{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2119 <br>KARAR NO:2025/850<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/10/2021<br>NUMARASI:2020/489 Esas -  2021/718 Karar<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.' nin 17/02/2020 tarihinde \"... Şişli/İSTANBUL\" adresinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, hazirun cetveli düzenlendiğini ve bu kararın Bakırköy 37. Noterliği'nin 28/02/2020 tarih ... yevmiye no ile onaylanarak, 04.03.2020 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, ilgili genel kurulda müvekkili ...'nun temsil yetkisinin sona erdiğine, yönetim kurulu üyesi olarak 3 yıl süre ile en geniş yetkilerle ...' nun tek başına seçildiğine dair karar alındığını, ilgili şirketin tek pay sahibinin ... Şti. olup bu şirketinde yetkilileri ve ortaklarının müvekkili ... ile ... olduğunu, bu durumda genel kurul toplantısının yapılabilmesi için müvekkilinin öncelikle toplantıya usulüne uygun olarak çağrılmış olması, katılmış olması durumunda ise  hazirun cetvelinde imzası olması gerektiğini, ancak 17.02.2020 tarihli toplantıya müvekkilinin katılmadığını, imzasının taklit edildiğini, hazirun cetvelinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle yasaya ve iyi niyet yaklaşımına aykırı olan, müvekkilinin haklarını yitirmesine sebep olan genel kurulun iptali gerektiğini, davalı şirketin 17/02/2020 tarihinde ... Şişli/İSTANBUL adresinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının TTK. nun 617. maddesi gereğince çağrı merasimine uyulmaksızın yapıldığını, TTK 416. maddesi gereğince çağrısız toplantı yapılabilmesi için pay sahiplerinin veya temsilcilerinin tamamının toplantıya katılmış ve bu duruma itiraz etmemiş olmaları gerektiğini, müvekkilinin genel kurula çağrılmadığı gibi, hazirun cetvelindeki imzalarda kendisine ait olmadığını, bu durumda genel kurulda alınan kararların tamamının yoklukla sakat olduğu ve geçersizliğine karar verilmesi gerektiğini, genel kurul tutanağından tebligat ve ilanın ne şekilde yapıldığının belirli olmadığını, yapılan genel kurula ait tutanağın taşıması gereken nitelik, tebliğ, bildirim ve ilan ile ilgili hususların ne şekilde belirtilmesi gerektiği Türk Ticaret Kanununda açıkça izah edildiğini, çünkü her türlü hususu, sahte imzalarla alınanlar da dâhil olmak üzere bütün yönetim kurulu kararlarını Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettiren davalı şirket, Genel Kurulun yapılacağına ilişkin hiçbir bildirim yapmadığını, bunun yanında olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmış ise bu kurul toplantısı da yasanın aradığı şekilde yapılmadığını, her ne kadar genel kurul toplantı tutanağında TTK 416. maddesine göre genel kurul toplantısı yapıldığı belirtilmişse de özellikle şirketin tek ortağının ... Şti. olduğunu, bu şirketinde yetkilisi ve ortağının müvekkili ile ... olduğu dikkate alındığında, müvekkilinin katılmaması durumunda olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle genel kurulun iptali gerektiğini, iptali istenen genel kurul toplantısına kadar müvekkilinin bir hak kaybına uğramaması kendi imzasının kontrolünde olduğunu, ancak gizli saklı yapılan genel kuruldan sonra müvekkilinin yönetim kurulundan uzaklaştırıldığını, bu genel kurulu gizlemekteki amacın müvekkilinin payını gasp etmek ve  şirketin esas faaliyet konusunun temeli olan tek taşınmazını da satarak şirketin içini boşaltmak olduğunu beyanla müvekkilinin imzasının taklit edilmesi, müvekkilinin toplantıya katılmasının engellenmesi, toplantıya katılmış gibi hazirun cetveli düzenlenmesi, müvekkilinin toplantıya katılmamasına rağmen karar alınması sebebi ile ilgili genel kurulda alınan kararlar batıl olup, TTK 447. maddesi gereğince bu hususun tespitine karar verilmesini ve butlan nedeni ile 17.02.2020 tarihli genel kurulda alınan kararların yok sayılmasına ve ortadan kaldırılmasına,  bu talebin yerinde görülmemesi halinde, toplantıya davetin usule uygun yapılmaması ve gündemin usule uygun şekilde ilan ve tebliğ edilmemesi, TTK 416. maddesine göre yapıldığı belirtilen toplantıya müvekkilinin katılmamasına rağmen, katılmış gibi gösterilmesi, toplantıda alınan kararların toplantıya davet edilmeyen müvekkilli aleyhine telafisi imkansız neticeler doğuran kötü niyetli neticeleri olması sebebiyle hukuka aykırı olarak yapılan genel kurulun iptaline, verilecek kararın ticaret sicil memurluğuna tescil ve ilanına, başkaca yasaya aykırı bir eylem gerçekleştirilmemesi adına öncelikle pay defteri olmak üzere, şirketin resmi defterlerine tedbiren el konulmasına, yapılan yargılama ve vekâlet giderlerinin, yaptığı keyfi ve yasadışı uygulamalar sebebi ile işbu davanın açılmasına sebep olduğu için davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde ipotek bulunmakta olup, ... sayılı dosyasının ipotek borçlusu olduğunu, Müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mah., ... Parsel kayıtlı taşınmazı üzerinde 14.05.2015 tarihli ... Bankası'nın 1.derece ipoteği bulunmakta olup; bu ipotek borcundan kaynaklı ... sayılı dosyası ile cebri icra yoluyla satış işlemleri devam ettiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde, müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan tek taşınmazın satışına karşı çıkıldığına dair iddiaların yersiz ve asılsız olduğunu, hiçbir şirket yetkilisinin, şirket taşınmazının cebri icra yoluyla satışının yapılabilmesi için genel kurul yapmasının söz konusu olmadığını, iddia edilen bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, davacı tarafın da ikame ettiği davasının mesnetsiz olduğunun göstergesi olduğunu, davacı tarafça, her ne kadar genel kurul için kanunun gereğince çağrı merasimine uyulmadığından bahisle huzurdaki dava ikame edilmiş ise de; TTK'nın 416.maddesinin açık olduğunu, nitekim, genel kurul toplantı tutanağında da söz konusu genel kurulun TTK 416.maddesine göre yapıldığının belirtildiğini, bu nedenledir ki, müvekkili şirket tarafından 17.02.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ve toplantıda alınan kararlar Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup; davacının iddialarının aksine usul ve yasaya aykırı bir durum mevzu bahis olmadığını, davacı tarafından bir yandan genel kurul toplantısının kendisinden habersiz olduğu iddia edilir iken, diğer yandan dilekçelerinin 2.sayfasında \"... Her ne kadar genel kurul toplantı tutanağında TTK 416.maddesine göre genel kurul toplandığı yapıldığı belirtilmişse de...\" şeklinde genel kurul toplantı tutanağı hakkında bilgisi olduğunu ikrar ettiğini, bu nedenle davacının imzasının taklit edildiği iddiasından yola çıkılarak genel kurulun habersiz yapıldığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, yine davacı tarafından dava dilekçesi içeriğinde belirtilen Yargıtay Kararlarının içerikleri tam olarak incelendiğinde; 17.02.2020 tarihinde yapılan genel kurul neticesinde alınan kararların iptalini gerektirecek hususlar söz konusu Yargıtay kararlarında bulunmadığını, Yargıtay kararları ile somut olayımızdaki Genel Kurul kararlarındaki durumlar bağdaşmadığını, her Yargıtay kararı kendine has olaylar neticesinde oluşturulduğunu beyanla öncelikle davacının genel kurul iptali davasını açmakta hak düşürücü süreyi geçirdiğinden davanın usulden reddine, davacının huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, her halükarda haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller itibariyle, davacı tarafça davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrının ve toplantının usule aykırı olduğunu, toplantıya katılmamasına rağmen var gibi imzasının atıldığı, bu nedenle genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğu iddiasıyla dava açılmış olup, dava konusu genel kurul toplantısının TTK'nın 416/1. maddesi uyarınca çağrısız yapıldığı, davalı şirketin tek ortağı olan ... Şti.'nin hissedarlarının ve yetkililerinin davacı ... ve ... olması ve temsil şeklinin müştereken olması göz önüne alındığında ve düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli grafolog bilirkişi raporu ile dava konusu 17/02/2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelindeki ... ismi altındaki imzanın davacıya ait olmadığı sabit olduğundan davacı paydaşın katılımı olmaksızın olağanüstü genel kurulun toplandığı ve karar alındığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. TTK'nın 416/1. maddesi uyarınca çağrısız genel kurul toplantısı yapılabilmesi için tüm ortakların hazır bulunması gerektiğinden yasanın bu amir hükmüne aykırılık TTK'nın 447/1. maddesindeki paydaşın genel kurula katılma hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte olduğundan yapılan genel kurul toplantısı yok hükmünde olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/15426E, 205/658K. sayılı içtihadı da bu yöndedir. Bu nedenle davalı şirketin 17/02/2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına davacı katılmamasına rağmen var gibi imzasının taklit edilmek suretiyle genel kurul toplantı tutanağının ve hazirun cetvelinin düzenlendiği anlaşıldığından  Davalı ... A.Ş.'nin 17/02/2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş, elde ki dava da husumetin davalı şirkete yöneltilmesi gerektiğinden ve davalı şirketin ortağına ayrıca husumet yöneltilemeyeceğinden davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle  usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, mahkemece söz konusu hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarının dikkate alınmadan tahkikat aşamasına geçildiğini, TTK'nın 445.maddesinde; \"kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" denildiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak, davanın usulden reddi yönünde hüküm kurulması gerektiğini, davacının, huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığını, yerel mahkemenin söz konusu ilk itirazlarının değerlendirilmeden tahkikat aşamasına geçilmesi HMK 138.maddesine aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olup; adli tıp kurumundan rapor alınma talebinin gerekçe gösterilmeden reddi ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece dosya içerisine alınan bilirkişi raporunda, davacının imza örneklerinin bulunduğu birden fazla yerden imza örneklerinin geldiği belirtilmiş olup; ... Bankası A.Ş. tarihsiz \"nakit, tl mevduat veya döviz tevdiat hesabı rehni\" başlıklı belge aslı olmayıp, fotokopi olduğunu, yine diğer imzalarının bulunduğu diğer belgelerin asıl olup olmadığı hususunun taraflarınca tespit edilemediğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla sabit olduğu üzere fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığını, davacı ...'nun dava konusu genel kurul toplantı tarihinden çok öncesine -10 yıl öncesine - ait olan bu belgelerdeki imzalarının değişmiş olması olası olup, burada dikkat edilmesi gereken başka bir konu ise; davacı tarafın yaşı göz önünde bulundurulduğu taktirde söz konusu imzaların çok küçük yaşlarda atıldığı ve hayatın olağan akışı içerisinde değişmiş olmamasının düşünülemeyeceğini, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, \"bilirkişilerce, … verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklar tarafından yeterince kanaat verici nitelikte bulunmayan ve aralarında çelişki olduğu belirlenen raporları inceleyip bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek.” adli tıp ihtisas kurullarının görevlerinden biri olarak sayıldığını, yerel mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itirazları ile Adli Tıp Kurumu'na tevdii edilmesi talep edilmiş ise de, haksız karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, anonim şirket genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti davasıdır.<br>İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın süresinde açılıp açılmadığı, davacının husumetinin bulunup bulunmadığı, hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı noktasındadır.<br>Davalı ...'nin 17/02/2020 tarihinde olağanüstü genel kurulu yapılmıştır.Davacı tarafça, davalı şirketin tek ortağı ... Şti.'nin davacı ... ve davalı ... tarafından temsil edildiğini ancak kendi adına atılan imzanın sahte olduğunu ileri sürerek dava konusu genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Genel kurul kararının yokluğunun tespiti davası açılması herhangi bir süreye tabi değildir. Bunun yanı sıra, davalı şirketin ortağı ... Şti.'nin dava konusu genel kurulda usulünce temsil edilebilmesi için davacının da genel kurulda hazır olması gerektiğinden ve davacının hazirun cetvelindeki adına atfen atılan imza inkar edildiğinden eldeki davada hukuki yararı ve aktif husumeti bulunmaktadır.Dava konusu genel kurul kararına ilişkin hazirun cetveline göre 371.500 adet hissenin tamamı ... Şti.'ne aittir. Ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ... ve davalı ... bu şirketin müşterek imza ile yetkili temsilcileridir.<br>İlk derece mahkemesince adli grofolog bilirkişiden alınan raporda, davalı şirketin 17/02/2020 tarihinde yapılan 2020 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetveli üzerinde yer alanı imzalar ile ...'na ait dosyada mevcut mukayese imzaları değerlendirildiğinde, inceleme konusu imzaların ...'nun eli ürünü olmadığı, kişinin imzası model alınarak taklit yöntemiyle atıldığı kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda yeterli imza örneği üzerinden inceleme yapılmış olup, kişinin imzası model alınarak taklit yöntemiyle atıldığı da tespit edildiği nazara alındığında davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenle, hazirun cetvelindeki imzaların davacıya ait olduğu ispatlanamadığından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı şirket tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e64d30f9115c1ca","SID":"0d3354230937be6b"}}