{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:30/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:28/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:30/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalıların kooperatif yöneticisi olarak gerekli dikkati ve özeni göstermeyerek ve görevlerini ihmal ederek kooperatifi zarara uğrattıklarını, müvekkili kooperatifin 20/03/2010 tarihli genel kurulunda her bir üyenin 20.000,00 TL katılım payı ödemesi ve kalan işlerin bitirilmesi kararı verildiğini, koperatif üyesi ...'in babası aynı zamanda o dönem kooperatifin müsahip üyesi olan davalı ...'in 16/04/2010 tarihinde diğer davalı ...'a 20.000,00 TL ödediğini, davalı ...'in 10.000,00 TL'sini 30/12/2010 tarihinde kooperatife verreceğini beyanla diğer davalı aynı zamanda o dönem kooperatif yönetim kurulu başkanı olan ...'e makbuz hazırlattığını, parayı kooperatife ödemediğini, para ödenmediğinden 29/12/2010 tarihli ... nolu imzasız makbuzun iptal edildiğini, savcılığa şikayet edildiğini, ...'in 20.000,00 TL aidat borcunu ana para ve faiziyle birlikte 29.000,00 TL olarak ödediğini, ardından açtığı menfi tespit davasının önce Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, dosyanın Yargıtay'ca bozulduğunu, 10.000,00 TL yönünden ...'in borçlu olmadığına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme ilamı uyarınca yargılama giderleri, vekalet ücreti dahil toplam 21.709,00 TL ...'in avukatına 16/02/2015 tarihinde ödenerek tarafların karşılıklı ibralaştıklarını, davalıların sebep oldukları zararı ödemeleri için Antalya 10. Noterliği'nin ... yevmiye nolu 04/03/2015 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalıların bu borçtan sorumlu olmadıklarına dair ihtarmaye cevap verdiklerini, davalılar hakkında zimmet - görevi kötüye kullanmak, görevi ihmal suçlarından Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı  dosyasında yargılandıklarını, davalılardan ... ve ... hakkında kooperatifi uğrattıkları  zararın tazmini için açılan alacak davasının Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, usul ekonomisi yönünden Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile eldeki dava dosyasının birleştirilmesini, kooperatif yöneticisi olarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ve görevlerini ihmal ederek kooperatifi zarara uğratan davalılardan haksız ödenen 21.709,00 TL'nin ihtarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... vekili, açılan davayı kabul etmediğini, o dönemde kooperatif başkanı olduğunu, davaya konu paranın alışverişi ile ilgili olarak şahsının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davada  taraf olmadığını, kendisine herhangi bir ihtarat da yapılmadığını, davaya konu olan paranın gerçekte kooperatif hesaplarına girmediği halde kooperatife ödettirildiğini, bahse konu para alışverişinin ... ile ...'in babası olan ... arasındaki şahsi mesele olduğunu, kooperatifle bir ilgisinin olmadığını, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, ayrıca bahsedilen ödemeye ait ...  ...'e kooperatif tarafından kesilmiş imzalı ve kaşeli bir ödeme makbuzunun olmadığını, kooperatif namına alınmış herhangi bir para olmadığını, ...'ın savcılıkta vermiş olduğu ifadesinden de anlaşılacağı üzere ... ile arasında geçen bir borç alışverişi meselesi olduğunu, bu alışverişin kesinlikle kooperatifi bağlamayacağını, olayda herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, kooperatife karşı böyle bir sorumluğunun ve borcunun olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davacının talebi ile ilgili hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının bahsettiği olaylarla ilgili müvekkilinin genel kurul kararıyla ibra edildiği gibi üç aylık hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte ve herhangi bir hakkı olmamasına rağmen ödeme yaptığını iddia ettiği tarihten itibaren 1 yıl sonra huzurdaki davayı açtıklarını, davacı yanın menfi tespit davasının kesinleşmesi sebebiyle 16/02/2015  tarihinde ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen eldeki davayı 18/03/2016 tarihinde açtığını, l yıllık sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği ticaret mahkemesi dosyalarında aynı alacağın talep edildiğini, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını, davaya konu olayla ilgili savcılık aşamasında ... tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu ve yapılan inceleme sonucunda akraba oldukları için aralarında borç para alışverişi olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin belirtilen 20.000,00 TL borcunun bulunmadığını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında verilen kararda da kusurunun olmadığının ortaya çıktığını, davalının kooperatif yönetim kurulu üyesi olarak yasal olmayan hiç kararın altına imza atmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davaya konu alacağı kabul etmediklerini, ortada danışıklı bir durum söz konusu olup açılan iş bu dava müvekkili açısından kötü niyet içerdiğini, müvekkilinin davaya konu para alışverişi ile herhangi bir ilgisi, bilgisi ve kusurunun olmadığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında taraf olmadığını, bu dosyadan müvekkiline herhangi bir ihbarın da yapılmadığını, davaya konu edilen para alışverişinin ... ile ...'in babası olan ... arasında geçen  şahsi bir olay olduğunu, dolayısıyla kooperatifle bir ilgisinin olmadığını, davaya konu edilen ödemenin ...'e kooperatifçe gerçekte yapılıp yapılmadığı hususunun kooperatif defter ve belgelerinden ve yine kooperatife ait banka hesaplarından araştırılmasını talep ettiklerini, ayrıca kooperatifin almadığı bir parayı ...'e ödemesi, bahse konu davada yine yönetimce gerekli delillerin davaya sunulmadığını, kooperatif haklarının gereği gibi savunulmadığını, ... ve davalı ... ile beraber hareket ederek danışıklı bir şekilde kooperatifin zarara uğratıldığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davalılardan ...'in 20.000,00 TL katılım payını diğer davalı ...'a verdiğini, ...'ın  bu paranın 10.000,00 TL'sini kooperatife vereceğini beyan etmesi üzerine davalı ...'e makbuz  hazırlattığını ama parayı ödemediğini bu nedenle de imzasız makbuzun iptal edildiğini belirtmiş ise de; davacının beyanından açıkça anlaşıldığı üzere kooperatife ödenmiş hiç bir bedel bulunmadığını, o dönemde ...'in yönetim  kurulu üyesi olduğunu, bu parayı niçin hesaba göndermediğinin merak konusu olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında yargılama devam ederken davacı kooperatifin yine yönetimce gerekli delillerin dosyaya sunulmaması, kooperatifin haklarının hiç savunulmaması, ... ile birlikte beraber hareket ederek danışıklı bir şekilde açıkça kooperatifin zarara uğratılması, kooperatifin  almadığı bir  parayı  ...'e ödenmesini kabul etmesinin mümkün olmayacağını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkilinin zarara uğratma gibi bir eylemi bulunmadığını, hiçbir sorumluğunun bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davalının oğlu ...'in banka havalesi ile 20.000,00 TL  gönderdiğini, müvekkilinin havale yaparken açıklama bölümüne \"... 1 için Y. ...'e verilen borç\" şeklinde açıklama yaptığını, ancak diğer davalı ... bu ödemeyi alıp müvekkilinin oğlunun adına kooperatif kayıtlarına işleyip fatura keserek borcundan mahsup etmesi gerekirken hiçbir şekilde kayıt altına alınmadığını, kooperatife ait ... nolu 29/12/2010 tarihli ödemeyi yapan ...'in ödemeyi alan ... bedeli 10.000,00 TL yazılı ve iptal edilmiş para makbuzunun mevcut olduğunu, davalı ... bu ödemeyi kooperatif kayıtlarına işletmediği için davalının oğlunun da kooperatife borçlu olarak göründüğünü ve mağdur olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile kooperatif tarafından ...'e yapılan ödemenin sorumlusunun davalı olmadığını, davalının kooperatifteki görev ve sorumluluklarına aykırı herhangi bir  işlem ve eyleminin mevcut olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Ceza davasında alınan rapor ile birlikte dava dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilamında kooperatif üyesi ... tarafından açılan menfi tespit davasının kısmen kabulüne karar verildiği, karar doğrultusunda kooperatif tarafından ...'e yapılan ödemeden sonra yapılan ödeme tutarında kooperatif yöneticisi olan davalılar aleyhine  04/03/2015 tarihli Antalya 10. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamenin tanzim edildiği, ancak davalıların ödemede bulunmadığı anlaşılmakla, müteselsil sorumlu olan kooperatif yöneticisi davalılar yönünden ihtarnamelerin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren hesaplanan temerrüt tarihlerine göre 21.709,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Her ne kadar kısa kararda ihtarname tarihi olarak 16/02/2015 belirtilmiş ise de; ihtarnamenin tanzim tarihinin 04/03/2015 olduğu, sehven mahkememizce ihtarnamenin tanzim tarihinin 16/02/2015 olarak yazıldığı, bu hususun mevcut hali ile esasa etkili olmadığı görülmüştür.\" gerekçesiyle davanın kabulü ile, 21.709,00 TL'nin 16/02/2015 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihine göre; davalılardan ...'den 26/03/2015, ...'dan 02/04/2015, ...'den 17/03/2015, ...'dan 03/04/2015 ve ...'dan 02/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kooperatif aidatlarının ne şekilde, hangi hesaba yatırıldığının incelenmediğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin ve diğer davalıların tarafı dahi olmadığı kesinleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyarınca karar verildiğini, kooperatife yapılan ödemenin kooperatifin kaşesi ve imzası olmadan tahsil edildiğini, yönetim kurulundaki üyelerin hepsinin haberinin olmadığını, müvekkilinin yönetici olarak hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, görevini yerine getirmeyen yönetim kurulu üyesinin sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin para alışverişi ile ilgili herhangi bir kusuru yokken müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, sorumluların kusurları tespit edilerek karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu paranın kooperatif kayıtlarına girmediğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası görülürken bu davanın ihbarının müvekkiline yapılması gerektiğini, bu ihbar yapılmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporlarının itirazlarını kapsayacak şekilde alınmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davada müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkili yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davaya konu paranın taraflar arasındaki şahsi borç ilişkisinden kaynaklandığını, kooperatifle bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin değerlendirmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, iptal edilen imzasız makbuzun bulunduğu koçanın ve makbuz düzeltmesine ilişkin defter sayfasının mahkemece göz ardı edildiğini, kooperatife ödenmiş hiçbir bedelin bulunamadığını, müvekkilinin, davacı kooperatif ve üyelerince yapılan şikayet üzerine görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından yargılandığını, tüm suçlardan beraat ederek, işbu davada sorumluluğunun bulunmadığını da açıkça kanıtladığını, mahkemece müvekkilinin beraat ettiği ceza davasının göz ardı edildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, aynı taleple ilgili olarak daha önce de Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve davanın reddedildiğini, yani dava konusu ile ilgili kesin hüküm olduğunu, görülen davanın açılan ikinci dava olduğunu, bu hususta taraflarınca derdestlik itirazında bulunulmasına rağmen mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu alacak-borç ilişkisinin kooperatifle ilgisinin bulunmadığını, işbu paranın müvekkili ile ... arasındaki şahsi borç ilişkisinden kaynaklı olduğunu, iptal edilen imzasız makbuzun bulunduğu koçanın ve makbuz düzeltmesine ilişkin defter sayfasının mahkemece dikkate alınmadığını, kooperatife ödenmiş bir bedelin bulunmadığını, mahkemece davalı beyanları ve dosya kapsamı dikkate alınmaksızın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davada taraf olmadığını, müvekkiline herhangi bir ihbarın yapılmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından yargılandığını ceza davasından beraat ettiğini, işbu kararla da müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını açıkça kanıtladığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu ... tarafından, kooperatife borçlu olmadığına ilişkin açılan menfi tespit davasının kesinleştiği 16/02/2015 tarihinde davacı kooperatifin ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen, işbu davayı 18/03/2016 tarihinde açtığını, davanın açılmasına yönelik davacı kooperatifin genel kurulu tarafından alınmış herhangi bir kararın mevcut olmadığını, dava açılması için genel kurulun bu konuda karar alması gerekirken, bu usulün yerine getirilmediğini, bu nedenlerle davanın usulden reddi gerektiğini, kooperatif tarafından ...'e yapılan ödemenin sorumlusunun müvekkilinin olmadığını, davaya konu kooperatif aidat ödemesinin müvekkili tarafından oğlu ...'in, davacı kooperatife aidat borcunun ödenmesi amacıyla, şahsına ait banka hesabından kooperatif yönetim kurulu üyesi olan ...'ın hesabına toplamda 20.000,00 TL gönderildiğini, açıklama olarak \"... 1 İÇİN ...'E VERİLEN BORÇ\" yazıldığını, ancak davalı ...'ın bu ödemeyi alıp müvekkilinin oğlu adına kooperatif kayıtlarına işleyip, fatura keserek borcundan mahsup etmesi gerekirken, kısmen kayıt altına aldığını, daha sonra ise o kaydı da yok ettiğini, yapılan ödemenin kayıt altına alınmadığının müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığını, borçtan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'ın görevini kötüye kullanması nedeniyle hem müvekkilinin hem de oğlunun mağdur olduğunu, davacı tarafın taleplerinin yasal dayanağının olmadığını, müvekkilinin ihmal ve kusurunun bulunmadığını, kooperatife karşı sorumluluğunun ve borcunun bulunmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, kooperatif yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; ilk derece mahkemesince davalı tarafa usulüne uygun şekilde harç ikmali için muhtıra tebliğinin 05/04/2022 tarihinde yapıldığı ancak davalı tarafça harcın yatırılmadığı anlaşıldığından 6535 sayılı Yasa'yla değişik 6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartlarının yerine getirilmediğinden, davalı ...'in istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. <br>Diğer davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi sonucu;  <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesine göre; yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. <br>Sorumluluk davası konusunda Kooperatifler Kanunu'nda hüküm bulunmadığından, aynı Yasa'nın 98. maddesi atfıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. ve devamı maddelerinde düzenlenen anonim şirket yönetim kurulu hakkındaki sorumluluk davasına ilişkin hükümler kooperatifler hakkında da uygulanacaktır. <br>TTK'nın 553. maddesine göre; \"Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.\" , yine aynı Yasa'nın 555. maddesinde; \"(1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.\" hükümleri düzenlenmiştir.<br>Eldeki davanın, 03/06/2012 tarihli genel kurul toplantısında sorumluluk davası açılmasına ilişkin alınan karara istinaden kooperatif denetim kurulu üyelerinin yetkilendirdiği vekil marifetiyle kooperatif adına açıldığı görülmektedir. <br>Davacı, kooperatif üyesi ...'in, kooperatif aidatı olarak ödenmek üzere kooperatif yetkilisi ...'e teslim ettiği ve ... tarafından diğer kooperatif yetkilisi ...'a verilen paranın, kooperatif yönetim kurulu başkanı ... tarafından hazırlanan makbuza istinaden kooperatife verilmesi gerekirken, kooperatife verilmemesi ve  makbuzun da iptal edilmesi sebebiyle, bundan kaynaklı ... tarafından açılan dava sonucu kooperatifçe ...'e ödenmek zorunda kalınan paradan kaynaklı oluşan zararın o dönem kooperatif yönetiminde bulunan davalılardan tahsilini talep etmektedir.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557 maddesi; \"(1) Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur. <br>(2) Davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir.<br>(3) Birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından belirlenir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>6762 sayılı mülga Ticaret Kanunu zamanında var olan üyelerin mutlak müteselsil sorumluluğu sisteminden farklı olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557. maddesinde, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğuna ilişkin olarak Kurumsal Yönetim İlkeleri çerçevesinde “farklılaştırılmış teselsül ilkesi” benimsenmiştir. <br>Bu yeni düzenleme uyarınca, hiç bir yönetim kurulu üyesi kendisinin sebep olmadığı zararlardan sorumlu değildir. Sorumluluk dış ilişkide kişisel kusurun varlığına bağlıdır. Aynı zarardan birden fazla yönetim kurulu üyesi kusurlu ise zararın tamamından müteselsil sorumlulukları devam eder. Ancak zararın ortaya çıkmasında tek bir üyenin kusuru varsa kural olarak diğer üyeler dış ilişkide sorumluluktan kurtulur (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku, 7.B. s.671 vd.).<br>İlk derece mahkemesince, TTK'nın 557/1. maddesi uyarınca farklılaştırılmış teselsül ilkesi dikkate alınarak, zararın meydana gelmesinde, kusur ve sorumluluğun, davalı yönetim kurulu üyeleri arasında hangisi veya hangilerinde olduğu tartışılmaksızın ve buna göre her bir yönetim kurulu üyesinin sorumlu olacağı miktar değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamış, davalıların bu yöne ilişen istinaf başvuruları kabul edilmiştir ( Emsal içtihat için bakınız Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2021 tarih, 2019/4815 Esas - 2021/4664 Karar sayılı ilamı).<br>Sonuç olarak, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca usulden reddine, diğer davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç maddesi  gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Diğer davalılar vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN KABULÜNE,\t<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcının davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince diğer davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talepleri halinde diğer davalılara (..., ..., ... ve ...) İADESİNE, <br>7-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>8-Diğer davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>11-Davalı ... tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 52.502,90 TL tutarlı nakdi teminatın yatırana İADESİNE,<br>12-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61cc98512a845c45","SID":"85d9aad60c0f95ca"}}