{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2187 <br>KARAR NO:2025/843<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/10/2020<br>NUMARASI:2019/1022 Esas -  2020/595 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında müvekkilin 01/12/2018 tarih ... seri numaralı ve ¨343.273,02  bedelli fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağı nedeniyle ... sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak, davacı müvekkilin alacağı talep edildiğin, davalı ödeme emrini 21/12/2018 tarihinde tebellüğ etmiş, 28/12/2018 tarihli dilekçe ile borca itiraz ederek takibin durduğunu,  davalı -borçlunun soyut, açıklama içermeyen ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı yan hakkında aynı zamanda huzurdaki davaya konu edilmemiş olan başkaca faturalara dayalı alacakları  için ... sayılı dosya ile takibe geçilmiş, bu takibe de yine itiraz edilmesi üzerine hem davalarına konu ... hem de davalarına konu edilmeyen ... sayılı dosyalar için Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu ... Ticari dosyası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, bu başvuru neticesinde ... sayılı dosya üzerinden anlaşma sağlandığını ve bu borcun ödenmediğini, ancak davalarına konu ... sayılı dosya ve bu dosyaya konu 01/12/2018 tarih ... seri numaralı ve ¨343.273,02 bedelli fatura alacakları hakkında ise arabuluculuk aşamasında anlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini, arabuluculuk sürecinin ardından davalı yan ile karşılıklı görüşmeler yapılmış ve 07/08/2019 tarihli ...sayılı avukatlık kanunu madde 35/a atfıyla İ.İ.K. madde 38 uyarınca ilam vasfına haiz protokol davacı ve davalı asil ve vekilleri\" tarafından imza altına alındığını, bu protokol uyarınca davalı taraf fatura içeriğini kabu ettiğini ve kayıtlarına alacağını borcun  ödeneceğini kabul ve ikrar ettiğini, buna rağmen davacı anılan protokolde belirlenen ödeme yükümlülüğüne uymayarak protokolü ihlal ettiğini, ilgili belge mahkeme ilamı hükmünde olmakla, dava konusu fatura içeriğini bu belgede kayıtlarına almayı kabul eden davalının artık defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesine gerek bulunmadığını, zira davalı faturayı ilam niteliğine haiz belge ile kabul ettiğini, bu esnada davalı tarafından müvekkili alacağına karşılık aşağıda dökümü yapılan kısmi ödemeler gerçekleştirildiğini,  davalı aleyhine başlatılmış olan takipte, yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle T.B.K. Madde 100 uyarınca feri ve faizlere mahsup edileceği öngörüldüğü ve alacağın üzerinden bir yılı aşkın zaman geçtiği dikkate alındığında bu ödemeler ilgili dönemdeki faiz ve yargılama giderlerini dahi karşılamadığından, asıl alacağa ilişkir herhangi bir tahsilat yapılamadığını, bu nedenle de huzurdaki dava halen ödenmemiş olan asıl alacak üzerinden ikame edilmek durumunda kaldığını, bu nedenlerle davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalının % 20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Bu iddia hiçbir şekilde doğru olmayıp aşağıda ayrıntılı izah edileceği üzere,  haksız ve dayanaksız açılan davanın reddi gerektiğini, öncelikle belirtmek gerekirse, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve dayanıksız olup,  mahkemenizde açılan huzurdaki  işbu dava  hukuka aykırı bulunmakla davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ¨343.273,02 tutarındaki  faturaya konu ürünler teslim alınmamış ve ürünler davacı tarafa iade edileceği belirtildiğinde karşı taraf  müvekkili şirket aleyhine haksız ve hukuku aykırı ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, işbu icra takibine konu konsinye ürünlerin tarafımızca kabul edilmemesi ve bu kapsamda cari hesap bakiyesinin oluşmaması nedeniyle icra takibine itiraz edildiğini, davacı taraf ürünlerin şirketin teslim almasını ve bu kapsamda alacağının ¨185.000,00 çek +¨10.000,00 avukatlık ücreti ödemesi yapılması şeklindeki  kabulü ile  taraflar sulh anlaşması yapıldığını,  07.08.2019 tarihine davacı tarafa teslim edilen ¨ 185.000,00 değerindeki ekli bilgileri yazılı bonoyu teslim alması ve ¨10.000,00 nakit ödeme sonrası, karşı taraf işbu dava konusu icra dosyasına konu tüm hak ve alaklarından feragat ettiğini, ilgili husus davacının protokolde yazılı beyanı ile sabit olduğunu, karşı taraf bakiye senet alacağı için 16.12.2019  tarihinde müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, taraflar arasında yapılan 07.08.2019 tarihli protokol hükümleri açık olduğunu, karşı taraf müvekkili şirketten bono teslim aldıktan sonra hiçbir şekilde itirazın iptali davası açamayacağını, protokol konusu senede istinaden ödemeler devir sürecinden geçmekte olan müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bu husus karşı tarafın da kabulünde olduğunu, karşı taraf protokolün ilam nitelinde belge olduğunu ve geçerliliğini de dava dilekçesinde açıkça kabul ve ikrar ettiğini, dava konusu belgenin mahkeme ilamı niteliğinde olduğundan artık faturaya konu alacak için bilirkişi incelemesi yapılmaması gerektiğini belirttiğini,  yukarıda açıkça ifade ettikleri üzere söz konusu faturaya konu alacak için  senet verildiğini ve bu senede istinaden artık dava konusu icra dosyası için dava açılmayacağı davacının açık beyanı ile de kabul imza altına alındığını,  ... sayılı dosyası 07.08.2019 tarihli protokole istinaden verilen ¨ 185.000,00 tutarındaki bono ile dava konusu yapılmayacağı kabul ve imza altına alındığını, bu nedenle  karşı tarafın işbu dava konusu ... sayılı icra dosyasına   ilişkin açmış olduğu huzurdaki dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple icra takibine (borca, faize ve faiz oranına) vaki itirazlarının yerinde olup, haksız ve kötü niyetle açılan icra takibi nedeniyle davacının asgari %20 kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Davacı ile davalı arasında, davacının, davalıya tekstil malzemesi satması şeklinde ticari ilişkinin olduğu, ancak taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir anlaşma ve/veya cari hesap sözleşmesi olmadığı,davacının  cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine 19/12/2018 tarihinde, ödenmeyen fatura alacağını dayanak göstererek, davalı aleyhine ... sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiği, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine huzurdaki itirazın iptali davalarının açıldığı,davalı-borçlunun itirazından sonra taraflar arasında 07/08/2019 tarihli protokol imzalandığı,yukarıda açıklandığı üzere bu protokolün borcun yenilenmesi sözleşmesi olduğu,davalının borcunun yenilenerek davalıya yeni süre verildiği,artık davacının eski borçtan kaynaklı olarak talepte bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine,davacı tarafından girişilen icra takibinin kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve girişilen icra takibinin ilk başta haklı olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağı için davalı tarafa akabinde ise karşı taraf ile şifahen yapılan görüşmeler neticesinde 07/08/2019 tarihli 1136 sayılı avukatlık kanunu madde 35/a atfıyla İ.İ.K. madde 38 uyarınca ilam vasfına haiz protokol davacı ve davalı asil ve vekilleri tarafından imza altına alındığını, taraflar arasında akdedilen protokolün tecdit olarak yorumlanmasının mümkün olmadığını, borç miktarının değiştirilmesi hali tecdit olarak yorumlanamayacağını, en nihayetinde mevcut olan bir borç için sonradan kambiyo senedi verilmesi hali de tecdit olmadığını, aksine bu durum yenileme karinesi yasağına tabi olduğunu, akdedilen protokolün geçersiz olduğunu,sözleşmenin 4. maddesinde \"ödemenin yapılmaması halinde işbu protokol geçersiz olacaktır.\" hükmü amir olup yine sözleşmenin 1. maddesinde 185.000,00-tl bedelli ve 20.09.2019 vade tarihli 1 adet bononun tarafına verileceği kararlaştırılmış ve ödeme günü 20.09.2019 olarak tayin edildiğini ancak davalı taraf ödemeyi vadesinden çok sonra hatta kambiyo takibi başlatılıp, takip kesinleştirilip aradan da uzun bir zaman geçtikten sonra yaptığını, işbu haliyle ve protokolün 4. maddesi de gözetilerek taraflar arasında akdedilen sözleşme geçerliliğini yitirdiğini, her ne kadar yerel mahkeme protokoldeki ödemenin yapılmaması ibaresini sadece 10.000,00-tl lik ödeme olarak dar şekilde yorumlamış ise de toplam borcun %3 ü nispetinde bir tutarın ödenmesi halinde tüm haklarından ferah etmenin hayatın olağan akışına son derece ters olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin dar yorumunun kabul edilemeyeceğini, protokoldeki ödemenin yapılmaması ibaresinden kasıt tüm borcun yani 195.000,00-tl nin ödenmesi olup sözleşmenin geçerliliğini yitirmesi ve parayı tahsil edememesi hasebiyle de huzurdaki itirazın iptali davası açıldığını, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tecdit olduğunu varsaysak bile yapılan bu sözleşme geçersiz hale geldiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, borcun yenilenip yenilenmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 343.273,02 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 19/12/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasında ... sayılı takip dosyasına ilişkin 07/08/2019 tarihli sulh ve ibraname protokolü imzalanmış ve bu protokolün 1. Maddesinde, taraflarca takip borcuna ilişkin olarak tüm asıl alacak, icra masraf ve harçları, faiz ve ücreti vekalet v.s. dahil olmak üzere tüm fer'ileri ile birlikte toplam 195.000,00-TL olarak anlaşılmış olup, bu tutar için 20.09.2019 vade tarihli 185.000,00 TL bedelli 1 adet bono teslim edileceği ve 10.000,00 TL'nin nakit olarak elden ödeneceği kararlaştırılmıştır.Daha sonra, davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... lehine 05/08/2019 tarihinde, 20/09/2019 vadeli ve 185.000,00 TL bedelli bono keşide edilmiştir. Bu bono davacı tarafından ... sayılı dosyasında 16/12/2019 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konu edilmiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 133. maddesine göre, yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.Taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi, \"Bononun alacaklı tarafından teslim alınması ile birlikte, alacaklı taraf Büyükçekmece 2. İcra Dairesi'nin .... sayılı icra dosyasına ilişkin tüm hak ve alacaklarından feragat edecektir.Tarafların iş bu protokolle anlaşmış olmaları nedeniyle alacaklı şirket ve vekili tarafından hiçbir şekilde borçlu aleyhine iş ve işlem yapılmayacak, talep açılmayacak, itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası ve takibe konu 01.12.2018 tarihli 174666 seri numaralı faturaya ilişkin herhangi bir alacak davası açmayacaktır.\" şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre eski borca dayanılarak talepte bulunulamayacağı açıkça düzenleme altına alınmıştır. Buna göre anılan anlaşma ile taraflar arasındaki eski borç sona erdirilmiş ve yeni bir borç kabul edilmiştir. Bu durum ise TBK'nın 133/1. maddesi anlamında yenileme(tecdit) niteliğindedir.Davacı tarafça, sözleşmenin 4. Maddesinin son cümlesinde ödeme yapılmaması halinin protokolü geçersiz kılacağının düzenlendiğini ve davalının borcu ödememesi nedeniyle protokolün geçerliliğini yitirdiğini ileri sürmüş ise de, protokol uyarınca alınan bononun davalıya iade edilmeyerek kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edilmesi karşısında, protokolün geçersiz hale geldiğinin kabulü mümkün değildir.Takibe konu 01.12.2018 tarihli 174666 seri numaralı faturadan kaynaklı borç Taraflar arasında imzalanan ve yenileme niteliğinde bulunan 07/08/2019 tarihli sulh ve ibraname protokolü sona ermiş olup, bu borcun talep edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"025878f551ba4499","SID":"726032a926e050b4"}}