{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2202 <br>KARAR NO:2025/860<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/09/2021<br>NUMARASI:2020/816 Esas -  2021/863 Karar<br>DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın davalı firma ile 2 adet ... makinesi satın almak için toplam 316.000,00 TL ye anlaştığını, bu anlaşmaya istinaden finansal kiralama bedeli ödediğini, makinelerin en geç 20 gün içinde teslim edilmesi gerekirken makinelerin belirtilen süreden sonra teslim edildiğini, teslim edilir edilmez makinelerin kurulduğunu ve bir gün sonra da arıza vermeye başladığını, bu durumun makineyi üreten firma yetkilisine iletildiğini ve makineye bakmak üzere görevliler geldiğini, sorunun giderilemediğini, müvekkil firmanın davalı firmaya ilk makinenin dişlerinin kırıldığını, zincir attığını, ikinci makinenin ise ultrasonik ile merdana kaydırdığını bildirerek teknik servis gönderilmesini talep ettiklerini, ancak davalı firmanın hiçbir şekilde satmış olduğu ürünün arkasında durmayarak servis sağlamadığını, bu durum üzerine müvekkilin kendi imkanları ile firmanın üretim yaptığı makineye ultrasonik temin eden firmaya ulaşarak oradan kendi imkanları ile ultrasonik temin ettiğini, müvekkil firmanın bu ayıptan dolayı  kazanç kaybının olduğunu, arabuluculuğa gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, 316.000,00 TL ile finansal kiralama bedeli olan 27.958,51 TL nin avans faizi ile birlikte ödenmesine, kazanç kaybı için 10.000,00 TL bedelin tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin pek çok çeşitte makine üretimi gerçekleştiren bir firma olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını,davanın reddinin gerektiğini, müvekkilin davacı ile mutabık kalmış olduğu tarihte makineleri tamamladığını ve makinelerin çalışır halde teslime hazır olduğunu davacıya ilettiğini, taraflarca bir süre makinelerin müvekkile ait iş yerinde çalıştırılarak test edilmesi ve bu sürede de davacı çalışanlarına makinenin kullanılmasına ilişkin eğitim verilmesi konusunda mutabakata varıldığını, söz konusu makinelerin müvekkil iş yerinde 15 gün boyunca çalıştırılarak maske üretildiğini, bu esnada da davacı çalışanlarına makinenin nasıl çalıştırılacağına dair eğitimler verildiğini, belirtilen 15 gün boyunca söz konusu makinelerde hiçbir şekilde sorun yaşanmadığını, davacı tarafından kullanma talimatlarına uyulmadığını, müvekkilin davacı tarafın arıza bildirimlerine ivedilikle cevap verdiğini ve her zaman ürünlerinin arkasında durduğunu, ultrasonik sistemin 2 parçadan oluştuğunu, davacının ayıp olarak iddia ettiği hususlardan bazıları sarf malzemelerine ilişkin olup hatalı bir üretimden söz etmenin mümkün olmadığını, davacının daha iyi kaynama yapacağı düşüncesiyle sıkma kollarında fazla baskı yapılmaması için konulan konta vidalarını sökmek suretiyle merdaneye fazla baskı uygulayarak dişli ve ultrasonik gibi sarf malzemelerinde arızaya yol açtığının tespit edildiğini, bu hususun tamamen davacının kullanıcı hatasından kaynaklandığını ve müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, toplanan deliller, 13/07/2021 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;Davacı şirket ile dava dışı ... Bankası A.Ş. arasında düzenlenen 16/03/2020 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile proforma faturaya konu 316.000-TL bedelli 2 adet ... Makinesinin davalı şirket tarafından davacıya satış ve tesliminin yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça teslim edilen makinelerin ayıplı olduğu iddia edilerek işbu dava açılmış ise de; makinelerin yerinde incelenmesi neticesi düzenlenen ve hükme esas alınan 13/07/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre 17/06/2021 tarihinde yerinde yapılan incelemede makinelerin çalışmadığının görüldüğü, makinelerin üzerinde bulunan vidalara müdahale edildiği, dikiş yapan merdane ayarıyla oynandığı için dişlinin kırılmış olduğu, arada bir miktar boşluk olması gerekirken gereken boşluk miktarının olmadığı, milin üzerinde çatlak olduğu, ikinci makinenin ultrasonik cihazının ve horn parçasının takılı olmadığı, makinede bu parçaların eksik, değiştirilmiş ve müdahale edilmiş olması nedeniyle makinelerin bu haliyle çalışmasının mümkün olmayacağı, kumaşın gerginlik ayarı davacının çalışanı makine operatörünün kontrolünde olduğundan kumaşın fazla gerginliği sebebiyle maskenin daha kısa boyutta olmasının sorumluluğunun davalıya yüklenemeyeceği, baskı merdanesinin normal bir sıkıştırma ayarlanarak çalıştırılması gerekirken baskı merdanesinin aşırı sıkıştırılarak çalıştırılmış olması nedeniyle kırıldığı, bu nedenle makinelerin ayıplı ürün olarak değerlendirilemeyeceği değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı, 6100 Sayılı HMK'nun 190. ve 4721 Sayılı TMK'nun 6. maddeleri gereğince ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, davacı tarafça dava konusu makinelerin ayıplı olduğu hususunun kanıtlamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece somut olayın şartları dikkate alınmamış ve maddi vakıaya ilişkin tanık dinlenilmemiş olup, verilen karar eksik ve hatalı olarak oluşturulduğunu, teslim edilir edilmez makina kurulumu yapılmış ancak her iki makina da kurulduktan bir gün sonra arıza vermeye başladığını, dava konusu makinelerin çalıştırılmaksızın ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu ya da kullanıcı hatası olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda makinelerin çalışmadığına yönelik hatalı tespit yapıldığını, makinelerin çalıştığı ve incelemesinin bu şekilde yapılması gerektiği ifade edilmesine rağmen talebinin dikkate alınmayarak eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilimsel incelemeden tamamen uzak ve farazi çıkarımlar üzerine davalının beyanları sebepsiz olarak doğrulanarak oluşturulmuş bir rapor olup, raporun bu hali ile hükme esas alınması hukuki olmadığını, dava konusu satış sözleşmesine konu makinelerin çalıştırılmaksızın makinelerdeki hatalarından üretimden mi yoksa kullanımdan mı kaynaklandığı, açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bilimsel incelemeden uzak olup, hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, aynı kullanıcı tarafından idare edilmesine rağmen her iki makinede farklı arızalar meydana gelmesi, ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını açıkça işaret etmekle beraber makinaların zamanında teslim edilmediği gibi davalı tarafından dosyaya sunulan cd görüntüleri makinaların davacı tesliminden önceki döneme ait olup, mezkûr görüntüler, makinelerin müvekkil şirkete çalışır vaziyette verildiğinin kanıtını teşkil etmeyeceğini, dava konusu makinalara yapılan müdahale davalı şirket yetkilileri tarafından geçekleştirilmiş olup, makinalar ayıplı olmakla birlikte davalı şirketin hatalı müdahalesi sonucunda daha kötü hale getirilmiştir. beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönerek bedelin iadesi ile uğranılan zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı, arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasındadır.Davacının, davalıdan finansal kiralama aracılığıyla 2 adet maske makinesi aldığı ihtilaf konusu değildir. Davacı tarafça, davalıdan satın alınan makinelerin ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönerek bedelin iadesine ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür.Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir.Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, makinelere müdahale edilmiş olması ve kullanıcı hatası nedeniyle makinelerin çalışır durumda olmadığı, makinelerin ayıplı olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.Davacı vekilince, dava konusu makinelerin çalışabilir halde olup çalıştırılmadığı ve hatanın imalattan kaynaklandığı tespit edilmediği yönünde bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, raporda makinelerin üzerinde bulunan vidalara müdahale edildiği, dikiş yapan merdane ayarıyla oynandığı, dişlinin kırılmış olduğu, arada bir miktar boşluk olması gerekirken boşluk olmadığı, milin üzerinde çatlak olduğu, ikinci makinenin ultrasonik cihazının ve horn parçasının takılı olmadığı makinede bu parçaların eksik olduğunun belirtilmiş olması karşısında makinelerin bu şartlarda çalıştırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından davalı tarafça sunulan CD'ye göre makinelerin çalışır vaziyette oldukları ve keşif esnasında tespit edilen eksik parçaların cihazda takılı olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu makinelerin ayıplı olduklarını ispat yükü davacı taraftadır. Bu kapsamda dava konusu makinelerin çalışamaz halde bulunduğu da nazara alındığında, dosyada ayıp iddiasını ispata yarar bir delil bulunmamaktadır.Makinelerin çalışamaz durumda olması nedeniyle yeni bir bilirkişi incelemesinin de sonuca bir etkisi yoktur.Her iki makinenin farklı arızalar vermiş olması da tek başına ayıp iddiasını ispata elverişli değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92e37a2f36cfedb3","SID":"1f9d42f1994ddc56"}}