{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2124 <br>KARAR NO:2025/869<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/09/2021<br>NUMARASI:2021/377 Esas -  2021/603 Karar<br>DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı tarafından müvekkili hakkında... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak  müvekkilinin davalı şirkete bir borcunun bulunmadığını, bu kapsamda İİK.'nın 72/3 maddesi kapsamında kabulü ile takibin tedbiren durdurularak icra dosyasındaki paranın karşı tarafa ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından ödenen 8.489,00 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk yoluna davacı tarafından başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar tebligatın usulsüz olduğunu beyan etmiş ise de talebin gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından talep edilen istirdat bedelinin yüksek olduğunu, huzurdaki davanın İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/296 esas sayılının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava; davalı ...'nın komisyon ücreti olarak davacı ...'a verdiği 50.000 USD bedeli icra takibine koyması üzerine davacının bu bedelin bankalardaki swift işlemleri için kullanıldığı bu nedenle geri iadesinin mümkün olmayacağı iddiasıyla açtığı menfi tespit ve istirdat davasıdır. Dava dışı ...’nin 26.11.2019 tarihli Protokol ile ABD Merkezli... Ltd den sağlamayı taahhüt ettiği banka teminat mektuplarının uluslararası güvenilir ve muteber bir bankadan  temin edilememiş olduğu, ... dan muteber addedilmeyen bir bankadan ...‘a gönderilen teminat mektuplarının şüpheli işlem olduğunun kabul edilerek reddedilmiş olduğu, böylelikle teminat mektubu sağlanması işinin gerçekleşmemiş olduğu, dava dışı ...’nin komisyona hak kazanmamış olduğu, davalı ... A.Ş.'nin 26.11.2019 tarihli Protokolde aracı olan ...’ye komisyon ödeme yükümünün doğmadığı halde davalının ...’nin talimatı üzerine davacı ... Şti.’ne  50.000 USD havale etmiş olduğu, davalı ... A.Ş.'nin davacı ....Şti’ne borçlu bulunmadığı yukarıda ayrıntılı dökümü yapılan hükme elverişli ve irdeleyici bankacı bilirkişi raporundan anlaşılmakla davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinin neredeyse tamamında davaya konu teşkil eden teminat mektubu vs gibi konularda deneyimsiz olduğunu, konunun uzmanı olmadığını belirterek dava dışı üçüncü kişi (...) ile yaptığı sözleşme nedeniyle davacıya ödeme yapmak durumunda kaldığını belirtmiş, bu ödemenin sebebinin de işini yapmayı üstlendiği kişilere karşı daha fazla mahcubiyet içinde kalmamak için tüm talep ve istekleri kabul ettiğini belirttiğini, davalının başka kişilere olan mahcubiyetinin ve bu konularda deneyimsiz olmasının davacıya bağlamayacağını, hemen bu noktada malum olduğu üzere TTK m. 18/2 hükmünde düzenlenmiş olan \"basiretli bir iş adamı gibi hareket etme\"  hususunda bahsetmenin yerinde olacağını, TTK m. 18/2 \"Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir\" şeklinde olup her tacir ticari faaliyetlerinde tedbirli ve tecrübeli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini; aksi takdirde tacir doğan zarardan sorumlu olacağını, davalının da defalarca belirttiğinin aksine, bir tacir, işletmesi ile ilgili bir sözleşme akdederken basiretli bir iş adamı gibi davranmalı, tecrübeli ve tedbirli olması gerektiğini, deneyimsizliği veya düşüncesizliği sebebiyle bir sözleşmenin geçersizliğini ileri sürüp, verdiklerini geri almayı talep ve dava edemeyeceğini, ...uyarınca sözleşmenin taraflarını bağlayacağının açık olup davalının lehine sözleşme yapılan üçün kişi konumundaki davacıdan herhangi bir talebi olamayacağını, davalıya çeşitli taahhütlerde kişi ... isimli dava dışı kişi olup .bu bakımdan davalının  ...şayet alacağının ya da ödediği bedeli geri alma hakkının olduğunu düşünüyorsa bunu doğrudan sözleşmenin tarafı dava dışı ... talep etmesi gerektiğini davacının davalıya herhangi ödemesi gereken herhangi bir bedel söz konusu olmadığını, zaten cevap dilekçesinde de dava dışı ... ile aralarında bu konu kaynaklı bir dava olduğunun belirtildiğini ancak davalı haksız şekilde davacıya borçlu hale getirerek ödemesi gereken bedeli haksız olarak almaya çalıştığını, davalının tüm beyanları TTK m. 18/2 uyarınca basiretli iş adamı olarak hareket etme yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir tacirin bir takım mevzuatı bilmediğini ya da konunun uzmanı olmadığını belirterek ödemiş olduğu bedeli geri isteyemeyeceğini, zaten davalı da bu bedeli davacıdan talep ederken hangi kanunun hangi hükmüne dayandığını belirtemediğini,kaldı ki, davalı, dava dışı üçüncü kişi ile sözde suç teşkil ettiğini belirttiği birtakım faaliyetlere girmiş ve sözleşme imzalamış bu durumun ayrıca MK m. 2 hükmüne de aykırı olduğunu, davacının kendisine yapılan tebligatın usulsüz olması sebebiyle icra takibine süresinde itiraz edemediğini, daha sonra bazı girişimler olmasına rağmen takibin kesinleşmesine engel olunamamış, banka hesaplarına haciz konarak, davalıya haksız ödemeler yapılmış tüm bunların neticesinde de huzurdaki bu dava açılmış, davalının bir talep hakkı varsa, bunu aralarında protokolün tarafı dava dışı Sabri isimli şahıstan talep etmesi gerektiğini, davanın niteliği gereği ispat yükü üzerinde olan davalı görüldüğü üzere davacının borçlu olduğunu ispat edemediğini, davalının yöneltebileceği herhangi bir talebi olamayacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, komisyon ücretinin iadesi istemiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) ve ödenen bedel yönünden istirdat davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye göre dava konusu komisyon ücretinin iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.Davalı ... A.Ş. İle dava dışı... arasında teminat mektubu temini hakkında 26/11/209 tarihli protokol imzalanmıştır.Dosyada bulunan ... Bankası dekontuna göre, 25/11/2019 tarihinde davacı ...Şti. hesabına 50.000,00 USD gönderilmiştir.Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, 50.000,00 USD para gönderilmesine ilişkin banka dekontu takip talebine eklenerek 50.000,00 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 02/10/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen tutarın istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı ... A.Ş. İle dava dışı ...arasında teminat mektubu temini hakkında 26/11/209 tarihli protokolün 1(C) maddesinde, Lehtar(...) uluslararası bağlantı ve kredibilitesi kanalı ile Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulu ve bu ülkede faaliyette bulunan ... Ltd.'den,  ... adresinde bulunan ve bu ülkede faaliyette bulunan . Bankasına ...'a Swift 760 kapsamında yukarıda l.B maddesinde belirtilen performans garantisi ve avans teminat mektubu gönderilmesini sağlamak suretiyle sunacağı hizmetler karşılığında işbu Protokül'ün 2.maddesinde belirtilen komisyon ve ücretleri almaya hak kazanacağı düzenlenmiştir.Protokolün teminat mektuplarının muhatap tarafından kabul edilmesi durumunu düzenleyen 2(A) maddesinde ise,  ...'nın söz konusu teminat mektupları için USD50.000 (Elli bin Amerikan Doları) 25.11.2019 tarihinde ... Ltd adına ...A.Ş.'nin ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabına yatırıldığı belirtilmiş; Protokolün teminat mektuplarının muhatap tarafından kabul edilmemesi durumunu düzenleyen 2(B) maddesinde de, ... tarafından 25.11.2019 tarihinde... Bankası'ndaki ... A.Ş. hesabına yatırılan 50.000 USD'nin iade edilmeyeceği düzenlenmiştir.Dava  dışı ... Tarafından ... hakkında açılan 26.11.2019 tarihli Protokol kapsamındaki alacağın tahsili istemli davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/10/2021 Tarih ve 2020/296 E - 2021/651 K sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği 21/12/2022 Tarih ve 2022/162 E - 2022/102 K sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 31/05/2023 tarihinde kesinleşmiştir.Eldeki dava dosyasında ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, ... (...) Ltd....  tarafından  ... Ukrayna üzerinden Katar'da yerleşik alıcı ... bankasına yüklenici firma Tedeschia ... Ltd. lehine swift mesajlarının gönderilmiş olduğu ve muhabir banka ... tarafından şüpheli işlem gerekçesi ile teminatların reddedildiği tespit edilmiştir. Protokol uyarınca dava dışı ..., Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulu ve bu ülkede faaliyette bulunan ... Ltd.'den, garanti ve teminat sağlanmasını yükümlenmiş ise de, teminat mektupları sözleşmede yer almayan ... (...) Ltd....'tan temin edilerek ...Ukrayna üzerinden gönderilmiş olup, bu haliyle protokolde yazılı bankadan teminat mektupları temin edilmediğinden protokolün 2(B) maddesinin uygulanma yeri yoktur.  25/11/2019 tarihinde davacı .... Şti. hesabına 50.000,00 USD gönderilmesine ilişkin dekontta \" commission charges for ... A.Ş. ...\" açıklaması yer almaktadır. Dava dışı ... tarafından Protokol ile belirlenen Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulu ve bu ülkede faaliyette bulunan ... Ltd.'den teminat mektubu temin edilememiş olması nedeniyle davacının hesabına banka teminat mektupları ile ilgili komisyon ücreti olarak ödenen 50.000,00 USD sebepsiz kalmış durumda olup, bu halde bu paranın davalıya iadesi gerekir.Bu nedenle, ilk derece mahkemesince eldeki menfi tespit davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"565df47079e0e8eb","SID":"8b26d0e91f2edc84"}}