{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/183 <br>KARAR NO:2025/977<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/11/2024<br>NUMARASI:2024/716 Esas -  2024/1154 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Deposu A.Ş.'nin Türkiye'de 81 dağıtım noktasında şubesi bulunan, yaklaşık olarak 17.000 müşteriye hizmet veren, yerel pazarda 30 yılı aşkın deneyime ve 11 farklı ülkede faaliyet gösteren uluslararası kimliğe sahip bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin,... Anonim Şirketi ile aralarında mevcut olan ticari ilişki kapsamında müvekkilinin alacağının doğduğunu ve bu alacağın tutarının davalı şirketin kaşe ve imzasına havi mutabakatlarda da görüleceği üzere davalı-borçlu tarafından açıkça kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu alacağın sözlü ve yazılı olarak borçludan talep edilmesine rağmen hiçbir ödeme alınamadığını, netice olarak davalı borçlu ile borcun ödenmesi hususunda gerçekleştirilen görüşmelerden de sonuç alınamaması üzerine müvekkili şirketin 15.489.363,46-TL tutarındaki haklı alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı borçlunun, müvekkili şirket adına başlatılan icra takibine karşı borç yönünden itiraz etmiş olması sebebiyle takibin durmuş olup; duran takibin devamı ve itirazın iptali istemleri ile dava öncesinde 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereğince tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını bu nedenlerle davanın kabulüne ve Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine dava konusu tutarın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Dosya içerisinde bulunan protokol incelendiğinde;anılan protokolün 9.7 nci  maddesinde \".....ihtilaf hâlinde İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.\" şeklinde yetki sözleşmesi yapıldığı, 6100 sayılı HMK'nin 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği yönünde düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanında yetki sözleşmesi ancak kesin yetki bulunmayan ve tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde geçerli olarak yapılabilir. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar tacir olup, bu bakımından öncelikle sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. Dosya içerisinde  davalı şirkete dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalı vekilinin verdiği cevap dilekçesi ile süresinde yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmış olup tacir olan taraflar arasında yapılan sözleşmedeki düzenleme dikkate alındığında, İstanbul Mahkemelerinin yetkisi münhasır yetki olup, bu nedenle davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden mahkememizin yetkisizliğine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, yetkisiz icra dairesinde açılan takibe istinaden yetkisiz mahkemede itirazın iptali davası açıldığını, yetkisiz icra takibi nedeniyle asıl davanın esastan reddedilmesi ve karşı davanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, ... Deposu'nun protokol hükümlerine aykırı hareket ederek ... A.Ş.’ye bildirimde bulunmadan ve gerekli süreyi tanımadan doğrudan icra takibi başlattığını, bu nedenle yapılan işlemin haksız ve protokolün ihlali niteliğinde olduğunu, mahkemece bu açıklamalara istinaden karar verilmesi gerekirken farklı gerekçe nedeniyle vekil ile temsil ettirmesine rağmen verilen kararda vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Yasal düzenleme ve bu konudaki içtihatlar gereği verilen kararın vekalet ücretine ilişkin kısmına itiraz edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve karar gerekçesinin değiştirilerek asıl davanın esastan reddine ve karşı davanın tefrikine; yargılama ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı  cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davalının yetki itirazı kabul edilerek Bakırköy Mahkemelerinin yetkisizliğine,  HMK 20/1 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,  karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde yetili olup olmadığı noktasındadır.Tarafların ticari satım konusunda ilişkileri bulunduğu aralarında satış sözleşmesi ve ayrıca oluşan açık hesap borcunun tasfiyesine yönelik protokol düzenlendiği, her iki belgede yetki şartının bulunduğu ve İstanbul merkez (çağlayan) mahkeme ve icra dairelerinin  yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf hakkında Bakırköy ... İcra dairesinde yapılan takipte icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmamış borca ve ferilerine itiraz edilmiştir. Somut olayda, mahkemece verilen yetkisizlik kararı davalının talebi üzerine verilmiştir. 6100 Sayılı HMK 20/1 Maddesinde \" (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir. \" hükmü düzenlenmiştir. HMK 326 maddesi uyarınca Kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinden , aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ve HMK'nın 323/1-ğ maddesinde ise, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama giderlerinden sayılacağı  düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 331/2-3 maddesinde \"Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder.Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir\" şeklinde düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince isabetli olarak yargılama giderinin HMK 331/2 maddesi uyarınca Yetkili mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bu durumda davalı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.Davalının hiçbir hukuki yararı bulunmadığı halde kendi talebi üzerine verilen yetkisizlik kararını istinaf ederek yargılamanın uzamasına ve sürüncememde kalmasına neden olduğu,  mahkemelerin iş yükünü boş yere artırdığı ve kötü  niyetli olduğu anlaşılmakla  HMK 351 maddesi atfıyla aynı yasanın  329/2 maddesi uyarınca  takdiren  5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine, kötü niyetle yapılan istinaf nedeniyle 5.000, TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2- Davalının 5.000,00 TL disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına,kararın ilk derece mahkemesince infaz işlemlerinin yapılmasına,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8bcf0ec2b2aa6d4","SID":"450d48300d831946"}}