{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2222 Esas<br>KARAR NO:2025/1042 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/353 Esas -  2021/748 Karar <br>TARİH:04/11/2021<br>DAVA:İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin, Libya İdari merkezleri Geliştirme ve Kalkındırma Teşkilatı'nın açtığı ihale sonunda, ... Projesi'nin yapımını üstlendiğini, müvekkili tarafından ihaleyi yapan idare lehine, Bank ...'dan biri 20/01/2010 tarih ve ... nolu, 553.273 Euro, diğeri 20/01/2010 tarih ve ... nolu, 3.767.383,89 Euro tutarlı iki adet teminat mektubu alınarak Libya idaresine verildiğini, bu mektupların teminatı olmak üzere, mülkiyeti ... A.Ş (...)'ye ait Kağıthane Tapu Sicil Müdürlüğünde 5 pafta bulunan, 11471, 12590, 240, 241, 242, 243, 245, 256, 320, 342 parseldeki (yeni 12711 parselde bulunan 8-58-59-60-61-62-63-64-65-66-67-68-69-70-71-72-73-95-96-97-101 nolu bağımsız bölümlerin üzerine 31/12/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ipotek tesis edildiğini, müvekkili tarafından üstlenilen yapım işinin gerçekleştirilebilmesi için şantiye kurulup inşaat hazırlıklarına başlandığı aşamada, Libya'da iç savaşın başladığını, tüm yönetim sisteminin ortadan kalktığını, halen daha bu durumun devam ettiğini, şantiyede bulunan malzemelerin de tahrip ve yağma edildiğini, ipotekli taşınmazların maliki ... A.Ş. tarafından Ankara 50. Noterliği'nden 10/08/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile Bank ...'dan, teminat mektuplarının fiilen ve maddeten bulunmasının ve nakde tahvilinin mümkün olmadığı, banka için bu mektupların nakde çevrilmesi riskinin kalmadığı bildirilerek hukuken işlevsiz ve geçersiz hale gelmiş olan ipoteklerin fekkedilmesinin talep edildiğini, banka tarafından verilen 01/09/2016 tarihli cevabi yazıda, teminat mektupları maddi olarak iade edilmeden veya bedelleri ödenmeden ipoteklerin kaldırılamayacağının bildirildiğini, davacı şirketin üstlendiği yapım işi sözleşmesine dayalı yapım borcu ve bu borcun güvencesi olarak Libya ihale idaresine verilmiş olan teminat mektuplarının hükümsüz hale gelerek ortadan kalktığını, Bakanlar Kurulu'nun 21/06/2011 tarihli ve 2011/2001 sayılı kararı ile, Libya'da yerleşik gerçek veya tüzel kişiler ile bunların adına veya yönlendirmesi ile hareket eden gerçek ve tüzel kişiler lehine verilmiş olan teminat mektuplarından kaynaklanan tazmin taleplerinin dikkate alınamayacağını, teminat mektuplarının paraya çevrilme riski kalmadığından bu riskin güvencesi olan ipoteklerin de hukuken geçerliliklerinin kalmadığını beyanla dava konusu ipoteklerin fekkine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'nun 03/02/2015/...-...-... sayılı sayılı ortaklık haklarının Fon tarafından kullanımı yazısı ile, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 5.fıkrası uyarınca ...Bankası AŞ'nin ortaklarından bir kısmının temettü dışındaki haklarının kullanımının, BDDK'nın bildirimi üzerine,TMSF tarafından kıllanılacağına karar verilerek Yönetim Kurulu üyelerinin görevden alınarak yeni Yönetim Kurulu atanmasına karar verildiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK)'nun 29/05/2015/... tarih ve sayılı kararı ile ... Bankası A.Ş.'nin TMSF'ye devredilmesine karar verildiğini, BDDK'nın 22/07/2016 kararı ile Banka'nın faaliyet izninin kaldırıldığını, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/41 Esas sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 106. maddesi uyarınca bankanın iflasına, iflasın 16/11/2017 tarih ve saat 15:28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin TMSF tarafından yerine getirilmesine karar verildiğini, müflis bankanın iflas yoluyla tasfiyesi işlerinin ... sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, müflis banka hakkındaki iflas kararının Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2018/1539 Esas, 2020/406 Karar sayılı ve 27/01/2020 tarihli kararı ile kesinleştiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 106/3 maddesi uyarınca, iflas idaresinin, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkilerinin TMSF tarafından kullanıldığını, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, bankanın harçtan muaf bulunduğunu, uyuşmazlık konusu kontrgaranti verilen muhatabın (...) yabancı menşeili olduğunu, Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararın ...'ı ve aynı ülkede bulunan ... Bank (...)ı bağlamayacağını, uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre çözümlenmesinin mümkün olmadığını, davacının 10/08/2016 ve 18/07/2018 tarihli ihtarnameler ile ipoteklerin fekki taleplerine karşılık, ilgili teminat mektupları kapsamında TL ve EURO riskler ile teminat mektubu komisyon borcunun bulunduğunun bildirildiğini, teminat mektuplarının iade veya bedellerinin depo edilmesi, ayrıca işlemiş komisyon alacaklarının ödenmesi halinde ipoteklerin fekki işleminin gerçekleştirilebileceğinin bildirildiğini, BMGK'nin 1970 ve 1973 sayılı kararları doğrultusunda Libya mektuplarına yönelik tazmin taleplerinin değerlendirmeye alınmayacağı Bakanlar Kurulu Kararı ile de kabul edilmekle birlikte, bu kararın ... tarafından yeni bir karar verilinceye kadar engellenmesi sonucunu doğurduğunu, mektupların tazminin bu nedenle engellenmesinin hükümsüzlüğü anlamına gelmediğini, riskin devam ettiğini, Yargıtay kararları (örneğin 11.HD'nin E.2005/2618 K.2006/5166 T. 4.5.2006) incelendiğinde de davacının teminat mektubu bedellerinin hükümsüzlüğüne yönelik iddiasına itibar edilemeyeceğini, aksine karar verildiği takdirde, Müflis Bankanın ve kontrgaranti veren dava dışı ... Bankası'nın sorumluluklarının devam etmekte oluşu nedeniyle hukuka aykırı bir karar verilmiş olacağını, müflis bankanın teminat mektubu bedeline ve komisyon ödemeleri borcuna istinaden, dava dışı ... Bankası A.Ş.'nin iflas dosyasına 735 kayıt numarası ile alacak kayıt talebinde bulunduğunu, İflas İdaresi'nin bu taleplerden 127.388.275,08 TL'lik şarta bağlı alacak ve komisyon ücretlerinden kaynaklanan 15.440.788,32 TL'lik bölümü doğrudan kabul ettiğini, riskin devam etmesi nedeniyle davacının aksi yöndeki beyanlarına itibar edilemeyeceğini, aleyhlerine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 133 /son fıkrası uyarınca maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu teminat mektupları ile ilgili dava dışı ... Bankası'nın da kontrgarantiden kaynaklanan riskinin bulunması nedeniyle davanın ... Bankası A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden usulden, usule ilişkin itirazların kabul görmemesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Bankası Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı iflas idaresinden kullandığı gayrinakdi kredilerin teminatı amacıyla verdiği ipoteklerin fekkini talep ettiğini ancak 15 Eylül 2020 tarihli 31245 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 16/10/2020-... sayılı Resmi Gazete'de 24/09/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilen Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan Mutabakat Zaptı uyarınca Libya idareleri ile iş yapan Türk şirketlerinin 90 gün içinde anlaşmalarının, anlaşma olmaması halinde ise 180 gün içinde kesin hesabın çıkarılarak sulh olunması zorunluluğun getirildiğini, anlaşmada yer alan sulh şartı yerine getirilmeden teminatların iadesi veya fekki amacıyla dava açılamayacağını ve açılmış davaların konusuz kalacağını, davacının sulh zaptını Mahkemeye ibraz etmek zorunda olduğunu, müvekkili bankanın davalı bankanın talebi ve kontrgarantisi kapsamında ... Bank (...)'a 2 adet 22/01/2010 tarihli, 553.272,73 Euro kesin ve 4.194.545,45 Euro avans kontrgaranti verdiğini ve bu kontrgarantilere istinaden ... tarafından ...'a 2 adet teminat mektubu verildiğini, teminat mektupları ve kontrgarantilerin ancak ...'ın ... ve müvekkilini ibra etmesi halinde müvekkilinin de davalı bankayı ibra etmesi ile mümkün olacağını, kontrgarantilerin banka teminat mektubu verilmesine ilişkin banka güvencesi sağlayan taahhütler olduğunu, teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde devreye girdiğini, bankanın mücbir sebeple dahi ödemeden kaçınamayacağını, verilen teminat mektubu ve kontrgarantilerin davacı tarafından iade edilmediğini, müvekkili banka ve davalı bankanın yurtdışındaki idare ve bankaca ibra edilmediğini ve mektupların hükümsüzlük kaydı taşımaması nedeniyle zamanaşımının söz konusu olmadığını, müvekkili bankanın ve davalının sorumluluklarının devam ettiğini, davacının ipoteklerin fekki talebinin tamamen mesnetsiz olduğunu, ...'nin TC sınırları içinde verilecek mahkeme kararını veya Bakanlar Kurulu Kararnamesini kendi ülkesinde ileri süremeyeceğini, garanti edilen meblağın tazmin talebi halinde Libya'da mukim muhataba ödeme mükellefiyeti ile karşı karşıya kalacağını ve akabinde bu meblağı müvekkili bankaya kontrgaranti hükümlerine göre rücu edeceğini, müvekkili bankanın ve müflis bankanın kontrgaranti bedeli kadar ödeme riskini halen taşıdıklarını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 48.maddesine göre bankalarca verilen teminat mektubu ve kontrgarantilerin kanun uygulamasında kredi sayıldığını, riskin davacının verdiği ipotekle teminat altında olduğunu, risk devam ederken teminatların serbest bırakılmasının Bankacılık Kanunu ve uygulamalara aykırı olacağını, 2011/2001 sy Bakanlar kurulu kararının sadece teminat mektuplarının tazminini engellediğini, konrgarantilerle teminat mektuplarının iadesine ilişkin bir husus içermediğini, bu kararnamenin herhangi bir nedenle ortadan kalkması halinde bankaların teminat mektubu ve kontrgarantileri ödemek zorunda kalacaklarını beyanla davalı yanında feri müdahale talebinin kabulüne, davacının ipotek fek talepleriyle diğer tüm taleplerinin reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazların mülkiyetinin müvekkiline ait olmasına bağlı olarak davacının davayı kazanmasında hukuki yararları bulunduğundan davacı yanında davaya feri müdahil olarak katılmalarının kabulünü, davacı şirket tarafından 31/12/2010 tarihli krediden kaynaklı borçların ödenmesi nedeniyle bu krediden dolayı verilen ipoteklerin fekkinin gerektiğini, davalı bankaya 10/08/2016 tarihinde gönderilen ihtarname ile ipoteklerin fekkinin istendiğini ancak davalının cevap vermediğini, müflis bankanın TMSF'ye devrinden sonra 02/09/2016 tarihli ihtarname ile ipoteklerin fekkinin istendiğini ancak bugüne kadar kaldırılmadığını, 13/10/2014 tarihli hisse alım ve satım sözleşmesi ile ... AŞ tarafından ...Holding AŞ, ... AŞ ve ... AŞ hisselerinin yaklaşık %86'sının satın alındığını, anılan sözleşmenin 19/3 maddesi ile alıcının kapanışın gerçekleşmesi şartına bağlı olarak ... tarafından şirketler lehine verilmiş olan ipoteklerin kapanışı takip eden 120 günlük süre zarfında fekkini üstlendiğini beyanla davacının yanında davaya feri müdahil olarak kabullerine, müvekkiline ait bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin fekkine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 04/11/2021 tarih ve 2020/353 Esas -  2021/748 Karar  sayılı kararında;\"Dava, müflis bankaca düzenlenen teminat mektuplarının hükümsüz kaldığı iddiası ile teminatını teşkil etmek üzere verilen ipoteklerin fekki talebine ilişkindir.Mahkememizce, davanın, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen 2019/474 Esas ve 2019/707 Karar sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/2447 Esas ve 2020/657 Karar sayılı kararı ile; davanın alacak veya tazminata ilişkin olmaması, menfi tespit talebini içermesi ve menfi tespit davalarında arabuluculuğa gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş olmakla yargılamaya devam edilmiştir. İpotek ve banka kayıtları celp edilerek dosya teminatın iadesi koşulları yönünden inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti 24/09/2021 tarihli raporunda özetle; davalı banka tarafından, ... A.Ş. (...) lehine, ... Bankası A.Ş.'ye hitaben; ... işlem referansıyla 553.272,73 EURO; ... işlem referansıyla 4.149.545,45 EURO tutarlı iki adet alınan avansa karşılık kesin 'avans' teminat mektubu verildiğini, teminat mektuplarından, ... işlem referansıyla düzenlenen 4.149.545,45 EURO tutarlı garantiden kaynaklanan riskin, 14/01/2014 tarihinde 382.161,56 EURO azaltılarak 3.767.383,89 EURO'ya düşürüldüğünü, davalı Banka'nın 18/07/2016 tarihinde BDDK tarafından faaliyetlerinin durdurulduğu tarihe kadar muhatap bankanın komisyon ücreti ve masraflarını ödemeye devam ettiğini, bu tarihten sonra ise ödemeleri durdurduğunu, davalı bankanın, teminat mektuplarının vadesinin 31/01/2019 tarihine kadar uzatılması talebini reddetmesi ile teminat mektuplarının vadesinin 31/01/2017 tarihinde sona erdiğini, davalı bankanın iflas etmesinin teminat mektuplarından kaynaklanan 'kontrgaranti' sözleşmesinin sona ermesine neden olmadığını, ... Bankası'nın yargılama konusu teminat mektupları ile sağladığı güvence kapsamında, yurtdışı ... Bank'a verdiği teminatların vadesinin 31/12/2017 tarihinde sona ereceği gerekçesine bağlı olarak, müflis bankanın iflas masasına,26/12/2017 tarihli dilekçe ile teminat mektuplarının tazmin şartına bağlı alacak kayıt talebinde bulunduğunu, iflas idaresinin alacak talebini şarta bağlı alacak olarak masaya kaydettiğini, Türk Bankalarının Libya'ya verdiği teminat mektuplarından kaynaklanan tazmin taleplerinin karşılanmaması konusunda Bakanlar Kurulu tarafından, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Libya 'krizinin' başlangıcında aldığı 1970 ve 1973 sayılı 'kısıtlayıcı' kararlara bağlı olarak aldığı 02/07/2011/...tarih ve sayılı RG'de yayımlanan 21/06/2011/2001 tarih ve sayılı karara bağlı olarak olası tazmin taleplerinin reddedildiğini, 15/09/2020/31245 sy RG'de yayımlanan, 13 Ağustos 2020 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile ... Hükümeti arasında imzalanan Mutabakat Zaptı, 244 sayılı Kanununun 5. maddesi ile 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2. ve 3. maddeleri gereğince,\"Milletlerarası Andlaşma' olarak Cumhurbaşkanı tarafından 2947 sayılı Karar ile onaylandığını,Mutabakat Zaptının 4.maddesi ile Libya'da iş yapan firmalar açısından ilgili Libya İdaresi ile müzakere edilerek Mutabakat Zaptı'nın yürürlüğe girmesini takip eden 90 gün içerisinde bir anlaşmaya varmaları, varamazlar ise 180 gün içinde akit tarafların kesin hesap hazırlayarak 180 gün içinde sulh olmalarının teşvik ve uygulanmasının öngörüldüğünü, davacı tarafından Mutabakat Zaptına göre 22 Ekim 2020 tarihinde Libya İdaresi'ne başvurulduğunu ancak rapor hazırlandığı aşamaya kadar henüz bir cevap verilmediğinin bildirildiğini, garantiler konusu işe ilişkin sözleşmenin imzalanmasından (31/12/2009) bir yılı aşkın bir süre sonra Libya'da çıkan halk hareketleri ve iç savaşın, davacıdan kaynaklanmayan ve davacının elinde olmayan nedenlerle sözleşme konusu borcun ifasını imkansız hale getirdiğini, yargılama konusu 11471, 2590, 240, 241, 242, 243, 245, 256, 320 ve 342 parsellerin 1/2'si gözüken, yeni 12711 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin; 8,58,59,60,61,62,63,64,65,66,67,68,69,70,71,72 ve 73 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 hissesinin maliki Mesa Mesken Sanayi A.Ş. iken, ... A.Ş.'nin 09/10/2013/.. tarih ve yevmiyeli, tüzel kişi ünvan değişikliği ile ipotekli taşınmazların maliki olduğunu, ipoteğin 57.000.000 TL  tutarlı olduğunu ve halen devam ettiğini, 95,96,97 ve 101 nolu bağımsız bölümlerin 1/2'sinin maliki ... A.Ş., 1/2'sinin maliki .... A.Ş. iken, ... A.Ş.'nin 30/10/2013/18603- tarih ve yevmiyeli satış işlemi ile hisselerin tamamının maliki olduğunu, 30/10/2013/... tarih ve yevmiyeli işlem ile taşınmazlar üzerindeki 'Müşterek İpoteğin Kısmi Terkini' ile 31/12/2010/... tarih ve yevmiye sayısı ile konulmuş ipoteğin kaldırıldığını, davalı bankanın üstlendiği riskin güvencesini oluşturan ipoteğin kaldırılabilmesi için, davalı bankanın üstlendiği riskten dolayı ibra edilmesi veya teminat mektuplarının bankaya iadesinin gerektiğini, bu nedenle davacının kontrgarantilerin güvencesini oluşturan ipoteklerin kaldırılmasını isteyemeyeceğini,  ipoteklerin fekki şartlarının oluşmadığını, bu kapsamda teminat mektupları yönünden hükümsüzlüğün de söz konusu olmadığının değerlendirildiğini, teminat mektuplarının 'geçersiz ve/veya hükümsüz hale' geldiği gerekçesiyle ipoteklerin kaldırılabilmesi için, bu teminat mektuplarının, zincirleme ilişkide taraf olan banka ve kuruluşların (...bank açısından ... Bankası), ... Bankası açısından Libya ... Bank, Libya ... Bank açısından ... ve davacı ile temel ilişkide taraf olan ...'ın taraf olacağı bir komisyonda ve/veya açılacak bir başka dava da teminat mektuplarının hükümsüz hale geldiğinin belirlenmesi gerektiğini tespit ve mütalaa etmiştir.Rapor taraflara tebliğ edilmiş,Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça, müflis ... Bankası ile aralarında imzalanan 30/12/2010 tarihli, 27.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesine istinaden müflis banka tarafından, davacının Libya Devleti'nde üstlendiği inşaat yapım işinde işveren ...'a sunulmak üzere yine Libya Devleti'nde bulunan ... Bank tarafından düzenlenecek teminat mektupları için, ihbar olunan ... Bankası tarafından verilen garantinin garantisini teşkil etmek üzere düzenlenen ... işlem referans numaralı, 553.272,73 EURO bedelli ve 31/01/2017 vadeli, ... işlem referans numaralı, 4.149.545,45 EURO bedelli ve 31/01/2017 vadeli iki adet teminat mektubunun, Libya Devleti'nde çıkan iç savaş ve sonrasında oluşan yönetim boşluğu nedeniyle üstlenilen işin ifasının mücbir sebeple imkansız hale geldiğinden bahisle hükümsüz kaldıkları iddia edilerek söz konusu teminat mektupları için ihbar olunan ... Anonim Şirketi'ne ait İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, ...Mahallesi, 12711 parsel sayılı taşınmazda bulunan 8,58,59,60,61,62,63,64,65,66,67,68,69,70,71,72,73 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 payı üzerine bulunan 1. derecede, 1. sırada 57.000.000 TL bedelli ipoteklerin fekkinin talep edildiği, ipotek resmi senedinde, davacının müflis banka nezdinde açılmış ve açılacak kredilerden, verilen teminat mektuplarından ve müflis bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının 57.000.000 TL'ye kadar olan kısmının 1. deredece ve 1. sırada fekki müflis banka tarafından bildirilinceye kadar ipotek altına alındığının belirtildiği, müflis bankanın talebi ile ihbar olunan ... Bankası tarafından ... Bank'a aynı tutarlarda avans teminat mektubu verildiği, ... Bank tarafından ihbar olunan ... Bankası'ndan garanti vadelerinin uzatılmasının talep edildiği, verilen olumsuz cevaba binaen ... Bank tarafından teminat mektubu miktarlarının ihbar olunan banka hesabına borç kaydedileceğinin bildirildiği, ihbar olunan ... Bankası tarafından, müflis bankanın ... sayılı dosyasında oluşturulan iflas masasına ...Bank'a verdiği teminat mektubu miktarları ile masraf ve komisyon alacakları için 180.082.233,95 TL tutarında alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu, iflas idaresi tarafından alacağın 127.388.275,08 TL'lik kısmının şarta bağlı olarak, 15.440.788,32 TL'lik kısmının ise şartsız olarak masaya kaydına karar verildiği, müflis bankanın ... Bank ile ihbar olunan ... Bankası'nın verdiği teminat mektuplarının komisyon masraflarını 18/07/2016 tarihine kadar ödediği, bu tarihten sonra komisyon ödemesinin yapılmadığı anlaşılmıştır. Müflis banka tarafından verilen teminat mektupları nitelikleri itibariyle kontrgarantidir. Bu ilişkide kendisine hitaben garanti verilen kişiye muhatap, borçluya ise lehtar denilmekte olup lehtar ile kontrgaranti veren banka arasında imzalanan sözleşme ile bir teminat mektubu kredisi açılmakta ve bu kapsamda kontrgaranti verilmektedir. Kontrgaranti veren bankanın, muhatap tarafından tazmin talebinde bulunulması halinde lehtara karşı,aralarındaki sözleşme uyarınca rücu hakkı bulunmaktadır. Kontrgaranti veren banka, lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden doğan defi ve itirazları ileri sürmeksizin ilk taleple derhal ödeme yapmakla yükümlü olduğundan, kontrgaranti sözleşmesi bir garanti sözleşmesi niteliği taşımaktadır. Bankacılık uygulamasında ise kontrgaranti bir gayri nakdi kredi türü olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar davacı tarafça, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1970 ve 1973 sayılı kararları doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun, Türk vatandaşları ile Türk kanunlarına tabi gerçek veya tüzel kişiler adına, Libya Devleti'nde yerleşik gerçek ve tüzel kişiler lehine verilmiş olan teminat mektuplarından kaynaklanan tazmin taleplerinin dikkate alınmayacağına dair 21/06/2011 tarihli ve 2001 sayılı kararı uyarınca, müflis banka tarafından verilen kontrgaranti mektuplarının hükümsüz hale geldiği iddia edilmiş ise de, anılan Bakanlar Kurulu kararı söz konusu teminat mektuplarını hükümsüz hale getirmeyeceği gibi, 15/09/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Libya Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında 31/01/2019 tarihinde imzalanan mutabakat zaptı uyarınca, davacı ile işveren ... arasında imzalanması gereken kesin hesabın ancak davacı tarafından ...'a karşı açılmış bir davada dava şartı olarak aranabileceği, yine davacı tarafın, Libya Devleti'nde yaşanan iç karışıklık nedeniyle işveren ...'a karşı üstlendiği inşaat işinin ifasının imkansız hale gelmesi sebebiyle, teminat mektuplarının da hükümsüz hale geldiğine yönelik iddiasının ancak işveren ...'a karşı ileri sürülmesi ve bu yönde bir karar verilmesi halinde müflis banka tarafından verilen teminat mektuplarının teminatını oluşturan ipoteklerin terkin şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilebileceği, muhatap ... tarafından teminat mektuplarının iadesi kabul edilmediği gibi ...'a karşı bu yönde açılmış bir davanın da bulunmadığı, müflis bankanın muhatap tarafından ... Bank'a ve bu banka tarafından da ihbar olunan ...Bankası'na karşı ileri sürülecek tazmin talebini karşılamakla yükümlü olduğu, kaldı ki ihbar olunan banka tarafından da müflis bankanın iflas masasına bu nedenle alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu ve iflas idaresince başvurunun kısmen kabul edildiği, ayni teminat sağlayan sınırlı bir ayni hak niteliğindeki ipoteğin, belirli bir borcun ifasının teminat altına alınması amacı kapsamında alacaklıya, teminatın konusunu oluşturan taşınmazın paraya çevrilmesi suretiyle alacağını elde etme yetkisi verdiği, ipoteğin, halen mevcut veya ilerde doğması olası bir alacağı teminat altına aldığı, dolayısıyla müflis bankanın davacıya açmış olduğu gayri nakdi kredi kapsamında düzenlediği kontrgaranti mektuplarının teminatı olarak verilen ipoteğin kaldırılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile,'' 1-Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gerek teminat mektupları ve ... Bank'ın garantörlüğü, gerekse de zincirleme ilişkide ... Bankası ve davalı ... Bankası'nın kontragarantörlüğü, vadenin dolması ile sona erdiğini, teminat ilişkisinin; teminat mektubunda yer alan vadenin sona ermesi ile sona erdiğini, nitekim, davalı Banka tarafından verilen kontragaranti metinlerinde de kredi mektubunun vadesine dek geçerli olduğunu, geçerlilik süresi içerisinde talimatların olmaması halinde orjinal belgelerin bankaya iade edilmemiş olsa dahi, otomatik olarak geçersiz olacaklarının kararlaştırıldığını,30.06.2021 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu'nun XI-SONUÇ üst başlıklı 3. maddesinde Davalı Banka'nın teminat mektupları vadesinin 31.01.2019 tarihine kadar uzatılması talebini reddetmesi ile teminat mektuplarının vadesinin 31.01.2017 tarihinde sona erdiği tespit edildiğini, gerekçeli kararda da bu tespiti içeren raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna karar verildiğini, davalının; ipoteklerin dayanağı olan teminat mektuplarının vadesini uzatmadığını ve vadenin 31.01.2017 tarihinde sona erdiğini, aynı şekilde, ...Bank tarafından mektuplarının vadesinin uzatılmadığının muhatap ...'a da bildirildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2011 tarih, E. 2009/6889, K. 2011/968 sayılı emsal kararıyla kez daha ortaya konduğu üzere; vadenin sona ermesinin, teminat mektuplarını geçersiz hale getireceğini, dolayısıyla artık garantör ya da lehtarın mektubu tazmin ya da komisyon ödeme borcu söz konusu olmayacağını, bu nedenle davanın kabulü ile ipoteklerin fekkine karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu, Bir an için ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla; vadenin sona ermediği dahi düşünülse;  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı Kararları ile teminat mektuplarının hükümsüz hale geldiğini, Libya Devleti'nde halen devam etmekte olan hukuki ve fiili imkansızlıklar ve muhatap dahi bulamamanın doğurduğu kaos ortamında; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1970 ve 1973 sayılı kararları ile  7 Temmuz 2021 tarih ve 31534 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4225 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve buna dayanak Bakanlar Kurulu'nun 2011/2001 sayılı kararlarının ulusal ve uluslararası mecrada doğan/doğacak mağduriyetlerin ve ticari risklerin önlenmesinin saiki ile tesis edildiğini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1970 ve 1973 sayılı kararları ve bu doğrultuda yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 2011/2001 sayılı kararı ile; \"Türk Vatandaşları ve Türk Kanunlarına tabi olan gerçek veya tüzel kişiler adına Libya'da yerleşik gerçek veya tüzel kişiler ile bunların adına veya yönlendirmesiyle hareket eden gerçek veya tüzel kişiler lehine verilmiş olan teminat mektupları dahil her türlü garanti ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat taleplerinin dikkate alınmayacağı\" hüküm altına alındığını,7 Temmuz 2021 tarih ve 31534 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4225 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararında tüm gerekçelerimize dayanak olacak şekilde yapılan değişiklikle; \"Türk Vatandaşları ve Türk Kanunlarına tabi olan gerçek veya tüzel kişiler adına Libya'da yerleşik gerçek veya tüzel kişiler ile bunların adına veya yönlendirmesiyle hareket eden gerçek veya tüzel kişiler lehine\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"17/3/2011 tarihi öncesinde\" ibaresi eklendiğini, yapılan değişiklikle; tahvili mümkün olmayan mektupların 17/03/2011 tarihinden önce verilmiş olmasının şartının getirildiğini, açıklandığı üzere 7 Temmuz 2021 tarih ve 31534 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4225 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, BM Güvenlik Konseyi ve Bakanlar Kurulu kararları ile yaşanan savaş hali nedeni ile borcun ifasının TBK m. 136 kapsamında imkansız hale gelmesi karşısında, söz konusu teminat mektupları hükümsüz hale geldiğinden dava konusu ipoteklerin de hukuki geçerliliğinin kalmadığını,Dava; teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti değil, diğer hukuki sebeplerin yanında ipoteğin fekki talebinin dayanağı olan teminat mektuplarının hükümsüz de olması nedeni ile hukuki geçerliliği bulunmayan ipoteğin terkini davası olduğunu, bu nedenle, ipoteğin güvence altına aldığı borca ilişkin ileri sürülen diğer sona erme sebepleri değerlendirilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile \"teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, uygulamada ipoteğin fekki yahut terkini adıyla bilinen ve  tapu sicili üzerindeki yolsuz tescilin düzeltilmesini konu alan işbu davada hukuki sebep, Türk Medeni Kanunu'nun 883. Maddesi olduğunu, anılan madde hükmünce; alacak sona erdiği takdirde alacaklıdan taşınmaz üzerindeki ipoteği terkin ettirmesi istenebileceğinden, ipotek ile güvence altına alınan alacağın sona erip ermediğinin her yönüyle araştırılarak sonuca ulaşılması gerektiğini, bu itibarla somut olayda; davacı Müvekkili Şirket'in davalı (Müflis) ... Bankası A.Ş.'ye olan borcunun sona erdiğini ve dolayısıyla dava konusu ipoteklerin de hukuki geçerliliği kalmadığından terkinine karar verilmesinin talep olunduğunu, ancak Sayın Mahkeme tarafından borcun sadece teminat mektuplarının hükümsüzlüğü halinde sona ereceği yanılgısı ile; Müflis ... Bank, ... Bankası, ... Bank ve ... arasındaki zincirleme ilişkiye işaret edildiğini, teminat mektuplarının hükümsüzlüğü iddiasının öncelikle ...'a yöneltilmesi lazım geldiğini, kaldı ki ...'ın da bu talebin kabul etmediğini, bu nedenle mektupların teminatı olan ipoteklerin fekkedilemeyeceğine karar verildiğini, halbuki, huzurdaki dava \"dava dışı ... Bank tarafından Libya Devleti'nin bir kurumu olan ...'a hitaben düzenlenen teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti\" davası değil, \"Davalı (Müflis) ...Bankası A.Ş. tarafından (eski unvanıyla) ... A.Ş.'nin maliki olduğu taşınmazlar üzerine konan ipoteğin; teminatı olduğu borcun sona ermesi nedeni ile hukuki geçerliliğini yitirmesi ve bu nedenle terkini\" davası olduğunu, ayrıca, HMK'nın 33. maddesinin açık hükmü uyarınca, Mahkeme hukukunun resen uygulamakla yükümlü olduğunu,Diğer bir anlatımla, TMK'nın 883. maddesinin amir hükmü ve işbu davadaki talep daraltılarak, ... Bank tarafından ...'a hitaben düzenlenen teminat mektuplarının hükümsüzlüğü haricinde ipoteklerin teminatı olduğu borcun sona erip ermediğine ilişkin ileri sürülen diğer hukuki ve fiili gerçekler değerlendirilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Uyuşmazlık yalnızca teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne ilişkin olsa dahi 04.11.2021 tarihli duruşmada beyan edilen başvurunun neticelendirildiğini ve müvekkili şirketin muhatap ... tarafından bu mektuplar yönünden ibra edildiğini, dosya kapsamında aldırılan Bilirkişi Heyet Raporunda \"Davanın ...'ın da yer aldığı zincirleme ilişkinin taraflarına yöneltilmesi ya da ...'ın Davacı'yı teminat mektuplarının riskinden dolayı ibra etmesi/mektupları Davacı'ya iade etmesi gerektiği\" tespit ve kanaatlerinin yer almakta olduğunu, rapora ve özellikle bu tespitlere ilişkin itirazların süresi içerisinde ileri sürüldüğünü, ancak, hak kaybına uğramamak adına bir yandan hem Libya Devleti'ne hem de ...'a ayrı ayrı yapılmış olan başvuruların Sayın Mahkeme'nin dikkatine sunulduğunu ve 04.11.2021 tarihli karar duruşmasında bu başvuruların sonucunun beklenmesi istendiğini, mahkemenin bu talebe istinaden bir karar vermeyerek \"Libya Devleti'nde yaşanan iç karışıklık nedeniyle işveren ...'a karşı üstlendiği inşaat işinin ifasının imkansız hale gelmesi sebebiyle, teminat mektuplarının da hükümsüz hale geldiğine yönelik iddiasının ancak işveren ...'a karşı ileri sürülmesi\" ve \"Muhatap ... tarafından teminat mektuplarının iadesi kabul edilmediği gibi ...'a karşı bu yönde açılmış bir davanın da bulunmadığı\" gerekçesi ile davayı reddettiğini, ancak 2011 yılından bu yana savaş ve iç karışıklığın hakim olduğu Libya'da ...'a karşı dava açılması mümkün olmadığı gibi, ipotek konusu gayrimenkuller ve ipotek koyan davalı banka da Türkiye'de bulunduğundan davanın Türkiye'de ve ipotek koyan aleyhine açılmasının izahtan vareste olduğunu, Kaldı ki; bir  an için Mahkemenin bu gerekçesinin kabulü halinde dahi, yerel Mahkemece davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerekirken aksine esastan red kararı verilerek nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, sırf bu nedenle dahi kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, kaldı ki  teminat mektupların iadesi de teminat ilişkisini sona erdireceğinden bir yandan da  muhatap ...'a vadesi sona eren teminat mektuplarının düşümlerinin yapılması talebi ile başvuruda bulunulduğunu, ... tarafından 29.11.2021 tarihli cevabi yazı ile davaya konu teminat mektuplarının vadelerinin uzatılmayarak sona erdiğini, bu nedenle düşümlerinin yapıldığının belirtildiğini (EK-2:20/12/2016 Tarihli Başvuru Dilekçesi ve ...'ın 29.11.2021 tarihli cevabi yazısı), dolayısıyla, bu durumda davanın ...'a yönlendirilmesi ve teminat mektuplarının vadesi dolduğundan hükümsüz olduğu ...tarafından dahi kabul edilmiş iken, ...'a dava açılması ve bir kez daha teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını,57 Milyon TL değerinde ipoteğin dayanağı olan teminat mektuplarının dosya içine kazandırılmadan nihai kararın tesisinin hatalı olduğunu, Libya'da 2010 yılında başlayan ve yatırımcı şirketlerin şantiyeleri, iş makineleri, ekipmanları vb. dahil tüm malvarlıklarını geride bırakarak kendi ülkelerine dönmek zorunda kaldıkları iç savaş hem ulusal hem uluslararası basının, hem de global düzeyde tüm kurum ve kuruluşların nazarında olduğunu, bu nedenle, işbu davanın ikamesi sırasında, ...Bank'ın kontragarantörü olduğu söz konusu teminat mektuplarının nerede olduğunun bilinmediğini, hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle tarafça bu mektuplara ulaşılamadığını, buna karşın mahkemenin, 57 milyon TL değerindeki bu yüksek riskli davada, varlığı şaibeli olan ve birer sureti dahi mevcut olmayan teminat mektuplarını dosya içerisinde celbetmeden, buna ilişkin gerekli araştırma ve incelemeleri gerçekleştirmeden karar kurduğunu, dolayısıyla ve evleviyetle kararın; muhteviyatı, vadesi, şartları, hükümleri ve nihayetinde hukuken geçerli olup olmadığı irdelenmeyen iki teminat mektubunun geçerli olduğu kabulüne dayandığını ve bu nedenle hatalı olduğunu, Sayın Mahkemenin \"Müflis bankanın muhatap tarafından ... Bank'a ve bu banka tarafından da ihbar olunan ... Bankası'na karşı ileri sürülecek tazmin talebini karşılamakla yükümlü olduğu, kaldı ki ihbar olunan banka tarafından da müflis bankanın iflas masasına bu nedenle alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu ve iflas idaresince başvurunun kısmen kabul edildiği\" yönündeki red gerekçesinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 13.1.2011 tarihli, E. 2010/130, K. 2011/16894 sayılı ilamında; \"Vadeli teminat mektuplarında uygulamada sıkça rastlanan \"teminat mektubunun vadesinin uzatılması, aksi takdirde mektubun tazmini\" (...) şeklindeki talebin, teminat mektuplarının yukarda açıklanan niteliği ile bağdaşmamasına, zira \"uzat veya tazmin et\" talebinde riskin doğup doğmadığı anlaşılamadığından, bankanın ödeme yükümlülüğünün de doğmamasına, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın teminat mektuplarında vadeyi uzatmaması halinde mektubu tazmin edeceği yönünde bir taahhüdünün de bulunulmamasına (Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, Ankara 2003, 4. Baskı, s:250, 259), bu durum karşısında mahkemece davacının 19.2.2007 tarihli ilk talebinin usulüne uygun bir tazmin talebi sayılmamasında bir isabetsizliğin bulunmamasına, yine BK.'nun 110. maddesine 10.7.1981 tarih ve 17398 Sayılı R.G.'de yayımlanan 2486 S.K. ile eklenen fıkra uyarınca, belirli bir süre için yapılan taahhütlerde, sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz sayılacağına dair sözleşmelerin geçerli bulunmasına, sadece vade kaydını taşıyan, ancak BK.'nın 110/2. maddesinde belirtilen bu kaydı taşımayan teminat mektuplarında ise riskin vade içinde doğması kaydıyla, bankanın 10 yıl süre ile sorumluluğunun devam etmesine, nitekim 30.3.1988 tarih ve 11-642-287 E-K. sayılı Yargıtay HGK. kararında da \"kural olarak belli bir süre için verilen garanti halinde, süresi içinde rizikonun gerçekleşmemesinin, yükümlülüğün ortadan kalkması sonucunu doğuracağının, garanti sözleşmesinin BK.'nın 110. maddesine 8.7.1981 gün ve 2486 S.K. ile eklenen fıkrasına uygun bir biçimde yapılmışsa vade sonuna kadar yazılı istekte bulunulmadığı takdirde bankanın şarta bağlı sorumluluğunun sona ereceğinin, bu yolda bir kayıt konulmamış ise teminat mektubu süreli de olsa, 10 yıllık zamanaşımı süresi doluncaya kadar tazmin talebinin ileri sürülebileceğinin\" belirtilmiş bulunmasına (a.g.e., s: 156 vd.), somut uyuşmazlıkta da davalı bankaca düzenlenen teminat mektuplarında, vade tarihine kadar tazmin talebinin ulaşmaması halinde teminat mektuplarının hükümsüz sayılacağına dair kaydın açıkça yer almış olmasına, bu durum karşısında davacı tarafından teminat mektuplarının vadesinden sonraki 25.7.2007 tarihli tazmin talebinin davalı bankaca yerine getirilmemesinde de bir usulsüzlüğün bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.\" şeklinde karar verildiğini, aynı hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2091E., 2019/4560K., 18.06.2019 tarihli kararında aynen; \"Byblos Bank tarafından davalı ... A.Ş. lehine düzenlenmiş 18/06/2010 vade ve 445.200 Euro tutarlı teminat mektubunun vadesi içerisinde tazmin talebinde bulunulduğuna veya tutarın ödendiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, dava dışı ... Bank'a hitaben davacı banka tarafından düzenlenmiş olan harici garanti mektubunun vadesinin 30/06/2010 olması ve bu süre içinde haklı nedenlerle yapılmış bir tazmin talebinin olmadığı,... kurallarına göre ... Bank'ın 24/05/2010 tarihinde davacı bankaya gönderdiği, \"uzat yada öde\" konulu talebinin tazmin talebi olarak değerlendilemeyeceği, bu nedenle davacının yaptığı bu ödemeyi davalılardan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, davacı tarafından temin edilen yabancı hukuka ilişkin bilgi ve belgeler çerçevesinde davadışı ... Bank tarafından dava tarihi itibariyle ilgili idareye yapılmış bir ödeme olmaması ve bu durumda da yabancı hukuka göre dahi davacının kontgaranti kapsamında yaptığı ödemenin yerinde olmadığının anlaşılmasına, işbu davanın muaccel olmayan bir alacağın tahsili amacıyla açılmış bulunmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.\" şeklinde karar verildiğini, ilgili kararlar doğrultusunda; teminat mektuplarının garantörü ... Bank'ın \"ya vadeyi uzat ya da tazmin et\" talebinin geçerli bir tazmin talebi olarak kabul edilemeyeceğini, vadesi dolarak geçersiz hale gelen mektupların bedeli ve komisyonlarına ilişkin kontragarantörler ...Bankası ve davalı ... Bankası'nın sorumluluğunun bulunmadığını, dolayısıyla teminat mektubu bedellerin davalının iflas masasına kaydedilmesinin de emsal kararlar çerçevesinde hatalı olduğunu, vadesi dolan teminat mektupları ve kontragarantiler geçersiz hale geldiğinden riski güvence altına alan ipoteklerin fekki gerektiğini,Davalı tarafından verilen kontragarantilerin 600 sayılı ...'nin 2007 Revizyonuna tabi olduğu hususu yargılama sırasında irdelenmediğini, bilirkişi heyet raporunda, davalının kontragarantilerinin; metinlerinde belirtildiği üzere 600 sayılı ...'nin 2007 revizyonuna tabi olduğunun tespit edildiğini, ancak  mahkemece işbu kontragarantilerin tabi olduğu kuralların hiç incelenmediğini, teminat mektuplarının, kontragarantilerinin ve bunlardan doğan komisyonların geçerliliğinin tartışılmamış olduğunu, ...'nin 2007 revizyonunun 6. Maddesinin \"Bir akreditif ibraz için bir vade tarihi belirtmelidir. İbraz karşılama veya iştira için belirtilen bir vade tarihi ibraz için belirtilmiş bir vade tarihi olarak alınacaktır. ... tarafından veya lehtar adına yapılacak bir ibraz vade tarihinde veya bu tarihten daha önce yapılmalıdır.\" düzenlemesini içerdiğini, bu madde hükmünce kontragarantilerin 31.01.2017 tarihinde vadesinin dolduğunun bir kez daha anlaşıldığını,  mücbir sebep başlıklı 36. maddesinde \"Bir banka doğal afetler, isyan, ayaklanma, iç karışıklık, savaş hali, terör eylemleri veya grev veya lokavtlar veya kendi kontrolleri dışındaki diğer nedenlere bağlı olarak faaliyetinde meydana gelecek kesintiden kaynaklanan sonuçlardan dolayı hiçbir yükümlülük ve sorumluluk üstlenmez. Bir banka tekrar faaliyete geçtiğinde faaliyetinin kesintiye uğradığı süre içinde vadesi son bulmuş bir akreditif altında ibraz karşılamayacak veya iştira etmeyecektir.\" düzenlemesinin yer aldığını,  bu madde uyarınca ise; gerek Libya'daki savaşın apaçık bir mücbir sebep olması, gerekse de ... Bank'ın bankacılık faaliyetlerin kesin ve süresiz durdurulmasının; teminat mektuplarının ve masraflarının tazmini riskini ortadan kaldırdığını, bu yönüyle de eksik inceleme ile tesis edilen kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiğini, Bizzat davalı banka tarafından teminat mektuplarının vadesinin uzatılması talebi reddedildiğinden, teminat mektupları ve kontragarantiler vadenin sona ermesi ile geçerliliğini yitirdiğini, bir an için vadenin sona ermediği dahi düşünülse dahi;  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı Kararları ile teminat mektupları hükümsüz hale geldiğinden yine ipoteklerin fekkine karar verilmesi gerekeceğini, Dava ve hükümsüzlük iddiasının ...'a yöneltilmesi gerektiği belirtilmişse de, davanın usulden reddine karar verilerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ...'A yapılan başvuru neticesinde davaya konu teminat mektuplarının hükümsüzlüğü ... tarafından da kabul edilmiş olduğundan davanın ...'a yöneltilmesinin mümkün olmadığını, teminat mektubu ve kontragarantilere ilişkin \"vadeyi uzat ya da tazmin et\" talebi geçerli bir tazmin talebi olarak kabul edilemeyeceğinden, ... Bankaların bu doğrultuda yaptığı tazmin yükümlülüğü bulunmadığı gibi, muaccel olmamış ve geçerli olmayan tazmin talebine dayalı alacağın iflas masasına kaydının da hatalı olduğunu, davalı tarafından verilen kontragarantilerin tabi olduğu 600 sayılı ... hükümleri uyarınca; davalı ve ihbar olunan bankanın ve garantör ... Bank'ın teminat mektubunu tazmin ve komisyon ödeme yükümlülüğünün söz konusu olmadığını,İleri sürerek, açıklanan nedenlerle davacı unvanın ... A.Ş. olarak tashihine,  icranın geri bırakılmasına,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,  borcun sona erdiğine ilişkin tüm sebepler dahilinde haklı davanın kabulüne, geçerliliği kalmayan ipoteklerin fekkine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, aksi takdirde  davanın usulden reddine ve davacı aleyine maktu vekalet ücreti takdirine,  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı ile davalı müflis banka arasındaki  30/12/2010 tarihli, 27.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesine istinaden davacı şirket lehine verilen kesin avans teminat mektuplarının hükümsüz kaldığı iddiasına dayalı olarak, bu kredinin teminatını teşkil etmek üzere davalı banka lehine tesis edilen ipoteklerin fekki istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava dilekçesinde ileri sürülen itirazlar ile ilk derece yargılaması aşamalarında sunulan beyanları tekrarla ve ayrıca; dava konusu teminat mektuplarının vadelerinin dolması ile hükümsüz kaldıkları, bu nedenle bu teminat mektuplarından doğacak riski teminat altına alan ipoteklerin de hükümsüz kaldığı, aksi düşünülse dahi  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1970 ve 1973 sayılı kararları ile  7 Temmuz 2021 tarih ve 31534 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4225 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve buna dayanak Bakanlar Kurulu'nun 2011/2001 sayılı kararları ile teminat mektuplarının hükümsüz kaldığı, ipotekle teminat altına alınan borcun sona erdiği, dava dışı ... tarafından teminat mektuplarının hükümden düşürüldüğü, bu nedenle ...'a başvurma imkanının da kalmadığı, teminat mektuplarının dosya arasına alınmadığı,  mahkemenin davalı bankanın muhatap tarafından ... Bank'a ve bu banka tarafından da ihbar olunan ... Bankası'na karşı ileri sürülecek tazmin talebini karşılamakla yükümlü olduğuna,  ihbar olunan ... Bankası tarafından da müflis bankanın iflas masasına bu nedenle alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu ve iflas idaresince başvurunun kısmen kabul edildiğine yönelik red gerekçesinin yerinde olmadığı, zira vade uzatım talebinin reddedilmiş olmasının tazmin talebi anlamına gelmeyeceği, bu nedenle iflas masasına alacak kaydının da yerinde olmadığı,  600 sayılı ...'nin 2007 Revizyonuna tabi teminat mektupları bakımından revizyonun 6 ve 36 maddeleri uyarınca da ne davalı bankanın ne de ihbar olunan bankanın sorumluluklarının kalmadığı, yine aynı revizyon uyarınca, davalı bankanın, ihbar olunan ... Bankası'nın  ve dava dışı ... Bank'ın teminat mektubunu tazmin ve komisyon ödeme yükümlülüğünün  bulunmadığı, davacının davalı bankaya hükümsüz olan teminat mektupları haricinde bir kredi borcunun da bulunmadığı, davanın kabulü gerektiği, mahkeme aksi kanaatte ise ve mahkeme gerekçesine göre davanın husumet yokluğundan usulden reddi gerekirken, esastan reddedilerek nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündedir.Somut olayda; davacı ile davalı müflis banka arasında  30/12/2010 tarihli, 27.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesi bağıtlanmış, yine dosyaya mübrez ipotek resmi senedine göre, 31/12/2010 tarihli, ... yevmiye numaralı ipotek resmi senedi ile ipotek tesis tarihinde davacıya ait olan, sonradan ihbar olunan  ... Şirketi'ne  devrolunan dava konusu ipotekli taşınmazlar üzerine, davalı bankanın merkez veya şubeleri tarafından davacı şirkete açılmış ve açılacak kredilerden,  borçlu hesaplardan, senetlerin teminata alınmasından, yurtiçi yurtdışı her türlü resmi daire, müessese, mahkeme ve icra dairelerine, gerçek ve tüzel kişilere, Bankalara, Bankaca'ca uygun görülecek diğer muhataplara hitaben lehine/lehlerine verilen teminat mektuplarından ve ithalata ilişkin poliçeler ile diğer tüm poliçelere konulan aval ve kabul şerhlerinden, Banka'ya karşı amir, keşideci, muhatap, ciranta, avalist, müşterek borçlu, müteselsil kefil vesair sıfatlarla bu kredilere teminat olarak imzaladığı/imzaladıkları veya imzalayacağı/imzalayacakları kambiyo senedi ve taahhütnamelerle ithalat ve ihracat, bilumum kambiyo, genel kredi/finansman, kar ve zarar ortaklığı ve finansal kiralama sözleşmelerinden ve ayrıca bu kredilerle ilgili her türlü sözleşmelerden, keşideci ve ciranta sıfatlarıyla imzaladığı veya imzalayacağı çeklerden dolayı, davalı bankanın garantisi altında bulunan çek banka yükümlülük tutarı sebebiyle davalı bankaya  karşı doğmuş ve doğacak tüm borcunun/borçlarının 57.000.000. TL'na kadar olan kısmı ile bu meblağa ilaveten, tediyenin yapılacağı ana kadar işleyecek (halen yıllık %25 oranında) akdi ve ayrıca aşağıda 12. maddede zikredilen oranda temerrüt faizlerini ve bu borçlarla ilgili olarak doğacak kar ve komisyonları, Kaynak Kullanım Destekleme Fonu kesintisini, Gider Vergisini, yürürlükte bulunan veya sonra konulacak vergileri, ceza, harç ve resimleri, fonları, sigorta primlerini, icra takip ve yargılama giderleri ile her türlü masrafları da kapsamak üzere, banka lehine ve banka tarafından fekki bildirilinceye kadar 1. derecede, 1. Sırada ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu ve davalı bankanın kontragan sıfatını haiz olduğu teminat mektupları bakımından hukuki ilişki; davacı ile davalı banka arasındaki kredi çerçeve sözleşmesi kapsamından kurulmuş bir gayrınakdi kredi ilişkisi mahiyetinde olup, davalı banka tarafından fer'i müdahil ... Bankası'na gönderilen iki ayrı swift mesajı ile;  Libya'daki is veren ...'a hitaben davacı şirket nam ve hesabına  \"... (006) işi için  garanti edilen 553.272,73-Euro tutarlı (... nolu kontrganatiye konu)<br> ve 4.149.545,45-Euro tutarlı (... nolu kontrganatiye konu)  kesin teminat mektuplarının ... Bankası'nca ... Bank ... aracılığı ile isbu kontrgaranti tahtında verilmesini talep ettiği, diğer ifade ile davalı bankanın ... Bank aracılığı ile dava dışı ...'a ... Bankası tarafından verilecek kesin teminat mektuplarına kontrgaranti,  garantinin garantisini verdiği, böylece ... Bankası ile davalı banka arasında garanti ilişkisi kurulduğu anlaşılmıştır. Diğer değişle, davacının Libya'da ... için yüklendiği proje işi için ... Bank'ın ...'a verdiği teminat mektuplarının garantisini teşkil etmek üzere, fer'i müdahil ... Bankası tarafından kontrgaran sıfatıyla... Bank'a ... nolu 553.727,73-Euro tutarlı 18/04/2012 vadeli ve ... nolu 4.149.545,45-Euro tutarlı 18/10/2011 vadeli teminat mektuplarının verildiği, ... Bankası'nın... Bank'a verdiği bu teminat mektuplarının garantisi olarak davalı banka tarafından da ... Bankası'na ... nolu ve ... nolu kontrganati teminat mektuplarının verildiği,  davacı iddiasının aksine davalı bankanın bu ilişkide doğrudan ...'a garanti veren sıfatını haiz olmayıp, kontrgaran sıfatını haiz olduğu, ...'ın doğrudan davalı bankaya kontrgarantinin tahsili için başvurmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dosyaya davalı banka tarafından ... Bankası'na gönderilen swift mesajları sunulmuş olup her iki swift mesajında ... Bankası tarafından davalının kontrgarantisi ile ... Bank'a verilen ... ve ... nolu teminat mektuplarının bilgileri yer almaktadır. Bu teminat mektupları ayrıca dosyaya da sunulmuştur. Ancak davalı bankanın bu mektupların garantisi teşkil etmek üzere ve kontrgaran sıfatıyla ... Bankası'na verdiği ... ve ... referans nolu teminat mektupları dosyada mevcut değildir. Bilirkişi heyeti tarafından da bu eksiklik gözden kaçırılmış ve swift mesajında yer alan  ... ve ... nolu teminat mektuplarına ilişkin bilgilerin davalı banka tarafından fer'i müdahile verilen teminat mektuplarına ilişkin olduğuna dair hatalı kanaat bildirilmiştir.Davacı yanın dosyada dava konusu teminat mektuplarının bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.Davacı yan; dava konusu  ... ve ... referans nolu teminat mektuplarının vadelerinin dolduğunu ileri sürmektedir. Dava konusu  olup,  ... ve ... referans nolu teminat mektuplarının vadelerinin 31/01/2017 tarihine kadar uzatıldıkları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.   nolu kontrganati teminat mektubunun vadesinin 18/04/2012 olduğu, teminat mektubunda; her iki teminat mektubunun vadelerinin ... Bankası'nın talebi üzerine 31/01/2017 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmıştır.  Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 2009/3110 esas, 2010/9296 karar sayılı ilamında; belirtildiği üzere teminat mektubundan dolayı sorumluluğun belirli bir süre ile sınırlandırıldığı teminat mektupları vadeli teminat mektupları olup,  vadeli teminat mektuplarında bankanın sorumlu olabilmesi için teminat mektubu ile güvence altına alınmış riskin ön görülmüş olan vade içinde gerçekleşmesi gerekir. Riskin vade içinde gerçekleşmesi şartı ile diğer sözleşmelerden doğan borç ilişkilerinde olduğu gibi 10 yıl süre ile banka sorumlu olmaya devam eder. Bunun yanında belirli bir süre için yapılan taahhütlerde, sürenin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşme hükümleri geçerlidir. Mektup metninde vade içinde rizikonun gerçekleşmesi ve ödeme talebinde bulunulması kararlaştırılabilir, böyle bir şartı içeren teminat mektuplarında süre içinde yazılı tazmin talebinde bulunulmamış ise bankanın sorumluluğu sona erer. Ancak mektup metninde vade içinde tazmin talebinde bulunulması kararlaştırılmamış ise riskin vade içinde gerçekleşmesi koşulu ile  bankanın sorumluluğunun genel zaman aşımı süresi olan 10 yıllık süreye tabi olur. Somut olayda ... Bankası tarafından davalı banka iflas masasına 26/12/2017 tarihli dilekçe ile başvurularak aralarında dava konusu teminat mektuplarının da bulunduğu birden fazla teminat mektubu tutarı için alacak kaydı talep edildiği, bilirkişi raporunda alacağın bir kısmının şarta bağlı olarak bir kısmının ise şartsız kabul edildiğinin bildirildiği, mahkemece ... ve ... referans nolu teminat mektupları dosya arasına alınmadığından, teminat mektuplarında vadenin tarihine dek bankaya yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair hüküm bulunup bulunmadığının tespit edilemediği,  ... Bankası'nın vade tarihinden sonra alacak kayıt talebinde bulunmuş olması nedeniyle, diğer ifade ile süre sonuna kadar yazılı tazmin talebinde bulunulmamış olması karşısında teminat mektuplarının hükümsüz kalmış kabul edilip edilemeyeceğinin de değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, mahkemece dava konusu teminat mektuplarının dosyaya getirtilmesi sağlanıp davacının teminat mektuplarının sürenin dolması nedeniyle hükümsüz kaldıklarına dair iddiaları bakımından değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisinin yerinde olmadığı, bu yöndeki istinaf sebebinin haklı olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu fekki talep edilen ipotekler; yalnızca  ... ve ... referans nolu teminat mektuplarına dayalı gayrınakdi riskleri değil,30/12/2010 tarihli, 27.000.000 USD limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya kullandırılan kredilerden doğmuş ve doğacak tüm alacaklar ile, davacının davalı banka ile yapmış olduğu başka sözleşmeler varsa bunlardan doğan alacakları, yine davacının davalı bankaya karşı kefil sıfatıyla sorumlu olduğu borçlar varsa bunlardan doğan alacakları da teminat altına aldığı açıktır.Nitekim davacının ipoteklerin fekki istemi ile davalı bankaya gönderdiği ihtarnameye, davalı banka tarafından davacının 08/08/2018 tarihi itibariyle  teminat mektubundan kaynaklı olarak 2.700.000.-TL + 4.320.657-Euro risk ile işlemiş 157.821,05.-TL teminat mektubu komisyon borcu bulunduğu, bakiye borç tutarları nihai tutarlar olmayıp kapama tarihi itibariyle kar payı, masraf,vergi, fan v.s. dahil toplam borcunun yeniden hesaplanması gerektiği belirtilerek olumsuz cevap verildiği, ihbar olunan ... gayrımenkul tarafından ipoteklerin fekki için gönderilen ihtarnameye ise davalı banka tarafından davacının 01/09/2016 tarihi itibariyle 2.870.000,00-TL + 4.320.657,00-EUR riski ile işlemiş 68.045,00-TL teminat mektubu komisyon borcu bulunduğu, ayrıca .... A.Ş. ye kefaletinden kaynaklı olarak da 163.830,00-TL çek riski mevcut olduğu belirtilerek olumsuz cevap verildiği anlaşılmıştır. Şu halde dava konusu ipoteklerin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı yalnızca  ... ve ... referans nolu teminat mektuplarının hükümsüz kalıp kalmadıklarına göre belirlenemeyecektir. Davacı yan, davalı bankaya teminat mektupları haricinde de herhangi bir borcu olmadığını iddia etmiş olup, bu hususu istinaf sebebi olarak da ileri sürmüştür. Şu halde mahkemece bankacı bilirkişi marifetiyle davalı müflis bankanın defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava tarihi itibariyle, davacının davalı bankaya dava konusu ipoteklerin teminatında olan herhangi bir borcu bulunup bulunmadığı tespit ettirilip davacının bu yöndeki iddiaları da karşılanmak suretiyle hüküm tesisi gerekirken bu yönde herhangi bir tahkikat ve  değerlendirme yapılmaması yerinde olmamış, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur.Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeplerle doğrultusunda kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarih ve  2020/353 Esas ve 2021/748 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c6a3badecd7ea2e","SID":"56b95278601c81f7"}}