{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/633 <br>KARAR NO: 2025/1124<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2021<br>NUMARASI: 2020/449 E. -  2021/617 <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davacının davalı ile yaptığı anlaşma çerçevesinde 600 pantolonu fatura karşılığı davalıya teslim ettiğini, ancak davalının  borcunu ödemediğini,  bu sebeple  davalı aleyhine  İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibi başlatıldığını  ancak davalının  takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;   taraflar arasında faturadan kaynaklı bir ticari ilişki varmış gibi gösterilse de taraflar arasında bir mal alım-satım ilişkisi söz konusu  olmadığını, davalının davacı yana hiçbir borcu bulunmadığını davacının  fatura haricinde teyit mektubu, teslim belgesi veya taraflar arasında bir sözleşme vb. hiçbir dayanak belge göstermediğini, böyle bir belge de bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve  %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Arabuluculuk tutanağı mevcut olup taraflar anlaşamamıştır. İstanbul ... İcra Dairesinin dosyası celbedilip dosya arasına konulmuştur. Ticari defter incelemesi ara kararından önce dava konusu faturada geçen vergi dairelerine yazı yazılarak BA-BS formları istenmiş, dosyaya konulmuştur. Dosya mali müşavir bilirkişiye verilmiş, alınan raporda dava konusu faturanın tarafların ticari defter kayıtlarında var olduğunu, vergi dairesince gönderilen BA-BS formlarında var olduğunu tespit etmiştir. Bu haliyle 9.720 TL asıl alacak yönünden fatura ile ticari defter ve belgeler uyumlu olup davalının bu bedeli davacıya ödediğine dair bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle asıl alacak yönünden davanın kabulü gerekir. Takip talebi incelendiğinde davacının işlemiş faiz talebi de olduğu görülmektedir. İşlemiş faizin oluşması için davalının temerrüte düşürülmesi gerekir. Bu amaçla davalıya ihtarname çıkarılması gerekir. Dava dilekçesinde ve delil listesinde ihtarname olduğuna dair davacı tarafın bir iddiası yoktur. Ne zaman ki bilirkişi bu konuyu raporunda dile getirince davacı taraf bu ihtarname delilini mahkememize sunmuştur. Davalı taraf ise 08/06/2021 tarihli celsede yeni delil sunulmasına muvafakat etmemiştir. Söz konusu yeni delil olan ihtarname HMK 145 maddesi kapsamında değerlendirilemez. Yani süresinde sunulmayan ihtarnameyi dosyamız kararında delil olarak kullanamayız. Bu nedenle faize takip tarihinden itibaren karar verileceğinden işlemiş faiz talebi (takipten önceki) kabul edilemez. Takipten evvel işlemiş temerrüt faizinin reddi gerekir. Bu nedenlerle davanın kısmen kabulü yoluna gidilmiştir. \"  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 9.720,00 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, kabul edilen nakdi alacağın %20'si oranında  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin (takip tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi) talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında her hangi bir alım-satım ilişkisi olmadan düzenlenen faturanın borç doğurmayacağını, davacının fatura haricinde teyit mektubu, teslim belgesi veya taraflar arasında bir sözleşme vb. hiçbir dayanak belge göstermediğini,  buna rağmen davacı yan, faturaya konu malların müvekkiline teslim edildiğine dair hiçbir belge sunamadığını, mahkeme de   bu hususun göz ardı edildiğini, 10/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun davalı  şirketin ticari defterleri incelenmeden düzenlendiğini ve eksik olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin  fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı davalıya tekstil ürünü satıp teslim ettiğini, bu sebeple düzenlediği fatura bedelinin  ödenmediğini ileri sürerek takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış; davalı ise davacı ile ticari ilişki bulunmadığını,  mal teslimi yapılmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 9.720,00 TL asıl alacak, 1.874,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.594,63 TL alacak yönünden 25.12.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak 9.720,00 TL 28.12.2018 tarihli faturanın gösterildiği, ödeme emrinin 27.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı tarafından 27.12.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, davacı davalı adına 28.12.2018 tarihli, 7253 sayılı ve 9.720,00 TL bedelli  bir adet fatura düzenlemiş olup davalının vergi dairesinden gönderilen BA formlarına göre davacının düzenlediği bu faturayı vergi dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının fatura konusu malı davalıya teslim ettiğinin kabulü gerekir. Alınan bilirkişi raporunda da bu durum belirtildiği gibi raporda, fatura konusu alacağın davacının usulüne uygun tutulan  defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının da bu faturayı BS formu ile vergi dairesine bildirdiği tespit edilmiştir.  Bu sebeplerle, davalının davacı ile ticari ilişki bulunmadığı ve malın teslim edilmediği yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Davacı  taraf  yukarıda açıklandığı üzere malın teslimi olgusunu ve  fatura bedeli  kadar  alacaklı olduğunu ispatlamış olup  bu durumda davalı, fatura bedelini ödediğini  yazılı delille  ispatlamakla yükümlüdür. Ancak davalı bu yönde bir delil sunamamıştır. Davalı vekili, davalı defterleri incelenmeden düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, mahkemece, davalı vekilinin de hazır bulunduğu 12.01.2021 tarihli duruşmada ticari defterlerini sunmaları için taraflara süre verilerek inceleme günü belirlenmiş, taraf vekillerine usulüne uygun ihtarda bulunulmuş olmasına rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtları inceleme günü hazır edilmemiştir. Hal böyle olduğundan davalı vekilinin davalı defterlerinin incelenmediği yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Bu açıklamalara göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Ancak resen yapılan incelemede, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca toplantıya katılınmış ancak anlaşma sağlanamamış olup, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. Bendi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2.maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği hâlde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması usule aykırı bulunduğundan, kararın bu yönden resen düzeltilmesi gerekmiştir. Dairemizce resen yeniden hüküm kurulduğundan ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretleri aynen muhafaza edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  Davalı  vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve  353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının arabuluculuk gideri yönünden resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda, 1-Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki  itirazın 9.720,00 TL asıl alacak  yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,  2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren  avans faiz uygulanmasına, 3-Alacak likit olduğundan, iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin (takip tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi) talebinin reddine, 5-Alınması gerekli 663,97 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 140,04 TL'nin  mahsubu ile eksik kalan 523,93 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 140,04 TL peşin harç, toplam 863,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 723,46 TL yargılama gideri ile 140,04 TL peşin harç ve 54,40 TL başvuru harcı toplamı 917,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan  1.874,63 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen  1.320,00  TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 1.106,56 TL'sinin davalıdan, 213,44 TL'sinin davacıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, 11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı  tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde  bırakılmasına, 12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 13-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.06.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49d2d9d0f1e196a9","SID":"5dd4623d27f3ee59"}}