{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/334 <br>KARAR NO: 2025/963<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/12/2022<br>NUMARASI: 2022/33 E. - 2022/258 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tasarımın İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye'de faaliyet gösterdiği sektörlerin öncü ve tanınmış şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili şirket tarafından satışa sunulan ürünlerle ilgili olarak kurum nezdinde ilgili tescil işlemlerinin yapıldığını, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket tarafından yapılan kontroller neticesinde bazı butikler tarafından instagram hesaplarında tasarımı müvekkili şirkete ait olan ve ürün adları \"... elbise - ... çiçekli\" ve \"... elbise - ... çiçekli\" olarak ilk kez müvekkili şirket tarafından Türkiye'de kamuya sunulan tasarımların kopyalanarak iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığının tespit edildiğini, davalının müvekkili şirketin tüketici kitlesi bakımından ayırt edicilik kazanmış tasarımlarına benzetmek suretiyle gerçekleştirdiği eylemler sonucu müvekkili şirketin tanınmışlığından ve emeğinden haksız ve kötü niyetli olarak yararlandığını iddia ederek, müvekkili tarafından ilk kez kamuya sunulduğu iddia edilen tasarıma yönelik tecavüzün tespitini, ref'ini, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile  hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu tasarıma konu ürünlerin ve benzerlerinin yıllardır dünyaca ünlü markalar da dahil olmak üzere birçok firma ve marka tarafından üretildiğini, ilk kez yurt dışında kamuya sunulan tasarımların, tescilsiz tasarım korumasından yararlanamayacağını, davacı ürünlerinin kanunun aradığı unsurları taşımadığını ve tescilsiz tasarım olarak nitelendirilmeyeceğini, müvekkiline ait olan ürünler ile davacının dava konusu ettiği ürünlerin aynı olmadığını, davacının ürünlerine ilişkin olarak tescilsiz tasarım ve haksız rekabete dayalı tanzim etmiş olduğu davasının, yasanın aradığı şartları taşımadığını ve davacı iddialarının haksız ve  dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Dosya kapsamı deliller ve aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacının hak talebinde bulunduğu elbise modelinin davacıdan çok önce başkalarınca kamuya sunulduğu, tescilsiz tasarımdan bahsetmek için gerekli olan Türkiye'de ilk defa kamuya sunma koşulunun gerçekleşmediği, davacının hak talebinde bulunduğu dava dışı ...'na ait fotoğrafların ise davalı tarafından kullanıldığı veya kendisi ile ilgili firmalara yayınlanmak üzere gönderildiği hususu ispatlanamadığı gibi, bu fotoğrafa ait telif haklarının davacıya  ait olduğuna dair bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla, \"Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından modellerin orijinallerinin fiziken incelenerek teknik rapor oluşturulması gerektiğini, mahkeme kararına dayanak olan bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin sadece resimler ve websiteleri üzerinden yapılan incelemeler neticesinde oluşturulmuş olduğunu, mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tasarımları ile ...'a ait ürün görsellerinin arasındaki teknik farklılıkların bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde mahkemeye belirtildiğini, ürün orijinallerinin fiziken incelenmesi gerektiği yönünden itirazları sunulsa da itibar görmediğini, bilirkişi raporunun hakimin doğru kararı vermesini sağlayacak özellikte olması gerektiğini, hükme esas teşkil eden raporun kesinlik niteliğine sahip olmadığını, ürünlerin genel izlenim açısından aynı olduğu tespit edilse de bu tespitin ürünlerin orijinalleri incelenmeden sadece bilgisayar üzerinden gözle yapılan bir incelemenin sonucu olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının asılsız iddia ve beyanlarda bulunduğunu, bilirkişi raporunda yer alan aleyhe hususları kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, davacının kötü niyetli bir şekilde mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, söz konusu elbiselerin farklı desen, farklı model ve farklı renklerde olduğunu ve ürünler arasında iltibas olmadığını, sözü edilen elbise modellerinin piyasada yıllardır farklı desen, farklı renk, farklı kumaş ve detaylar olmak üzere birçok çeşidi olup davacının sattığı ürünlerin de bu ürünlerden olduğunu, davacının dilekçesinde verdiği ürünler incelendiğinde ürünlerinin farklı, ayırt edici bir özelliği olmadığının ortada olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu iddia etmişse de bu itirazının gerçek dışı olup kötüniyetli olduğunu, davacının dava konusu ettiği modellerin davacının iddiasının aksine 18.04.2020 tarihinden çok daha önceki tarihlerde dünyada ve Türkiye'de satışının yapıldığının bilirkişi raporlarıyla da ispatlandığını, davacının ürünlerinin yeni veya ayırt edici olmadığını, davacının ürünleri ile dava dilekçeleri ekinde sundukları dava dışı firmalara ait ürünler arasında bir fark olmadığını, aynı olduğunu, davacının iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davacının bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacı tarafından ilk kez kamuya sunulduğu iddia edilen tasarıma yönelik tecavüzün tespiti, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, , davalının Instagram hesabı üzerinden müvekkile ait olan “... Elbise -...” ve “...e - ...” adlı tasarımları kopyaladığını  ve iltibas yarattığını  beyanla tasarıma tecavüzün tespiti ve ref'i, şimdilik 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu tasarım benzeri ürünlerin, yıllardır dünyaca ünlü markalar dahil birçok firma tarafından üretilmekte olduğunu, tasarımın yurt dışında ilk kez kamuya sunulmuş olması, Türkiye'de tescilsiz tasarım koruması sağlamayacağını, beyanla  davanın reddini talep etmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 55. Maddesine göre: \" (1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. (2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder. (3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.(4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.\" Bu yasal düzenlemeden anlaşıldığı üzre  tasarım hukukunda hem tescilli hem de tescilsiz tasarımlar hukuken koruma altına alınmıştır.Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla  sağlanan yasal  haklar kapsamında korunur.Koruma, tasarımın Türkiye'de kamuya sunulduğu tarihten itibaren 3 yıl boyunca geçerlidir. 28/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda: Davacıya ait @... Instagram hesabında 22.06.2022 ve 18.04.2020 tarihlerinde yapılan paylaşımlar ile, davalıya ait ... ve ... hesaplarında yapılan satış ve görsel kullanımları karşılaştırılmış, dava konusu “... - ...” ve “... - ...” tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin aynı olduğu, davalı ürünlerinin ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açacak şekilde davacı tasarımlarının aynısının üretilip piyasaya sunulduğu,  davalı tarafça, dava konusu tasarımların daha önce başka firmalarca kullanıldığı iddiasıyla gösterilen, ... Instagram hesaplarındaki 2019 ve 2020 tarihli paylaşımlar, ... isimli e-ticaret sitesindeki modeller, ... sitesindeki ilanlar,ile davacı tasarımları karşılaştırılmış, bu ürünlerin de genel izlenim açısından davacı tasarımlarıyla aynı olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacıya ait \"...\" tasarımları, 22 Haziran 2022 ve 18 Nisan 2020 tarihlerinde @... Instagram hesabında Türkiye'de paylaşılıp kamuya sunulduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile ... Instagram hesabında  Mart 2019, Haziran 2019, Ağustos 2019, Mart 2020 tarihli paylaşımlarda yer alan ürünlerin genel izlenim açısından davacı tasarımlarıyla aynı olduğu, yurt dışında  2019’da dava konusu tasarımlarla aynı genel izlenimi veren tasarımlar daha önce kamuya sunulduğu anlaşıldığından tescilsiz tasarım koruması için Türkiye’de ilk kez kamuya sunulma şartının  gerçekleşmiş olmadığı, daha önce kamuya sunulma ile ilgili  görseller üzerinden inceleme yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tasarım  uzmanı bilirkişiler tarafından raporun 14. Sayfasında ürün görsellerine yer verilerek  modellerin tasarıma ilişkin detaylarının ayrıntılı olarak belirlendiği , raporda; \"Davacı ve dava dışı firmaların modellerinin; hepsinin kısa kollu, açık yakalı, kol uçları büzgü detaylı, ön göğüs kısmı yırtmaçlı ve göğüs arası iplik bağlama detaylı, etek ucu ince volanlı elbise modeli olarak satıldığı, modellerin kullanılan kumaş, kalıp, kesim ve genel görünüm itibari ile aynı oldukları tespit edilmiştir. Davacı taraf modelinde dava dışı firma modellerinden farklı olarak; ön alt göğüs altından etek ucuna kadar dikey büzgü dikişi detayı kullanıldığı ve davacı firmanın kullandığı desenler ile dava dışı firmaların kullandığı desenlerin farklı olduğu görülmüştür. Ancak davacı tarafın model üzerinde yaptığı bu farklılığın modelin genel görünümünü değiştirmediği, farklı desen kullanımının nihai alıcı nezdinde davacı firmanın modelinin dava dışı firmaların farklı desenlerinden üretilmiş bir modeli olduğu kanaatini oluşturabileceği tespit edilmiştir.  Davacı taraf modeli ile https://www.instagram.com/... adresli ve 26 Mart 2020 tarihli “...” isimli Instagram sosyal medya hesabında paylaşılan beyaz zemin üzerine siyah çiçek baskılı modelin ön alt göğüs altından etek ucuna kadar dikey büzgü dikişi detaylı olması açısından da birebir aynı oldukları tespit edilmiştir. Davacı tarafından satışa sunulan model ile dava dışı firmalara ait modellerin genel görünüş olarak aynı olduğu kanaati oluşmuştur. İşbu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim açısından aynı oldukları kanaatine varılmıştır.\"  şeklinde belirtildiği üzere  bilgilenmiş tüketici nezdinde  genel izlenimde benzer olarak  algılanacağı sonucuna gerekçeleri gösterilerek varıldığı, netice olarak  davacı ürünündeki farklılıkların ayırt edici nitelikte olmadığının tespit edildiği, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ,  ayrıca tecavüz iddiasında  ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, fiziki inceleme isteyen davacının bu yönde bir delil sunmadığı , dolayısıyla  iddianın ispat edilemediği  , mevcut delil durumuna göre davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre tescilsiz tasarım  korumasından yararlanamayacağı, davacının hak talebinde bulunduğu reklam amaçlı çekilen  dava dışı kişilerin görsellerinin  davalı tarafından kullanıldığı ve telif haklarının davacıya  ait olduğuna dair iddianın sübut bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece bu gerekçeyle davanın reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih ve 2022/33 E., 2022/258 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5da5df6aa675a66d","SID":"cbdef8e641304b5b"}}