{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1750 Esas<br>KARAR NO: 2025/524 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2019/193 Esas -  2022/203 Karar <br>TARİH:  02/03/2022 <br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılardan asıl borçlu ... Sanayi A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) uyarınca anılan şirkete nakdi krediler, ticari kredili mevduat hesabı kredileri açılıp kullandırıldığını, diğer davalıların ise müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları sözleşme kapsamında borçtan sorumlu olduklarını, taraflar arasında imzalanan GKS.'den doğan kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından 02/10/2018 tarihinde kredi hesabının kat edildiğini ve GKS'nin ilgili maddesine istinaden bütün borçların muaccel hale geldiğini, Kahramanmaraş ... Noterliği'nden keşide edilen 04/10/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı borçlulara GKS kapsamında sorumlu oldukları borç miktarının, söz konusu borç ödenmediği takdirde başvurulacak yolların ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak her türlü yasal işlemin başlatılacağının, sözleşmede belirtilen temerrüt faizi, gider vergisi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve sair fer'ilerin davalı tarafa ait olacağının bildirildiğini, keşide edilen ihtarnamenin ve ekinde gönderilen hesap özetlerinin usulüne uygun olarak düzenlenmiş olduğunu ve borcun muaccel hale geldiğini, böylece davalı borçluların temerrüde düşmüş olduklarını, akabinde borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların vekilleri aracılığıyla yetkiye, borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, davalıların haksız itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle (harca esas değer olarak 33.976,14-TL. göstermek suretiyle); itirazın iptali ile itiraz edilmiş kısım için takibinin devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalılar aleyhine %20'den az olmayacak miktarda icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafça gönderilen ihtarnameye Beyoğlu ... Noterliği kanalıyla gönderdikleri 08/10/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarname ile cevap verdiklerini, ihtarnamede bahsi geçen tüm borçların müşteri çek ve senetleri ile bankaya ödendiği, ihtarname ekinde gönderilen hesap özetlerinin süresinde olmadığı hususlarını belirterek kat ihtarında bahsi geçen tüm borçlara itiraz ettiklerini, müvekkillerinin davacı bankaya borçları bulunmadığından başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini, zira kullanılan krediye karşılık davacı bankaya müşteri çekleri ve pos makinası ile nakit olarak ödeme yapıldığını belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/03/2022 tarih ve  2019/193 Esas -  2022/203 Karar  sayılı kararında; \"Dava; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklandığı ileri sürülen bakiye borcun ödenmediği iddiasıyla davacı banka tarafından davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla girişilen ilamsız icra takibine davalılarca yapılan itirazların, dava açılırken harca değer olarak gösterilen 33.33.976,14-TL. yönünden İİK.'nun 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf delil olarak; arabuluculuk dosyası, arabuluculuk son tutanağı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyası, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi, Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 04/10/2018 tarihli - ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi sureti, davacı banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, keşif ve ikamesi mümkün başkaca her türlü yasal delile dayanmıştır. Davalı taraf ise delil olarak; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi, Kahramanmaraş ... Noterliği'nin 04/10/2018 tarihli - ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Beyoğlu ... Noterliği'nin 08/10/2018 tarihli - ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı şirketin ödeme belgeleri ile ödemeyi tevsik eden her türlü belge, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, davacı banka nezdinde bulunan ödemeye ilişkin her türlü belge, cevap dilekçesi ekinde tablo halinde sunulan müşteri çekleri ve POS makinası ile nakit olarak yapılan ödemelerin davacı banka tarafından tahsil edilip edilmediğinin davacı bankadan sorulması, tanık beyanı, bilirkişi incelemesi, keşif ve diğer yasal delillere dayanmıştır.Mahkememizce İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının aslı celbedilerek incelenmiştir. İcra dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılar aleyhine iskonto kredisi alacağından kaynaklı olarak 139.386,88-TL. asıl alacak, 27.029,89-TL. işlemiş faiz, 1.351,50-TL. BSMV ve 811,46-TL. diğer masraf alacağı olmak üzere toplam 168.579,73-TL., tüzel kredili mevduat hesabı alacağından kaynaklı olarak 127,24-TL. asıl alacak, 12,46-TL. işlemiş faiz ve 0,62-TL. BSMV olmak üzere toplam 140,32-TL. üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, Örnek-7 no'lu ödeme emrinin davalılara 29/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekili tarafından icra dosyasına sunulan 04/02/2019 tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde yetkiye, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacı vekili tarafından ise 09/04/2019 tarihinde harca esas değer olarak 33.976,14-TL. gösterilmek suretiyle huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.Davalılar/borçlular vekili tarafından her ne kadar borca itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunularak; davalıların yerleşim yeri (ikamet) adresleri itibariyle Büyükçekmece İcra Daireleri'nin (ve Mahkemeleri'nin) yetkili olduğu iddia edilmiş ise de; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nin 31.1 maddesinde; taraflar arasında işbu sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıkta İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olacağı şeklinde yetki sözleşmesi yapılmış olup, 6100 sayılı HMK.'nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi ile belirlenen yerde takip yapılmış olduğundan, ayrıca Yargıtay 19. HD.'nin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere; müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan kefiller tacir olmasalar dahi tacirler arasındaki yetki sözleşmesi 6102 sayılı TTK.'nun 7. maddesinde öngörülen teselsül karinesi gereğince davalı kefiller yönünden de bağlayıcı olduğundan, davalıların yetkiye yönelik itirazları mahkememizce yerinde görülmeyerek işin esasına girilmiştir. Yargılama sırasında başlangıçtan itibaren tüm davalıların vekili olarak hareket eden Av. ... tarafından sunulan 12/01/2022 tarihli dilekçede; davalılardan ... Sanayi A.Ş. ile ...'ın kendisini vekillikten azlettiklerine dair azilnameyi sunduğu ve bu davalılar yönünden UYAP'taki vekil kaydının silinmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK.'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçluların icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereğince, takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olduğundan, bu kapsamda davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, mahkememizce icra takip dosyası getirilerek dosyaya kazandırılmış, takibe ve davaya dayanak Genel Kredi Sözleşmesi, karşılıklı ihtarnamelerin dosya arasında olduğu görülmüştür.Deliller toplandıktan sonra mahkememizce 10/03/2021 tarihli duruşmada; iddia, savunma toplanan ve taraflarca sunulan deliller, davacı banka kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, dosya konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek 01/06/2021 tarihinde dosyaya sunulan raporda özetle; davacı banka ile davalılardan asıl borçlu ... Sanayi A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığı, davalılardan ... ve ...'ın ise anılan sözleşmeyi 1.000.000,00-TL. kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmede yasaya uygun olarak davalı kefillerin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olunması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğunun görüldüğü, davalı kefillerin kefalet limiti dahilinde doğan tüm borçlardan sorumlu olacakları, takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda davacı bankanın (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ve raporda tablo halinde belirtildiği şekilde) davalılardan toplam 140.327,48-TL. alacaklı olduğunun hesaplandığı, ... no'lu iskonto kredisi yönünden 12/02/2019 tarihine kadar peşin faiz tahsilatı yapıldığından, 12/02/2019 tarihinden itibaren 116.885,00-TL. asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %60,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalılardan istenilebileceği, ... no'lu iskonto kredisi yönünden 01/03/2019 tarihine kadar peşin faiz tahsilatı yapıldığından, 01/03/2019 tarihinden itibaren 22.500,00-TL. asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %60,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalılardan istenilebileceği, takip tarihinden başlamak üzere ticari KMH kredisi yönünden 118,47-TL. asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %33,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalılardan istenilebileceği, ancak 5464 sayılı yasanın 26/2. maddesi gereğince 01/06/2006'dan itibaren de TCMB tarafından 3'er aylık dönemler itibariyle deklare edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması gerektiği şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi kurulu raporu tüm dosya taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı banka vekili tarafından 20/07/2021 tarihli dilekçe ile rapora itiraz edilerek itirazlar dikkate alınmak suretiyle ek rapor alınması talep edilmiştir. Davalılardan ... vekili tarafından 26/07/2021 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz edilerek; cevap dilekçesinde de açıkça bahsettikleri 15 (onbeş) adet çekin vadesinin 12/01/2019 tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında, anılan çeklerin tahsil edilip edilmediği hususunda dosyada hiçbir bilgi ve belgenin bulunmadığı, mahkemece öncelikle 15 adet çekin tahsil edilip edilmediğinin davacı bankadan sorulmasının gerektiği belirtilerek, sonrasında bilirkişiden ek rapor alınması talep edilmiştir. Davacı banka vekili 22/09/2021 tarihli duruşmada; davalılardan ... vekilinin itirazlarında bahsettiği 15 adet çekin akıbeti konusunda beyanda bulunmak üzere mahkememizden süre talebinde bulunmuş, ayrıca bu konuda müvekkili bankaya müzekkere yazılmasını talep etmiştir. Davacı banka vekili Av. ... tarafından 28/09/2021 tarihinde sunulan dilekçede; takip hesabından önce borçluların teminata verdiği tüm çeklerin ödendiği, 19/01/2019 tarihinde takip hesabı açıldıktan sonra ödenen çeklerin dilekçede listelendiği, anılan çeklerin takip kredi hesabına mahsup edildiği, böylece borçluların şu anda teminatta çekinin bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı banka vekilinin bu beyanı üzerine mahkememizce 15/10/2021 tarihli ara karar oluşturularak; dosyada başkaca bir eksiklik kalmadığı anlaşılmış ve dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere kök raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenerek 20/12/2021 tarihinde dosyaya sunulan ek raporda ise özetle; davalılardan ... vekilinin itirazları ve özellikle dilekçesinde belirttiği üzerine mahkemece verilen süre sonrasında 15 adet çekin akıbeti hakkında davacı banka vekili tarafından tahsilatlar belirtilerek beyanda bulunulduğu, ancak çek bazında herhangi bir bilgi verilmemiş olduğu, mahkemeye sunulan tahsilat bilgileri kapsamında dava tarihi itibari ile iskonto kredisi yönünden davacı bankanın dava tarihi itibari ile davalılardan 534,31-TL. asıl alacak, 28,50-TL. işlemiş faiz ve 1,42-TL. BSMV olmak üzere toplam 564,23-TL. alacaklı olduğu, dava tarihinden başlamak üzere iskonto kredisi yönünden 534,31-TL. asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %60,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalılardan istenilebileceği, ticari KMH kredisi yönünden ise davacı bankanın takip tarihi itibari ile davalılardan 118,47-TL. asıl alacak, 11,95-TL. işlemiş faiz ve 0,60-TL. BSMV olmak üzere toplam 131,02-TL. alacaklı olduğu, takip tarihinden başlamak üzere ticari KMH kredisi yönünden 118,47-TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %33,00 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, ancak 5464 sayılı yasanın 26/2. maddesi gereğince 01/06/2006 tarihinden itibaren TCMB tarafından 3'er aylık dönemler itibariyle deklare edilen değişen oranlardaki faizin uygulanması gerektiği şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Ek bilirkişi raporu dosya taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılardan ... vekili Av. ... tarafından 10/01/2022 tarihli dilekçe ile ek rapora karşı beyan ve itirazda bulunulmuştur. Usulüne uygun tebliğe rağmen, davacı banka vekili tarafından ve dosyanın diğer davalıları ve/veya vekilleri tarafından ise ek rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmamıştır.6100 sayılı HMK.'nun 281/1 maddesine göre; “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” HMK.'nun 281. maddesinin gerekçesinde ise maddede rapora itiraz için taraflara tanınmış bulunan 2 haftalık sürenin kesin süre olduğu ve hak düşürücü bir nitelik taşıdığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla, taraflar bu süre içerisinde bilirkişi raporuna karşı itirazlarını dile getirmezlerse bilirkişi raporu itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir, yani itiraz etmeyen taraf artık rapora itiraz olanağını tümüyle kaybeder. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da bilirkişi raporuna yasal süresi içinde itiraz edilmemesi halinde diğer taraf yönünden usulü müktesep hakkın doğacağı belirtilmektedir.Kefalet sözleşmesi; kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet Sözleşmesi asıl borç akdinden ayrı ikinci derecede ve bağımsız bir sözleşmedir. Bir kefaletin geçerli olabilmesi için; 1-yazılı şekilde yapılması, 2-kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi, 3-kefalet edilen borcun geçerli bir borç olması ve 4-kefilin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunması gerekir. Kefalet sözleşmesi, kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. (Fahrettin ARAL - Borçlar Hukuku-Özel Borç İlişkileri-Ankara 2007, s. 437). Daha yalın bir anlatımla bu sözleşme ile kefil, borçlunun asıl borcu ifa edememesi riskini üzerine alır. (Özen, B.: Kefalet Sözleşmesi, İstanbul 2008, s. 6.) Dosyada alınan bilirkişi kök ve ek raporları mahkememizce incelenip denetlenmiştir. Davacı banka vekilinin 28/09/2021 tarihli beyan dilekçesi içeriği dikkate alınarak bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 20/12/2021 tarihli ek raporda yer alan tespit ve hesaplamaya itibar edilmiştir. Ek raporda yapılan hesaplamanın toplanan delillere, bankacılık teamüllerine, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere ve özellikle davacı banka vekilinin 28/09/2021 tarihli dilekçedeki beyanlarına uygun olduğu görülmüş, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu saptanarak mahkememizce de benimsenmiştir. Davacı taraf iddiası, davalı taraf savunması, incelenen icra takip dosyası, dosyada alınan ve benimsenen bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 20/12/2021 tarihli ek bilirkişi raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalılardan ... Sanayi A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığı, davalılardan ... ve ...'ın ise anılan sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti tutarının 1.000.000,00-TL. olduğu, davacı banka tarafından davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile iskonto kredisi alacağından kaynaklı olarak 139.386,88-TL. asıl alacak, 27.029,89-TL. işlemiş faiz, 1.351,50-TL. BSMV ve 811,46-TL. diğer masraf alacağı olmak üzere toplam 168.579,73-TL., tüzel kredili mevduat hesabı alacağından kaynaklı olarak 127,24-TL. asıl alacak, 12,46-TL. işlemiş faiz ve 0,62-TL. BSMV olmak üzere toplam 140,32-TL. üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere takip dosyasında davalıların/borçluların davacı bankaya iskonto kredisi yönünden, 534,31-TL. asıl alacak, 28,50-TL. işlemiş faiz, 1,42-TL. BSMV olmak üzere toplam 564,23-TL.; Ticari KMH kredisi yönünden ise 118,47-TL. asıl alacak, 11,95-TL. işlemiş faiz, 0,60-TL. BSMV olmak üzere toplam 131,02-TL. tutarında borçlu oldukları, davalılardan ... ve ...'ın kefil oldukları kefalet sözleşmesinin yukarıda açıklanan yasal unsurları taşıması nedeniyle geçerli olduğu ve bu davalıları da bağladığı, böylece Genel Kredi Sözleşmesi'ni sözleşmede belirlenen kefalet limitiyle müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalılar ... ve ...'ın borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu oldukları, sonuç itibariyle davalıların hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ile tespit ve hesap edilen miktara (564,23-TL. ve 131,02-TL.'ye) ve toplam 695,25-TL.'ye yönelik itirazlarının haksız olduğu, İİK.'nun 67. maddesi gereğince bu miktara (695,25-TL.'ye) yönelik itirazlarının iptalinin, davacı bankanın fazlaya ilişkin isteminin ise reddinin gerektiği, davacı bankanın takipte asıl alacağa işletebileceği ve talep edebileceği faiz oranının; iskonto kredisi yönünden %60,00, ticari KMH kredisi yönünden ise %33,00 olması gerektiği, ayrıca GKS'den doğan alacak likit ve belirlenebilir nitelikte bir para alacağı olduğundan, davalıların itirazı da kısmen haksız olduğundan, kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatını da kapsar şekilde, ancak; somut olayda reddedilen kısım yönünden davacı bankanın davalılar aleyhine kötü niyetli olarak takip başlattığı hususu kanıtlanmış olmadığından, davalılar lehine ve davacı bankanın aleyhine kötü niyet (haksız takip) tazminatının koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak, aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ''1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; a) İskonto kredisi yönünden, 534,31-TL asıl alacak, 28,50-TL işlemiş faiz, 1,42-TL BSMV olmak üzere toplam 564,23-TL'ye yönelik itirazlarının ayrı ayrı iptalleri ile asıl alacağa (534,31-TL'ye) takip tarihinden itibaren yıllık %60,00 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV yürütülmek suretiyle ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, b) Ticari KMH kredisi yönünden, 118,47-TL asıl alacak, 11,95-TL işlemiş faiz, 0,60-TL BSMV olmak üzere toplam 131,02-TL'ye yönelik itirazlarının ayrı ayrı iptalleri ile asıl alacağa (118,47-TL'ye) takip tarihinden itibaren yıllık %33,00 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV yürütülmek suretiyle ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen toplam 695,25-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 139,05-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, 3-Davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin ise reddine, 4-Şartları oluşmadığından reddedilen miktar yönünden davalılar lehine haksız takip tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, '' karar verilmiş ve karara karşı temlik alan davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ile müvekkil ... A.Ş. arasında akdedilmiş olan kredi alacağı temlik sözleşmesi uyarınca işbu dosya kapsamındaki tüm hak ve alacaklar müvekkil ... A.Ş. tarafından temlik alındığını, temlik  eden banka ile davalılardan  asıl borçlu ... Sanayi A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) uyarınca anılan şirkete nakdi krediler, ticari kredili mevduat hesabı kredileri açılıp kullandırılmış  diğer davalılar ise söz konusu GKS'yi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla  imzaladıklarını, davalı borçlular tarafından imzalanan GKS.'den doğan kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine Temlik Eden Banka tarafından 02/10/2018 tarihinde kredi hesabı kat edilmiş ve Kahramanmaraş ... Noterliği'nden keşide edilen 04/10/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı borçlulara GKS kapsamında sorumlu oldukları borç miktarı, söz konusu borç ödenmediği takdirde başvurulacak yollar ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak her türlü yasal işlemin başlatılacağı  keşide edilen ihtarname ve ekinde gönderilen hesap özetiyle  ihtar olunduğunu; söz konusu ihtarname Davalı Borçlulara  08.10.2018 tarihinde tebliğ olunduğunu, temlik Eden Bankaca Kahramanmaraş ... Noterliği'nden keşide edilen ihtarnameyle  Davalı Borçlularının  temerrüde düşürülmesi  üzerine  davalılar  aleyhine 28.01.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıları vekilleri aracılığıyla yetkiye, borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, davalılar tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine Temlik Eden Banka tarafından harca esas değer olarak 33.976,14-TL. gösterilerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı  talebiyle 09.04.2019 tarihinde dava açılmış ve gerçekleştirilen  yargılama neticesinde  açıkça hukuka aykırı bir şekilde davanın kısmen reddine karar verilmiştir.  Söz konusu usul ve yasaya aykırı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun  doğduğunu, Bilirkişi tarafından hazırlanan kök rapor ve ek raporda temerrüt tarihi itibaril ile banka asıl alacağının hesaplanmasına kısmı incelendiğinde; ‘’ Davacı Banka’nın davalıdan 28.01.2019 takip tarihi itibari ile iskonto kredilerinden kaynaklanan alacak için; 139.385,00 TL anapara 0,00 TL temerrüt faizi ve 0,00 TL BSMV toplamı olmak üzere toplam 139.385,00 TL talep edebileceği tespit edilmiştir.” şeklinde tespitte bulunulduğunun  görüldüğünü, fakat Bilirkişi tarafından bu hususa ilişkin yapılmış olan tespitlerin ve hesaplamaların hatalı olduğunu; bilirkişi iskonto kredisine bağlı olarak temerrüt faiz miktarı hesaplamasında bulunurken ve temerrüt faiz oranını doğru hesaplamasına rağmen açıkça hatalı bir şekilde  faiz miktarını 0,00 TL olarak hesaplamaya dahil ettiğini; dolayısıyla, takip tarihi itibariyle alacak miktarı hatalı hesaplandığını; hatalı hesaplama ürünü bilirkişi raporunun hükme esas alınması neticesinde tesis edilen hükümde  alacak miktarı bakımından hatalı hale geldiğini, bu sebeple, Davalı borçluların 08.10.2018 tarihinde temerrüde düştüğü temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında bilirkişi tarafından hesaplanan %60 faiz oranı üzerinden takipten önce 27.029,89-TL. işlemiş faiz olduğu göz önünde bulundurulduğunda Mahkemece verilen hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu, takipten önce işlemiş faizin hesaplamaya katılmaması neticesinde usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edilmiş olup söz konusu hüküm istinaf incelemesi neticesinde bozulmaya muhtaç olduğunu, İleri sürerek, yukarıda ve yerel mahkeme dosyasında izah etmeye çalıştığımız ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, Tehir-i İcra taleplerinin kabulüyle istinaf incelemesi  sonuçlanıncaya  kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen  kararın  aleyhlerine olan kısmının icrasının  geri bırakılmasını  ve istinaf talebimizin  kabulü ile  yerel mahkemenin   kararının kaldırılarak davanın talebimiz doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan kredi borçlarının davalılar tarafından vadesinde ödenmediği iddiası ile davalıların tüm borçlarının muaccel hale geldiğini, bu sebeple banka tarafından kredi hesabının 02.10.2018 tarihinde kat edildiğini, bu hususa ilişkin davalılara Kahramanmaraş 2. Noterliği'nin 04.10.2018 tarihli 30911 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini belirterek; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talepli işbu davayı ikame ettiğini,  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/193E.- 2022/203K. Sayılı kararı uyarınca: ''...davanın KISMEN KABULÜ ile, şartları oluşmadığından reddedilen miktar yönünden davalılar lehine haksız takip tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine...'' şeklinde hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme huzurunda ikame edilen dava bir itirazın iptali davası olup; konusu para ile ölçülebilen bir dava türü olması sebebi ile nispi vekalet ücretine tabi olduğunu; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin \"Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret\" başlık 13. maddesinin ; \"Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.\" hükmünü haiz olduğunu, Tarifenin 3. Kısmına göre; yargı yerleri ile icra ve iflas dairelerinde yapılan ve konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlara ödenecek ücretin  ise ; İlk 40.000 TL için  %15, Sonra gelen 50.000 TL için %13, Sonra gelen 90.000 TL için %9,5 olduğunu, Davacı tarafından işbu dava ile itirazın iptali talep edilen miktarın, 139.386,88 TL İskonto Kredisi Alacağı (Asıl Alacak), 27.029,89 İşlemiş Faiz, 1.351,50 TL BSMV, 811,46 TL Diğer Masraf Alacağı, 127,24 Tüzel Kredili Mevduat Hesabı Alacağı (Asıl Alacak), 12,46 TL İşlemiş Faiz, 0,62 TL BSMV olmak üzere toplam 168.720,05 TL olduğunu,  yerel mahkeme tarafından verilen kısmen kabul kararı neticesinde hükmedilen miktarın ise toplam 695,25 TL olduğunu, mahkeme tarafından reddedilen kısım olan toplam 168.024,80 TL yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2000 tarihli, 2000/7638E. - 2000/8932K. Sayılı kararı), işbu sebeplerle; Yerel Mahkeme kararının maktu vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını ve Sayın Mahkemeniz tarafından nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etme gereği doğduğunu, Yerel Mahkeme tarafından; \"...Somut olayda reddedilen kısım yönünden davacı bankanın davalılar aleyhine kötü niyetli olarak takip başlattığı hususu kanıtlanmış olmadığından davalılar lehine ve davacı bankanın aleyhine kötü niyet (haksız takip) tazminatının koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak...\" kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiğini, kullanılan kredilere karşılık olarak davacı bankaya müşteri çekleri ve pos makinesi ile nakit olarak ödeme yapıldığını; Müşteri çekleri ve pos makinesi ile nakit olarak ödenen ve vadesine uygun olarak alacaklı bankaya verilen 42 adet çek bilgileri yargılama aşamasında dosyaya sunulmuş olup; çeklerin akıbeti hakkında bankaya yazılan müzekkere cevabı ile; 22.01.2019 tarihinde   30.000 TL, 29.01.2019 tarihinde   40.000 TL, 14.02.2019 tarihinde   46.800 TL, 08.03.2019 tarihinde 22.500 TL olarak tahsilatların yapıldığının bildirildiğini, yapılan bu tahsilatlara ilişkin bilgilerin  20.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığını, çekin, kayıtsız şartsız bir havale olduğunu ve şirketin, çekleri anlaşmaya uygun olarak davacıya teslim ettiği anda borcunu ödediğini; çeklerin vadesi beklenmeden, karşılığı olup olmadığını bilmeden takibe geçen bankanın kötü niyetli olduğunu; çekleri taraflarına iade ederek takibe geçmiş olsa idi ancak o halde kötüniyetli olmadığının kabul edilebileceğini, bu sebeple müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte ve talep olunduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle kısmi istinaf taleplerimizin kabulü ile; Yerel Mahkeme kararının maktu vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını ve Mahkeme tarafından davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesini, Yerel Mahkeme kararının kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılmasını ve şartları oluşan kötü niyet tazminatı talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne, inkar tazminatı isteminin kabulüne, kötü niyet tazminatı isteminin reddine  karar verilmiş, karara karşı temlik alan davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalılar aleyhine iskonto kredilerinden ve kredili mevduat hesabından doğan alacağın tahsili için fer'ileri ile birlikte toplam 168.720,05-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalıların takibe vaki itirazları üzerine 33.976,14-TL alacak yönünden eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Mahkemece taraf delilleri toplanarak, davacı bankanın defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak kök rapor alınmış, davalıların kök rapor iskonto kredileri için davacı bankaya verilen çeklerin vadelerinde ödendiklerine yönelik itirazları üzerine mahkemece bu çeklerin tahsil edilip edilmediğine yönelik bankaya müzekkere yazılmış, ayrıca davacı vekiline kesin süre verilmiş, dosyaya ibraz edilen yazı cevapları doğrultusunda ek rapor alınmış, ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı ... vekili dışında davanın diğer taraflarınca rapora karşı itiraz dilekçesinin sunulmadığı da tespit edilerek tahkikat bitirilmiş ve ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair istinafa konu karar verilmiştir. Dava 33.976,14-TL üzerinden açılmış olup, mahkemece kabul edilen alacak toplam 695,25-TL'dir. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur. Davalı ... tarafından kabul edilen miktar istinaf konusu edilmekte, istinafa konu edilen miktar 695,25-TL olup, buna göre ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Açıklanan nedenlerle davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve  352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Temlik alan davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi ise; mahkemece alınan kök raporda iskonto kredileri bakımından işlemiş takip öncesi faiz tutarının 0,00-TL olarak gösterilmesinin hatalı olduğu yönündedir. İskonto kredilerinde bankaca, kredi tutarının tamamı için kredi lehdarından kambiyo evrakı temlik alınmakta, temlik alınan her bir kambiyo senedinin vadesine kadar işleyecek faiz, BSMV ve diğer masraflar peşin olarak hesaplanıp, kredi lehdarına kullandırılan krediden en başta mahsup edilmekte, temlik alınan her bir kambiyo senedi vadesi geldiğinde bankaca tahsil edilerek kredi borcundan düşülmekte ve tüm kambiyo senetleri vadesi geldiğinde tahsil edilmiş ise kredi borcu kapatılmaktadır(bkz. Özen, Burak; Kredi Açma Sözleşmeleri, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2017, s.1902 vd,).  Somut olayda kök bilirkişi raporunda, davalı şirkete temlik alınan çekler karşılığı kullandırılan iskonto kredilerinden çeklerin vadelerine kadar işlemiş faiz, BSMV ve diğer masrafların peşin tahsil edilmiş olması nedeniyle faiz hesabı yapılmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kök raporda bu çeklerin vadelerinde tahsil edilip edilmedikleri belirli olmadığından bu konuda bankadan bilgi sorulup ek rapor alınmış, ek raporda da vadelerinde ödenen çekler alacaktan mahsup edilmiş, aynı gerekçelerle işlemiş faiz hesabı yapılmamış, mahkemece hükme kök rapor değil ek rapor esas alınmış, ek rapor temlik eden davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen rapordaki tespitlere herhangi bir itirazda bulunulmamış olup, ek rapordaki davalılar lehine olan tespitlerin artık davalılar yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiği de nazara alındığında, mahkemece ek rapora dayalı hüküm verilmesinde isabetsizlik bulumamaktadır. Temlik alan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun  341. ve  352/1. maddeleri gereğince usulden reddine, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun  341. ve  352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Temlik alan davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince temlik alan davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden temlik alan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin temlik alan davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da28c44609ac5ae3","SID":"f3958b9430a798fb"}}