{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2210 <br>KARAR NO:2025/863<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/06/2021<br>NUMARASI:2016/605 Esas -  2021/448 Karar<br>ASIL/BİRLEŞEN DAVA:Tazminat - Menfi Tespit / İtirazın İptali<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı/birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>ASIL DAVADA: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında Hollanda’da, davalı tarafından üretilen .... ve ... markalı emtiaların satılması için 13/09/2013 tarihinde bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin imzalanan sözleşme gereği aylık kira bedeli ve stopajı 1880 Euro olan bir dükkan kiraladığını, dükkanın dekorasyon işleri için davalının dekorasyon işlerini yapan dava dışı şirkete 63.000-TL ödeme yapıldığını, bununla birlikte dükkanın aydınlatma işleri içinde 30.000- Euro dan fazla bir bedel ödendiğini ancak davalı şirket tarafından müvekkiline satılması için gönderilmesi gereken ürünlerin gönderilmediğini, görüşmeler üzerine sözleşmenin imzalanmasından bir yıl sonra malzemelerin gönderildiğini, siparişi verilen ürünlerin çoğunun gönderilmediğini ve çoğununda ayıplı çıktığını, müvekkiline gönderilen ürünler için faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin gümrükte aldığı ürünler ile faturalardaki ürünler arasında farklar olduğunu, müvekkilinin düzeltilmesi için defalarca talepte bulunduğunu ancak sorunun düzeltilmediğini beyanla neticeten taraflar arasında yapılan sözleşme gereği ve davalının talebi doğrultusunda yapılan gerek kira bedelleri gerek iş yerinin dekor, daraba, aydınlatma, vb harcamalardan dolayı şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kavdı ile 10.000 Euronun davalı tarafından satılması için ürünler göndermediğinden müvekkilinin uğramış olduğu gelir kaybından dolayı şimdilik 5.000 Euronun işleyecek faizle birlikte tahsiline, davalı şirket tarafından kesilen faturalara da bulunmasına rağmen gümrükte çıkmayan ve müvekkilline teslim edilmeyen mallardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ile ilgili olarak müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı tarafından iletilen tüm siparişlerin davacının o dönemdeki teminat ve mevcut cari durumu da gözetilerek değerlendirildiğini ve siparişin uygun görülmesi durumunda talep edilen adette ürünün davacıya gönderildiğini, bu yönden davacının iddialarını kanıtlayacak bir delilin de dosyada mevcut olmadığını, davacının başka bir iddiasının ise gönderilen ürünlerin kırık ve dökük çıktığı yönünde olduğunu, bu durumda sözleşmenin 6.2.3 maddesine göre davacı tarafından herhangi bir ayıp ve itirazda bulunulmadığını, sözleşmenin 6.4. maddesine göre ise her türlü mağaza dekorasyonu, yatırım, malzeme, işçilik, kıra vs nin davacıya ait olduğunun belirtildiğini, bu durumda müvekkilinin sözleşmesel tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının 31/05/2016 tarihi itibariyle müvekkiline toplam 75.067,47 TL borcu bulunduğunu, sipariş ettiği ürünlerin kendisine gönderilmediğini iddia eden davacının kendisine gönderilen ürünlerin bedelini bile ödemediğini beyanla neticeten davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/446 Esas sayılı dosyasında görülen davada;<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, taraflar arasında 13.09.2013 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin üzerine düşen tüm sözleşmesel edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafından iletilen tüm siparişler, davalının o dönemdeki teminat ve mevcut cari durumu da göz önüne alınarak değerlendirilmiş ve siparişin uygun görülmesi durumunda, talep edilen adette ürün davalı şirkete eksiksiz olarak gönderildiğini, ancak faturalarda yer alan ürünler ile gümrük beyannamelerinde yer alan ürünlerin birbirini tutmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki ile alakalı olarak, icra takip tarihi itibariyle davalının, müvekkili şirkete 22.812,70 euro borcu bulunduğunu, davalıya ... sayılı dosyası ile takibi açıldığını, takibe itiraz üzerine takibin durduğunu, itiraz dilekçesinde de yer alan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/605 E. sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını,davanın derdest olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Asıl dava yönünden, 13/09/2013 tarihli bayilik sözleşmesi incelendiğinde 6.4.1.maddesinde, mağazanın sözleşme koşullarına uygun hale getirilmesi için yapılacak dekorasyon için her türlü giderin, elektrik ve su giderlerinin ve mağazanın kirası gibi giderlerin Bayiye ait olduğunun kararlaştırıldığı görülmekle davacıya ait olduğu anlaşılan kira bedeli ve dekorasyon ile aydınlatma masrafları yönünden davacının talebi yerinde görülmediğinden bu taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada cari menfi tespit talebi ile birleşen davada cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin takibe yapılan itirazın iptali talebi yönünden birlikte yapılan incelemede; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; \"takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir\". İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 22.812,70-Euro asıl alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, 26/10/2016 tarihli ödeme emrinin borçluya tebliğine dair mazbataya takip dosyası içerisinde rastlanmadığı ancak borçlunun takip tarihinden bu yana 7 gün geçmeden 02/11/2016 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüş, böylece itirazın  süresi içerisinde yapıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının  09/05/2017 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında 1 yıldan az süre bulunduğu anlaşılmakla eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce kararlaştırılan incelemeye har iki taraf da katılmış, davalı-birleşen davada davacı vekili, davalı-birleşen davada davacının ticari defter kayıt ve belgelerini sunmuş, davalı-birleşen davada davacının 2015 yılından sonra e defter uygulamasına geçtiği, Maliye Bakanlığından elektronik defter uygulaması için onay aldığı, defterlerin açılış tasdiklerinin zamanında usulüne uygun yapıldığı ve birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, böylece davalı-birleşen davada davacının defterlerinin delil vasfı bulunduğu, davacı-birleşen davada davalı vekilinin, gerekli belgeleri dosyaya sunduklarını ve davacı-birleşen davada davalının yurtdışında ikamet ettiğini beyan ettiği ve herhangi bir defter sunmadığı, bu nedenle davacı-birleşen davalı tarafın defterlerinin incelenemediği ancak sunduğu; davalı-birleşen davada davacının davacı-birleşen davada davalı adına kesilen 03/09/2014-22/10/2015 tarihleri arasında kesilmiş faturalar, davacının dava dışı...Ltd Şti adına havale yapılmasına dair toplam 63.000,00-TL tutarlı ödeme talimatları, davacı-birleşen davada davalının davalı-birleşen davada davacıya verilmek üzere düzenlenmiş teminat mektubu ile 23,500 Euro tutarlı havale makbuz fotokopisi ve  davacı-birleşen davada davalının davalı-birleşen davada davacıya hitaben yazdığı yazışmaları kapsamında inceleme yapıldığı, sunulan bu belgelerden davacı-birleşen davada davalının davalı-birleşen davada davacı adına 23,500 Euro tutarlı havalenin davalı-birleşen davada davacı defterlerinde 04/08/2014 tarihinde gönderildiği ve davacının alacaklandırıldığı şekilde kayıtlı olduğu, bunun dışında sunulan dava dışı şirkete yapılan ödeme talimatları, davalı-birleşen davada davacıya verilmek üzere düzenlenmiş teminat mektubu ile  yazışmaların tarafların cari hesap ekstresinin tespiti için yeterli olmadığı, davalı-birleşen davada davacının incelenen defterlerine göre ise davacı-birleşen davada davalıdan 22.812,70-Euro alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı-birleşen davada davalının talepte bulunmasına rağmen davalı-birleşen davada davacının göndermesi gereken ürünleri göndermediği, 2014 yılında gönderilen ürünleri siparişe uygun olmadığı ve çoğunun kırık dökük çıktığı belirtilmiş, bu iddiaya ilişkin ... AŞ'ye yazılan müzekkerinin 22/10/2019 tarihli cevabında aradan geçen sürenin uzunluğu da göz önüne alındığında 2014 yılına ait bütün kayıtlara ulaşmanın mümkün olmadığını beyanla şirket kayıtlarında yapılan incelemede davalı ... AŞ tarafından davacı ...'e yapılan bir gönderime ilişkin kayda rastlanmadığı bildirilmiş, dosyada söz konusu olan 16/10/2014 tarihli 9.266,38-Euro bedelli faturaya ait ürünlere ilişkin 17/10/2014 tarihli Gümrük beyannamesi ile ... Belgesinin mevcut olduğu ve 17/10/2014 tarihli Gümrük beyannamesi ile ...Belgelerine bakıldığında söz konusu fatura ile uyumlu olduğu belirlendiğinden ve ... AŞ'nin 22/10/2019 tarihli cevabında 2014 yılına ait bütün kayıtlara ulaşmanın mümkün olmadığı hususu dikkate alındığında mevcut olan 17/10/2014 tarihli Gümrük beyannamesi ile ATR Dolaşım Belgesi dikkate alınarak 16/10/2014 tarihli 9.266,38-Euro bedelli faturaya ait ürünlerin gönderiminin yapıldığı kanaatine varılmakla netice olarak davalı-birleşen davada davacının, davacı-birleşen davada davalıdan 22.812,70-Euro alacaklı olduğu tespit edildiğinden, asıl dava yönünden davacının cari menfi tespit talebinin de reddine karar vermek gerekmiş, birleşen dava yönünden ise davanın kabulü ile İstanbul ...İcra Dairesinin ... saylı takip dosyasında davalının itirazının 22.812,70-EURO tutarındaki asıl alacak yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve cari hesaptan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının birleşen davada davalıdan alınarak birleşen davada davacıya verilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı/birleşen dava davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13.09.2014 tarihinde Davalı karşı davacı tarafından üretilen ürünlerin Amsterdam/Hollanda da satılması için Bayiilik Sözleşmesi İmzalandığını, sözleşme  gereği davacının gerekli teminatları vermiş aylık kira bedeli 1.500 Euro ve vergisi 380 Euro olan (istihdam edilen personel giderleri hariç) işyeri kiralamış; imzalanan Sözleşmenin \"6.4.Mağaza Yeri ve Dekorasyonu\" başlığı altında düzenlenen maddesinde mağazanın adresi belirtilerek mağazanın vitrin düzenlenmesinin davalı karşı davacının denetiminde yapılacağı kullanılacak olan malzemenin davalı karşı davacıdan alınması veya anlaşmış olduğu üçüncü şahıslardan alacağı hükümü gereği Elektrik alarm vs tesisatlar için 31.232 Euro, Davalı karşı davacının çizmiş olduğu ve sözleşme eki olan projeye göre mağazanın dekorasyonunu yapan ... Tic  müvekkil tarafından 30.000 Eurodan fazla ödeme yapıldığını, sözleşme 13.09.2014 tarihinde imzalanmış telefon mail yolu ile ürün gönderilmesi nerdeyse yalvarırcasına talep edilmesine rağmen tek bir kez sözleşmenin imzalanmasından bir yıl sonra ürünlerin gönderildiğini, davacının arz edildiği gibi işyerini kiralamış davalı karşı davacı ile imzalamış olduğu sözleşme gereği dekorasyon ve diğer işler için 60.000 Eurodan fazla para ödemesine rağmen dosyaya sunulan belgelerdende anlaşılacağı gibi ... Müdürlüğünün 04.09.2014 çıkış tarihli Gümrük Çıkış Tarihli beyanname ile ...-...-...-...-... ve... nolu faturalara konu ürünleri gönderdiğini, gönderilen ürünlerden epey kısmı sezonu geçmiş ve davacı tarafından istenmeyen ürünlerden oluşmuş bu husus davalı karşı davacı tarafından kabul edilmiş ancak geri gönderme işlemleri için gerekli harcamaların davacı tarafından yapılması talep edilmiş, mağazada satılacak ürünlerin gönderilmesi bir tarafa imzalanan sözleşmenin eki olan projeye göre yine davalı karşı davacının anlaşmış olduğu dekorasyon malzemelerinin 10 ay sonra gönderildiğini, sözlemenin 13.09.2013 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin ekinde yer alan davalı ... karşı davacının anlaşmış olduğu ide mimarlık tarafından hazırlanan dekorasyon planına uygun olarak yapılacak olan ve yine davalı karşı davacının malzemeleri satın aldığı ....Şti tarafından malzemeler 29.08.2014 tarihinde faturalandırılmış ve gönderilmiş olup belgelerden de açıkça anlaşılacağı dekorasyon malzemeleri bile 10 ay sonra gönderilmiş bu süre zarfında davacının kira ödemiş işyerinin elektirik vb tesisatları için sözleşme gereği  harcamaları yapmak zorunda kaldığını, davalının sözleşme şartlarına uymadığını, bu durumda yapılan harcamaların sözleşme gereği yapıldığının kabul edilmesi ve bununla birlikte talep edilmeyeceği tezat oluşturmakta olup davacı tarafından tam beş yıl boyunca diğer giderler hariç 101.000 Euro kira bedeli ödenmiş davalı şirket tarafından düzenlenen raporda davalı karşı davacı tarafından alacağı olarak yer verilen 9.266,38 Euro bedelli fatura konusu ürünler gönderilmemiş, ürünlerin gönderildiğine dair Gümrük Çıkış Beyannamesi olmamasına rağmen bilirkişi tarafından ATR belgesinin olması vs değerlendirmelerle gönderilmiş olduğunun kabulü isabetsiz olduğu gümrük işlemlerini yapan  ... A.Ş.ye mahkeme tarafından yazılan yazıya verilen cevapta davacıya yapılan bir gönderime rastlanmadığı beyan edilmiş, bütün bunlara rağmen 9.266,38 Euro bedelli faturadan da davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Asıl dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve borçlu olmadığının tespiti; birleşen dava ise ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı-birleşen dosya davacısının sözleşmeye aykırı hareket edip etmediği ve davacı karşı davacıdan alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 13/09/2013 tarihinde imzalandığı tarihi takip eden bir takvim yılı için geçerli olmak ve ... A.Ş. tarafından feshedilmediği takdirde bir takvim yılı için uzamak kaydıyla geçerli olmak üzere bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı-birleşen dosya davacısı tarafından, davacı-birleşen dosya davalısı hakkında,...sayılı takip dosyasında, \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 22.812,70 Eur asıl alacağın tahsili istemiyle 24/10/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı-birleşen dosya davalısı tarafından sipariş edilen malların uzun süreler sonra gönderildiği, sipariş edilen malların çoğunun gönderilmediği, gönderilen malzemelerin hasarlı çıktığı, faturalardaki ürünler ile gümrükten alınan ürünlerin farklı olduğu iddiasıyla iş yerine ödenen kira ve dekorasyon vb. Zararlar ile uğranılan gelir kaybının tazminine, teslim edilmeyen ürünler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle asıl dava; davalı-birleşen dosya davacısı tarafından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle birleşen dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalı-birleşen dosya davacısı tarafından davacı-birleşen dosya davalısına 03/09/2014 -22/10/2015 tarih aralığında faturalar düzenlendiği tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi 13/09/2013 tarihli ise de bilirkişi tarafından tespit edilen ilk fatura tarihi 03/09/2014 tarihidir.Davacı tarafça sipariş verilmesine rağmen teslimatın çok uzun süreler sonra yapıldığı iddia edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 126. Maddesindeki, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir, şeklindeki düzenleme karşısında gecikme tazminatı istenebilmesi için borçlunun temerrüte düşürülmesi gerekir. Eldeki davada ise davacı tarafça, sipariş verdiği ve davalının siparişleri teslim etme hususunda temerrüte düşürüldüğü ispat edilememiştir. Ayrıca, hangi siparişlerin teslim edilmediği de somutlaştırılmamıştır. Bu durumda, davacı-birleşen davalının bu hususlara ilişkin zarar talep edebilmesi mümkün değildir. Buna göre, kendi nam ve hesabına faaliyette bulunan davacı-karşı davalı bayi, faaliyet gösterdiği iş yerinin kirasından sorumludur ve bayilik sözleşmesinin 6.4 maddesi uyarınca mağazanın dekorasyonuna ilişkin masrafları da bayiye aittir. Davacı-birleşen dosya davalısı tarafından, mağazada satılacak ürünlerin gönderilmesi bir tarafa imzalanan sözleşmenin eki olan projeye göre yine davalı-birleşen dosya davacısının anlaşmış olduğu dekorasyon malzemelerinin 10 ay sonra gönderildiği ileri sürülmüş ise de, HMK'nın 357/1. Maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden söz konusu iddianın bu aşamada dinlenmesi mümkün değildir. Ayrıca, davalı-birleşen dosya davacısı alacağı olarak yer verilen  9.266,38 Euro bedelli fatura konusu ürünlerin gönderilmediği, bu ürünlerin gönderilmesine ilişkin gümrük çıkış beyannamesinin bulunmadığı ileri sürülmüştür.Ancak, davalı-birleşen dosya davacısının davacı-birleşen dosya davalısı hakkında 16/10/2014 tarihinde düzenlediği 9.266,38 EUR bedelli faturaya ilişkin 17/10/2014 tarihinde düzenlenen A.TR belgesi ve aynı tarihte düzenlenen Halkalı Gümrük Müdürlüğü ... nolu gümrük beyannamesi dosyada bulunmaktadır.Dolayısıyla davacı-birleşen dosya davalısının söz konusu iddiası yerinde değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı/birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden;Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Birleşen dava yönünden; Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.310,00 TL harcın, alınması gerekli olan 5.224,93 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.914,93 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı/birleşen davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"860a77a9d8a833c5","SID":"36fdf565592fcf43"}}