{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:08/02/2022<br>DAVANIN KONUSU:İstirdat <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:20/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı ile davalının devam eden ticari ilişkiye istinaden bugüne kadar çek ve banka ödemeleri yoluyla toplam 753.062,88 TL davalıya ödeme yaptığını, ayrıca davacıya 07/04/2016 tanzim tarihli ... Mersin şubesi ... seri nolu 49.000,00 TL miktarlı çek verildiğini çekin davacı tarafından henüz ödenmediğini, davalı tarafın ticari ilişkiye istinaden bugüne kadar 552.342,48 TL lik edimini yerine getirdiğini, son teslim edilen çek ile birlikte davacının 249.720,40 TL alacaklı olmasına rağmen davalının bu miktara ilişkin edimini hiçbir haklı gerekçe olmaksızın yerine getirmekten kaçındığını, davacı tarafından defalarca talep edilmesine rağmen göndermesi gereken malları davalının kötü niyetli olarak göndermediğini belirterek, öncelikle 07/04/2016 tanzim tarihli ... Mersin Şubesi ... seri nolu 49.000,00 TL miktarlı çeke ilişkin tedbiren ödeme yasağı kararı verilerek çek ile ilgili borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin iptaline, davacı tarafından davalıya fazladan ödenen 200.720,40 TL' nin alacaklı olduklarının tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  hesaplar incelendiğinde davalı şirketin davacı şirkete 851.590,69 TL fatura karşılığı iş yaptığı bunun karşılığında değişik tarihlerde 519.843,00 TL değerinde çek aldığı davacı şirketin ayrıca davalı şirket ortağı ... hesabına değişik tarihlerde avans olarak 279.584,00 TL havale gönderdiğinin görüleceğini, eğer davacının davasının ... adına gönderdiği avansların iadesi ise bu davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacı şirketin ... Ltd. Şti ile davalı şirketin 2014 yılı Kasım ayında ... Ltd. Şti yöredeki çiftçilerden satın alacağı meyve ve sebzelerin davalıya ait işyerinde paketlenmesi ve soğuk hava deposunda depolanması konularında sözlü olarak anlaştıklarını, bu anlaşma gereği davacı şirketin davalı şirketten fatura karşılığı kasa satın aldığını , bu tarihten sonra yöredeki çiftçilerden meyve satın alınması sırasında avans olarak kullanılmak işçi temin etmek, sezonluk çalıştırılacak işçilere avans dağıtmak için kullanılmak üzere davacı şirketin davalı şirket ortağı ... hesabına değişik tarihlerde avans olarak kullanılmak üzere havaleler gönderdiğini, davacı şirketin dilekçesinin incelendiğinde taleplerinin yersiz olduğunu, bu taleplerin bilanço ve kayıtlarla uyuşmadığını, davalı şirketin davacı şirkete kestiği fatura toplamının 851.590,69 TL olduğunu, davacı şirketin davalı şirkete çek vasıtası ile yaptığı ödeme tutarının 519.843,00 TL olduğunu, resmi hesaba göre davacı şirketin davalı şirkete 26/10/2015 tarihli 2.630,88 TL lik iade faturası düşüldükten sonra 329.116,81 TL borçlu olduğunu, davalı şirket ortağı ... hesabına gönderilen 279.584,00 TL avans düşülse dahil davacı şirketin halen 49.532,81 TL borçlu durumda olduğunu, bu hesaba iptali istediği çeklerin de dahil olduğunu, eğer bu çek iptal edilecek olursa, davacı şirketin borcunun 49.000,00 TL daha artacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini dilemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...taraflar tacir olup, aralarında ticari ilişki bulunduğu, ticari kayıtların incelenmesi sonucu  düzenlenen mali müşavir bilirkişilerin raporları ile, davacı kayıtlarında davalının 552.342,48 TL mal teslim ettiği, davacının davalıya toplam 835.824,88 TL ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, bu ödemelerin içinde dava konusu çek dahil davalı şirket ortağı ...'a banka havalesi yolu ile gönderilen tutarın da bulunduğu, davalının ticari kayıtlarına göre, davalıya 851.590,69 TL'lik mal teslim edildiği, alacağın dayanağı faturalardan 26.10.2015 tarih, 2.630,88 TL'lik iade faturasının davalının kabulünde olduğu, buna göre davalı kayıtlarında davacıdan 848.959,81 TL alacak kaydının bulunduğu, alacağın 13.02.2016 tarihli ... nolu, 252.738,89 TL'lik ve aynı tarihli ... nolu fatura tutarlarını da içerdiği, ... nolu faturada \"...'e işyerinde teslim edilmiştir.\" açıklamasının bulunduğu, ancak teslim alan imzasının bulunmadığı, ... nolu faturada ise aynı açıklamanın yanında imza bulunduğu, bu iki fatura içeriğinin teslim olgusunun davacı tarafça kabul edilmediği gibi davacı vekilinin ... nolu faturada imza incelemesi yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı alacağının dayanağını oluşturan diğer 17 adet faturada da aynı kişiye teslim edildiği kaydının bulunduğu anlaşılmakta ise de, davacı tarafın kabulünde olmayan uyuşmazlık konusu fatura ve içeriğindeki mal ve hizmetin davacıya teslim edildiğini ve faturalar tutarı kadar davacıdan alacaklı olduğunu ispat külfeti davalıya aittir. İlgili faturada imzası bulunan ...'in mukayeseye elverişli imzaları alınmış ve resmi kurumlarda attığı imzalar dosyamız arasına getirtilmiş, alınan bilirkişi raporunda  2 adet faturanın metninde yer alan imzalar ile ...'in mukayese imza örnekleri arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler bakımından ilgi ve irtibatın olmadığını kanaatine varıldığı tespit edilmiş, ilgili bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Buna göre, davalı fatura karşılığı mal teslimini ispat edememiştir. Ayrıca davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... adına gönderilen ödemenin açıklama kısmında \"mal ödemesi\" yazıyor olması ve davalının aksini ispat edememesi karşısında bu ödemenin de taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir parçası olduğu kanaatine varılmıştır. Buna göre davacının yargılama sırasında istirdata dönüşen menfi tespit talebi yönünden, ... seri nolu çek bedeli 49.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine hükme esas alınan bilirkişi raporlarına ve kabulü göre davacının davalıdan, davaya konu ... Bankası Mersin Şubesi 07/04/2016 tarihli keşide ... seri nolu 49.000,00 TL bedelli çek de dahil   283.482,40 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edildiğinden, taleple bağlı kalınarak 200.720,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile çiftçilerden satın alınan meyve  ve sebzelerin müvekkiline ait iş yerinde paketlenmesi ve soğuk hava deposunda depolanması konusunda anlaştıklarını, davacı şirketin davalıdan fatura karşılığı kasa satın aldığını, bu tarihten sonra çiftçilerden meyve satın alınması sırasında giderleri karşılamak, işçi temin etmek, sezonluk çalıştırılacak işçilerin giderlerini karşılamak için davacının müvekkili şirketin şirket ortağı ... hesabına değişik tarihlerde avans ödemeleri gönderdiğini, Honaz Noterliğinin 17/08/2015 tarih ve ... Yevmiye nolu fason üretim sözleşmesi için taraflar arasında resmi sözleşme imzalandığını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri ifa ettiğini, faturaları şirket yetkilisine teslim ettiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete kestiği faturalar toplamının 851.590,69 TL olduğunu, davacının 519.843,00 TL çek ile ödeme yaptığını, davacı şirketin 26/10/2015 tarihli 2.638,88 TL'lik iade faturası düşüldükten sonra müvekkiline halen 329.116,81 TL borçlu olduğunu, bu hesaba davacının iptalini istediği çekinde dahil olduğunu, ... nolu ve ... nolu iki adet faturanın üzerindeki yazıların ...'e ait olmadığı kabul edilse de, bu hususun zaten müvekkillerinin de kabulünde olduğunu, müvekkillerinin yargılama boyunca faturalardaki imzaların değil, faturaların teslimi sırasında alınan imzanın ...'e ait olduğunu iddia ettiğini, dava dışı ...'in yakın bir tarihte müvekkilini arayarak mahkemece baskı altında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu müvekkiline ilettiğini, ...'in malların tesliminde orada olduğuna ilişkin istinaf yargılamasında tanıklık yapacağını  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, istirdat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı dava dilekçesinde, ticari ilişkiye istinaden davalıya 753.062,88 TL'lik ödeme yaptığını, bu tutar haricinde 07/04/2016 tanzim tarihli ... seri nolu 49.000,00 TL tutarındaki çeki verdiğini, davalının ise 552.342,48 TL'lik mal teslim ettiğini, bu nedenle çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini, davalıya fazladan ödenen 200.720,40 TL'lik tutarın ise davalıdan istirdatını talep etmiştir. <br>Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafa 851.590,69TL'lik iş yaptığını, değişik tarihlerde 519.843,00 TL tutarında çek aldığını, ayrıca davacının değişik tarihlerde müvekkili şirket ortağı ... hesabına 279.584,00TL avans ödemesi yaptığını, davacı şirketin müvekkili şirkete kestiği 26/10/2015 tarihli 2.630,88 TL'lik iade faturası düşüldükten sonra, müvekkilinin halen 329.116,81TL davacıdan alacaklı olduğunu, sezonluk çalıştırılacak işçilere avans dağıtmak için, çiftçilerden meyve satın alınması sırasında işçi temin etmek için davacının müvekkili şirket ortağı ...'a değişik tarihlerde avans ödemesi yaptığını, bu avans ödemesi düşülse dahi müvekkilinin yine alacaklı durumda olduğunu savunmuştur.<br>Alınan 10/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinde davalıdan 552.342,48 TL tutarında mal aldığı, davacının davalıya 552.342,48 TL emtiya bedeli ve 283.482,40 TL sipariş avansı olmak üzere toplam 835.824,88 TL ödeme yaptığı, buna göre davacının davalıdan 283.482,40 TL alacaklı olduğu, söz konusu alacak tutarına davaya konu çekin de dahil olduğu tespit edilmiştir. <br>... tarihli bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olduğu, bu çek karşılığında 13/02/2016 tarih ... seri nolu 49.009,32TL tutarında fatura düzenlendiği, ... adına gönderilen 269.589,00 TL'lik ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı defterlerinde kayıtlı olan ... seri nolu 252.738,89 TL tutarlı, ... seri nolu 49.009,32 TL tutarlı iki adet fatura bulunduğu, bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının ticari defterlerinde 19 adet fatura karşılığı toplam 851.590,69 TL tutarında satış faturası düzenlendiği, karşılığında bir adet 2.630,88 TL'lik iade faturası bulunduğu, 11 adet 519.843,00 TL tutarında çek ile toplam 522.423,88 TL tahsilat yapıldığı, cari hesap alacağının 329.116,81 TL olduğu, yapılan tahsilata dava konusu çekin de dahil olduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkemece alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... nolu ve ... nolu iki adet fatura üzerindeki yazı ve imzaların ... elinden çıkmadığı tespit edilmiştir. <br>Bu açıklamalar ışığında, dava dışı ...'a yapılan ödemeler davalı tarafından kabul edilmese de, davalının tek ortağı ve yetkilisinin ... olması, ödemelerin mal bedeli ödemesi açıklaması ile yapılması, ticari ilişkinin davacı ve davalı arasında olması karşısında davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde değildir.<br>Buna karşılık, davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi raporunda, davacının 552.342,48 TL emtia ödemesi, 283.483,40 TL avans ödemesi yaptığı tespit edilmesine rağmen, davalı tarafın ticari defterlerini inceleyen ve tüm dosya kapsamı itibari ile değerlendirme yapan bilirkişi raporunda, tarafların defterlerindeki farklılığın  ... nolu ve ... nolu iki adet faturadan (toplam 301.748,21 TL tutarında) ve davacı defterlerinde ödeme olarak kayıtlı olup davalı defterlerinde ödeme olarak kayıtlı bulunmayan 310.851,00 TL tutarındaki ödeme kayıtlarından kaynaklanması, bu ödeme kayıtlarından 41.262,00 TL tutarındaki ödemelere ilişkin dosyada dayanak belge olmadığının tespit edilmesi ve dayanak belge bulunan ödemelerin tutarının ...'a yapılan 269.589,00TL ödeme olduğunun tespit edilmesi karşısında mahkemece bu hususun dikkate alınmadan karar verilmiş olması hatalıdır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf istemi yerinde bulunmuştur.<br>Dosya kapsamında davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalardan ... nolu ve ... nolu iki adet fatura dışındaki tüm faturalar davacı defterinde de kayıtlıdır. Bu iki adet fatura içeriği malın davacıya teslim edildiği noktasında ispat külfeti davalı üzerinde olup, alınan bilirkişi raporuna göre bu iki adet fatura üzerindeki imza davacı şirket çalışanlarına ait olmayıp, davalının bu iki adet fatura içeriği malın davacıya teslim edildiğine ilişkin başkaca kesin delili bulunmadığından davalının davacıya 848.959,81 TL tutarındaki mal teslim ettiğine yönelik kayıttan  ... nolu ve ... nolu iki adet fatura toplamı olan 301.748,21 TL mahsup edildiğinde çıkan 547.211,6 TL tutarındaki malın davacıya teslim edildiğini davalı ispatlamıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde 552.342,48 TL mal teslim edildiğini ikrar ettiğinden mal teslimi olarak 552.342,48 TL Dairemizce esas alınmıştır.<br>Yine davacının yaptığı ödemeler noktasında ise, davalının ticari defterlerinde 522.473,88 TL' lik ödeme kaydı mevcuttur ki bu tutara dava konusu çek de dahildir. Yine davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ancak dayanak belgesi bulunan 269.589,00TL tutarındaki dava dışı ...'a yapılan ödeme tespit edilmiş olup, davalı cevap dilekçesinde bu tutarın 279.584,00 TL olduğunu ikrar ettiğinden bu tutarın da ödeme olarak kabulü ile davacının davalıya dava konusu çek de dahil 522.473,88+279.584,00= 802.057,88TL ödeme yaptığı anlaşılmakla bu tutardan teslim edilen mal tutarı olan 552.342,48TL mahsup edildiğinde davacının davalıya 249.715,40 TL' lik fazla ödeme yaptığı anlaşılmıştır. <br>Buna göre 49.000 TL tutarındaki yargılama esnasında ödenmekle istirdata dönen çek bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yine fazla ödenen 200.715,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... seri nolu çek bedeli 49.000TL'nin ve 200.715,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 17.058,05 TL harçtan peşin olarak yatırılan 4.264,61 TL harcın mahsubuyla bakiye 12.793,44 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, ( bu hususta 12/05/2022 tarihli harç tahsil müzekkeresi bulunduğundan yeniden işlem yapılmasına yer olmadığına)<br>b-Davacı tarafından yatırılan 4.264,61 TLpeşin harcı ile 29.20 TL başvuru harcının  davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c-Davacı  tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 1.233,25 TL yargılama giderinin, kabul ret oranına göre hesaplanan 1.233,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacı üzerine BIRAKILMASINA,  <br>d-Davalı  tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafından oluşan toplam 3.136,80 TL yargılama giderinin, kabul ret oranına göre hesaplanan 0,391 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacı üzerine BIRAKILMASINA,  <br>e-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>f-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinafa gelen tarafın sıfatı gözetilerek ve aleyhe bozma yasağı gereği  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.930,43TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>g-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>h-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 4.264,60 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan  220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 98,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 319,30 TL yargılama giderinin davacıdan  alınarak davalıya  VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.       <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f176a17098dd6a6","SID":"4c27f95794885ada"}}