{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2129 <br>KARAR NO:2025/842<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/03/2021<br>NUMARASI:2018/451 Esas -  2021/131 Karar<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.02.2018 tarihinde davalı şirket merkezinde davalı şirketin 2015 - 2016 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkilinin, davalı şirketin toplam 5.000.000 adet hissesinin 1.658.300 adedine sahip olduğunu, bahsi geçen genel kurul toplantısının hazırlık aşamasında usulsüzlükler yapıldığı gibi toplantıda da haksız, yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı olarak bir takım kararlar alındığını, bu sebeple genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesi gerektiğini, toplantıya çağrı kanuna ve usule aykırı olduğunu, 23.02.2018 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağına dair alınan yönetim kurulu kararının 15.01.2018 tarihli olduğunu, genel Kurul Toplantı Tutanağında da belirtildiği üzere yönetim kurulunun 15.01.2018 tarihli işbu kararı yine her nasılsa 15.01.2018'de flaş haber gazetesinde yayınlanabildiğini, alınan bir kararın aynı gün gazetede ilan edilebilmesi fiilen mümkün olmadığından burada açıkça usule aykırı davranıldığını, diğer yandan 23.02.2018 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağına dair alınan yönetim kurulu karan Yönetim Kurulu Başkanı olmaksızın başkan yardımcısı ve iki üyenin imzası ile alındığını, Yönetim Kurutu Başkan vekilinin yönetim kurulunu toplantıya çağırması ancak yönetim kurulu başkanının geçerli bir mazereti olması halinde mümkün olduğunu, dolayısıyla genel kurut yapılmasına dair alınan yönetim kurulu kararının kanuna aykırı olduğunu, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantılarının aynı anda yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, genel kurul toplantı tutanağından da açıkça görüleceği üzere aynı toplantıda aynı oylamada hem 2015 hem de 2016 yıllarına ilişkin olarak birlikte toplantı yapıldığını ve birlikte ibra oylaması yapıldığını, bu şekilde 2015 ve 2016 yıllarına yönünden birlikte olağan genel kurul toplantısı yapılmasını ve yönetim kurulu üyelerinin her iki yıl için de birlikte ibra edilmesi açıkça kanuna ve usule aykırı olduğunu, yönetim kurutu üyelerinin ibra oylamasında oy kullanıp kullanamayacaklarına ilişkin oylamaya dair 4. madde kanuna açıkça aykırı olduğunu, genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesinin 3. paragrafında görüleceği üzere ... ve ... vekilinin şirket ortaklarından ..., ..., ... ve ...'ın yönetim kurulunu ibra hususunda hiç oy kullanmamasına yönelik talebi değerlendirildiğini ve ... ve ...'ın 1.666.700 adet hissesinin olumlu oyuna karşılık diğer ortakların 3.333.300 adet hissesinin olumsuz oyuyla talep oy çokluğu ile reddedildiğini ve oylamaya geçildiği şeklinde açıkça TTK m. 436/2 'e aykırı olarak oylama yapıldığını, Yönetim kurulu üyelerinin ibrası hususunda hiç oy kullanmaması talep edilen bu ortaklar aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduklarından kanunen oy haklan bulunmadığını, bu hususta oylama yapıldığını ve bu kişilere oy hakkı vermenin açıkça kanuna aykırı olduğunu, davalı şirketin bilançolarının gerçeği yansıtmadığı bu sebeple özel denetçi atanması gerektiği yönündeki talep gerekçesiz olarak reddedilmiş olup yapılan ibralar bu yönüyle de açıkça geçersiz olduğunu, 2015-2016 yıllan hesap dönemine ilişkin finansal tablolann okunmasını, müzakeresi ve onaya sunulması ile ilgili 3. maddenin görüşülmesinde, davacı tarafından şirket ile ortaklar arasındaki hesap hareketlerine yönelik ayrıntısı ek-1'de sunulan genel kurul toplantı tutanağından görüleceği üzere sorular yöneltildiğini bilgi ve belge ile özel denetçi tayini talebinde bulunulduğunu, ancak bu talep gerekçesiz olarak reddedildiğini, diğer taraftan davacı tarafından davalı şirkete karşı İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/58 esas sayılı dosyası üzerinden bilgi alma ve inceleme talepli dava açıldığını, bu davada verilecek karar kesinleşene kadar flnansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı konuların ertelenmesi toplantı başkanından talep edilmişse de toplantı başkanı bu talebi de gerekçesiz olarak reddettiğini, tüm bu sebepler muvacehesinde gerek toplantıya çağrı aşamasındaki usul ve yasaya aykırı işlemler gerekse toplantı anında ibraya ilişkin yapılan oylamadaki usul ve yasaya aykırılıklar nazara alınarak davalı şirketin 23.02.2018 tarihinde alınan 2015-2016 yılına ilişkin olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek davalı şirketin 23.02.2018 tarihinde alınan 2015-2016 yılına ilişkin olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Genel kurul çağrı merasiminde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, davacı vekillerinden Av. ..., Beşiktaş 25. Noterliği aracılığı ile 23.11.2017 tarih ve ...Yevmiye numarasında kayıtlı bir ihtarname keşide ederek 2015 ve 2016 yıllarına ait davalı Şirket Yıllık Olağan Genel Kurul Toplantılarının süresi içinde yapılmadığını ve şirket genel kurulunun toplantı için çağrılması gerektiğini ihtar ettiğini, İhtarnamenin 24.11.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, bunun üzerine davalı şirket Yönetim Kurulu 27.11,2017 tarihi itibariyle ilgili yıllara ait Yıllık Faaliyet Raporlarım hazırladığını ve Şirket Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın 04.12.2017-10.01.2018 tarihlerine isabet eden zaman aralığında Amerika Birleşik Devletlerine yapacağı önceden planlı seyahat nedeniyle toplantının 12.01.2018 tarihinde yapılması için prensip karan alındığını, daha sonra davalı şirket Yönetim Kurulu 25.12.2017 tarihinde toplanarak Şirket Genel Kurulu Toplantısı'nın 12.01.2018 tarihinde saat 10:30'da yapılmasına karar verdiğini, şirket Yönetim Kurulu Başkanı ..., Yönetim Kurulunun toplandığı gün sağlık nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri'nde seyahatte bulunduğu için Yönetim Kurulu toplantısında hazır bulunamadığını ve toplantıya Başkan Vekili sıfatıyla ... vekalet ettiğini, öte yandan ...'ın 12.01.2018 tarihinde yapılacak Genel Kurul Toplantısında da hazır bulunamama ihtimaline karşı seyahat öncesinde ...'a vekalet verdiğini, nitekim ... seyahatten 15.01.2018 tarihinde dönmüş olup, 12.01.2018 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında vekaleten temsil edildiğini, şirket Genel Kurulu 12.01.2018 tarihine isabet eden belirlenen gün ve saatte toplandığını, ancak Genel Kurul Toplantısı bu defa davacı vekilinin talebi üzerine toplantı tutanağında beyan olunan nedenlerle 1 ay sonraya ertelendiğini, genel kurul toplantısının ertelenmesi üzerine toplantı bitiminde zaten şirket merkezinde hazır bulunan Şirket Yönetim Kurulu 12.01.2018 tarihinde yani aynı gün toplanarak gündemin görüşülmeyen maddelerinin görüşülmesi için 23.02.2018 tarihinde toplantının yeniden yapılmasına dair karar aldığını, ancak 12.01.2018 tarihli Yönetim Kurulu Karan tutanağı hazırlanırken tapaj hatası yapıldığını ve toplantı tarihi sehven 15.01.2018 olarak yazıldığım bunun sadece bir yazım hatası olduğu zaten İstanbul 5. Noterliği tarafından 12.01.2018 tarih ve ...Yevmiye Numarası ile yapılmış tasdik işleminden de açıkça görüldüğünü, 15.01.2018 tarihinde alınmış bir karann 12.01.2018 tarihinde noterlik makamından geçirilmiş olması imkan dahilinde olamayacağı için bu durumun varlığının tartışmadan uzak olduğunu, buna göre 12.01.2018 tarihinde yapılmış toplantı ilanının 15.01.2018 tarihinde Flashaber gazetesinde yayınlanmış olmasında da garipsenecek bir durum olmadığım, dilekçenin bu bölümünde ortaya konulduğu gibi esasen şirket genel kurul toplantılarının yapılmadığını ihtar eden ve öte yandan da toplantının gerçekleşmemesi için elinden geleni yapan tarafın davacı olduğunu, davacı taraf önce genel kurulun ertelenmesini istediğini ve bilahare isteği üzerine ertelenen genel kurulda alınan kararların çağrı usulsüzlüğünden dolayı iptalini istediğini, çağrıda herhangi bir usulsüzlük olmadığını, Genel Kurut Toplantısından davacı dahil tüm ortakların haberleri olduğunu ve tüm ortakların toplantıya katıldığını, hiçbir ortağın toplantıya katılamamaktan dolayı mağdur olmadığını, davacı dahil tüm ortakların katılmış olduğu toplantının çağrıda usulsüzlük iddiası iptali istenmesi kötüniyetli bir davranıştan başka bir şey olmadığını, toplantıya tüm ortaklar iştirak ettiğinden Genel Kurulun çağrısız bir genel kurul olarak nitelendirilmesi de mümkün olduğunu, bu itibarla çağrıda usulsüzlükten bahsedilemeyeceğini, ayrıca hiçbir şekilde kabul ettiği anlamına gelmemek kaydıyla çağrıda usulsüzlük olsa bile çağrıda usulsüzlük tek başına bir iptal sebebi olmadığını, Yargıtay'ın örnek olarak sunmuş olduğu kararında ve birçok başka kararında bu hususu belirlendiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı davacı şirket ortaklarının tüm genel kurula iştirak ettiğim 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin genel kurulların bir arada yapılması usul ve yasaya aykırı olmadığını, ibraya ilişkin genel kurul kararlarının yerinde olduğunu, bilançolar ve mali tablolar usulüne uygun düzenlendiğini ve gerçeği yansıttığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Davanın kısmen kabulüne,Davalı şirketin 23/02/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısının 3 nolu gündem maddesinde finansal tabloların onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptaline,Davalı şirketin 23/02/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısının 4 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu üyesi ...'ın, ...'ın, ...'ın ibrasına ilişkin genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br> , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  iptal davası açma şartlarının oluşmadığını, genel kurul toplantı gündeminin 3. maddesi ile finansal tabloların onaylanmasına ilişkin alınan kararın iptal edilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin mali tablolarının incelemesini gerçekleştiren mali müşavir bilirkişi ya yetersiz ve gerekli bilgi donanımına sahip değildir ya da ettiği yemine sadık kalmadığını, çünkü hiçbir şekilde yoruma açık olmamak üzere bir kez daha belgeleri ile ortaya konularak aksi ispatlanacak olmasına karşın bilirkişi raporları ile mahkemenin yanıltıldığını, şirkete borçlu ve şirketten alacaklı ortakların durumları aynı olmamakla birlikte üstelik eşit işlem ilkesi, yönetim kuruluna şirket ortaklarına karşı aynı durumlarda sadece şirketin çıkarları gerektiriyorsa farklı davranma olanağı dahi sağladığını, TTK md. 357’de eşit şartlarda eşit muameleden bahsedilmek suretiyle her türlü eşitsizlik değil, eşitler arasında eşitsizlik yasaklanmış, denildiğini, nispi eşitlik olarak ifade edilen bu durum şartlara ve duruma uygun eşitliğin varlığını gerektirdiğini, buna göre şirkete borçlu ve şirketten alacaklı ortakların durumları aynı olmamakla şirkete finansman sağlayan ortakların piyasa şartlarına uygun bir faiz talebinde bulunabilmelerinin önünde bir engel olmamasına karşın böyle bir talepte bulunmamış olmaları onların bir haktan bireysel olarak feragat ettikleri anlamına geldiğini,  mali müşavir bilirkişinin gerçek dışı bu beyanda bulunduğunu, ibra kararının usule uygun olduğunu, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderlerinden sadece davalının sorumlu tutulamayacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davaya konu genel kurulun 3 ve 4 nolu kararları yönünden iptal sebebinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davalı şirketin, 2015-2016 yılı olağan genel kurulu, davacı tarafın katılımı ile 23/02/2018 tarihinde yapılmıştır.Davacı tarafça, davalı şirketin 2015-2016 yılı olağan genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 445. Maddesinde, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği, düzenlenmiştir.TTK'nın 447. Maddesine göre de, genel kurulun, özellikle; (...) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,(...) kararlarının batıl olduğu hüküm altına alınmıştır. Davaya konu genel kurul kararlarında ise anılan madde kapsamında alınmış herhangi bir karar bulunmamaktadır. Bunun dışında başkaca bir butlan sebebinin bulunduğu da iddia ve ispat edilmiş değildir.Davacı taraf, iptal istemine konu genel kurul kararlarına muhalefetini bildirmiş ve eldeki davayı 22/05/2018 tarihinde üç aylık süre içerisinde açmıştır.Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, ...’nin 23/02/2018 tarihinde yapılan 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının;(3). maddesinde 201-2016 yılı finansal tablolar yapılan oylama sonucunda 1.666.700 olumsuz oya karşılık 3.333.300 olumlu oy ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir.Davacılar vekilince, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle (3) nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.TTK'nun 68/3. Maddesinde, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir. Ayrıca, yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait,Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlayıp genel kurula sunmakla yükümlüdür(TTK m. 514). Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve  yükümlülüklerini,  öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır(TTK m. 515).TTK'nın 437/1. Maddesine göre de, finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. Şirketin finansal tablolarının Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uygun olması ve ayrıca şirketin, malvarlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılması gerekir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporlarında, davalı şirket ortaklarından ...'a 16.12.2015 tarihine kadar şirketten 1.077.504,61 TL para verildiği ve bu tutarın 17.12.2015 tarihi itibariyle virmanla kapatıldığı, ...'a verilen bu paraya her hangi bir dönem faiz uygulanmadığı, davacı ... ve diğer şirket ortağı ...'a ise faiz tahakkuk ettirildiği tespit edilmiştir. Şirket tarafından ortaklara verilen tüm paraların adatlandırılması gerekli olup, buna aykırı hazırlanan finansal tablolar da dürüst resim ilkesine aykırı olacaktır. Bu haliyle, davacı ... ve diğer şirket ortağı ...'a verilen paralar yönünden faiz tahakkuk ettirilmiş olmasına rağmen ...'a verilen paralar yönünden faiz tahakkuk ettirilmemesi dürüst resim ilkesine aykırı olup, bu nedenle ilk derece mahkemesince genel kurulun 3 nolu kararının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı şirketin 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının (4). maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin ibrası gündemi görüşülmüş ve yapılan oylama sonunda yönetim kurulu üyesi ...1.666.700 olumsuz oya karşılık 1.666.601 olumlu oy ile oy çokluğuyla ibra edilmemiş; yönetim kurulu üyesi ... 1.666.700 olumsuz oya karşılık 1.675.000 olumlu oy ile oy çokluğuyla ibra edilmiş; yönetim kurulu üyesi ...1.666.700 olumsuz oya karşılık 3.333.299 olumlu oy ile oy çokluğuyla ibra edilmiş; yönetim kurulu üyesi İlhan Yılmaz 1.666.700 olumsuz oya karşılık 3.333.299 olumlu oy ile oy çokluğuyla ibra edilmiştir.Davacılar vekilince, oydan yoksunluk hükümlerine uyulmadığı gerekçesiyle (4) nolu genel kurul kararının iptali talep edilmiştir.TTK'nın  436/2. Maddesinde, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları düzenlenmiştir.Davalı şirketin yönetim kurulu, ..., ..., ...,...'dan oluşmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin tamamı şirkette pay sahibidir.<br>Anılan ibra kararında yönetim kurulu üyeleri hakkında tek tek ibra kararı alınmıştır. Şirketin genel kurulda temsil edilen toplam payı 5.000.000 adet olup, bunlardan 1.566.699 adedi yönetim kurulu üyesi...'a, 1.658,300 adedi ise yönetim kurulu üyesi ...'a,1 adedi ise yönetim kurulu üyesi ...'a, 1 adedi ise yönetim kurulu üyesi ...'a aittir. Yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmamış ancak diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanmışlardır.Yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ....ın ibrası yönünden yönetim kurulu üyeleri tarafından kullanılan oylar olumlu oylardan düşüldüğünde kalan 8299 adet oy ibra için gerekli nisabı sağlamamaktadır. Bu halde ilk derece mahkemesince, kanuna aykırı nisap ile alınan ibraya ilişkin kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı tarafça, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar vermesine rağmen reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama masrafının tamamından davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.Davalı şirketin 23/02/2018 tarihinde yapılan 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantısında 5 adet gündem maddesi bulunmakta olup, bunlardan 3 ve 4 nolu kararların iptaline karar verilmiştir. Kalan 1 nolu karar divan başkanlığının oluşumuna, 2 nolu karar toplantı tutanağının imzalanmasına, 5 nolu madde ise dilek ve temennilere ilişkindir. Bu maddeer ise dava konusu değildir. Bu durumda esasen davanın tamamı kabul edilmiş olup, ilk derece mahkemesince red konusu yapılan hususların davacının ileri sürdüğü bir kısım iptal sebeplerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama masrafına ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38581af2b7ba582d","SID":"3cf3a277600da1ac"}}