{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/328 Esas<br>KARAR NO: 2025/953<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/10/2022<br>NUMARASI: 2022/12 E. - 2022/197 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın HükümsüzlüğündenKaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin uzun yıllardır vakum plastik alanında faaliyet gösterdiğini ve özellikle de motorlu araç aksesuarları üretimi konusunda ciddi emek sarf ettiğini, bu bağlamda müvekkilinin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli \"...\" başlıklı tasarımın sahibi olduğunu, davalı firma tarafından müvekkili şirkete noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede TPMK tarafından davalı müvekkili firmaya ait ... tescil numaralı \"...\" başlıklı tasarıma konu ürünleri kapsayan müvekkili şirketin faaliyetlerinin sona erdirilmesini, kendilerine ait olan tasarıma konu ürünün müvekkili şirket tarafından kullanıldığı ifade edilerek, davalı tarafından kilitlerin aynı olduğunun da ikrar edildiğini, davalı tarafından gönderilen bu ihtarnameyle, müvekkili şirketin adına tescilli tasarımın, davalı firmanın ihtarına konu olan kilit tasarımı ile aynı olduğunu ve davalı firma tarafından kullanıldığını ve hatta söz konusu tasarımın müvekkili şirketin tescilinden daha sonraki bir tarihte yine davalı firma tarafından tescil edildiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya cevabi ihtarname ile, davalının müvekkili şirketin tescilli tasarımına konu ürünü kapsayan faaliyetlerini durdurmasını, aksi halde kanuni yollara başvurulacağı hususlarının ihtarname ile tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından gönderilen bu ihtarnamenin cevapsız bırakıldığını, davalının söz konusu eyleminin, müvekkilinin tescilli tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli \"...\" başlıklı tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli \"...\" başlıklı tasarımın sahibi olduğunu, davacı adına tescilli olan tasarımın motosiklet için taşıma sepeti ürünü olduğunu, müvekkili şirket tarafından tescil edilen ürün ile davacı tarafından tescil edilen ürünlerinin birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımında, kilit çantanın dışında görünmeyecek şekilde içeride gizlenmiş teknik detaylara sahip olduğunu, davacı tasarımında ise, kilide ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, müvekkili şirkete ait kilidin spesifik ayırt edici niteliklere sahip bir kilit olduğunu, bu nedenle davacının önceden tescilinin mümkün olmadığını ve davacı iddialarının haksız ve de dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Davaya konu hükümsüzlüğü istenilen ... tescil nolu tasarımın tescil başvuru tarihi olan 17/12/2019 tarihinden daha önce 23/02/2019 ve 06/12/2019 tarihlerinde kamuya sunulmuş olduğu ve böylece yenilik kriterini taşımadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile, hükümsüzlüğe karar verilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazında ürünün tasarımının müvekkiline ait olup, tescilden önce davacıya ürün satıldığının ispatı bakımından ek rapor alınmasını talep etmiş ise de , bu talep sonucu etkilemeyeceği  şeklinde gerekçeleriyle ,\" Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, \"  şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  \"...\" ibareli ürün Türk Patent Enstitüsü tarafından 17/12/2019 tarihinde ... numarası ile müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili tarafından tescil edilen ürün kilit, davacı tarafından tescil edilen ürünün çanta olması nedeniyle birbirlerinden tamamen farklı ürünler olduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımında, kilit çantanın dışından görünmeyecek, içeride gizlenmiş teknik detaylara sahip olduğunu, davacı tarafından yapılan tescil yalnızca çanta tasarımına ilişkin olup kilide ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, müvekkili şirkete ait kilit spesifik ayırt edici niteliklere sahip bir kilit olduğundan davacı tarafından önceden tescilinin kabulü mümkün  olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkili şirkete ait tasarım tamamen mekanik bir tasarım olduğunu, tasarıma ayırt edicilik ve yanilet katan hususu kilidin içindeki mekanik düzenek olduğunu, her iki tasarımda ürünü açma yerine \"Push\" yazılmış olması tasarımların nitelikleri açısından benzer oldukları anlamını taşımadığını, davacı tarafından tescil edilen üründe kilide dair teknik ibare veya açıklayıcı görsel bulunmadığını, müvekkiline ait tasarım fotoğraf ve detayları incelendiğinde ise tescilin kilit üzerine olduğu ve kilide ilişkin teknik detaylar bulunduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımında, kilit çantanın dışından görünmeyecek, içeride gizlenmiş teknik detaylara sahip olduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımının mekanik bir tasarım olması ve ürüne ayırt edicilik özelliği katan hususun bu teknik tasarım olduğu değerlendirildiğinde kilidin davacıya ait ürünün birleşik parçası dahi sayılamayacağı kanun kapsamında açık olduğunu, 6769 sayılı Kanunun 56. maddesine göre normal kullanımda görülebilen, yeni ve ayırt edici olan parçalar tasarım korumasının kapsamı içinde olacağını, \"Motorsiklet Çanta Kilidi\" ibareli ürünün  ''Motorsiklet İçin Taşıma Sepeti'' isimli üründe normal kullanımda görünür durumda olmadığını, kilidin görünür durumda olan kısmının (push yazısı ve kırmızı buton) yenilik ve ayırt edici nitelikte olmaması nedeniyle ''Motorsiklet İçin Taşıma Sepeti'' ürünün koruması kapsamında olmadığını, müvekkili söz konusu ürünü tasarım tarihinden hemen sonra tescil ettirmediğini, bir süre tescilsiz kullandığını, ilgili ürünün satışı 09-03-2018 tarihlerinde davacıya müvekkili tarafından satışının yapıldığını,  bu süre içinde ürün kamuoyuna mal olmadığını, yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaybetmediğini, bu husus ürünün yenilik ve ayırt edilebilirlik özelliğini etkileyebilecek kapsamda olmadığını, SMK uyarınca tasarım sahibinin ürününün tasarım tarihinden itibaren ne kadar süre içinde tescil ettirebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını, bu boşluğun müvekkili aleyhine yorumlanması kanuna ve usule aykırı olacağını, davacının ürünün tasarımının kendisine ait olduğu yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda da  taraflarına ait tasarımın internet üzerinden 23.02.2019  tarihinde satışa çıkarıldığı iddia edildiğini,  ancak görselde sunulan ürün davacının tescil ürünü olan motosiklet taşıma çantası ibareli ürün olduğunu, ürün davacının tescil tarihinden önce satışa sunulduğunu, görseli yüklenen ürün ile müvekkili şirkete ait ürünün niteliği tamamen birbirinden farkı olduğunu, bilirkişinin bu kıyaslaması ve benzetme yoluyla yüklediği görsel kabul edilebilir olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf iddialarının hukuki dayanağı olmadığını, müvekkili adına tescil edilen tasarımın bir parçasının  bütünden ayrı değerlendirilmesi mümkün olmadığını, bir tasarım tescil edildiğinde tescil edilen ürünün bütün parçalarını kapsayacağını, tasarım tescilinde önemli olan görünüm olduğunu, sistem veya mekanizma, tasarım tescilinin konusu olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli olduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın onanmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır.. TPMK kaydına göre, ... tescil numaralı tasarımın, 06/12/2019 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı tasarımın ise, 17/12/2019 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davalı adına tescil edildiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.29/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\"  hükümsüzlüğü talep edilen 17.12.2019 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06.12.2019 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde  ve bütüncül algısında belirgin farklılıklar bulunmadığı, ayrıca resen yapılan araştırmaya göre de davalı adına olan tasarım tescilinin ayırt edilemeyecek kadar benzerinin 23/02/2019 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 17.12.2019 başvuru tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve  belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu\"  belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına kayıtlı  ... tescil numaralı \"motorsiklet çanta kilidi\"nin 17/12/2019 tarihinde başvurusunun yapıldığı,  davalı adına olan tasarım tescilinin ayırt edilemeyecek kadar benzerinin 23/02/2019 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu , yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kaldı ki, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde tasarımı tescil tarihinden önce makul bir süre tescilsiz kullandığı, 09/03/2018 tarihinde davacıya satıldığını beyan ettiği, bu beyanın yargılama sırasında  davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında da beyan edildiği, 09/03/2018 tarihli faturanın dosyaya sunulduğu bu tarihin tasarım başvuru tarihi olan 06/12/2019 tarihinden önce ve 12 aylık rüçhan süresinden de önce olduğu anlaşılmakla mahkeme gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kabulüne    karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih, 2022/12 E., 2022/197 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 76,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam  4.672,90 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 129,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 621,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43066a71953c792a","SID":"aadd8b898add95d9"}}