{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2212 <br>KARAR NO:2025/853<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/09/2021<br>NUMARASI:2019/532 Esas -  2021/708 Karar<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün  Davacılar ... ve ... vekili ile ...; davalı şirket vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; toplantıya asaleten ve vekaleten muhalefet şerhi koyan davacılar olarak davalı ...sicil nolu, ...Şirketi'nin 10.23.32 pay sahibi ortakları olduklarını, Kadıköy 4.ATM' nin 2012/330 E. sayılı kesinleşmiş mahkeme kararı ile müdürlük seçimi kararının iptal edildiğini,  daha sonra yetkisiz olarak müdürlüğe devamla İstanbul Anadolu 1.ATM 2012/ 1031 Esas sayılı dosyada iptali istenen 87 sa. GKK ile kendisini 10 yıl süre ile müdür tayin ettirmiş ise de, dava dilekçesi ekinde sunulan karar ile müdürlük seçim kararının hükmedildiğini ve kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 5. ATM  nin 2014/1735 E. Sayılı dosyadaki bilirkişi raporu ile zimmetine para geçirdiği de ortaya çıkan Şirket müdürü/ortak ...'nun  2006 yılından itibaren 470,82 büyük pay sahibi olduğunu, bu pay yüksekliğine güvenerek ana sözleşme, kanun ve dürüstlük kurallarını ihlal ederek, azınlık pay sahiplerinin haklarını ( yönetime katılma ve kar elde etme hak larını dahi) ihlal ettiğini, şirkette sadece kendi çıkarı doğrultusunda, despot bir yönetim uyguladığını, aynı zamanda, dürüstlük kuralını, şirkete sadakat borcunu ve şirket çıkarlarını ihlal ettiğini, şirket ana sözleşme 15.Mad. var olan 1/3 oy sınırlamasını yok saydığını, İstanbul Anadolu 1. ATM 2012/985 E sayılı dosyasında 15. Mad ile ilgili hükmün kendileri lehine kesinleştiğini, Ardarda yaptığı ana sözleşme değişikliği ve genel kurulların hepsi, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle, iptal edilmekte akabinde aynı değişiklikleri yine aynı kanunsuzlukla tekrarladığını ve azınlık pay sahipleri olarak davacıların yönetime katkılarını kabul etmediğini ve hiçbir zaman kar dağıtmayarak yıllardır zarara uğrattığını, despot yönetime devam edebilmek ve ana sözleşme 15. Mad. var olan 1/3 oy sınırlamasını yok etmek için bu defa eşi ...'na muvazaalı olarak, 27 200 oy hakkı olan ... payı Üsküdar ... Noterliği 21 03 2014 tarih  ... yev ile mal ayrılığı sözleşmesi yapıp ve akabinde aynı tarih ...yevmiye ile şirket hisselerini gerçekte bila bedel devir ettiğini, böylece TTK 596. Mad. dolanarak 1/3 oy sınırlamasını yok saymak istediğini, muvazaalı yaptığı bu işlemlere karışı İstanbul Anadolu 3.ATM 2014/1261 Esas Sayılı dosyası ile muvazaa sebebiyle hisse devrinin iptali, İstanbul Anadolu 5.ATM 2014/216 Esas sayılı dosyası ile yeni ortağın genel kurul tarafından onaylanması ile ilgili 29/04/2014 tarihinde yapılan OCGK toplantısında alınan kararlar aleyhine de iptal davası açıldığını,İstanbul Anadolu 3.ATM'nin 2014/1261 Esas sayılı dosyaya ait bilirkişi raporunda açık bir şekilde muvazaanın varlığının tespit edildiğini ve tashih i karar aşamasında olduğunu, gündemin 3. Maddesinde 2018 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunmasının müzakere edilmesi ve tasdikine dair olduğunu,Hiç kar dağıtmayan şirketin 2018 yılı dönem net karının 8.861.064.09 TL olarak gösterildiğini, net karın 2017 yılına göre  204,21 oranında arttığını, faaliyet raporunda gösterilen net satış artışın ise %1 olduğunu, net kar artışının temelinde 2018 yılı satış maliyetinin düşmesi ,kur farkı, faiz gelirlerinin artması olarak ifade edildiğini, muhalefet şerhi 1 de açıkladıkları gibi 2017 yılı bilançosunda hazır değer tutarı 22.864.564,50 TL iken, 2018 yılında 32.305.832,93 TL olarak arttığını, aynı dönem dönen varlık tutarının 2017 yılında 49.968.018,12 TL iken 2018 yılında 53.601.320,43 TL olduğunu, 2018 yılı net satışların 88.227.491,01 TL olup, satışın dönen varlık oranı 1.65 oranında gerçekleştiğini, bu durumun, atıl sermaye kullanıldığı, sermayenin hantallığını gösterdiğini, bilançoda gösterilen kayıtlar ve alınan sipariş avansları ve stoklar gerçeği yansıtmadığını, şirket ile ilgili azınlık pay sahipleri olan davacılara kanunun ön gördüğü hiçbir bilgi verilmediğini ve belge gösterilmediğini sadece despot bir tavırla önceden yazılan kararların oya sunulduğunu, dönem içinde müzakere defterinde hiçbir tartışma ve çalışma da yapılmadığını, faaliyet raporu, bilanço kar zarar hesabının tasdiki ana sözleşme ve kanuna ve afaki iyi niyet kurallarına hem nisap hem de içerik olarak aykırı olduğunu, muvazaalı ortak ...'nun oy hakkı olmadığını, Kendisinin ortaklığa kabul edilmediğini, tutanakta 46 640 ret oyuna karşılı... olumlu oy ile alınan bilanço, karar/zarar tasdik kararı, ana sözleşme ve kanuna aykırı olduğunu, toplam oyun içinde ... oy müdür ...ve 68.000 oyda muvazaalı ortak ...' na ait olduğunu, 400 oyun artık oy olduğunu, müdürün, hazirun cetvelinde asaleten imzaladığını, kendisine davacılar tarafından temsil yetkisi verilmediği gibi, temsilci olarak hangi konularda olumlu veya olumsuz oy kullanacağına dair yetki de verilmediğini, dolayısıyla alınan kararda gösterilen olumlu oy sayısının geçersiz ve yanlış olduğunu, hazirun cetveli incelendiğinde ... ve ...' nun toplam oylarının geçersiz olduğunu, ... ve ...'nun toplam oylarının 73.660+68.000=141.700 gösterildiğini ancak ana sözleşmenin 15. Maddesinde 1/3 oy sınırlaması bulunduğunu, ibra karar nisabının 200.000 / 2 4 1—100.001 olumlu oy olduğunu ancak tutanakta ...'nun 79.660 (1/3 sınırlaması dahi dikkate alınmadan.) olumlu oyu ile ibra edildiğinin yazıldığını, bu oy somut toplantı karar nisabından az olduğundan alınan kararın yok hükmün olduğunu, muvazaalı ortak eş ...de muvazaalı ortak olduğundan oy kullanma hakkı olmadığını, hakim ortak eş...'nun 1/3 oy sınırlaması olduğunu, 2007 yılından itibaren her yıl, bu toplantı dahil olmak üzere davalıdan kar dağıtımı talep edildiğini, bilançolarda yüksek miktarda dağıtılabilir kar olduğu halde hakim ortak şirket müdürünün ana sözleşmenin ve kanunun ön gördüğü mecburi karı dağıtmadığını, bu toplantıda 6111 sayılı kanun gereği yapılan stok beyanına istinaden Öz kaynaklarda Diğer Sermaye Yedekleri Kaleminde bulunan 7.000,22422 TL'nin ortaklara payları oranında dağıtılmasının gündeme alındığını, bu konuda Diğer Sermaye Yedekleri Dağıtım Cetveline tutanak 3 olarak itiraz edilerek muhalefet şerhi konulduğunu, azınlık pay sahipleri, açılmış ve açılacak tüm dava hakları mahfuz tutularak ...na cetvelde belirtilen tutarın dağıtılmaması, ödenmemesi gerektiğinin belirtildiğini, ...'na paranın dağıtılmasının şirket zararına olduğunu, tutanak Ek 4 olarak eklenen 3 numaralı muhalefet şerhinde de, 6111 sayılı kanun gereği yapılan stok beyanına istinaden Öz kaynaklarda Diğer Sermaye Yedekleri kaleminde bulunan 7.000,22422 TL'nin ortaklara payları oranında dağıtılmasına dair karara da muhalefet şerhi konulduğunu, stok affı tutarının gerçek ortaklara dağıtılmasının azınlık pay sahiplerince kabul edildiğini, davalının 6111 sayılı kanun gereği yaptığı stok beyanını bilançonun aktifinde stok, pasifinde ise fon olarak gösterdiğini beyanla 08 04 2018 tarih ve 95 sa gündemde 3- 4 ve 5. sırada belirtilen ve 07 05 2019 T. tutanak ile (OKK.) GK toplantısında alınmış bulunan kararların, şirket esas sözleşmesine, usule ve TTK 589, 418, 436,619, 620, 621 v.s. hükümlerine, ve 6111 s.kanuna ve muhasebe kurallarına, afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan geçersizliği yok hükmünde olduğunu tespitine ve iptaline karar verilmesini, muvazaalı ortak ...aleyhine açılmış bulunan ve tashihi karar aşamasında olan, İstanbul Anadolu 3. ATM 2014/1261 E. ve İstanbul Anadolu 5 ATM 2014/216 E. ortaklığa kabul dosyaların bekletici mesele olarak karar verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 07.05.2019 tarihli OKK da alınan kararların tamamının TTK'nin 620. maddesi uyarınca salt çoğunlukla alınabilecek kararlar olduğunu, hissedarlardan ...'nun genel kurulun yapıldığı 07.05.2019 tarihinde ve davanın açıldığı 02.08 2019 tarihinde şirketin ortağı olduğunu bu nedenle her türlü kararır alınmasına katılabileceğini, ortaklardan ...'nun mal ayrılığından dolayı aldığı hisselerin davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi'nin 2014/414 E. ( bozma öncesi eski ) yeni 2018/ 72 E. sayılı dosyada verilen karar ile davacıların muvazaa nedeni ile açtıkları iptal davasının reddedildiğini, davacıların 2014 yıllında açtıkları muvazaa davasının müvekkil aleyhine sonuçlanması üzerine kararı temyiz ettiklerini ve Yargıtay 8.. Hukuk Dairesi tarafından ortada geçerli bir sözleşme olduğundan bahisle kararın bozulduğunu, bunun üzerine davacıların karar düzeltme talep ettiğini ancak bu talebin reddedildiğini, ...'nun yaptığı mal rejimi değişikli ve bu değişiklik sonucu .... Şti.'nin aldığı ... lük hissenin geçerli olduğunun ortaya çıktığını, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/576 esas sayılı dosyası ile ...'nun, davacı ...'ndan aldığı ... Şti.'nin 435 hissesinin iptali için açılan davanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, hisse devrinin 05.10.2006 tarihli noter sözleşmesi ile yapıldığını ve bu tarihte hissedarlar ... ve ...'nun evli olduğunu, aralarında mal ortaklığı rejimi bulunduğunu dolayısı ile bu tarihte alınan 9435'lik hissenin kesinleşmiş mahkeme kararı karşısında 1/2 sinin karşılığı olan 017,5'lik hissenin ...'na ait olduğunu, ... 2007 yılında vefat ettiğinde şirketin sermayesi 8 Milyon TL iken bugün için şirket sermayesinin 20 milyon TL olduğunu, aradaki 12 milyon TL'lik sermaye artışının şirketin kaynaklarından karşılandığını, davacıların huzurdaki dava ile iptali talep edilen 07.05.2019 tarihli genel kurulun 5. gündem maddesi uyarınca 7 milyon 224 lira 22 kuruş dağıtılmasına karar verdiğini, bu miktarın dağıtılması için oy birliği ile karar aldıktan sonra bu karar hakkında iptal davası açmalarının hukuken mümkün olmadığını ve bu paranın tamamının ortaklara hisseleri oranında dağıtıldığını, ...'nun müdürlüğünde; 8 Milyon TL sermayeli olarak alınan şirket sermayesinin 20 milyon liraya çıkarıldığını, 07.05 2019 tarihli genel kurulda ortaklara 7.000.222,22 TL para dağıttığını ve şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, genel kurulda tüm hissedarların 94100 nispeti ile temsil edildiğini, özellikle iptali talep edilen 5. gündem maddesinin 7 Milyon 224,22 kuruşun dağıtılmasına ilişkin kararın oy birliği ile alındığını, 7 milyon lira paranın dağıtılmasına ilişkin kararın alındığı genel kurulun 7 Mayıs'ta yapıldığını, paranın dağıtılmasına genel kurulca 30 temmuza kadar müsaade edildiğini, bu tarihe kadar paranın dağıtılmasından sonra 2 Ağustos'ta işbu davanın açıldığını, dolayısıyla davacıların iyi niyetli olmadığını beyan etmiş olup; 07.05.2019 tarihli OKK da ortaklara 7.000.222,22 TL'nin dağıtıldığı hususu ve bu kararında oy bilirliği ile anlınmış olması nedeni ile ayrıca TTK 620. Maddesi uyarınca 07.05.2019 OKK da alınan kararların geçerli ve nitelikli çoğunluk gerektirmeyen kararlar olması nedeni ile davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Ortaklardan ...'nun, davalı şirket bünyesindeki 2720/5666 pay karşılığı 2.720.000,00 -TL'lik hissesinin ...'na devredildiği, devir işleminin Ortaklar Pay Defterine de işlendiği ve 29.04.2014 tarihli Genel Kurul'da ...'nun şirkete ortak olarak kabul edildiğini, ayrıca pay defterine isminin de yazıldığı görülmekte ise de; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1261 Esas- 2015/966 Karar sayılı dosyasının 26.09.2019 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından temyiz ve karar düzeltme talebinin reddi ile kararın kesinleştiği, bu karara göre ... tarafından ...'na hisse devredilmesi konulu 21.03.2014 tarihli sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu hususunun kesinleştiği anlaşılmıştır. ...'nun hissedarlığı kesinleşen mahkeme kararı ile geçersiz kabul edildiğinden ...'na devredilen ve 6.800.000 TL değerinde olan payın ...'nun mevcut payına eklenmesi ve ...'nun payının 14.166.000 TL olarak dikkate alınması ve ana sözleşmenin 15. maddesinde yer alan sınırlamaya uygun olarak oyların hesaplanması gerekmektedir. Genel kurul toplantı tutanağında yer alan 3. madde ile 2018 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunduğu ve müzakere edildiği, davacıların gündemin 3. maddesi ile ilgili muhalefet şerhi sundukları, yapılan oylama sonucunda 2018 yılı bilanço ve gelir tablosunun tasdikine, 46.640 red oyuna karşılık 153.360 olumlu oyla ve oy çokluğu ile karar verildiği görülmektedir. Davacılar bilançoda gösterilen kayıtların, alınan sipariş avansları ve stokların gerçeği yansıtmadığını iddia etmiş, faaliyet raporu, bilanço, kâr zarar hesabının tasdikinin ana sözleşme, kanuna ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, kanunun ön gördüğü hiçbir bilginin pay sahiplerine verilmediği, belgelerin gösterilmediğini ileri sürmüş, hisse devrinin muvazaalı olması nedeniyle...'nun “oydan yoksun olduğunu, ana sözleşmenin 15. maddesinde yer alan oy sınırlamasına uygun hareket edilmediğini, ...'nun müdür olması nedeniyle kar zarar hesaplarına esas olan işlemlerde imzası yer aldığından genel kurulda kar zarar hesaplarına ilişkin oy verme hakkının olmadığı ve alınan kararın yok hükmünde olduğunu iddia etmişlerdir. Ayrıca ...'nun gündemin 3.maddesi görüşülürken şirket müdürü olarak oy kullanıp kullanamayacağı bakımından da itirazları mevcuttur.  Şirket ana sözleşmesinin 15. maddesinde her 500.000 TL'nin bir oy hakkı verdiği düzenlenmiştir. Ancak aynı madde uyarınca bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3'ünden fazlasına sahip olamayacağı belirtilmiştir. Buna göre; şirketin toplam sermayesinin 20.000.000,00 TL. olduğu dikkate alındığında bütün ortakların sahip olduğu oy sayısı 40'tır. Her ne kadar bilirkişi tarafından ...'nun iptal edilen paylarının 15 oy karşılığı geldiği ve bu yüzden hesaba katılamayacağı görüşüyle 25 oy üzerinden hesaplama yapılmış ise de; mahkememizce ...'nun devraldığı hisseler ile ilgili muvazaa nedeniyle butlan kararı verildiği ve hiç devredilmemiş gibi kabul edilmesi gerektiği, buna göre bu hisselerin ...'nda olduğunun kabulü zorunlu olduğundan, oylamanın 40 oy üzerinden %50+1=21 oyla alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Ana sözleşmeye göre bir ortak bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3'ünden fazla oy hakkına sahip olamayacağından ...'nun oy sayısı 13.3 olup, toplam oyun 40 olduğu dikkate alındığında %50+1 oy çokluğunun sağlanamadığı ve bu nedenle genel kurulun 3 nolu bilanço, kar/zarar hesaplarına ilişkin kararının yok hükmünde olduğu kanaatine varılmıştır. Genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesinde; şirket müdürünün ibrasına ilişkin oylama yapıldığı 46.640 red, 79.660 olumlu oy verildiği, şirket müdürünün ibra edildiği, şirket müdürünün işbu gündem maddesine ilişkin oy kullanmadığı, davacıların konuya ilişkin muhalefet şerhi sundukları, davacıların, ana sözleşmenin 15. maddesinde yer alan sınırlamanın dikkate alınmadığı, ...'nun şirket müdürü ...'nun eşi olduğu ve muvazaalı şekilde şirket ortağı olması nedeniyle oy kullanma hakkının olmadığı yönündeki iddiaları görülmüştür. Şirket genel kurul toplantı tutanağı ve muhalefet şerhi incelendiğinde müdür ...'nun ibra edilmesine ilişkin olumlu oy veren hissedarın ... ve ...olduğu anlaşılmaktadır. ...'nun hissedarlığının geçersiz olduğu ve geçersizlik nedeniyle söz konusu hisselerin ...'na ait olduğu dikkate alındığında ibra oylamasında oy hakkından yoksun olan ...'nun kullanmış olduğu oyun sonucu etkileyeceği ve ...'nun kendi ibrasında oy kullanamayacağı gibi, kullandığı oyun sonuca etki edecek nitelikte olduğu da göz önüne alındığında genel kurulun  4.maddesinde şirket müdürünün ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğu kanaatine varılmıştır. Genel kurul toplantı tutanağının 5. maddesinde; 6111 sayılı Kanun gereği yapılan stok beyanına istinaden öz kaynaklarda diğer sermaye yedekleri kaleminde bulunan tutarın ortaklara dağıtılmasına oy birliği ile karar verildiği ve davacıların muhalefet şerhi sundukları görülmüştür. Davacıların itirazları incelendiğinde ise; şirkette 2007 yılından bu yana kar dağıtımı yapılmadığının, ...'na cetvelde belirtilen tutarın dağıtılmaması gerektiğinin, stok affında gösterilen emtianın satılıp nakde çevrilmesinin hukuka uygun bir şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılabilmesi adına şirket kayıtlarının incelenmesi gerektiğinin belirtildiği, kar dağıtımına ilişkin önergenin tutanağa geçirilmediğinin iddia edildiği görülmüştür. Genel kurul toplantı tutanağının 5, maddesinde; 6111 sayılı Kanun gereği yapılan stok beyanına istinaden öz kaynaklarda diğer sermaye yedekleri kaleminde bulunan tutarın ortaklara dağıtılması hususunun kanuna aykırı olup olmadığının, alınan kararda şirket ortaklarının oy birliği ile olumlu oy vermeleri nedeniyle iptal taleplerinin dikkate alınamayacağı, karar sonrasında ...'nun pay sahipliğinin ortadan kalkmasının, genel kurul kararının uygulanmasına etki edeceği, yani kararın geçerliliğine bir etkide bulunmayacağı kanaatine varıldığından, 5.madde yönünden butlan ve iptal taleplerinin reddine,...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar ... ve ... vekili ile ... istinaf dilekçesinde özetle;  gündemin 5. maddesi ile ilgili alınan kararı istinaf ettiklerini bu maddenini 6111 s. kanun gereği beyan edilen stok tutarının dağıtılması ile ilgili olup, karar azınlık pay sahiplerinin müzayaka durumda olması sebebiyle oy birliği ile alındığını kararın MK 2’ ye de aykırı olduğunu, aktife bir varlık girdiğini ve pasife de ... içerisine aynı tutarın yazıldığını, diğer bir ifade ile şirkete bu kadar peşinen kaynağın girdiğinden söz edilemeyeceğini, Davalı şirket müdürü hiçbir şekilde kar dağıtmayarak ve vergi aflarına müracaat ederek, kayıt dışı ekonomide devletin mali kontrolünden kurtulup muvazaazalı ve TTK 18 ve TMK 2 maddelerine  kanun ve hukuka aykırı  işlemlerine devam edeceğini, hiç kimsenin kendi muvazaasından yararlanamayacağını, ticari defterlerin incelenmesi alt kayıtları ile  mümkün olduğunu bu da  5 nolu kararda gerekçe gösterilen stok affı uygulaması  6111 sayılı kanunun ön gördüğü uygulamaya uygun olup olmaması çılan dava ile mümkün olduğunu, afta gösterilen emtiaların hakikatten var olup olmadığı, fatura ile satılıp satılmadığı bedelinin bankaya tahsil edilip edilmediği bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, aksi takdir 5 nolu alınan karar sanal, düzmece, fiktif olup emredici kurallara aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Genel kurulda alınan tüm kararların nisaplara uygun olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından şirket ana sözleşmesinde yer alan maddelerin hatalı yorumlandığını, şirket ana sözleşmesinde oy hakkının sınırlanmasına ilişkin olarak hangi kararlar alınırken ve hangi oranda uygulanacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamış olması ve müvekkil şirkette A, B, C vb. gibi pay gruplarının olmaması ve şirket ana sözleşmesiyle de oy sınırlaması yapılmadığını, şirket ana sözleşmesinin 17. maddesine göre şirket ana sözleşmesinde düzenleme olmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanacağının düzenlendiğini, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7., 22. ve 26. maddelerindeki düzenlemeler ışığında somut olay bakımından geçerli hükümlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin olması gerektiğini, ...'nun şirketin yasal ortağı olduğunun gerek  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 596. maddesi uyarınca, şirket genel kurulunda 3 ay içerisinde ...’nu ortak olarak onaylamayı ret kararı alınmaması gerek İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi'nin 2019/72 E. sayılı dosyasından verilen red kararının kesinleşmiş olması gerekse de mal rejimi hükümleri uyarınca her halükarda pay sahibi olduğunun tartışmasız olduğunu, Genel kurulun yapıldığı tarihte .... halen şirket ortağı olduğunu,Yasal ortak ve payları olan ...'nun şirket genel kurulunda alınan kararlar için yapılan oylamalarda oy kullanmasının önünde yasal bir engelin bulunmadığını, davalı şirket müdürünün hisse devrinden önce de sahip olduğu oy miktarı sebebiyle tek başına şirketle ilgili kararlar alabildiğini, azınlık haklarının hiçbir şekilde ihlal edilmemiş olması ve ihlale ilişkin davacılarca ortaya koyulmuş tek bir somut delil bulunmadığını, ana sözleşme değişikliğine ilişkin dava konusu edilen 3., 4., 5. ve 6. gündem kararları ana sözleşmedeki ve TTK'daki karar nisaplarına uygun çoğunlukta alınmış kararlar olduğunu, davacıların peşinen muhalet şerhi hazırlayarak toplantıya gelmiş olmaları ve peşinen muhalefet şerhi verilmesi kanunun iptal davası açılabilmesi için gereken şartı sağlamadığını, TTK'nın 436/1. maddesinde öngörülen oy hakkından yoksunluk düzenlemesi ibra oylaması bakımından geçerli olmadığını, davacıların kötü niyetli oldukları ve haklarını kötüye kullandıklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, limited şirket genel kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve dava konusu genel kurul kararının geçerli olup olmadığı noktasındadır.Davalı şirketin, 2018 yılı olağan genel kurulu, davacıların katılımı ile 07/05/2019 tarihinde yapılmıştır.Davacı tarafça, davalı şirketin 2018 yılı olağan genel kurulunda alınan bir kısım kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. TTK'nın 622. Maddesinin atfı ile limited şirketler hakkında da uygulama yeri olan TTK'nın   445. Maddesinde,  446 ncı maddede belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri; 447. Maddede ise, genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir. Butlan ve iptal davasının yanı sıra her ne kadar Kanunda düzenlenmemiş olsa da doktrin ve uygulamada ilgililerin açacağı bir tespit davası ile yokluk nedeniyle hükümsüzlüğün tespit edilmesinin talep edebileceği kabul edilmektedir.Davacı taraf, iptal istemine konu genel kurul kararlarına muhalefetini bildirmiş ve eldeki davayı 02/08/2019 tarihinde üç aylık süre içerisinde açmıştır. Butlan ve yokluk istemli dava ise bir süreye bağlı olmadığı gibi bu halde muhalefet şerhi bulunmasına gerek de yoktur.Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, davalı ...’nin 07/05/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının; 3. Maddesi, 2018 yılı finansal tabloların müzakeresi ve tasdikine, 4. Maddesi ise şirket müdürü ...'nun ibrasına  ilişkindir.Davacı tarafça, finansal raporların gerçeği yansıtmadığı ve uygun nisapla alınmadığı, ibra kararının uygun nisapla alınmadığı iddiasıyla finansal tablolara ilişkin kararın yokluğuna karar verilmesi istenmektedir. Davalı şirketin ana sözleşmesinin 15. Maddesi \"her ortağın oy hakkı sermayesine göre hesap edilir. Her 500.000 TL bir oy hakkı verir. Ancak bir ortak bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3'ünden fazlasına sahip olamaz.\" şeklindedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 618/1. Maddesine göre, ortakların oy hakkı esas sermaye paylarının itibarî değerine göre hesaplanır. Şirket sözleşmesinde daha yüksek bir tutar öngörülmemişse her yirmibeş Türk Lirası bir oy hakkı verir. Ancak, şirket sözleşmesi ile birden fazla paya sahip ortakların oy hakları sınırlandırılabilir. Ortak, en az bir oy hakkını haizdir. Şirket sözleşmesinde açıkça düzenlenmişse yazılı oy da verilebilir. 5083 Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun ile Türk Lirasından 6 sıfır atılmıştır. Buna göre de, davalı şirket ana sözleşmesinin 15. Maddesinde geçen 500.000 TL günümüzde 0,5 TL'ye tekabül etmektedir. Bu ise TTK'nın 618/1. Maddesinde düzenlenen 25 TL'den düşük olduğundan 6103 sayılı yürülük Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca bu bakımdan şirket sözleşmesindeki düzenleme yerine Türk Ticaret Kanununun 618/1. Maddesindeki 25 TL'nin uygulanması gerekir. Ancak bu durumun bir ortak bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3'ünden fazlasına sahip olamaz, şeklindeki ana sözleşme düzenlemesine bir etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, ana sözleşme hükmü karşısında ortağın toplam paylarının üçte biri oranında oy kullanmış kabul edilmesi ve karar nisabı hesaplanırken oy sınırlamasına tabi ortağın kullanamadığı oyların da hesaba dahil edilmesi, başka bir anlatımla karar nisabının fiilen kullanılan oylara göre değil, toplam sermayeye göre tespit edilmesi gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 11/10/2011 Tarih ve 2009/12299 E. - 2011/12517 K. sayılı kararı). İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2015 Tarih ve 2014/1261 E. - 2015/966 K. Sayılı kararı ile, davalıların(... ve ...) Üsküdar 6. Noterliği 21/03/2014 tarih ... y. sayı ile tanzim edilen \"...\" deki davalı ...'nun hissesini aynı noterliğin aynı tarih 21756 y. ile yapmış oldukları mal ayrılığı sözleşmesi esas alınarak diğer davalı ...'na yapılan hisse devir sözleşmesinin (muvazaa sebebi ile) geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 11.HD'nin 02/11/2017 Tarih ve 2016/2393 E. - 2017/6009 K. Sayılı kararı ile, davalılar arasında akdedildiği tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğuracağı tabii bulunan mal ayrılığı sözleşmesinin, dava dışı limited şirketin kuruluşundan bu yana davalı ...'a ait olan şirket hisselerinin bir kısmının diğer davalı ...'e devrini kapsayacak nitelikte olmaması gerekçesi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun reddi üzerine karar 26/09/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Dava dışı şirket ortağı ...'nun dava dışı ...'na Üsküdar ... Noterliği 21/03/2014 tarih ... y. Nolu işlemi ile yaptığı hisse devrinin geçersizliğine karar verilmiş olup bu karar baştan itibaren sonuç doğuracaktır. Bu durumda, dava konusu genel kurul tarihi olan 07/05/2019 tarihi itibariyle...'nun ortak sıfatı bulunmamaktadır. Dava konusu genel kurul hazirun cetveline göre, şirketin toplam pay adedi 20.000 olup, toplam oy hakkı(20.000/25) 800 adettir. Buna göre bir ortağın kullanabileceği oy limiti  her 25 payın 1 oy hakkı olduğu nazara alındığında(20.000/25/3) 266,66 adettir. Pay devrinin geçersizliğine dair verilen karar ile ...'na dönan toplam 14.166 payın oy hakkı 566,64 olmakla birlikte ana sözleşmedeki hüküm nedeniyle 266,66 adetle sınırlıdır. Diğer ortakların oy hakkı ise(1.166/25) 46,64'er adettir. TTK'nın 620. Maddesi, Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır, şeklindedir.Buna göre davalı şirketin genel kurulunda salt çoğunluk olan 401 oyla karar alınması gerekir. Bu kapsamda finansal tablolara ilişkin 3 nolu genel kurul gündemine olumlu oy veren paylar yukarıda açıklandığı üzere değerlendirildiğinde ...'nun 266,66 oyu ile ...'nin 46,64 oyu toplamı 313,3 olup karar nisabına sağlamamaktadır. İbraya ilişkin 4 nolu genel kurul kararı yönünden ise, ...'nun TTK'nın 619/1. Maddesi uyarınca oy yoksunluğu bulunmakta olu, geriye kalan...'nin 46,64 oyu ibra için gerekli nisabı sağlamamaktadır. Dolayısıyla geçerli nisapla alınmayan dava konusu genel kurulun 3 ve 4 nolu kararları yok hükmündedir.Dava konusu genel kurul toplantı tutanağının 5. Maddesi, 6111 sayılı kanun gereği yapılan stok beyanına göre öz kaynaklarda diğer sermaye yedekleri kaleminde bulunan paranın tamamının ortaklara ortaklık payları oranında dağıtılması kararına ilişkindir. Bu karar tüm payların temsil edildiği toplantıda oy birliğiyle alınmıştır. TTK'nın 622.maddesini atfı ile anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacaktır. TTK'nın 446. maddesinde ipta davası açabilecekler düzenlenmiş olup, bunlardan birisi de toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten ortaktır. Buna göre toplantıda hazır bulunup da karara olumlu oy veren ortağın dava hakkı yoktur. Olumlu oy verip sonra muhalefet beyanında bulunulmasının da sonuca bir etkisi yoktur.Söz konusu kararın butlan veya yokluk ile malul olduğuna ilişkin bir ispat da dosyada bulunmamaktadır.Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince dava konusu genel kurulun 3 ve 4 nolu genel kurul kararları yönünden davanın kabulüne, 5. Nolu genel kurul kararı yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  davacılar ... ve ... vekili ile davacı ...'nun ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacılar ... ve ... vekili ile davacı ...'nun ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91a9f0e1c46d2c1f","SID":"6110db183613359a"}}