{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:31/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:20/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olarak hizmet verdiğini, aralarında 2009 ila 2013 yılları arasında 4 adet  sözleşme akdedildiğini, davalının zaman zaman ödemeleri aksatmasına rağmen işlerin yapılmaya devam edildiğini ancak alacağını tahsil edemeyince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açtığını davanın kabul edildiğini, eldeki dava da devam eden dönem alacaklarının talep edildiğini öne sürmüştür.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olmadığını mahkemenin yetkili olmadığını ayrıca 2011 yılından itibaren davacının müvekkili kayıtlarına giren herhangi bir serbest meslek makbuzunun olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında sadece müşavirlik hizmeti olmadığını müvekkilinin de davacıya depolama hizmeti verdiğini, davacının gezi eğlence ücretlerinin karşılandığı kendisine araç tahsis edildiğini, bu borçlara ilişkin kendisine fatura gönderildiği asıl alacaklı olanın müvekkili olduğunu, bu taleplerinin Antalya 2.ATM dosyasında da öne sürüldüğünü ancak bu bedellerin mahsubu gerektiğini öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; \"..Taraflar arasında 2009 yılında başlayan bir gümrük müşavirlik hizmet ilişkisi olduğu tartışmasızdır. Sorun dava konusu dönem olan 30.09.2010 tarihi sonrası davacının davalıya hizmet verip vermediği ve vermişse bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Gümrük müdürlüklerinden gelen yazı cevapları ve bilirkişi raporuna göre bu tarihten ... yılına kadar davalının davacıdan hizmet almaya devam ettiği, kısmen de ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı defter tutma yükümlüsü olmayıp alacağını serbest meslek makbuzuna dayandırmıştır. Serbest meslek makbuzu her ne kadar HMK'nın ticari defter hükümlerine tabi olmasa da alacağın varlığını ispata yarar yazılı delil başlangıcı sayılacaktır. Davalının banka yoluyla yaptığı kısmi ödeme de dikkate alındığında taraflar arasında bu döneme ilişkin bir hizmet ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus kesinleşen mahkeme dosyasında da sabittir. Davalı ise hizmet ilişkisinin reddine yönelik olduğu, bu iddiasının doğru olmadığının anlaşıldığı ve ödemeye ilişkin başkaca bir kayıt da sunmadığı görülmektedir. Davalı mahsup talebinde bulunmuş ise de  bu talebin kesinleşen Antalya 2.ATM dosyasında değerlendirilip reddedildiği görülmekle mahkememizce de mahsup talebi dikkate alınmamıştır. Diğer yandan davalı ticari defter deliline de dayanmamıştır. Açıklanan bu hususlar göz önüne alındığında davacının bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde sunduğu hizmete ilişkin ücretini alamadığı, bu ücrete KDV'nin de (103.998 x 118/100: 122.717,64 TL) eklenmesi gerektiği anlaşılmakla..\" şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece zaman aşımı def-ilerinin değerlendirilmediğini, zaman aşımı def-ilerini tekrar ettiklerini, fotokopi belgelere dayanarak, tek taraflı davacıya ait kayıt ve belgelerin incelenmesi ve müvekkiline ait kayıt ve belgelerin incelenmeksizin eksik hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari defterlere delil olarak dayanmalarına rağmen mahkemece bu hususun gözden kaçırıldığını, mahkemenin hizmete ilişkin ücrete kdv'nin de eklenmesi gerektiği yönündeki kararının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, taraflar arasındaki müşavirlik hizmet sözleşmesi gereği alacak istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı taraf, cevap dilekçesi ile zaman aşımı def-inde bulunmuştur.<br>Zamanaşımı, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olup, alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde etkin bir hukuki himayeden, başka bir deyişle, dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki, alacağın salt zamanaşımına uğramış olması, onun eksik bir borca dönüşmesi için yeterli değildir; bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu,  05.05.2010 gün ve E:2010/8-231, K:255 sayılı ilam).  zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise, bir savunma aracıdır (Kuru, Baki:Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:IV, İstanbul 2001, Cilt:2, s.1761;Von Tuhr. A.:Borçlar Hukuku (C.Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:1-2, s.688 vd.;Canbolat, Ferhat:Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları, EÜHF Dergisi, Cilt:III, Sayı:1, Kayseri 2008, s.255 vd.; HGK’nun 06.04.2011 gün ve E:2010/9-629, K:2011/70 sayılı ilamı).<br>Gümrük müşavirliği hizmeti niteliği gereği 6098 sayılı TBK.'nun 502 vd. düzenlenen vekalet sözleşmesi kapsamındadır (Yargıtay 11. HD. 08/11/2011 tarih, 2009/9774 E. 2011/2434 K.).  Vekalet sözleşmesi, 6098 sayılı TBK.'nun 502. maddesinde; \"Vekalet sözleşmesi, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir\" şeklinde tanımlanmıştır. Bu açıklamalara göre,  gümrük müşavirinin niteliği ile iş sahibi adına yapabileceği işler gümrük kanununa göre belirlenmeli, bu işlerin yapımında tarafların hak ve yükümlülükleri ise gümrük kanunundaki ilgili hükümler ile vekalet sözleşmesi hükümleri uygunlanmalıdır (Gümrük müşavirlerinin temsil yetkisinin vekalet sözleşmesine dayandığı konusunda bkz; BAŞ, Merve Nur, Gümrük Müşavirlerinin Mesleki Faaliyetleri  Kapsamında Dolaylı Temsil Yetkileri ve  Hukuki Sorumlulukları, / Hacettepe HFD, 6(1) 2016, 193–212, s. 202).<br>6098 sayılı TBK m. 147/5 gereği vekalet sözleşmesinden doğan alacaklar 5 yıllık zaman aşımına tabidir. Mahkemenin gerekçesinde de belirttiği üzere, bilirkişi raporundan da, ... yılına kadar davalının davacıdan hizmet almaya devam ettiğine yönelik tespitlerin olduğu anlaşılmakla, bunun yanında kısmen de ödeme yaptığı görülmektedir. Kısmen ödeme yaptığı tarih ya da hizmet almaya devam ettiğinin belirtildiği tarih dahi baz alınsa, uyuşmazlıkta zamanaşımının dolduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle, zaman aşımının dolduğu anlaşılmakla, mahkemece, bu sebeple davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olmuş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/01/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-A-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE;<br>B-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,<br>C-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak, alınması gerekli 615,40 TL maku ret karar harcının, davacı tarafça yatırılan 2.220,08 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan miktarın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,<br>D-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>E-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>F-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/04/2022  tarih ve  ... Esas, ... Karar  sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>G-Zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>H-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan  2.095,71 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 110,10 TL posta masrafı, tebligat gideri olmak üzere toplam 330,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.      <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ca14e7abdb1d0db","SID":"3aa8e2e7dcadf24e"}}