{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/24 <br>KARAR NO:2025/911<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/10/2020<br>NUMARASI:2019/300 Esas -  2020/611 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı...Şti'ne müvekkili kurum tarafından ... kredi numaralı 16/12/2014 tarihli ve 61.700,00 TL bedelli ticari amaçlı taşıt kredisi kullandırıldığını,  davalının bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu şirkete kredi kullandırmak suretiyle sözleşme gereği üzerine düşeni yerine getirdiğini, ancak ne dava dışı asıl borçlunun ne de davalı borçlunun taahhütlerini yerine getirmediklerini, kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili kurum tarafından asıl borçlu ve müteselsil kefilin hesabının kat edildiğini ve tüm borcun muaccel hale geldiğini, kredinin geri  ödenmemesi üzerine Beyoğlu ... Noterliği'nin 09/04/2015 tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarının borçlu şirkete ve davalıya keşide edildiğini, bir aylık süre içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşen hesap kat ihtarı neticesinde müvekkilinin tüm alacağının muaccel olmasına rağmen davalı ve dava dışı asıl borçlu tarafından  ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından dava dışı şirket hakkında ... sayılı dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine, davalı borçlu hakkında ise ... sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine, takibe, borca ve faize itiraz edildiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan davalı tacir olmasa bile, tacirler arasındaki yetki sözleşmesi 6102 Sayılı TTK'nun 7.maddesinde öngörülen teselsül karinesi gereğince kefil yönünden de bağlayıcı olduğunu, müvekkili kurum ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşmede '' Sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıklarda uyuşmazlığın gidileceği yetkili merci İstanbul Anadolu Mahkeme ve İcra Daireleri'dir '' denildiğini, dava dışı şirketin tacir olduğu, müvekkili kurum ile aralarında yetki sözleşmesi yapıldığı, müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan davalı borçlu için de yetkinin bağlayıcı olduğunu, bu nedenle takibin yetkili icra dairelerinde yapıldığından davalının yetki itirazının reddi gerektiğini,  davalının itirazının kötü niyetli olup tamamen borçtan kurtulmak adına yapılan bir itiraz olduğunu, dava dışı şirket hakkında başlatılan takipte 65.343,51 TL asıl alacak, 32,24 TL işlemiş faiz, 1,61 TL BSMV ve 162,48 TL masraf olmak üzere 65.539,84 TL alacaklarının talep edildiğini, davalı hakkında başlatılan yasal takipte de yine aynı kalemlerin tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla talep edildiğini, eldeki davada rehin dosyasından rehinli aracın satışı yapıldıktan sonra ve dosya borcundan düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden itirazın iptali talep edildiğini, rehin dosyasından ... plakalı aracın satışının yapıldığını ve araç satışından toplam 40.904,62 TL ödeme alındığını, araç satışından alınan ödeme dışında borçlu tarafından ödeme yapılmadığını, dava tarihi itibariyle müvekkili kurumun (Anapara 35.359,43 TL + işlemiş faiz 19.617,41 TL + 980,87 TL) 55.957,71 TL alacağı bulunduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun ... sayılı dosyasının 35.359,43 TL asıl alacak 19.617,41 TL işlemiş faiz, (%17,76 yıllık), 980,87 TL BSMV olmak üzere toplam 55.957,71 TL takip miktarına yapılan itirazın iptaline, 35.359,43 TL tutarındaki asıl alacağa muacceliyet tarihinden itibaren işlemiş %17,76 temerrüt faizi ve   %5 BSMV üzerinden yapılan takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı tarafça usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi  sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporuna göre sözleşmenin eki niteliğinde bulunan kredi ödeme tablosu ve ekstre kayıtları incelendiğinde ilk üç taksidin velhasıl herhangi bir kredi taksidinin ödenmediği görülmüştür.Beyoğlu ... Noterliğince 09.04.2015 tarihinde... yevmiye numaralı  kat ihtarnamesi düzenlenmiş ve  borç muaccel hale gelmiştir. Kat ihtarnamesinde davalıdan borcunu en geç 1 gün içinde ödemesi talep edilmiştir.Davalının verilen sürede ödemede bulunmadığı, davacının davalı müteselsil kefil  ... 'dan olan alacak tutarının icra takip tarihi itibariyle 64,506,49 TL asıl alacak, 24,51 TL işlemiş faiz(%13,68) ve faiz üzerinden tahakkuk eden 1,23 TL gider vergisi, 162,48 TL masraf  olmak üzere toplam 64.694,71 TL olduğu, ancak iş bu davaya dayanak ... sayılı dosyası ile irtibatlı ... sayılı dosyası üzerinden de taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı ve 28/07/2015 tarihinde davacı şirket tarafından 40.904,62 TL tahsil edildiği görülmekle ve taleple bağlı kalınarak davacının 27.442,88 TL asıl alacak,  24,51 TL işlemiş faiz, 1,23 TL BSMV olmak üzere 27.468,62 TL olmak üzere alacaklı olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla %20 icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, davanın kısmen kabulüne,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun 15. Sayfasında; 28.07.2015 tarihinde yapılan tahsilat sonrasında kalan asıl alacak tutarı : 27.442,88 TL olup ; tahsilat tarihi ile dava tarihi arasında 1389 gün olması sebebiyle asıl alacağa işleyecek  faiz: 18.804,96 TL, BSMV ise : 940,25 TL olduğunun belirtildiğini ve  toplamda ; 47.188,08 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığını, ancak mahkeme gerekçeli kararında, 08.07.2015 tarihinde yapılan tahsilat sonrasında kalan asıl alacak tutarının 27.442,88 TL belirtmiş olduğunu, 08.07.2015 tahsilat tarihi ile dava tarihi olan 17.05.2019 tarihine kadar geçen süre için  işleyecek faiz ve BSMV tutar toplamını 19.745,21 TL olarak belirtilmesi gerekirken;  27.442,88 TL asıl alacak tutarına ,10.04.2015 tarihli takip talebinde belirtilen 24,51 TL faiz ve 1,23 TL BSMV tutarını ekleyerek  alacağın 27.468,62 TL  olarak belirlendiğini, bilirkişi hesaplaması doğrultusunda alacağın 47.188,08 TL olması gerekirken, mahkeme tarafından yapılan hesaplamanın hatalı  ve çelişkili olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari amaçlı taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine dayanılarak,  kefile karşı başlatılan  ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş, davacı  vekilince  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; takip tarihinden sonra dava tarihinden önce asıl borçlu hakkında yapılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takip dosyasından yapılan tahsilatın mahsup işleminin nasıl yapılacağı ve  kurulan hükmün isabetli olup olmadığı noktalarındadır.Dosyaya toplanan tüm deliller ile; davacı ile dava dışı ... Şti. arasında 61.700 TL limitli  ticari amaçlı taşıt kredi ve rehin sözleşmesi düzenlendiği sözleşmeye davalının 81.471,84 TL limit ile  müteselsil  kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmenin teminatı olarak krediye konu araç üzerine taşınır rehni konulduğu anlaşılmaktadır.Davalı kefil hakkında...(yenilenmekle ...) dosyası ile 10/04/2015 tarihinde 65.343,51 TL asıl alacak, 1,61 TL işlemi faiz  ve 162,48 TL masraf olmak üzere toplam 65.539,84 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, kısmi ödemelerin TBK 100. Maddesi gereği öncelikle faiz ve masrafa mahsubunun  ve asıl borçlu hakkında başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyası  ile tahsilde tekerrür edilmemesinin talep edildiği,  davalı kefil tarafından yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine  takibin durduğu,  davacı tarafça asıl borçlu ve rehin veren ...Şti hakkında da  ... (yenilenmekle ...) dosyası ile 10/04/2015 tarihinde aynı alacak için Taşınır Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği anlaşılmaktadır. Takip tarihinden sonra eldeki davanın açıldığı 17/05/2019 tarihinden önce 28/07/2015 tarihinde asıl borçlu hakkında yapılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasından kesintiler sonrası 40.904,62 TL tahsil edildiği,  davacı tarafça dava açılırken bu tahsilatın beyan edildiği ancak 35.359,43 TL asıl alacak, 19.617,41 TL faiz, 980,87 TL BSMV olmak üzere toplam 55.957,71 TL yönünden itirazın iptalinin ve 35.359,43 TL üzerinden icra inkar tazminatı talep edildiği görülmektedir.Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 586/1. Maddesinde; Kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olmasının gerektiği düzenlenmiştir.Somut olayda,  rehin konusu araç olup, araç rehni teslime bağlı olmadığından, trafik kaydı üzerine \"rehin\"  kaydının işlenmesi ile  tesis edilebilecektir. Dolayısıyla teslime bağlı taşınır rehni için öngörülen TBK 586/2 maddesinin olayda uygulanma imkanı bulunmadığı gibi  \"tahsilde tekerrür olmamak üzere\" rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ile birlikte müteselsil kefile karşı ilamsız takip yapılması da TBK 586. maddesine aykırılık teşkil etmemektedir.İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir.Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Ancak rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse,  müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (HGK 2017/1534 E. 2018/633 K)  Dava  dışı asıl borçludan takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce yapılan 40.904,62 TL  ödemenin TBK 100 maddesi gereği öncelikle faiz ve masraflara mahsubu bakiye kalması halinde asıl alacaktan mahsup edilerek dava tarihi itibariyle davacının asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının belirlenmesi, belirlenen bu miktar esas alınarak hüküm kurulması, icra inkâr tazminatının da bu miktar üzerinden belirlenmesi gerekmektedir.  (Emsal Yargıtay 23.HD 2014/2255 e.  2014/7493 k. sayılı ilamı).Yargıtay 19. HD'nin 06/11/2018 tarih,  2017/2059 esas ve 2018/5532 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere davalı kefil yönünden temerrüt tarihi olan 10/04/2015  ile  takipten sonra  ödeme yapılan 28/07/2015 tarihine kadar asıl alacağa %17,76  oranında  temerrüt faizi  işletip yapılan ödeme önce takip öncesi ve takip sonrası faiz ve masraflardan düşülüp  geriye kalanı da asıl alacaktan düşüp sonra eğer varsa ilk ödeme tarihinden ikinci ödeme tarihine  kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletilmesi şeklinde hesaplama yapılması, bu şekilde  tüm ödemeler için hesap yapıldıktan sonra son ödeme tarihindeki kalan  asıl alacak ve mahsup sonrası  kalmış ise faiz ve masraf  durumuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta  10/04/2015 tarihinde 65.343,51 TL asıl alacak, 1,61 TL işlemiş faiz  ve 162,48 TL masraf talep edilmiş, bilirkişi tarafından ödemenin yapıldığı 28/07/2015 tarihine kadar 3.478,85 TL faiz ve 173,94 TL BSMV hesaplanmıştır. Bu durumda  40.904,62 TL ödemeden toplam 3.841,01 TL masraf ve faiz mahsup edildikten sonra kalan 37.063,01 TL nin 64.506,49 TL lik asıl alacaktan mahsubu ile 27.6631,10 TL asıl alacak üzerinden  hüküm kurulması gerektiği bu tutara ödemenin yapıldığı 28/07/2015 tarihinden itibaren %17,76 oranında temerrüt faizi yürütülmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince yapılan ödemenin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve masrafa ilişkin 188,22 TL lik kısım mahsup edilmeyerek faiz ve masraf  olarak hüküm altına alınması hatalı ise de bu yönde davacı istinaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine İlk derece mahkemesince hesaplanan asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı ise de istinaf edenin sıfatına göre bu husus  kaldırma sebebi yapılmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.27/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f3f3e463f57c456","SID":"f2d9309ba0aea323"}}