{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1747 <br>KARAR NO: 2025/592<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/12/2021<br>NUMARASI: 2016/46 E. - 2021/422 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Merkezi İsviçre olan ve 1867 yılından itibaren faaliyet gösteren müvekkili şirketin dünyaca ünlü lider bir gıda firması olduğunu; müvekkilin “...” ve “...” markalı ürünlerinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok geniş bir müşteri kitlesi olduğunu, markasının tanınmış olduğunu, kendine özgü bir ürün ambalajına sahip olan kakaolu süt, toz içecek ürünleri, aromalı süt ürünleri, kahvaltılık gevrekler ve çikolatalardan oluşan geniş bir yelpazeye sahip “...” ürünlerinin Türkiye ve dünyada gerek çocuklar gerekse yetişkinler tarafından beğeniyle tüketilmekte olduğu, kalite vc garanti sembolü haline geldiğini, TPE nezdinde müvekkilin “...” markasının tanınmış olduğuna karar verilmiş olduğunu, davalının ... no.lu “...” ve ... no.lu “...” ibarelerinin 30. sınıfta tescili için TPE’ye başvurmuş olduğunu, müvekkilin itirazı üzerine MarKHK m.8/l/b, 8/4 uyarınca davalının marka başvurusunun reddedildiğini, ancak davalının tescilsiz kullanımlarının devam ettiği, davalının ... markalı ürün ambalajının müvekkilin ... markalı ürün ambalajları ile kandırılma ve ilişkilendirilme ihtimali olduğunu, ancak davalının ambalajı müvekkilin ürünleri ile aynı ürünlerde haksız kullanıma devam ettiğini, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının marka başvurularının reddedilmesine rağmen markasal kullanıma devam etmesinin kötü niyetli bir davranış olduğunu; davalı eylemleri nedeniyle müvekkilin maddi-manevi zarara uğradığını; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i, refi, 50.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş ve sermaye hacmi ile Türkiye’de bu büyüklükte ve milyonlarca lira ihracat-ithalat yapan sayılı gıda firmalarından biri olduğunu, müvekkile ait olan “...” markası ve seri markaların gerek yurt içinde gerekse de görsel ve yazılı basında gerçekleştirdiği reklamlar ve tanıtımlarla gerekse yurt dışı pazarlama ve satış faaliyetleri ile tüketici nezdinde bilinen ve tercih edilen bir marka olduğunu, müvekkilin TPE nezdinde 60’dan fazla tescilli markası bulunduğunu, “...” markasının müvekkilin ana markası olduğunu, bu markaların fiilen de kullanıldığını, “...“ markasının 1992 yılından beri yaklaşık 25 yıldır müvekkilce aktif olarak kullanılması nedeniyle müvekkil firmanın özellikle gıda sektöründe bu ibare ile özdeşleştiğini ve bilinir olduğunu, müvekkilin “...” ibareli ana marka ve serî markalarından yola çıkarak “...” ibareli markasını daha önce tescilli olan emtia sınıflarını da kapsayacak şekilde 30. sınıfta ... no.lu “...” ibaresinin tescili amacıyla TPE’ye başvuruda bulunduğunu, davacı ...’nın itirazı üzerine başvurunun YÎDK’nın kararıyla nihai olarak reddedildiğini, YİDK kararının iptali amacıyla açılan Ankara 3. FSHHM’nin 2016/17 E. no.lu davanın derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilin “...” markasının uzun yıllardır kullanımı nedeniyle tüketici nezdinde müvekkilin “...” ana markasının seri markası olarak algılandığını, gıda sektöründe jenerik bir ibare olarak kullanılan “...” ibaresinin tek başına ayırt edici olmadığını, davalının ...’nin “...” markasının kullanımına yönelik birden fazla tasarımı bulunduğunu, tek bir tasarımı olmayan davacının tasarımlarda kullanılabilecek tüm farklılıkları kullanarak, kendi içinde standart bir tasarıma sadık kalmadığını, bir ambalaj üzerinde olması gereken ana figürlerle tüm ambalajlarda oynama yaparak, kendinden sonra pazara çıkacak olan markaların önüne geçmeye çalıştığını, tasarımlarda hayvan figürü kullanmanın tüm firmaların seçeceği bir pazarlama taktiği olduğunu, davacının iddialarının aksine her iki marka arasında İltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığını, markaların kelime unsurları, telaffuzları, yazı karakterleri, renk unsuru ve kullanılan hayvan ikonlarının farklı olduğunu, buna rağmen huzurdaki davanın açılmış olmasında davacıların kötüniyetli olduğunu belirtmiş haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen YİDK karar iptaline ilişkin Ankara 3. FSHHM nezdinde açılan 2016/17 E.sayılı dosyasının içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının davalının ... ( “...” ve “...”) ibareli kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yine davalının davacının trade dres olarak tabir edilen ürün takdim şekline yönelik davacı tanınmış markalı ürünleriyle iltibasa sebebiyet verecek kullanımlarının da ayrıca haksız rekabet olarak da kabulünün gerektiği, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen emsal yargı kararı dikkate alındığında tekrardan rapor alınmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu noktada taraflarca sunulan ve markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin farklı kabuller içeren hukukçu kişilere ait görüş ve değerlendirmelerin teknik bir incelemeye yönelik olmadıkları subjektif nitelikte değerlendirmeler oldukları dikkate alındığında çelişki olarak kabulünün mümkün olmadığı gibi uyuşmazlık açısından tartışılması, çelişkinin giderilmesi gerekli değerlendirmeler olarak ele alınmayacağı anlaşılmakla sunulan görüşlere itibar olunamamış, sunulan mali kayıtlar üzerinde yapılan incelemeyle tazminat miktarının tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla TBK 50 gereği talep ele alınmış davalının iş ve işlem hacmi de gözetilerek taleple bağlı kalınarak takdiren takdiren 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş yine manevi tazminat talepleri yönünden davalı kullanımlarının davacı markasının piyasadaki güvenirliğini ve tanınmışlığını zedelediği manevi tazminatın şartlarının oluştuğu, eylemin ağırlığı hak ve nesafet gözetilerek davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, takdiren 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş hükmün ilanına da karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.\" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜ ile, Davalının \"...\" ibareli kullanımlarının ve piyasaya sunmuş olduğu \"...\" markalı ürünlere ait ambalaj kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda \"...\" ibaresini taşıyan ürünlerin üretim ve satışının  durdurulmasına, bhu ürünlere ait tanıtım, reklam vs. Basılı materyalin satış ve dağıtımının durdurularak ürün ve materyallere davalı uhdesinde olmak kaydı ile el konulmasına, el konulan ürünlerin Yediemine tevdine, karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına, infazda (ürün görseli ve markasal kullanımları yönünden)  19/04/2017 ve 09/02/2018 tarihli heyet raporlarının dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, Davacının maddi tazminat dvasının KABULÜ ile, takdiren 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile, takdiren 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları ait olmak üzere bir kez ilanına, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; esasa ilişkin dosyadaki bilirkişi raporları ve hukuki mütaalalar incelendiğinde davacı talep ve iddialarının usul, yasa ve örnek kararlara aykırı olduğunu, davacının tazminat talebi yönünden dosyada bizzat yerel mahkemece alınan birden fazla mali raporun müvekkili lehine olmasına rağmen aksi yöndeki kararın usul, yasa ve örnek kararlara aykırı olduğunu, mahkeme tarafından ..., ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu markalar arasında benzerlik göstermediğinden tescilli markalardan doğan hakka tecavüz şartlarının olmadığı tespitinde bulunulduğunu, dosyada mübrez Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaa gereğince de iltibas olmadığının tespit edildiğini, aynı üniversite öğretim üyesi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaanın marka tecavüzü ve haksız rekabetin olmadığının tespit olunduğunu, dosyada mübrez Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaa uyarınca da davacıların iddia ve taleplerinin haksız olduğunun tespit olunduğunu, davanın esasına ilişkin itirazları dikkate alınmadan verilen kararın usul, yasa ve yerleşmiş yargı kararları karşısında bozulması gerektiğini, müvekkilleri adına \"...\" markasının uzun yıllardır tescilli olup ... markasının ise ... markasına ait seri bir marka olduğunu, ... markasına ait seri marka olduğunun kolaylıkla anlaşılması amacıyla kullanıldığını, \"...\" harfinin jenerik harfleri olduğunu, \"...\" kelimesinin asli kelime olduğunu, ... kelimesi esas unsur iken quik kelimesinin tali unsur olduğunu, davacının iddialarının aksine ... ibaresini barındıran birçok markanın 30.sınıf emtiaları açısından TPE ve yargı kararlarından geçerek tesciline bağlandığını, ... ibaresini barındıran 30.sınıf marka tescillerinin global düzeydeki durumunun da müvekkili lehine olup yerel mahkeme tarafından ne ulusal ne de uluslararası emsaller dikkate alınmayarak yasa ve usule aykırı itiraza konu karar verildiğini, bu nedenle dahi davanın kabulünün hatalı olduğunu, her iki marka arasında tasarım yönünde de benzerlik bulunmadığını, tasarımların renklerinin tamamen farklı olduğunu, yazı karakterlerinin farklı olduğunu, müvekkilinin doğada koyu kiremit rengi/kahverengi olan sincap figürü kullanırken ...'nin tavşan ikonu kullandığını, tavşanın doğada beyaz/gri/siyah ve siyah-beyaz olabiliyorken bu durumun tavşan için geçerli olmadığını, ...'nin tüm ambalajlarını saran bir etiketi varken müvekkili firmanın sadece ön yüzde etiket kullandığını, zemin renklerin farklı olduğunu, markaların barındırdıkları ibareler, oluşturuluş biçimleri ve görselleri açısından birbirleriyle hiçbir benzerlikleri olmadığını, markaların telaffuzlarının birbirlerinden farklı olduğunu, davalının markası olan ... tasarımı ile müvekkilinin tasarımının birbirinden tamamen farklı olup müvekkilinin tasarımınn yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olduğunu, müvekkillerinin kötüniyetli ve haksız rekabet teşkil edecek bir kullanımı bulunmadığı gibi TPE tarafından benzer marka tescilleri bulunduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın  konusu, markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. TPMK kaydına göre,  ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı markaların davacı adına tescilli olduğu, Türk Patent Enstitüsü 2011 tarihli kararı ile davacı adına tescilli olan ... no.lu ... ve ... no.lu markaların tanınmış marka olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalı, ... Anonim Şirketi adına 2013/28153, ... no.lu tescilli markaların yapılan itirazlar üzerine iptal edilmiş oldukları anlaşılmıştır. Dava tarihi itibarı ile 556 sayılı KHK uygulanması gerekmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 19/04/2017 tarihli  bilirkişi heyet  raporunda özetle; \"..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil no.lu markaların 30. sınıfta gıda emtiaları (çikolata, şekerler, bonbonlar, şeker, ekmek, bisküvi ve kurabiyeler vs.) için davacı adına ... adına tescil edilmiş olduğu; ... no.lu ... ve ... no.lu Nesquik markalarının tanınmış marka olduğunun TPE kararı ile tespit edilmiş olduğu, davalının markasal kullanımlarının herhangi bir tescil hakkına dayanmadığı, davalının ... no.lu “...” marka başvurusunun YİDK tarafından nihai olarak reddedilmesi üzerine TPE ve ... aleyhine YİDK kararının iptali davası ikame edilmiş olduğu; halihazırda esas unsuru “...” olan marka tescil başvurusunun davalı adına tescil edilip edilmeyeceği derdest davanın konusu olduğu ve taraflarca kullanılan markaların kelime unsurlarının benzer olup olmadığı derdest davanın konusu olduğundan, taraf markalarının kelime unsurlarının benzer olup olmadığı hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın, taraflarca kullanılan ambalajların görsel bir bütün olarak benzer olup olmadığının incelenmiş olduğu; davacı adına tescilli olan markalar ile davalının kullandığı ambalaj bir bütün olarak incelendiğinde, davalı ambalajının davacı markaları ile iltibas tehlikesi oluşturabilecek bir benzerlik göstermediğinden tescilli markalardan doğan hakka tecavüz şartlarının olmadığı; taraflarca kullanılan ürün ambalajlarının benzer olduğu; davacılar tarafından kullanılan ambalajın benzerinin davalı tarafından aynı/benzer ürün çeşidi ürün ambalajında kullanılmasının davacıların emeğinden haksız faydalanma olarak TTK m.54, 55/l/a/4 uyarınca haksız rekabet kapsamında değerlendirilebileceği; davacı taraf lehine haksız rekabet talebi ile ilgili olarak maddi ve manevi tazminat açısından kusur şartının gerçekleşmiş olduğu; Haksız rekabete göre bir hesaplama yapılabilmesi için davalı ticari defterlerine göre tek tutamak olan envanter defterlerinde yazılı yıl sonu bakiyeleri olup, bunlara göre bir değerlendirme yapıldığında 8,7 TL gibi bir rakamın ortaya çıktığı; hükmedilecek tutara davalı satış listelerine göre ilk işlem tarihi olan 04.10.2013 tarihinden itibaren Merkez Bankası avans faizi oranında faiz hesaplanması gerektiği, Manevi tazminat miktarını belirleme konusunda yetkinin Sayın Mahkemeye ait olduğu\" belirtilmiştir. 05/02/2018 tarihli bilirkişi heyet  ek raporunda özetle; \"Davacı markasının esas unsurunun “...” davalı markasının esas Unsurunun “...” ibaresi olduğu; her iki taraf markasının esas unsurunun yedi harften oluşluğu; markaların son dört harfinin ortak olduğu, markaların esas unsurunun söyleniş itibariyle ve görsel olarak benzer olduğu, davacı markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olduğu dikkate alındığında markaların bir bütün olarak ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebilecek olduğu, kök raporumuzda haksız rekabete yönelik tespit ve değerlendirmelerimize davalının itiraz incelenmiş olup, söz konusu itirazda kök raporumuzda vardığımız sonuçlardan farklı bir sonuca varılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı; Tarafların özellikle davacı yanın kök raporumuzda mali yönden yaptığımız tespit ve hesaplamalara itirazları özenle değerlendirilmiş olup, hiçbir geçerliliği bulunmadığı\"belirtilmiştir. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname mad. 61 uyarınca; Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu haklan üçüncü kişilere devretmek, fiilleri marka hakkına tecavüz sayılır. TTK m. 55/1-a/4 bendi uyarınca \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak\" iyi niyet kurallarına aykırı bir davranıştır ve haksız rekabet hali olarak nitelendirilir. Madde hükmüne göre, karışıklığa yol açabilecek benzerliklere sebebiyet vermek bir haksız rekabet halidir. Davalı ... Tic. A.Ş. tarafından “...” markasının 30. sınıfta tescil işleminin gerçekleşmesi amacıyla, 28.03.2013 tarih ve ... noda kayıtlı başvurusu yapılarak söz konusu markalarının yayınlandığı, davacı ... tarafından, ... markalarının, 556 sayılı KHK'nin 8. maddesi uyarınca kendilerine ait olan bir kısım ... markalarına benzer ve karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesi ile itirazda bulunulduğu ve TPE Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından tescil başvurusunun reddine karar verildiği, davalı TPE Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 23.07.2014 tarih ve ... sayılı red kararı üzerine, 26.09.2014 tarih ve ... sayılı başvurularının red kararının yeniden incelenmesi ve tescil başvurularının kabul edilmesi amacıyla Yeniden Değerlendirme ve İnceleme Kuruluna başvuru yapıldığı, yapılan başvurunun redle sonuçlanması üzerine bu defa  YİDK kararına karşı Ankara 3. FSHHM nezdinde açılan 2016/17 E. sayılı  dosyasında iptal davası açtığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği sonrasında, BAM kaldırma  kararı ile davanın kabulüne verildiği, iş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD 30/09/2019 tarih 2018/4328 Esas 2019/5982 Karar sayılı kararı ile \"...\" ibaresinin yazım karakterinin davalı markalarındaki \" ...\" ibaresine olan yakınlığı ve \"...\" kelimesinin ingilizce dilinde \"...\" kelimesi gibi süratli hızlı veya çabuk anlamlarına gelmeyen anlamsız bir kelime olluşu dikkate alındığında taraf markaları arasında görsel işitsel ve telaffuz olarak hitap ettikleri tüketiciler nezdinde bırakacakları genel izlenime göre 556 sayılı KHK'nın 8/1 -b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini içerecek derecede benzerlik bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, nihai olarak yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, Ankara BAM 20. HD' nin 23/01/2020 gün 2019/1613 Esas 2020/52 Karar sayılı red kararının Yargıtay onaması sonrasında 10/03/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında görülen  YİDK kararının iptali davasında verilen kararın istinaf ve temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. HD nin 2018/4328 Esas, 2019/5982 Karar sayılı ilamının gerekçesinde;\" ...Ancak, davalı markalarında “...” ibaresi akılda kalan baskın unsur olup, başvuru markasının asli unsuru ise Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesinin aksine “...” ibaresidir. Şu halde, her ne kadar davacı başvurusunda “...” lider markasına ve şekil unsuruna yer verilmişse de “...” ibaresinin yazım karakterinin davalı markalarındaki “...” ibaresine olan yakınlığı ve “...” kelimesinin İngiliz dilinde “...” kelimesi gibi süratli, hızlı veya çabuk anlamlarına gelmeyen anlamsız bir kelime oluşu dikkate alındığında, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve telaffuz olarak hitap ettikleri tüketiciler nezdinde bırakacakları genel izlenime göre 556 sayılı KHK’nın 8/1.b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek derecede benzerlik bulunduğu kabul edilmelidir. \" şeklinde olduğu, gerekçenin  bağlayıcı olduğu bu itibarla markaya tecavüzün sabit olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre hukuken yerindedir. Davacı vekili tazminat talebini 556 sayılı KHK’nin 66/b ve 67. maddeleri ve TTK’nun 56/1 (d) ve (e) maddeleri uyarınca tespitini ve ayrıca markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlangıç tarihinden itibaren ticari faiz talep etmiştir.Davalı tarafından ticari defter ve belgelerinden sadece envanter defterinin ibraz edildiği diğer defterlerin ibraz edilmediği, envanter defterinde de satılan ürün sayısı ve değeri değil, kalan ürün miktarının kayıtlı olduğu, bu durumda mahkemece 3 yıl 2 aylık ihlal süresi dikkate alınarak  TBK 50 maddesine göre,  taleple bağlı kalınarak takdiren hükmedilen  50.000 TL maddi ve olayın oluş şekli tarafların kusur durumu dikkate alındığında hükmedilen 20.000,00 TL.  manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/12/2021 tarih ve 2016/46 E., 2021/422 K.  sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.781,70 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.196,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.585,7‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82e6fe379eac5d89","SID":"a3bfbd04adad0794"}}