{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2062 <br>KARAR NO:2025/841<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/03/2021<br>NUMARASI:2016/980 Esas -  2021/204 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı borçlu .... Şti.ve müşterek borçlu müteselsil kefil ...'nun 17/09/2014 tarih ve 1.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat  Sözleşmesini imzalayarak davacı bankadan ticari araç kredisi kullanıldığını ve söz konusu kredi ile üzerinde davacı banka lehine rehin şerhi tesis edilen ... plaka sayılı ... marka kapalı kasa kamyoneti / aracı satın aldığını, borçluların kredi sözleşmesinin Taksitli Krediler Detaylı Ödeme Planında gösterilen 26/03/2015, 27/04/2015, 26/05/2015 ve 26/06/2015 tarihli taksitlerini vadesinde ödemediğini ve tüm borcun muaccel hale geldiğini, borçlular lehine açılan 201 8T006010 sayılı ticari kredi hesabının bu nedenle kat edildiğini ve davacı bankanın 30.732,48 TL tutarında alacağının doğduğunu, söz konusu kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu şirketin hesabına keşideli çek karnesi borçlu tarafa verildiğini ve bu çeklerden ihtarnamede ayrıntılı olarak belirtildiği üzere 6 adet çekin karşılığı olmaması nedeniyle çeşitli tarihlerde garanti bedelleri ödendiğini, ödenen garanti bedellerinin ödeme tarihinden ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar işlemiş temerrüt faiziyle birlikte davacı bankanın borçlulardan 7.25116 TL alacağı doğduğunu, borçlular tarafından ödenmeyen taksit tutarlarının ve işbu dilekçemizde yer verilen diğer alacak kalemlerinden oluşan toplam 40.694,54 TL tutarındaki alacakları için Kadıköy 30. Noterliğinin 02/07/2015 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek muaccel hale gelen tüm borçlarını ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde davacı banka veznelerine ödemesinin ihtar edildiğini ancak borçlular tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, borçlu şirket aleyhinde merhun ... plakalı aracın satılarak paraya çevrilmesi gayesiyle toplam 44.694,54 TL  tutarında alacağının tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, konu rehin alacağını karşılamadığından bakiye borç miktarı hesaplanarak İ.İ.K 152 madde gereği rehin açığı belgesi alındığını ve ... sayılı dosyasından takibe devam edildiğini, merhun aracın satış bedelinden taraflarına ödenen bakiye tutar olan 25.297,27 TL'nin icra dosyasında talep edilen borçtan mahsubu ile bakiye 12.686,37 TL üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, davalı tarafın imzaya, borca ve borcun ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun malvarlıklarını elden çıkarma ihtimali bulunduğundan ve dolayısıyla davacı bankanın mağduriyetinin ve telafisi güç veya imkansız zararların önlenebilmesi açısından davalı borçlu ... adına kayıtlı olan İstanbul ili, Bakırköy ilçesi,  ...,... Parselde kayıtlı gayrimenkulü ile ... plakalı aracına ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalı borçlunun icra takibine, borca itiraz etmesinin haksız olduğunu, takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, hukuki hiçbir gerekçe ve delil sunmadıklarını belirterek ihtiyati tedbir taleplerin kabulüne,  itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça dava dışı ....Şti.ile imzalanan 17/09/2014 tarih ve 1.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından bahisle kredi taksitleri vadesinde ödenmediğinden dolayı davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş ise de, TMK'nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle \"imzanın borçluya ait olduğunu\" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir ( Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 K. sayılı kararı). Keza, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle imza incelemesine esas alınan borçlunun uygulamaya elverişli imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilerek incelemenin bunlar esas alınarak yapılması gerekir.(Yargıtay 12.HD'nin .: 2018/15036 E- 2019/2091 K sayılı kararı).  Davalı taraf sözleşme ilişkisini, fotokopi evraklardaki imzayı kabul etmediğinden davacının öncelikle iddianın dayanağı olan sözleşme, taahhütname vb belgelerin asıllarını sunması gereklidir.Belge aslı sunulmadığından ve sureti üzerinde yapılan imza incelemesi ile sonuca gidilemeyeceğinden  davacısı tarafından ispat edilemeyen işbu davanın reddine , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacak  ... Bankası A.Ş. İle davalı/kefil arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklandığından ve alacağın taraflarınca temlik alınması ile devrolduğundan gerekli belge asıllarının temlik edenden celbi gerektiğini, belge saklama yükümlülüğü sözleşmeyi akdeden temlik eden bankada olduğundan borca dayanak sözleşme aslının temlik eden bankadan temin edilmesi gerektiğini, her ne kadar temlik veren Banka ... şubesi tarafından müzekkereye verilen cevapta şubelerinde sözleşme aslı bulunmadığından bahisle aslı gibidir onaylı fotokopiler mahkeme dosyasına ibraz edilmiş ise de imza incelemesi söz konusu onaylı evrak üzerinden yapılmış ve bilirkişi tarafından sözleşme üzerinde atılı imza davalının eli ürünü olduğu kanaatine varıldiğni,  mahkemece sözleşme aslının temin edilememesi nedeniyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kaldırmayı gerektirdiğini, öyle ki, temlik eden tarafından dosyaya sunulu dava dilekçesinde de açıklandığı üzere, temlik eden bankanın yerleşik uygulamaları gereği kredi sözleşmelerindeki imzalar krediyi kullandıran banka şubelerinde ve banka memurunun gözetimi altında, borçluların bizzat kendilerinden huzurda imza yolu ile alındığını, kaldı ki, banka kayıt ve defterlerinin incelenmemiş, borç ilişkisinin varlığı işbu inceleme ile ispatlanabilecekken mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kefalet sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı noktasındadır.Temlik eden banka ile dava dışı ... Şti.  arasında 17/09/2014 tarihinde genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... adına atılan imza ile bu sözleşmeye aynı tarihte 1.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olunmuştur.Temlik eden banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhatabına çekilen Kadıköy 30. Noterliğinin 02/07/2015 tarih ve... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur.Temlik eden takip alacaklısı tarafından, kefiller ve davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, \"sözleşme, ihtarname ve hesap özeti\" sebebine dayalı olarak toplam 44.635,55 TL alacağın tahsili istemiyle 15/09/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, imzaya ve borca itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 12.686,37 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Somut olayda, davacının dayandığı kefalet sözleşmesindeki imza davalı-takip borçlusu tarafından inkar edilmiştir. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Bu kapsamda, kefalet sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerekir. Mahkemece, imza incelemesine esas olmak üzere söz konusu belge aslının dosyaya sunulması davacıdan istenmiş ancak belge aslı dosyaya sunulmamıştır. Alacağı temlik eden bankanın ... Şubesine yazılan müzekkere cevabında da sözleşme asıllarının banka şubesinde bulunmadığı bildirilmiştir. HMK'nın 209/1. Maddesine göre imzası inkar edilen belgenin herhangi bir işleme esas olması ve delil teşkil etmesi mümkün değildir. Bu halde HMK'nın 211. Maddesi uyarınca sahtelik incelemesi yapılması gerekir. Ancak bu usulde imza incelemesi yapılabilmesi için belge aslının dosyaya ibrazı gereklidir. Davacının dayandığı ve davalı tarafından imzası inkar edilen kefalet sözleşmesinin aslı verilen süre içerisinde dosyaya sunulmadığından delil kabiliyeti bulunmamaktadır. İmzası inkar edilen bir belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilmesi de mümkün değildir.Dolayısıyla bu belge davalının iddialarını da ispata elverişli değildir.Dosyaya sunulan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre imzanın davalıya ait olduğu ispat edilememiştir.Geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilebilmesi için kefil olacak kişinin sözleşmede imzasının bulunması şart olup, genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinde davalıyı bağlayan bir imza bulunmadığından bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerde davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c1c0fe6d6c25371","SID":"a4779bfb8c7e0d8d"}}