{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2080 <br>KARAR NO:2025/854<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/10/2021<br>NUMARASI:2017/1057 Esas -  2021/669 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım satımından dolayı ticari ilişki bulunduğu bu ilişkiden dolayı müvekkilinin davalı taraftan cari hesap bakiyesi olarak 7.089.27 TL alacağı bulunduğu, davalı tarafın borcu ödememesi üzerine ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini iddia ederek, davalı tarafın itirazının iptalini , davalarının devamını, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında uzun yıllardır ticari ilşki bulunduğunu, müvekkilinin davacı taraftan ...korom karışımlı İsveç çeliği istemesine karşılık davacı tarafın ... imalat çeliği gönderdiğini, müvekkilinin bu malzemeyi müşterilerinin talebi üzerine işleyerek müşterilerine teslim ettiğini ancak müşterilerinden ürünlerin bozuk olduğu iddia edilerek iade edildiğini davacı tarafın gönderdiği malların ayıplı olduğunu, müvekkilinin zarara uğradığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Mahkememiz dosyasında icra takibine konu cari hesap bakiye alacağının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 6102 sayılı yasanın 89 ve devamı maddelerinde düzenlenen cari hesap ticari alacak olduğu göz önüne alındığında 6100 sayılı yasanın 222. Maddesinde belirtildiği şekilde davacının ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil olduğu, 07/09/2018 günlü bilirkişi raporu mahkememizce hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek, davanın kabulü ile davalının icra dosyasındaki haksız itirazı nedeniyle kabul edilen alacak tutarı üzerinden  %20 icra inkar tazminatı olarak 1.417,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket mezkur dava konusu takibin dayanağı olan ve 2017 yılında kesilen dört adet fatura çerçevesinde davalı müvekkilimize ... krom karışımlı İsveç çeliği yerine ... imalat çeliği gönderilmiş olup, davalı dört adet fatura konusu hammaddeyi müşterilerin talebi doğrultusunda işleyip kalıp haline getirerek hammaddesini davacı yandan temin ederek mamule dönüştürdüğü ürünleri müşterilere üç adet fatura keserek teslim etmiş bilahare; dava dışı müşteri şirketler kendilerine teslim edilen kalıp mamullerin hammaddesinin 2316 krom karışımlı İsveç çeliği olmadığını, kalıp malzemelerinin ayıplı olduğunu ve malzemeleri bu şekilde kabul edemeyeceklerini belirtmesi üzerine davalı tarafından davacı şirkete telefonla sözlü ve elektronik posta ile yazılı olarak bu hususta bilgi verilerek bildirim yapıldığını, nitekim davalının davacı yandan temin edilen hammaddenin niteliği hususunda haricen analiz yaptırılmış olup, sunulan analiz raporunda fatura konusu hammaddeyle davalı teslim edilen hammaddenin aynı nitelikte olmadığı ortaya çıktığını, hal böyle olunca; dava konusu alacağın dayanağı olan ve davacı şirketten temin edilen hammaddelerden üretilen mamullerin büyük bir kısmı dava dışı müşteri şirketlerce davalıya iade edilmesinden ötürü davalnın müşterilerine karşı zor durumda bırakıldığını keza davacı şirketten alınan hammaddenin işlenmesinden kaynaklı işçilik nakliye ve üretim masrafları da dikkate alındığında davacı şirketçe tarafımıza satılan ayıplı hammadde nedeniyle davalıya mali olarak büyük zarara uğratıldığını, taraflar arası akdedilen taşınır mal satış sözleşmesi sonrası davacı şirketin basiretli bir satıcının göstermesi gereken özen ve dikkati göstermemesi, yükümlülüğünde olan edimleri hiç veya gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle 6098 ...B.K madde 219 gereğince dava ve fatura konusu hammaddelerin niteliğe uygun olmamasından ötürü ayıplı olduğu, işbu ayıbın işlenmekle ve kullanılmakla ortaya çıkan bir ayıp olduğu keza; dava dışı müşterilerin davalıya bildirimde bulunarak ayıbın varlığının ortaya çıktığı dikkate alındığında ayıbın gizli olduğunun aşikar olduğunu, uygulamada istikrar kazanan içtihatlar ile ihbar şekle bağlı olmadığından sözlü dahi yapılabileceği gibi zaman geçirmeksizin yapılan ihbarın tanık dahil her türlü delil ile ispatı kabul gördüğünü, kaldı ki; ayıplı hammaddenin işlenme ve kullanım sonucunda ortaya çıktığı, davalının 6098 s. kanun madde 223/1 uyarınca ayıbın varlığını dava dışı müşterilerden ayıp hususunda bildirim alarak öğrenir öğrenmez davacıyı bilgilendirdiği dikkate alındığında davalının üzerine düşen ayıp bildirimini ifa ettiği açık olup 6098 ...B.K madde 225:‘’…Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz…’’ Bu minvalde;  istinafa konu işbu dava yönünden satıcı davacının fatura edilen mal ile davalı müvekkile teslim edilen malın aynı olup olmadığını bilecek / bilebilecek durumda olduğu dikkate alındığında davacı satıcı şirketin ağır kusurlu olduğu, kendi kusuru ve akde aykırı eylemine dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağını diğer yandan; her ne kadar davacı yan cevaba cevap dilekçesinde ıslı işlemin usulüne uygun olarak uygulanmamasından ötürü vaki sonucun ortaya çıkmış olabileceğini belirtmişse de,dayanak raporun 5 no’ lu sayfasının 3 no’lu başlığının 3 no’lu paragrafında ‘’ çeliklerin kimyasal kompozisyonu üzerlerinden ısıl işlem uygulansa bile değişmez‘’ şeklindeki mütalaayla isabetsiz olduğu belirtilmiş olup, davacıdan sadır olan hammadde de gizli ayıp olmasından ötürü davacı yanın alacak iddiasında bulunmasının olanaksız olduğu dikkate alınarak hüküm tesis edilmemesi de hatalı olup ancak; davacı şirketin taraflar arası akdedilen sözleşmedeki edimini gereği gibi ifa etmemesine ve haksız ve kötü niyetli bir şekilde davalı aleyhine icra takibi başlatmasına rağmen eldeki dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporları birbirinin tekrarı niteliğinde olup, davalı müvekkile satılan hammaddenin menşei, çelik cins kalitesi ve davacı tarafından tarafımıza düzenlenen faturaların tarafımızca satın alınan ürünlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu açığa kavuşmadığını, dosya kapsamında yapılan keşif sonucunda mütalaa olunan 27/12/2019 tarihli rapor eksik ve hatalı olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya tek partide iki farklı hammadde gönderilmiş olup, bunlardan ayıplı olanlar 27/12/2019 tarihli bilirkişi raporundaki 2. numaralı işlenmiş numune olup davalının işbu hammaddeyi işlemesi sonrası üretip sattığı mamullerin ayıplı olmasından ötürü dava dışı müşteriler tarafından iade faturası kesilmesi üzerine zarara uğradığını, kaldı ki; dosya kapsamında bilirkişiler aracılığı ile yapılan incelemelerde davalı müvekkilin ticari defter ve kayıtlar da incelenmiş olup, işbu uyuşmazlığa konu fatura tarihlerinde davacı yan dışında herhangi başka bir şirketten hammadde satın alınması söz konusu olmadığını, dolayısıyla; muhterem mahkemece, davalının, uyuşmazlık tarihinde başka bir işletmeden hammadde tedarikinin olup olmadığının gerekirse defter ve kayıtlardan tespitine göre ayıplı malın davacı yanca dava konusu edilen faturaların dayanağı olan mal olduğunu tespit edebilecekken bu hususta hiçbir inceleme yapılmadan davanın kabulü cihetine gidilmesi de isabetsiz olduğunu üstelik; uyuşmazlığın tarihçesi incelendiğinde, davalının dava konusu faturalar mukabilinde satın aldığı hammaddeleri işleyerek dava dışı müşterilerine sattığı, müşterilerinin iade faturası üzerine uyuşmazlığın ortaya çıktığı dikkate alındığında olay öyküsünün de ayıplı hammaddenin davacılar tarafından satıldığını doğrulamaktayken ayıplı malların davacıya ait olup olmadığının (her hammadde de özellikle kimyasal hammaddede satıcı ya da üreticinin künyesinin aranması da garabet örneğidir )  tespit yapılamadığından bahisle faturalardan daha büyük oranda zarara uğrayan davalının takas ve mahsuba dair beyanlarının yok sayılması hakkaniyete de aykırı olup bu minvalde; mezkur davadaki ayıplı hammaddenin davacı şirket tarafından akde aykırı olarak davalı müvekkile satıldığı hususu açık olduğu halde istinaf talebine konu davanın kabulü haksız ve hukuka aykırı olduğunu zira;  sunulu faturalar incelendiğinde davacı şirket tarafından davalıya satılan hammaddenin cinsi ile davalı yarca işlenerek dava dışı müşterilere satılan ( iade dönen )ürünlerin aynı cins olmadığı, davacı şirketin basiretli bir satıcının göstermesi gereken özen ve dikkati göstermediği, yükümlülüğünde olan edimleri hiç veya gereği gibi ifa etmediği, 6098 ...B.K madde 219 gereğince dava ve fatura konusu hammaddelerin niteliğe uygun olmamasından ötürü ayıplı olduğu, davalıya ayıplı ham maddeyi başka işletmelerden de almadığı, davacı satıcı şirketin ağır kusurlu olduğu, kendi kusuru ve akde aykırı eylemine dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağı açıkça ortada olduğu halde takibin devamı yönünde karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı ve davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"cari hesap\" sebebine dayalı olarak 7.089,27 TL asıl alacağın 157,18 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 14/11/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf, diğer savunmaların yanı sıra ayıp savunmasında bulunmuştur.İlk derece mahkemesince talimat yoluyla alınan 27/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda, yapılan keşif ve analiz sertifikalarının incelenmesi sonucu davalıya ait işyerinden alınan 2 adet numunenin birbirlerinden farklı kalitede malzemeler olduğu ve alınan 1 numaralı işlenmemiş numunenin 1.2316 Kalite Çelik olduğu, alınan 2 numaralı işlenmiş numunenin 1.2316 Kalite Çelik olmadığı tespit edilmiştir.Davalı tarafça, davacının tek partide iki farklı hammadde göndermiş olduğunu iddia etmiş ise de, keşif sırasında alınan 2 numaralı numunenin ve müşterilerinden iade geldiği ileri sürülen imalatın davacıdan alınan hammadde ile üretildiğini ispatlayacak dosyada delil bulunmamaktadır.Ayrıca davalı tarafça muayene ve ihbar külfetinin yerine getirildiği de ispatlanabilmiş değildir.Bu nedenle, taraflar arasında teslimle ilgili bir ihtilaf bulunmadığı ve davanın görevli mahkemede görüldüğü de nazara alındığında ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 121,07 TL harcın, alınması gerekli olan 484,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 363,19 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"218f3acc1ccbd9cf","SID":"6b60e482f1d21589"}}