{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/329 <br>KARAR NO: 2025/961<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2022<br>NUMARASI: 2018/678 E. - 2022/732 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın merkez adresine 24.06.2018 tarihinde gece yarısı giren hırsızlar tarafından iş yerinde bulunan ve içinde çok sayıda boş çek karnesi, müşteri çeki ve bonosu gibi kıymetli evraklarının bulunduğu kasası çalındığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/66961 Sor. sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, ve dosyada şikayete konu olay neticesinde çalınan çeklerin ödenmemesine yönelik bir tutanak tanzim edilmiş ve söz konusu tutanak, ilgili bankalarla ve faktoring şirketleri ile paylaşıldığı, kıymetli evrakların iptaline yönelik Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/628 Esas sayılı dosyası ile yine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/660 Esas sayılı dosyalarında kıymetli evrakların iptali davası açıldığı ve söz konusu dosyalardan tedbir kararı da alındığı , tüm bu gelişmelere karşın çalıntı çekler hızla piyasaya sürüldüğü ve hemen her gün çalınan çeklerin sorguları bir şekilde müvekkil firmaya ulaştığı bu bilgiler ışığında ...bank A.Ş.'nin ... seri numaralı çek, 48.500 TL bedelli, 15.12.2018 keşide tarihli ve lehdarı ... olarak düzenlenmiş ve müvekkil firma yetkilisinin imzası taklit edilerek piyasaya sürüldüğü Bahsi geçen firma ise çekin arkasına ... şeklinde cirolamış ve ... İÇ DIŞ TİC.LTD.ŞTİ. 'ne verdiği söz konusu şirket ise çeki ... şirketine sordurduğu müvekkil faktoring şirketinin kendilerine sorması üzerine iş bu çekten haberdar olduğu , çek müvekkilin imza yetkilisi tarafından imzalanmamış olmakla iş bu ihtiyati tedbir nitelikli menfi tespit davasının açılması zarureti hasıl olmuştu İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, mahkeme harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı  ... Tic LTD ŞTİ vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin iyi niyetli ciranta olduğu, mal karşılığı (ekli faturalara karşılık) kendisine verilen evrak nedeni ile kötü niyetli olduğu ileri sürülemeyeceği Kredi ihtiyacı için diğer davalı ... Factoring AŞ’ye teslim edilmiş çekten dolayı -imzaların istiklali prensibi gereği davacı sorumlu olduğu bu nedenlerle , davanın reddini, kötü niyetli davacının haksız tedbir talebinin kabulü halinde doğacak zararlarımızın tazmini amacı ile %20 tazminata hükmedilmesini , vekalet ücreti ve sair masrafların davacıya tahmilini karar verilmesini talep etmiştir. Davalı  ...  vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin söz konusu çek hakkında ödeme yasağı olduğunu işlem sırasında  öğrendiği ve bildirim yükümlülüğünü derhal yerine getirdiği , müvekkil şirketin kötü niyetli olmadığı ,davacının dava dilekçesinde de mevcut olduğu müvekkil şirket davacı şirketten çalıntı bilgisini aldıktan sonra çek ile ilgili herhangi bir faktoring işlemi yapılmadığı , söz konusu çek ile ilgili herhangi bir factoring işlemi yapmadığı ve dolayısıyla bu konu ile ilgili herhangi bir icra takibide olmadığı söz konusu husus firma yetkililerinede bildirildiği ,görüleceği üzere çek ile ilgili davacıyı borç altına sokacak herhangi bir işlem yapmayan ve tüm sorumluluklarını yerine getirerek çek hakkındaki istihbarat doğrultusunda işlemi durduran müvekkil şirketin söz konusu işlemden mevcut yüksek yargı kararları doğrultusunda sorumluluğu bulunmadığı bu nedenlerle öncelikle davacının haksız iddia ve talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine  bırakılmasını  arz ve talep ettiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Sonuç olarak çekteki imzanın  davacıya ait olmadığının sabit olduğu ve mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan raporda da , dava konusu çekin davacı defterlerinde ve ticari hesaplarında yer almadığı davacı yan ile davalı  BYV Ambalaj ... arasında 2018 yılında ticari ilişkinin olmadığı kanaatine varıldığı anlaşıldığından hükme esas dayanak bilirkişi raporları da gözetilerek \"Davanın KABULÜ ile; davacının davaya konu ... bank AŞ Beşyüzevler/İstanbul şubesine ait ... seri nolu 48.500,00-TL bedelli 15/12/2018 keşide tarihli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; bu kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu çek hakkında ödeme yasağı olduğunu işlem sırasında öğrendiğini ve bildirim yükümlülüğünü derhal yerine getirdiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığının açık olduğunu, söz konusu hususun davacının dava dilekçesinde de mevcut olup müvekkili şirketin davacı şirketten çalıntı bilgisini aldıktan sonra çek ile ilgili herhangi bir faktoring işlemi yapmadığını, müvekkilinin söz konusu çek ile ilgili herhangi bir faktoring işlemi yapmadığını ve bu konuyla ilgili herhangi bir icra takibi de olmadığını, söz konusu hususun  firma yetkililerine de bildirilmiş olup çekteki mevcut durum sebebiyle sadece fiziki olarak çekin müvekkili şirket uhdesinde kaldığını, herhangi bir savcılık veya mahkeme yazısı ile çek aslı taraflarından talep edilmediği için de hukuki sorumlulukları doğmama açısından çekin şirket uhdesinde bırakılmış olup mahkemenin talebi üzerine çek aslının istendiğinde taraflarınca teslim edildiğini, çek ile ilgili davacıyı borç altına sokacak herhangi bir işem yapmayan ve kanuna uygun olarak temlik alan müvekkilinin söz konusu işlemden sorumluluğu bulunmadığını, davanın açılmasında müvekkilinin kusuru olmadığı halde müvekkili aleyhine arabuluculuk ücreti, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından dosyanın haksız bir şekilde istinaf edildiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkili ile davalı ... arasında söz konusu çekin düzenlenmesini gerektiren herhangi bir ticari ilişki olmadığının belirtildiğini, 04.01.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre ise, çekteki imzanın ...'un eli ürünü olmadığının sabit olduğunu, bu hususun dahi imzası taklit edilen şirket yetkilisinin ... olduğundan haklılıklarını ortaya koyduğunu, raporun çekteki imza atan şahsın tanı unsurlarının müvekkili şirket yetkilisi diğer 3 kişi bakımından teşhise yeterlilik taşımadığını ifade etmiş olmakla ..., ..., ...'un imzaları ile çekteki imzaların uyuşmadığını tespit ettiğini, imza definin mutlak defi olup keşideci konumunda olan müvekkili tarafından tüm lehtar ve cirantalara karşı ileri sürülebileceğini, söz konusu hırsızlık neticesinde piyasaya sürülmüş çeklerle ilgili açtıkları ve karara çıkan dosyalarından da görülebileceği gibi ilgili kararlarda müvekkili firmanın bahsi geçen çeklerden sorumlu tutulmadığını ve bu çekler yönünden hiçbir borcunun bulunmadığı yönünde kararlar verildiğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, 24.06.2018 tarihinde işyerinde meyadana gelen  hırsızlık sonucu  içinde çek ve bono bulunan kasanın çalındığını, cezai soruşturma başlatılıp  iptal davaları açıldığını, çalıntı çeklerden olan ... bank A.Ş. ... seri numaralı, 48.500 TL bedelli çekin  sahte imzayla düzenlendiğini,  belirterek, menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir. ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından sunulan 04/01/2022 tarihli raporda özetle;  İnceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ... 'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığı, Söz konusu imza, atan şahsın tanı unsurlarını ..., ... ve ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ..., ... ve ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir. 01.06.2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle ;  davacı taraf kanuni defterlerinin incelendiği, dava konusu olan ve dava dosyasında yer alan 48.500,00 TL tutarındaki çekin seri no'sunun ... olduğu ve ... bank Beşyüzevler Şubesine ait olduğu, Çekin keşide yerinin İstanbul, Keşide Tarihinin 1 .12.2018 olduğu, ...'a keşide edildiği, keşideci olarak Davacı ...'nin kaşesi ve üzerinde “imza\"” yer aldığı,  davacı şirket 2018 yılı kanuni defterlerinde söz konusu çeke ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, Yine Davacı şirket 2018 yılı kanuni defterlerinde Ticari borçlar hesap grubu ve alt hesaplar tetkik edilmiş Davalı  ...'a ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, savacı şirketin  Verilen Sipariş Avansları hesapları ve gerekli görülen diğer hesapların tetkik edildiği ve davalıya ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, netice itibariyle Davacı yan ile Davalı  ... arasında 2018 yılında ticari ilişkinin olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre; dava,  imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim  imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu ...bank Beşyüzevler Şubesine ait ... seri nolu,  15.12.2018 keşide tarihli ve 48.500 TL bedelli, keşidecisi davacı ... Tekstil şirketi , lehdarı ... olarak düzenlenmiş çekin  keşidecisi olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan  imzanın davacı şirketin yetkilisi olan kişilerin eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda  çekin  keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte çek olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak  defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Davalı ...  çek nedeniyle davacıya başvurmamış ise de,çeki elinde bulunduran davalı  ... şirketine karşı davacının menfi tespit talep etmekte hukuki yararı bulunduğu, davalının davayı kabul beyanının bulunmadığı ,  dava davacı taraf lehine sonuçlandığından  HMK'nın 326. maddesi gereği yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması,davacı yararına yargılama giderleri ile vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı    anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/10/2022 tarih ve 2018/678 E., 2022/732 K. sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.313,03 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 828,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.484,78‬ TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97b0a06115289c68","SID":"199cc49f03b9e1bf"}}