarının bulunduğunu, birbirlerine güven duydukları hususun gözardı edilerek davacının da tacir olarak değerlendirildiğini ve ona göre hüküm kurulduğunu, oysa davalının Kartal 8.Noterliği'nin 21 Haziran 2019 tarih ve ...Yevmiye Nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi'nde belirtilen 20.000,00 TL'yi almadığını davalının halen sahibi bulunduğu ...Şti.hesabından davacıya bir ödemenin yapılmadığını, şirketin ticari defter kayıtları ve mali kayıtları ile sabit olduğunu, (Zira davalı dava dışı  hisse devrine konu şirketin tek sahibidir.)Bu kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile davacıya ödemenin yapılmamış görüleceğini, Kaldı ki, mahkeme dosyasına alınan bilirkişi raporunda hisselerin gerçek değerinin belirlendiğini ve bu tutarın hisse devir sözleşmesi ile belirlenen değerin çok üzerinde olduğunun da tespit edildiğini, hal böyle iken bilirkişi raporu, şirket kayıtları ve tanık anlatımları ile de sabit olduğu halde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini, HMK Madde 203 senetle ispatın istisnalarını sıraladığını, buna göre; tanık dinlenebilecek hallerden bazıları Madde 203/a \" Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler\" Madde 203/ç \"Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları\" olarak sıralandığını, dolayısiyle dava dosyasında dinlenen tanık anlatımlarına bu anlamda itibar edilmemesinin de yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, Ayrıca tarafça yemin deliline dayanılmış olduğunu, mahkeme tarafından davalıya, davaya konu Kartal 8.Noterliği'nin 21 Haziran 2019 tarih ve ... Yevmiye Nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi'nde belirtilen 20.000,00 TL'yi ödeyip ödemediği hususunda yemin ettirilmeden, şirkete ait defter kayıtları incelenmeden para geçişine ilişkin banka kayıtları, celbedilmeden, eksik inceleme ile karar oluşturulmuş olması sebebiyle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini, İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/208 E.2022/627 K.sayılı dosyasından verilen 13.09.2022 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle yeniden incelenmesine ve kararın kaldırılmasına davanın kabulüne, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının dava dışı ....Şti.'ndeki hisselerinin tamamının davalıya devredilmesine rağmen hisse devir sözleşmesinde belirtilen hisse bedelinin ödenmediği ve hisselerin bedelinin daha yüksek olmasına rağmen davalı tarafından aldatılarak düşük bedel üzerinden sözleşme yapılmasının sağlandığı iddiası ile ödenmeyen hisse bedelinin ve hisselerin gerçek değerinin tespit edilerek bu bedelin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, tarafların evlilik birliğinin devamı sırasında ....Şti.'ni kurduklarını, daha sonra anlaşmalı olarak boşandıklarını ve boşanma protokolünde birlikte kurdukları dava dışı şirketteki davacı hisselerinin davalıya devri hususunda anlaşıldığını, bu anlaşma uyarınca davacının hisselerini davalıya 20.000,00 TL bedel karşılığında devrettiğini, ancak devir bedelinin ödenmediği gibi, davacının davalı tarafından aldatılarak hisselerin gerçek değerinin altında bir değer ile devrinin sağlandığını iddia etmiş ve  ödenmeyen hisse bedeli ile hisselerin gerçek değerinin tespit edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, noterde resmi şekilde yapılan hisse devir sözleşmesinde  hisse bedelinin ödendiğinin davacı tarafından kabul edildiğini, aldatma ve hile iddialarının da doğru olmadığını, hisse devir sözleşmesi ve anlaşmalı boşanma protokolü karşısında davacı iddialarının dinlenmesinin mümkün olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece  yapılan yargılama sonucunda ispat yükü üzerinde olan davacının iddialarını resmi senet ile ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığı anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıanın ispat yükü üzerinde olan ve delilleri arasında yemin delilini de gösteren tarafa, sunduğu diğer deliller ile uyuşmazlığın çözüme kavuşturulamaması halinde, yemin deliline dayanıp dayanmayacağının hatırlatılması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken hisse devir bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu hatırlatılmadan davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.   <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih ve  2021/208 Esas ve 2022/627 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"776cc0c16186170f","SID":"1d8702ad1937c502"}}