{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/837 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1086<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07.05.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/161 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t: 11.07.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.07.2025<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.05.2025 tarih 2025/161 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t\t\t\t<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, tarafların ortağı olduğu ....Tic. Ltd.Şti.nin kurucusu ...'in vefatıyla mirasçılarından ...'in miras hissesi oranında şirket ortağı olduğunu, 19/08/2022 tarih ve 2022/2 sayılı müdürler kurulu kararı ile davalı ...'in 20 yıl süre ile şirket müdürü olmasına karar verildiğini, ancak davalı şirket müdürünün şirket yönetimi konusunda gerekli liyakatı gösteremediğini, üretim, finansal vs.raporları düzenli ve eksiksiz tutarak yönetime sunma sorumluluklarını yerine getirmediğini, finansal planlamalar oluşturmadığını, şirket sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, şirket ortağı olan davacı müvekkiline hesap vermekten kaçındığını, muhasebe kayıtlarını gizlediğini, genel kurul kararlarının uygulanması gibi asli görevlerini aksattığını, müvekkilinin şirkete girişinin engellendiğini, davalının vekaletnamesi ile dava dışı ortaklar ... ve ...'e yetkiler tanındığını, dava dışı şirket ortakları ve davalının şirkete ait hesaplardan yüksek meblağlarda para çekip kullandıklarını, davalının kar pay dağıtılmasını engellediğini bildirerek, davalının şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması, müdürlük görevinden azline ve şirkete tedbiren kayyım atanmasını talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, tarafların ve dava dışı iki ortağın ilgili şirketteki hisse durumlarına, davalının ortaklık ve müdürlük görevinin devam ettiği süreye, karşılıklı olarak isnad edilen hususların kapsamlı araştırmayı gerektirmesine, ilgili şirketin ticari faaliyetlerine olağan seyirinde devam etmesinin şirket tüzel kişiliğinin ve üçüncü kişilerin menfaatine ve ticari hayata uygun olmasına, olayda mevcut durum nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi zararın doğma tehlikesininden söz edilememesine, dava dayanağı vakıaların yaklaşık olarak ispat edilememesine göre şartları gerçekleşmeyen şirkete tedbiren kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen vekili, yerel mahkemenin ilgili şirkete tedbiren kayyım atanması talebinin reddine dair kararının telafisi imkansız zararlar meydana getireceğini, TTK m. 630 kapsamında haklı sebeplerin varlığına dayanılarak açılan müdürün azli davasında olayın aile içi çekişmeden ibaret olduğu, davalının görevini titizlikle yerine getirdiğine yönelik soyut ve genel nitelikli beyanlara istinaden geçici kayyım atanması talebinin yaklaşık ispat şartının yerine getirilmemesi gerekçesi ile reddedilmesinin hatalı olduğunu, TTK’nun 630. maddesi uyarınca, müdürün azli için haklı sebebin bulunmasının yeterli olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususların haklı sebep teşkil ettiğini, somut uyuşmazlığın, aile içi mirastan kaynaklı bir çekişmeye indirgenmeye çalışılmakta ise de, şirketin ortaklık yapısının değiştiğini, müdür sıfatı taşıyan davalının, ailevi sorunları yönetimsel öç alma aracına dönüştürdüğünü, taraflar arasında Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/358 E, Karşıyaka 5. Aile Mahkemesi 2023/374 E. , Karşıyaka 1. Asliye Hukuk 2023/280 E, Karşıyaka 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/148 E. Sayılı dava dosyaları başta olmak üzere birçok hukuk davası bulunduğunu, şirkette yönetim zafiyeti ve krizi bulunduğunu, kayyım atanmasının, organ boşluğu olmasa da mümkün olduğunu, şirketin malvarlığının sağlamlılığının, yönetimin sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini, TTK m. 630 uyarınca müdürün azli için aranacak haklı sebep, şirketin mali bilançosunun iyi ya da kötü olmasından ziyade müdürün şirketi şeffaf ve adil bir şekilde yönetip yönetmediğiyle ilgili olduğunu belirterek  şirket ve şirket ortaklarının hak ve menfaatlerinin zedelenmemesi, telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla dava dışı şirkete tedbiren kayyım atanması talep edilmiştir.  <br>\tGEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddinin istinafı istemine ilişkindir.  <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\tSomut olayda, dava dışı şirket ortağı ve yetkili temsilcisi olan davalının müdürlük görevinden azline ilişkin olarak açılan davada,  şirket ve şirket ortaklarının hak ve menfaatlerinin zedelenmemesi, telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla dava dışı şirkete tedbiren kayyım atanması talep edilmiştir.     <br>\tİhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu hususta ispat yükünün davacı üzerinde olup, ispatın ölçüsü ise yaklaşık ispat olmalıdır.İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir.          <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, şirkette organ boşluğu bulunduğunun kanıtlanamamasına,  yargılamanın ilerleyen aşamalarında durum ve şartların değişmesi halinde mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının resen değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebilmesine, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 398,50 TL harcın ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 11.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t\t<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d6f4cf746a3ffce","SID":"3e77b3ab2f092029"}}