{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/344 <br>KARAR NO: 2025/966<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/10/2022<br>NUMARASI: 2020/236 E. - 2022/157 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının  100 den fazla besteler yazan kendisi ve ... meslek birliği üyesi olduğunu, müvekkilinin “...” isimli müzik eserinin söz ve müziklerinin  sahibi olduğunu, eserinin davalı   tarafından izinsiz olarak sosyal medya hesaplarında ve televizyonlarda kullanıldığını, müzik  klibi  yapıldığını, kullanım sırasında eser sahibi olarak belirtilmeyip eserin anonim olarak  belirtildiğini,  bu sebeplerle FSEK 68 çerçevesinde 10.000 TL nın 3 katı maddi  tazminat ile FSEK 70 çerçevesinde  10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu eserin gerekli  araştırma neticesinde taraflarınca 02.10.2017 tarihinde, söz konusu eserin anonim nitelikte olduğunun tespiti neticesinde, seslendirilip sosyal platformlarda yayınladığını, “...” ya da davalı tarafın dava dilekçesinde beyan etmiş ve piyasaya sürmüş olduğu adıyla “...” isimli eserin  düğünlerde vs birçok eğlencelerde çok eski tarihlerden beri dile getirilen halka mal olmuş bir eser niteliğinde olduğunu,   davacının mahkemeye başvurması sonucunda  herhangi bir tedbir talebine karar verilmesine de gerek kalmadan davaya konu eserin tüm sosyal medya plâtformlarından da kaldırdığını,  davacı iddialarının yerinde olmadığını, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Hükme dayanak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının  FSEK.m.80/A-lde düzenlenen “ tespit edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılma” manevi hakkının ihlal edilmesi nedeniyle , ihlalin gerçekleşme şekli ve hükmedilecek tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmiş ve hükme dayanak alınan kök ve ek raporlar dikkate alınarak;  \"FSEK 68. maddeye göre hesaplanan  10.000 TL nin 3 katı  olan 30.000 -TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 10.8.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile  birlikte davalıdan tahsiline, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131,  13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı asil tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu \"...\" isimli eserin çok halka mal olmuş anonim nitelikte bir eser olduğunu, mesleğe yeni başlamış bir solist olduğunu, davacının iddiası gibi kazanç sağlama gibi amacı olmadığını, davacının dava konusu eseri ... eser veri tabanına tescil ettirdiğini beyan ettiği tarihten kısa bir süre sonra kendisiyle iletişime geçip yayınladığı klibin açıklama kısmına söz-müzik olarak anonim değil, kendi isim ve soyisminin yazmasını talep ettiğini, onun dışında bir talepte bulunmadığını, mesleğini tehlikeye atmamak amacıyla bu talebi hemen yerine getirdiğini, dava konusu eserin ... eser veri tabanına tescil ettiğini beyan ettiği tarih 10.08.2018 olmasına rağmen eseri seslendirerek sosyal medyada yayınladığı tarihin tescilden önceki bir tarih olan 02.10.2017 olduğunu, haksız fiilde atfedilen eylemin tescilden önce gerçekleştiğini ve eserin anonim olarak kabul edilmesi gereken bir tarih olduğunu, iyi niyetli olduğunun açık olduğunu, fikir ve sanat eserlerinden kaynaklanan tazminat davasını gerektirecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, ortada kendisi tarafından gerçekleştirilen haksız bir fiilin var olmadığını, dava konusu fikri ürünün eser niteliği taşıyıp taşımadığının re'sen araştırılması gerektiğini, davacı tarafın kendisiyle iletişime geçtiğinde yalnızca söz-müzik kısmının değiştirilmesini talep etmiş ve bu talebi de yerine getirmiş olduğundan davacının açık rızasının var olduğunun sabit olduğunu, FSEK 68 maddesindeki şartların gerçekleşmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacıya ait \"...\" isimli eserin davalı tarafından izinsiz kullanıldığı  iddiası ile FSEK maddi ve manevi haklarının ihlaline dayalı tecavüzün ref ve men'i ile FSEK m. 68 kapsamında 30.000 TL  maddi FSEK m. 70 kapsamında 10.000 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek reskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin MSG üyesi bir besteci olduğunu, söz ve müziği kendisine ait olan “...” adlı eserin davalı tarafından izinsiz şekilde sosyal medya ve televizyonlarda kullanıldığını, eser sahibinin adı belirtilmeksizin anonim olarak gösterildiğini, müzik klibi yapıldığını belirterek; FSEK m.68 uyarınca 10.000 TL'nin 3 katı maddi tazminat ile FSEK m.70 uyarınca 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, eserin 02.10.2017 tarihli araştırmayla anonim olduğunun tespit edildiğini, halk arasında uzun süredir söylenen geleneksel bir eser olduğunu, herhangi bir hak ihlali bulunmadığını ileri sürmüş, davanın reddini talep etmiştir. 19/10/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ;  \"...\" isimli yaratımın şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı bu çerçevede FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğu,   Davacının FSEK 11'deki karine çerçevesinde davaya konu müzik eserinin eser sahibi olduğu, Dava konusu olaydaki vaki kullanımın FSEK 24'te düzenlenen temsil hakkı ile FSEK 25'te düzenlenen iletim hakkının, kullanım sırasında eser sahibinin adının belirtilmemesi sebebiyle manevi haklarından FSEK 15'te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilmek hakkının ihlali sayılacağı, Dosyada emsal bedele ilişkin sözleşme, bilgi veya belgeler bulunmakta olup  heyetinin müzik bilirkişilerinin  sektörel bilgi ve uygulamaları dikkate alarak, eserin türü, kullanımın şekli, ihlal edilen mali hak türleri, eserin tanınıp tanınmamışlığı, ihlalin yapıldığı mecra, ihlalin süresi de dikkate alındığında rayicin  10.000 TL olabileceği bu bedelin FSEK 68 çerçevesinde 3 katına hükmedilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirilmiştir.  25/04/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda;  “...” “isimli \" yaratımın şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı bu çerçevede FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğu,  Davacının FSEK 11'deki karine çerçevesinde davaya konu müzik eserinin eser sahibi olduğu,  Dava konusu olaydaki vaki kullanımın FSEK 24'te düzenlenen temsil hakkı ile FSEK 25'te düzenlenen iletim hakkının, kullanım sırasında eser sahibinin adının belirtilmemesi sebebiyle manevi haklarından FSEK 15'te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilmek hakkının ihlali sayılacağı, Kök raporda tazminat hesabının FSEK 68 hükmüne göre yapılmış olduğu, davacının kök rapora itirazında belirttiği hususlar FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat için dikkate alınabilecek sebepler olmakla davacının belirttiği sebeplerin davacının tanınırlığına ve bu tanınırlık sayesinde elde ettiği gelirlere katkısının ne olduğunun, davalının sadece davaya konu eser sebebiyle tanınmış ve tüm gelirlerini bu eser sayesinde elde etmiş olduğunun tespitinin mümkün olmayacağı, davacının ödül alması, yurt içi ve yurt dışı sahnelerine çıkmasının davaya konu eser nedeniyle olduğuna ilişkin bir tespite de dosya kapsamındaki delillerden ulaşılamadığı, bu nedenle de FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat hesabı da TBK 50 ve 51 çerçevesinde yapılabileceği ve maddi tazminatın 20.000 TL  olabileceği, Kök raporda da belirtildiği üzere FSEK 68 çerçevesinde talep edilebilecek telif bedelinin ise 10.000 TL olabileceği bu bedelin 3 katı konusundaki Takdirin  Mahkemeye ait olacağı, FSEK 70 çerçevesinde ise maddi tazminatın  20.000 TL olabileceğini , Bu çerçevede davacının FSEK 68 ve FSEK 70 çerçevesinde hesaplanacak tazminattan birisini seçmek durumunda olacağını,   Dosyada mübrez kullanımlar sırasında eser sahibinin davacı olduğunun belirtilmemesi, nedeniyle FSEK 15 te düzenlenen manevi hak ihlalinin söz konusu  olması nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, manevi tazminatın türü ve miktarını tayin hakkının Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamında toplanan delillere göre, \"...- ...\"  isimli yaratımın şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı ve FSEK m. 3 anlamında musiki eseri olduğu, eserin söz ve müziğinin davacı tarafından meslek birliklerine kaydedildiği ,  davacının FSEK 11 maddesindeki karine gereği  eser sahibi olduğu ve söz konusu eserin anonim olduğu savunmasının  ispatlanamadığı, davaya konu müzik eserinin davalı tarafından  izinsiz olarak icra edilip, müzik  klibi  yapıldığı,  sosyal medya hesaplarında ve televizyonlarda anonim eser olarak gösterilip  yayınlandığı, bu nedenle  davacının  temsil ve  iletim mali  hakları ile eser sahibinin adının belirtimemesi sebebiyle manevi hakkının ihlal edildiği, hak sahipliği yönünden tescilin kurucu nitelikte olmadığı gözetildiğinde   ihlal oluşturan kullanımın tescilden önce veya sonra olmasının sonuca etkili olmadığı,  bu durumda  davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacı maddi tazminatı FSEK m.68'e göre talep etmiştir.  FSEK m.68/1 'de düzenlendiği üzere ; davacı  \"sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.\" hükmü gereği telif bedeli  talep ettiğinden  bu talebin hukuki sonucu olarak,  arada farazi bir sözleşme hali (hukuki ilişki) ortaya çıktığından, izinsiz kullanımın sonuçları ortadan kalkmakla uyuşmazlık konusu  davalı kullanımları artık hukuki bir sözleşmesel  zemine oturmuş olur. Varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatı aranmaz.  Dolayısı ile davacının   bu talebi  ihlal nedeniyle yoksun kaldığı karın karşılığını oluşturduğundan  bu kapsamda   davacı karşılanmayan fiili maddi zararları haricinde   artık aynı kanunun 70/2 maddesi gereği yada genel hükümler çerçevesinde  haksız fiil hükümlerine dayalı olarak ayrıca maddi tazminat talebinde bulunamayacaktır. Somut olayda bilirkişi heyeti tarafından  \"emsal bedele ilişkin sözleşme, bilgi veya belgeler ile müzik bilirkişilerinin  sektörel bilgi ve uygulamaları dikkate alarak, eserin türü, kullanımın şekli, ihlal edilen mali hak türleri, eserin tanınıp tanınmamışlığı, ihlalin yapıldığı mecra, ihlalin süresi de dikkate alındığında rayicin  10.000 TL olabileceği\" yönünde tespit yaptıkları,  FSEK m.68’e göre bu bedelin 3 katına hükmedilebileceği mahkeme, denetime elverişli ve gerekçeli  bilirkişi raporları hükme esas alınarak  30.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi ile  farazi sözleşme ilişkisi oluştuğu kabul edilerek men ve ref taleplerinin reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı asilin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve 2020/236 E., 2022/157 K. sayılı kararına karşı davalı asil tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.049,3‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6135e37dd57f5c2","SID":"6aef71541a55766a"}}