{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2147 <br>KARAR NO:2025/858<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/10/2021<br>NUMARASI:2020/70 Esas -  2021/1078 Karar<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili bankanın ... Şubesi' ile dava dışı ... Şti arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalının ise bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşme uyarınca dava dışı ... şirketine taksitli ticari kredi ve ticari kredili mevduat kredisi kullandırıldığını, davalı borçlunun Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine kendi serbest iradeleri ile borcun tamamına kefil olduğunu, davalı borçlunun imzalanmış olan sözleşmelere aykırı davranarak müvekkili bankadan kullandığı kredi borçlarını geri ödememesi nedeniyle davalı borçlulara; Üsküdar 13. Noterliği'nin 11/02/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve borçlarını ödemesi bildirilmiş ise de bugüne dek borcun tamamını ödemediğini, bunun üzerine borçlu hakkında ... sayılı dosyasından haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, borçlunun itirazlarının hiçbir haklı dayanağı bulunmadığını, itirazın müvekkili bankanın alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını, borçlu tarafından bugüne kadar borcun kapatılmadığını, borçlunun müvekkili bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ettiğini, söz konusu iddianın tamamen asılsız olduğunu, tüm bu nedenlerle ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde anapara ve bu anaparaya karşı yapılmış masraf, işlemiş faiz ve işleyecek faiz, faiz oranı, BSMV ve tüm ferilere karşı yapılan itirazlarının iptali ile takibin borçlu kefil açısından devamına, davalının %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Asansör şirketinin ticari bağlantısının pay devri ile 2015 yılında sonlandığını, müvekkilinin davacı banka ile kredi sözleşmesi imzalayan dava dışı ... Asansör şirketinin paydaşı iken 08/12/2015 tarihinde Üsküdar 13. Noterliği'nin ...yevmiye numarası ile keşide edilen ''Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'' ile şirkette bulunan 200.000 TL'lik payını 200.000 TL karşılığında...'e devrettiğini, işbu devir sözleşmesinin şirket genel kurul onayı ile hüküm doğurduğunu, bu durumun 18/12/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini,müvekkilinin hukuki tüm sürecin tamamlanmasını müteakiben çalışmış olduğu tüm bankalara faks ve mail aracılığıyla ... Asansör şirketinde bulunan paylarını devrettiğini, ilan tarihi itibariyle doğacak borçlardan sorumlu olmadığını bildirdiğini, davacının ... Şubesine kayıtlı bulunan ... numarasının da işbu bankalar arasında olduğunu, davacının delil olarak sunduğu kredi sözleşmesinin pay devri gerçekleştikten 3 yıl sonrası 2018 yılına ait olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin borçlu tarafından imzalanmasından üç yıl önce şirketten ayrıldığını, gerek hissedar gerekse kefil olarak hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacının delil olarak sunduğu kredi sözleşmesinde müvekkilinin ismi ve imzasının hiçbir sayfada bulunmadığını, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi incelendiğinde borçlu olarak ... Asansör şirketi bulunduğunu, Sözleşmenin 28.sayfasında bulunan ve borç altına giren şirketin yükümlülüklerinin sonlandığı 14.2.maddenin altında 2'şer adet kaşe ve imza ile ... Asansör şirketinin yer aldığını, dolasıyla bu sözleşme ile kurulan borç ilişkisinde borcun tamamından sorumlu birinci borçlunun ... Asansör şirketi olduğunu, müteselsil kefil başlığının yer aldığı 28.sayfanın 14.3.maddesinde açıkça ve tek kişi olarak... şahsi imzası ile bulunduğunu, arka sayfa olan 29.sayfada ise kefalet beyanı, türü, miktarı ve tarihinin belirtildiği kısımda yine açıkça ve tek kişi olarak ... şahsi imzası/adresi ile müteselsil kefil olarak bulunduğunu, sonuç olarak tüm sözleşme incelendiğinde müvekkilinin borçlu ya da müteselsil kefil olduğuna dair bir beyan yer almadığını,  davacının dava dilekçesinde borçlulara kredi borcunun ödenmesi hakkında ihtar gönderdiğini, bu ihtara rağmen borcun ödenmediğini belirttiğini, ancak gönderilen ihtarnamede hangi sözleşmeden doğan borcun kat edildiğinin belirtilmediğini, sadece '' karton no, kredi türü, anapara, faiz, toplam'' gibi başlıklara yer verildiğini, müvekkilinin 2015 yılında şirket ortaklığından ayrıldığından ilan tarihinden itibaren doğan borçlardan sorumlu olmadığını, dolayısıyla müvekkiline 11/02/2019 tarihli keşide edilen ihtarnamenin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, icra takibine yapılan itirazın açık, anlaşılır ve hukuki delillere dayalı bir itiraz olduğunu, icra takibine girişmekte kötü niyetli olan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız açılan davanın reddini, dava konusu alacağın müvekkiline yöneltilemeyeceğini bilen davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dışı asıl borçlu ... Şti ile akdetmiş olduğu kredi sözleşmesinin kefili olarak sözleşmeye imza koyan davalı... aleyhinde yapılan takibe itiraz neticesinde duran takibi harekete geçirmek için eldeki somut itirazın iptali davasını açtığı, davanın süresinde olduğu, bu nedenle mahkememizce uyuşmazlığın esasının incelendiği, dosyaya konu ihtilafın çözümü özel bilgi, beceri ve uzmanlık gerektirmekle dosya kapsamında bankacı bilirkişiden rapor  alındığı, mahkememizce aldırılan 25/06/2021 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bulunmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, bu kapsamda  davacı bankaca   dava dışı asıl borçlu ... Şt ile arasında 09/10/2014 tarihli 470.000,00 TL limitli ve 12/03/2018 tarihli 500.000,00 TL limitli iki adet Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığının ihtilafsız olduğu, bu sözleşmeler incelendiğinde  09/10/2014 tarihli sözleşmede dosyamız davalısı... ile birlikte dava dışı ...'ün,  12/03/2018 tarihli sözleşmede  ise sadece dava dışı...'ün müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının  bulunduğu, davacı bankaca akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden  dava dışı asıl borçlu... Ltd.'ye  12/03/2018 tarihinde 150.000,00 TL tutarlı taksitli kredi ve ticari kredili mevduat hesabı kullandırıldığı, takip dosyası incelendiğinde davacı bankanın davaya konu ... sayılı dosyasında takip tarihi olan 05/03/2019 tarihi itibariyle  taksitli kredi için 141.443,25 TL , ticari kredili mevduat hesabı için ise 16.586,97 TL olmak üzere toplam 158.030,22 TL talep edildiği , ancak davacı bankanın takip talebinde ikili bir ayrıma giderek dava dışı asıl borçlu ve dava dışı diğer müteselsil kefil...'ü alacağın tamamından sorumlu tutarken, dosyamız davalısı...'ü ise sadece ticari kredili mevduat hesabı alacağından sorumlu tuttuğu, tekmil dosya kapsamından  dosyamız davalısının davaya konu edilen  sözleşmelerden sadece 09/10/2014 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunduğu,12/03/2018 tarihli diğer sözleşmede ise  imzasının bulunmadığı, dosya kapsamında sunulan esktreler ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da sarihen görüldüğü üzre takibe ve davaya konu edilen kredili mevduat hesabının, davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı  ikinci bir sözleşme sonrasında borç bakiye vermeye başladığı, diğer bir ifade ile davalının sorumlu olduğu ve imzasının bulunduğu kredinin ödenmesinde sorun olmadığı ancak ikinci sözleşme olan ve davalının imzasının bulunmadığı, kefil olmadığı 12/03/2018 tarihli  kredi sözleşmesinden sonra davaya konu borcun meydana geldiği dolayısıyla davalının bu krediden dolayı kefil sıfatıyla sorumluluğunun doğmayacağı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının geçerli bir kefaleti bulunduğunu, yerel mahkeme dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemeleri neticesinde davalının kefaletinin ...’ler kapsamında geçerli bir kefalet olduğunu, davalı ve dava dışı firma aleyhine başlatılan ilamsız takip dosyasının incelenmesi neticesinde anlaşılacağı üzere, davalının ilamsız takip dosyasına konu borçlu tutulduğu tutarın 16.586,97 TL'sı olduğu görülebileceğini, nitekim bilirkişiler tarafından da davalıdan 15.974,76 TL'sı alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine kredi alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı kefilin kefaletinin bulunmadığı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi nedeni ile bankaya karşı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. <br>Davacı banka ile dava dışı ... Şti. arasında 09/10/2014 tarihinde imzalanan 470.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesine davalı... müteselsil kefil olmuştur. Bundan sonra yine davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu şirket arasında 12/03/2018 tarihinde 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır.Davalı...'ün sonraki Genel Kredi Sözleşmesine kefaleti bulunmamaktadır.Davacı takip alacaklısı tarafından kredi borçlusu ve davalı kefil hakkında ...sayılı dosyasında ticari kredili mevduat borcu 16.213,68 TL asıl alacak, 355,51 TL işlemiş faiz, 17,78 BSMV alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine icra takibi durmuştur.Davacı taraf itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı... ise ikinci Genel Kredi Sözleşmesine kefaletinin bulunmadığını ve bu nedenle borçtan sorumlu olmadığını savunmaktadır.Davalı...'ün müteselsil kefil olduğu kefaletnamede sözleşmenin konusu kredi alan şirketin kullandığı/kullanacağı kredilerin doğmuş ve doğacak borçları olarak gösterilmiştir. Görüldüğü üzere davalı...'ün kefil olduğu kredi sözleşmesi dışındaki Genel Kredi Sözleşmeleri borçlarından dolayı da bankaya karşı kefil olarak sorumlu olacağına ilişkin kefalet sözleşmesinde bir düzenleme bulunmamaktadır.Davalının kefalet imzasını taşıyan 09/10/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun bir noktada ödenmiş olması davalı kefilin, kefalet sorumluluğunu; daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden sona erdirmez ise de, banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması halinde ise, şayet yeni sözleşmede ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaz ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde, bu yeni kullandırılan krediden dolayı borcu ödenerek kapatılan ilk sözleşmeye kefalet eden davalının sorumluluğundan söz edilemez.Mahkemece alınan ek raporda davalı...'ün akdedilen sözleşmelerden sadece 09.10.2014 tarihli sözleşmede imzasının bulunmasına, 12.03.2018 tarihli ikinci sözleşmede imzasının bulunmamasına karşın, ibraz edilen ekstrelere göre, takip ve dava konusu kredili mevduat hesabının, davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı ikinci bir sözleşme sonrasında borç bakiye vermeye başlamış olması, davacı bankanın ikinci sözleşmenin düzenlenme tarihinde kredili mevduat hesabı limitini düşürmek suretiyle yeni sözleşme kapsamında ticari kredi mevduat hesabı limitinde düzenlemeye gittiği tespit edilmiştir. Buna göre, davalı kefil, kendisi yönünden takibe konulan ticari kredili mevduat borcu imzasının bulunmadığı sonraki sözleşmeden kaynaklandığından, bu borçtan sorumlu değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, davalı yönünden icra takibinde 16.586,97 TL talep edilmiş olduğu nazara alındığında dava değerinin kredi borçlusu şirket hakkındaki takip değeri olan 158.030,22 TL olarak gösterilmesi maddi hata niteliğindedir. Bu durumda davalı yararına takdir edilecek vekalet ücretinin 16.586,97 TL üzerinden belirlenmesi gerekirken 18.962,87 TL vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmemiştir.Alınan peşin harcın maktu harcın mahsubu ile iadesine karar verilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin bu yöndeki talebi yerinde değildir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince 18.962,87 TL vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE, 2-İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gerekli 59,30-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.908,62 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.849,32‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlülükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 16.586,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafın istinaf aşamasında yapılan posta gideri 64,60 TL ve istinaf kanun yoluna başvuru harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 226,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair,dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2aed92746603b337","SID":"3003082ede4e2edd"}}