{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2208 <br>KARAR NO:2025/844<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/10/2021<br>NUMARASI:2020/509 Esas -  2021/951 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...Unvanı adı altında makine imalatı işi ile iştigal etmekte olduğunu, davalı şirketin, müvekkili davacı şirketten makine sipariş etmiş olduğunu, davalı şirketin 27.04.2016 tarihli sevk irsaliyesi ve 27.06.2013 tarihli 65.966,36 TL lik fatura ile satın almış olduğunu, davalı şirketin, fatura bedelinin 15.000 TL lik kısmının 30.08.2016 tarihinde, ...bank ... Şubesinin alacaklısı davalı ... Şti. keşidecisi ... Ltd. Şti. nin çekini, davalının çek arkasına yapmış olduğu ciro ile müvekkili şirkete ödenmiş olduğunu, bakiye kalan bedelin davalı şirketçe müvekkiline ödenmemiş olduğunu, davalı şirket hakkında... sayılı dosyası ile borçlu şirket hakkında 75.452,10TL alacak miktarlı (65.966,36 TL si fatura miktarı asıl alacak 24 485.74 TL sı yıllık %19,50 avans faizi ve 15.000 TL 30.08.2016 tarihli çek ile tahsil edilmiş şekilde ) alacak icra takibi yapılmış olduğunu, borçlu şirket yetkilisinin vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş ve itiraz neticesinde takibin durmuş olduğunu beyanla; müvekkili şirketin davalı şirketten, 65,966,36 TL bedelli 27.06.2016 tarihli fatura nedeni ile (65,966,36 TL fatura bedeli, 24.485,74 TL si fatura tarihinden itibaren avans faizi olmak üzere davalının cirosu ile tahsil edilen 30.08.2016 tarihli 15.000 TLlik çek bedeli düşüldükten sonra ) 75.452,10 TL alacaklı olduğunun tesbitine, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirketin haksız itirazı nedeni ile %20 icra inkar tazminatına, alacaklarına vade tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, mahkeme masrafi ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline ulaşmamış olduğunu, müvekkilinin sicil kaydında görüleceği üzere ve sicil kaydında yazılı tarihler itibari ile adresini nakil etmiş olduğunu, müvekkilinin nakli bir süreç aldığından fiili ve hukuki durumun birbiri ile tam anlamı ile örtüşmesi ancak ilan ile mümkün olduğundan adresin fiili nakli ile ticaret sicil kayında durumun bildirilmesi ve sicil ilanların yapılması sürecinde bir zaman geçmekte olduğunu, müvekkili davadan bugün haberdar olduğundan usul ve yasaya aykırı dava sürecindeki tüm tebligatların usulsüzlüğünün tespiti ile  davaya muttali tarihlerinin bugün 09.03.2021 olduğu nazara alınarak davaya cevaplarının kabulünü talep ettiklerini, tebligatın usulsüzlüğüne dair tanıkları bulunduğunu, mahkeme tanık dinleme kararı verdiğinde arz edeceklerini, tebliğ memurununda duruşmada beyanın alınmasını  talep ettiklerini, arabuluculuk usulü süreci dava şartı olup arabulucu dosyasında talep konusunun tereddüte mahal vermeyeek şekilde net olarak belirlenmesi gerektiğini, bu net talep belirlemesi yok ise şeklen tamamlanmış görünsede arbulucu dava şartı ifa edilmiş olmayacağını, dava şartı ifa edilmediği için davanın reddini talep ettiklerini, zamanaşamı itirazında bulunduklarını, müvekkili davalı yanın davada davalı sıfatı ve husumeti bulunmadığını, müvekkili davalı yanın davacı ile ticari bir ilişki içinde olmadığını, müvekkilinin davacıdan mal almadığı gibi ticari alış verişi de bulunmadığını, müvekkiline teslim edilen bir mal bulunmadığını, müvekkiline düzenlenmiş ve müvekkiline tebliğ edilmiş müvekkil kayıtlarına geçmiş bir faturada da bulunmadığını, icra takibine konu faturahıh müvekkiline tebliğ edilmemiş, fatura konusu hizmet yada mal ne iddia edilmekte ise müvekkiline teslim edilmemiş, müvekkilinin böyle bir iş ve hizmet pazarlığında olmamış olduğunu, davacı yanın dayandığı belgelerdeki, müvekkili şirket ve yetkilisine atfedilen her imzaya açıkça itiraz ettiklerini, davacı yanın dayandığı begelerin asıllarının kasaya alınmasını talep ettiklerini, davacı yanın davasında dayandığı belgelerde imza incelemesi talep ettiklerini, zira kendilerine etfedilen her imzayı red ettiklerini, imza incelemesine esas imza asıllarının bulunduğu belgeleri de sunacaklarını, Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesinde  2017/56 Esas sayılı dava dosyasında şirketin eski yetkilisinin imza incelemesine esas tatbike medar imzalarının alınmış olduğunu, bu dosyanın tüm aslı ile istenmesini talep ettiklerini, bu dosyada adli tıp incelemesi de yapılmış olduğunu, müvekkili davalı yanın, şirketin kefaleten ve asleten bir borç ve taahhüdü bulunmadığını, ki kefalet yasal olarak şekli bir sürece tabi olup, kefilin kefalet süresi ve kefalet tutarı ve kefaletin kapsamının açıkça belirlenmesi gerektiği aksi halde hükümsüz olacağıda kanunda düzenlenmiş  olup müvekkilinin kefaleten de bir sorumluluğunun davacıya karşı bulunmadığını beyanla; davacı taleplerinin reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin, davacı yana yüklenmesine, davacı yanın tazminat talebinin reddine, davacı yan dava ve takipde haksız olup davacı yanın tazminata mahkum edilerek müvekkili yana tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmiştir. Davacının talebi, davalı tarafa teslim etmiş olduğu makine bedelinin davalıdan tahsili amacı ile başlatmış olduğu icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Başlatılan takip, faturaya dayalı olarak başlatılmış olduğundan, takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince yalnızca fatura yönünden inceleme yapılmıştır.Takibe konu faturanın 2016 yılına ait olmasına rağmen, defter incelemeye davacı tarafın 2016  yılı defterlerinin sunulmadığı, defter sunulan yıllara ait kayıtlarda davalı taraf ile ilgili herhangi bir kaydın yer almadığı görülmüştür.Davalı tarafından sunulan 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait kayıtlarda da davacı taraf ile ilgili herhangi bir kaydın yer almadığı görülmüştür.Her ne kadar davacı vekili, malın teslimine ilişkin tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de, dosya kapsamı ve dava değeri dikkate alınarak tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı, takibe konu fatura konusu malı davalı taraf teslim ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlayamamıştır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat edilmeyen haksız, dayanaksız dava ve davacı taleplerinin reddine dair karar usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak 2'nolu hüküm fıkrası hatalı olup arabuluculuk ücretini davacının ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili adına birinci arabuluculuk toplantısna katıldıkları nazara alınarak müphem ve muğlak arabuluculuk tutanağı değil toplantı tutanağı da nazara alınarak 2 nolu hüküm fıkrasının düzeltilerek kaldırılması ve arabuluculuk ücreti masrafın davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk ücretinden kimin sorumlu olduğu noktasındadır.Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağına göre, davalı taraf ilk toplantıya katılmış ancak ikinci toplantıya mazeretsiz olarak katılmamıştır. Davalı taraf arabuluculuk görüşmelerinin ilk toplantısına katıldığından 6325 sayılı Yasanın 18/A-11. Maddesinin eldeki davada uygulanma yeri yoktur. Bu durumda arabuluculuk ücreti de yargılama masrafından sayıldığından ve dava davacının aleyhine sonuçlandığından, arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulması gerekir. Buna rağmen ilk derece mahkemesince arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutulması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 59,30 TL harcın peşin alınan 911,28 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 851,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.608,77 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE,7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 68,20 TL olmak üzere toplam 230,3‬0 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d9b30b6a2fc4f56","SID":"27edc1cdfdb1258c"}}