{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/472 Esas<br>KARAR NO:2025/1053 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/451 Esas - 2021/695 Karar<br>TARİH:02/11/2021 <br>DAVA:İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı ... Şirketi'nin asıl borçlu,  davalı ...'ın ise müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete ticari kredi kullandırıldığını, davalıların akdi taahhütlerini ifa etmemesi ve ödemelerini tatil etmesi üzerine davalılara  Gebze ... Noterliği'nin 12/12/2018 tarih ve ... yevmiyeli hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ve hesap kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, ihtarname keşidesine ve alacak muaccel hale gelmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacakların tahsili amacıyla davalılar hakkında sorumlulukları nispetinde ... sayılı dosyası ile genel haciz yolu icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na  başvurularak Arabuluculuk süreci işletilmiş ve karşı taraf ile herhangi bir anlaşmaya varılamaması üzerine İstanbul Arabuluculuk Bürosunun,... Başvuru Numarası - ... Arabuluculuk Dosya Numarası ile 20/08/2020 tarihinde Arabuluculuk Son Tutanağının düzenlendiğini, davalıların itiraz dilekçelerinde bildirdikleri tüm hususlar ve buna ilişkin talepleri yasal dayanaktan yoksun ve müvekkili bankanın alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik olup iptalinin gerektiğini, davalıların iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mevcut durumda Mahkememizce gerekli görüldüğü takdirde; alacağın varlığı ve miktarı hususunda müvekkili Banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiğini, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi gereğince banka defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkili Bankanın alacak miktarı net bir şekilde ortaya çıkacağını, davalıların müvekkili banka ile aralarında imzalı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında banka ile aralarında çıkabilecek her türlü uyuşmazlıklarda Banka defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini ve bunlara itiraz etmeyeceklerini beyan ve kabul ettiklerini, yine davalıların müvekkili banka ile aralarında imzalı Genel Kredi Sözleşmesi 6.2. maddesi ile müvekkili banka ile aralarında çıkabilecek her türlü uyuşmazlıklarda \"İstanbul\" Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ve kabul ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların ... sayılı dosyasına yapmış oldukları borca, faize ve tüm fer’ilerine itirazlarının, davalı ... Şirketi bakımından takip taleplerinde belirttikleri tüm alacaklar bakımından borca, faize ve tüm fer’ilerine itirazlarının iptalini, davalı ... bakımından nakit alacaklar ile sınırlı olmak üzere borca, faize ve tüm fer’ilerine itirazlarının iptalini, takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamını, davalıların sorumlulukları nispetinde %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın dava dilekçesi ile müvekkillerinin 1.500.000-TL genel kredi sözleşmesi imzalamış olduklarını, müvekkillerinin kredi borçlarını ödemediğini, buna ilişkin ihtarnamenin keşide edildiğini ve sonrasında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptali talebinde bulunduklarını, müvekkillerin davacı banka ile genel kredi sözleşmesi imzalamış olduğunun doğru olduğunu ama müvekkillerden ...'ın tamamı ile usulsüz bir şekilde kefil gösterildiğini, müvekkilinin kefaletine ilişkin tüm hususların geçersiz olup usulsüz ve gayri yasal işlemlerle müvekkilinin kefil gösterilmek sureti ile borçtan sorumlu olarak gösterildiğini, davacı tarafından kullandırılan kredi rakamının çok üstünde bir rakamın faize faiz işletilmek sureti ile oluşturulduğunu ve haksız bir şekilde müvekkilleri hakkında fahiş bir rakamdan icra takibinin başlatıldığını, uygulanan faiz oranının da fahiş olup itirazlarına ilişkin olarak inceleme yapılması halinde icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunun tespit edilebileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkili ... yönünden kefaletin tamamı ile geçersiz olması, usulsüz sözleşme ile müvekkilinin borçlu olarak gösterilmesi itibari ile yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı banka tarafından faize faiz işletilmesi sureti ile fahiş rakam borç oluşturulduğu ve bu şekilde icra takibine başlanılmış olduğu itirazlarına ilişkin olarak inceleme yapılmasını ve davanın reddini, icra takibinde talep edilen faiz oranlarının fahiş ve gerçek dışı olmasına ilişkin itirazlarının kabulünü, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacı yanın ihtiyati haciz uygulandığı hususu dikkate alınarak %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  02/11/2021   tarih 2020/451 Esas - 2021/695 Karar sayılı kararında; \"Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; icra dosyası, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi, ,hesap kat  ihtarnamesi, bankanın ticari defter ve kayıtları ile dayanılan diğer deliller ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hukuki değerlendirme mahkememize ait olmak üzere hesap bakımından hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan,taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi incelemesinde, kefalet kısmında el yazısı ile sorumluluk miktarının, kefalet tarihinin, müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, davalı kefilin davalı şirket yetkili olduğu kefaletin TBK 583 maddesine uygun olduğu, tarafların tacir olduğu ve sözleşmenin 6.2. Maddesinde İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkisinin kabul edildiği, icra takibe yapılan yetki itirazının yerinde olmadığı, davalı kefil ...bakımından gayri nakti kredi depo talebinin henüz  riskin gerçekleşmediği için alacağın mevcudiyetinden, ferdileştirilmiş bir borcun varlığından  söz edilemeyeceği, kefilin sorumluluğunun belirli yada belirlenebilir olması gerektiği, henüz ödemesi yapılmayan çek yasal yükümlülük risklerinin  kefilden talep edilebileceğine dair sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığı gözetildiğinde depo talebinin diğer davalı asıl borçludan talep edebileceği gözetilerek taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı asıl borçluya kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine, davalının hesabının kat’edilerek asıl borçlu ve kefile karşı takibe geçildiği, davacının davalılardan, icra takip tarihi itibariyle, talebe bağlılık kuralı gözetilerek sözleşme gereğince bilirkişi tarafından hesaplanan tutar  kadar  alacaklı olduğu davalılar tarafın icra takibine  yapılan itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile davalıların Nakti Krediler  ... nolu kredi bakımından;  51.813,74 TL asıl alacak,3.810,77 TL akdi faiz, 45.215,47 TL temerrüt faizi, 2.451,31 TL BSMV olmak üzere toplam 103.291,29 TL, ... nolu kredi bakımından; 15.454,71 TL asıl alacak, 201,90 TL akdi faiz, 5.849,32 TL temerrüt faizi, 302,56 TL BSMV, olmak üzere toplam 21.808,49 TL,  ... nolu kredi bakımından; 50,60 TL asıl alacak, 1.013,06 Akdi faiz, 1.123,22 TL temerrüt faizi, 56,16 TL BSMV olmak üzere toplam 2.243,04 TL  ... nolu kredi bakımından; 37.472,00 TL asıl alacak, 49.463,04 TL temerrüt faizi, 2.473,15 TL BSMV olmak üzere toplam 89.408,19 TL  üzerinden iptaline, asıl alacaklara takip tarihinden itibaren ... nolu kredi için %59,50, ... nolu kredi için %18,60, ... nolu kredi için %72, ... nolu kredi için %90 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Gayri Nakti Kredi Bakımından ....Şti.’nin itirazının iptali ile; 90.000,00 TL’nin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmek suretiyle takibin devamına,   alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, kabul edilen toplam asıl alacak kısımı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .\"gerekçesi ile,'' DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE1-Nakti Krediler Bakımından Davalıların ... sayılı dosyasında yaptıkları itirazın; a-... nolu kredi bakımından;  51.813,74 TL asıl alacak,3.810,77 TL akdi faiz, 45.215,47 TL temerrüt faizi, 2.451,31 TL BSMV olmak üzere toplam 103.291,29 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 59,50 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-... nolu kredi bakımından; 15.454,71 TL asıl alacak, 201,90 TL akdi faiz, 5.849,32 TL temerrüt faizi, 302,56 TL BSMV, olmak üzere toplam 21.808,49 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 18,60 oranında faiz ve % 5 BSMV  uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,c-... nolu kredi bakımından; 50,60 TL asıl alacak, 1.013,06 Akdi faiz, 1.123,22 TL temerrüt faizi, 56,16 TL BSMV olmak üzere toplam 2.243,04 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 72 oranında faiz ve % 5 BSMV  uygulanmak suretiyle takibin devamına,fazlaya ilişkin istemin reddine,d-... nolu kredi bakımından; 37.472,00 TL asıl alacak, 49.463,04 TL temerrüt faizi, 2.473,15 TL BSMV olmak üzere toplam 89.408,19 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 90 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2- Gayri Nakti Kredi Bakımından ....Şti.’nin ...s sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile; 90.000,00 TL’nin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmek suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,3- Toplam asıl alacağın %20’si olan 20.958,21 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı nakdi alacağı temlik alan davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Temlik alan davacı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas olarak alınan 29.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve yanlış değerlendirmeler içerdiğini, davacı banka tarafından davalıya kullandırılan ve süresi içerisinde ödenmeyen/eksik ödenen kredi borçlarına ilişin olarak başlatılan takipte,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ... Numaralı olmak üzere toplam 9 farklı krediye ilişkin müvekkili banka alacağının takibe konulduğunu, bilirkişi raporunda bu kredilerin tamamının incelendiğini ve her bir kredi için müvekkil banka alacağı hesaplandığını, ancak bu kredilerden,..., ..., ..., ... ve ... numaralı kredilerin bilirkişi raporunda sonuç kısmında yer almadığını, söz konusu kredilerin neden raporun sonuç kısmında yer almadığının ne değerlendirme kısmında ne de sonuç kısmında açıklandığını, bu durumun açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, (T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2013/18116 Esas, 2014/2449 Karar sayılı içtihatı), açık bir şekilde eksiklikler ve yanlış değerlendirilmeler içeren raporun mahkemece usul ve yasalara uygun olarak takdir edilmediğini, ek rapor veya açıklama istenmediğini,  mahkemece eksik inceleme sonucunda verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,Raporda yer alan bazı kredilerin takipe konulmadığı iddialarının açık bir şekilde gerçeğe aykırı olduğunu,  raporun 4. Nolu bölümünde bilirkişinin \" ... ,... numaralı kredilerin ödeme emrinde talep edilmediği\" şeklindeki değerlendirmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, takip talebi ile ödeme emri incelendiğinde  ...  ve ... numaralı kredilerin takip talebinin 4. ve 5. sırasında yer alan alacak kalemleri arasında yer aldığını,Takip talebinde yer alan bazı krediler yönünden herhangi bir karar verilmediğini,  bilirkişi raporunda hesaplanan ancak toplam alacağa dahil edilmeyen ...,..., ..., ... ve... numaralı krediler takipte talep edilmiş olmasına rağmen, mahkeme kararında bu alacak kalemlerine ilişkin kabul veya reddine ilişkin bir karar  olmadığını, taleple bağlılık ilkesi sadece talepten fazlasına hüküm vermeme yasağı değil, aynı zamanda talep hakkında hüküm verme zorunluluğunu da içerdiğinden, takip talebinde yer alan yukarıda numaraları verilen kredi alacaklarına ilişikn hüküm verilmemesi açık bir şekilde bozma nedenidir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas : 2018/4625 Karar : 2018/9953 Tarih : 24.09.2018)Davacı banka alacağının eksik hesaplandığını ve aynı şekilde faiz oranlarının yanlış değerlendirildiğini, mahkeme kararında her ne kadar bir çok kredi alacağı hakkında karar verilmemiş olmakla birlikte, hükümde yer alan kredilerde de davacı banka alacağının eksik hesaplandığını, İleri sürerek;  yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı borçluların yaptıkları itirazın tamamanın iptal edilerek takibin  takip talebinde   yazılı  şartlarla   devamına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan nakdi ve gayrınakdi kredi alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karar tarihinden sonra takibe konu edilen nakdi alacakların ... A.Ş. Tarafından temlik alındığı ve karara karşı temlik alan davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Temlik alan davacı ... A.Ş vekili Av. ... tarafından UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmak suretiyle ilk derece mahkemesine sunulan 02/06/2025 tarihli beyan dilekçesinde; dava konusu icra takip dosyası borcunun ödendiği, davalılardan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı belirtilerek, gereğinin yapılmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Temlik alan davacı vekilinin Beyoğlu ... Noteliği'nin 24/05/2022 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesi incelendiğinde, sulh ve ibra yetkisinin bulunduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmamış olan davalılar vekili Av .. tarafından UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmak suretiyle ilk derece mahkemesine sunulan 02/06/2025 tarihli beyan dilekçesinde; dava dosyasında  müvekkilleri ile davacının sulh olması nedeni ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı beyan edilmiştir. Davalılar vekilinin Bakırköy .. Noterliği'nin 30/11/2018 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamesi incelendiğinde; uzlaşma ve arabuluculuk görüşmelerini talep etmeye ve sonuçlandırmaya yetkili olduğu görülmüştür.Uyap üzerinden yapılan dava konusu takip dosyası dairemizce incelenmiş olup; icra dosyasında 23/05/2025 tarihinde haricen tahsil harcının tahsil edildiği,  temlik alan ... A.Ş. Vekili tarafından icra dosyasına sunulan 03/06/2025 tarihli dilekçe ile haricen tahsil harcı ve masraflar borçluya ait olmak üzere dosyanın kapatılmasının, borçlu üzerindeki hacizlerin kaldırılmasının ve avans iadesinin Av.... hesabına aktarılmasının talep edildiği, icra müdürlüğü tarafından davalılara ait mallar hak ve alacaklar üzerine konun hacizlerin kaldırılması için gerekli yazıların yazıldığı, yine takip alacaklısı vekili tarafından teminat iadesine muvafakat edildiği,  haricen tahsil yolu dosya borcunun kapatıldığı ve buna göre itirazın iptali davasının konusuz kaldığı anlaşıldığından temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,  dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Temlik alan davacının istinaf başvurusunun usulen KABULÜ İLE,İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih ve 2020/451 Esas 2021/695 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2- Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,3- Temlik alan davacının  konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan  3.712,15-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.096,75‬-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,  6- Taraflarca talep edilmediğinden taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ... Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin takdiren 1/2' sine tekabül eden 660,00 TL' sinin davacıdan, 660,00 TL' sinin davalılardan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,8-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden temlik alan davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,11-Artan gider avansı varsa, karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 19/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24198dd5957d38df","SID":"3dbf561fe997d34f"}}