{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1762 Esas<br>KARAR NO: 2025/527 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2017/275 Esas - 2022/224 Karar<br>TARİH: 28/03/2022<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2017/480 ESAS SAYILI DAVASI<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketlerin Grup Şirketler olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini ve yöneticilerinin aynı kişiler olduğunu, dava konusu 11/02/2017 ve 25/02/2017 tarihli çeklerin ... Ambalaj tarafından ... Ambalaj'a verildiğini, grup şirket olmaları nedeniyle borç niteliği taşımadığını, dolayısıyla çeki yazdıran davalı ... Kimya'nın dava konusu çeklerde 3. Kişi sıfatında olmadığını, dava konusu çeklerin davalı ... Kimya şirketine ön avans niteliğinde verildiğini, iş bu çeklerin karşılandığında müvekkili ... Firmasına malzeme temin edecek davalı şirketin edimini yerine getirmeyerek malları teslim etmediğini, Davalı Şirketin Müvekkili Şirkete Malzemeleri temin edemediğinden işbu dava konusu çekleri müvekkili şirkete iade edeceğini 13.07.2016 Tarihli Protakol ile kabul etmiş olduğunu, ancak işbu protokole rağmen davalı şirketin kötü niyetli olarak çekleri müvekkili şirkete iade etmediğini ve çekleri bankada yazdırmış olduğunu, çeklerin iadesine ilişkin olarak çekler ile aynı vade tarihli, 11.02.2017 VT. 84.014,22 TL Bedelli, ... Ltd. Şti. Lehdarlı, 13.07.2016 Tanzim Tarihli, ...Ltd. Şti. Keşideli, 25.02.2017 VT. 84.014,22 TL Bedelli, ... Ltd. Şti. Lehdarlı, 13.07.2016 Tanzim Tarihli, ...Ltd. Şti. Keşideli 2 Adet Senedin ... tarafından imzalanarak Müvekkili ... Şirketine verilmiş olduğunu, Bu Protokole göre 2 Adet Toplam 150.000.-TL Tutarlı Çeklerin iadesiyle eş zamanlı olarak ... Kimya' dan verilen 168.000.-TL Toplam Tutarlı 2 Adet Senedin 18-22 Temmuz Periyodunda iade edileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, Protokolden ve C/H Ekstrelerinden görüleceği üzere ... Kimya' nın Alacaklı durumda olmadığını, çek ve senetlerin karşılıklı iadesi yapılmış olsa davalı şirketin 18.000.-TL daha borçlu olacağını iddia ederek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,  Huzurdaki Davaya konu 150.000.- TL Toplam Tutarlı 2 Adet Çeke hakkında İcra Takibi yapılmaması, şayet yapılmış ise söz konusu takiplerin durdurulması yönünde Tedbir Kararı verilmesini, Davaya konu çeklerden dolayı müvekkili şirketlerin davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespitine, Davaya konu Çeklerin iptaline veya iadesine (İstirdat), Yargılama Gider ve Vekalet Ücretinin Davalı Şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Asıl davada davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu 11.02.2017 ve 25.02.2017 ödeme tarihli çeklerin ... Ambalaj tarafından ... Ambalaj' a verildiğini, grup şirket olmaları dolayısıyla bir borç niteliği taşımadığını, dava konusu çeklerin davalı ... Kimya' ya ön avans niteliğinde verildiğini, davalı yanın iş bu dava konusu çekler karşılığında müvekkil ... firmasına malzeme temin edeceğini, fakat dava konusu çekleri alan davalının kendi edimini yerine getirmeyip malları teslim etmediğini, davalı yanın müvekkile malzemeleri temin edemediğinden, iş bu dava konusu çekleri müvekkile iade edeceğini 13.07.2016 tarihli protokol ile kabul ettiğini, davalı yan dava konusu çeklere karşılık olan malzemeleri temin edemediğini ve bu nedenle dava konusu çekleri iade edeceğini ekteki protokole göre kabul etmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak söz konusu çekleri bankadan yazdırdığını, 11.02.2017 vade tarihli, 84.014,22 TL bedelli, ... TİC. LTD. ŞTİ. lehdarlı, 13.07.2016 tanzim tarihli, ... DIŞ TİC.LTD. ŞTİ. Keşideli, 25.02.2017 vade tarihli, 84.014,22 TL bedelli, ... İNŞ. SAN. DIŞ. TİC. LTD. ŞTİ. lehdarlı, 13.07.2016 tanzim tarihli, ... DIŞ TİC.LTD. ŞTİ. Keşideli 2 adet senedinde de ... tarafından imzalandığını ve müvekkil ...' a verildiğini, ayrıca huzurdaki davaya ve İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılıl takibe konu çekler ile ilgili olarak ciranta ... DIŞ TİC.LTD. ŞTİ aleyhine müvekkilleri tarafından İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2017/275 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davası ikame olduğunu, aralarındaki hukuki ve fiili iritibat nedeni ile öncelikle İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2017/275 E sayılı dosya ile huzurdaki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini ve davaya konu çekler hakkında İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas saylı icra dosyasında devam eden icra takibinin durdurulması yönünde İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine, davaya konu çeklerden dolayı müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine (menfi tespit), müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine (menfi tespit), İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas saylı icra dosyasındaki takibe ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadağının tespiti ile iş bu İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas saylı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özete; Müvekkili Bankanın ... San Ve Tic. Ltd. Şti'nin keşide ettiği, lehtarı ... Ltd. ve İnş. San. Dış Tic. Ltd. Şti. Olan iki adet 75.000-TL'lik çek'in Karşılıksız Çıkması nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibine konu edilmiş olup, müvekkili Bankanın kredi müşterisi asıl davada davalı ... Dış Tic, Ltd. Şti. tarafından Müvekkili Banka'ya, ciro edilerek, tahsilinde bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere, tevdi ve teslim edilmiş olduğunu, Davacı borçlu takip konusu çeklerin ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesi karşılığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin neticesinde sipariş edilen malzemenin davacı ... Firmasına teslim edilmediği ve bu nedenle çeklere dayalı olarak borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olduğunu, Yasa gereği çekin bir ödeme aracı olup, keşidesine neden olan temel ilişkiden bağımsız ve cirosu kabil bir kıymetli evrak olduğunu, Davacı-borçluların çekten dolayı borcunun bulunmadığına yönelik iddiasının, şahsi bir def'i olup, sadece davalı ciranta borçlu ... Dış Tic, Ltd. Şti. arasında ileri sürülebileceğini, Müvekkili Bankanın çeklerin meşru ve haklı hamili olduğunu, Davacıların takip müstenidi çekler nedeniyle müvekkili Banka'ya karşı borcu bulunmadığına ilişkin bir iddiada bulunamayacağı yasa ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereği olduğunu, Müvekkili Bankanın, ciro ile hamili olduğu çekteki keşideci-ciranta arasındaki ilişkiye yabancı olduğundan taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını ve Müvekkili Bankanın çekin iyiniyetli yasal hamili sıfatı ile icra takibi yaptığını, Ciro yolu ile hak sahibi olan alacaklıdan, çek bedelinin tazmin edildiğinin araştırılması konusunda yasanın da alacaklıya böyle bir zorunluluk yüklememiş olduğunu ve Müvekkili Bankanın iyiniyetli yasal hamil olduğundan bahse konu çekleri takibe koymada kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini, Davacının haksız çıkması halinde İ.İ.K. 72. maddesi uyarınca müvekkili bankanın alacağının geç tahsili nedeniyle uğrayacağı zararlarda dikkate alınarak alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Müvekkilim Banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takipte haksız ve kötüniyetli olması gerekmekte olduğunu, oysa müvekkili Bankanın sadece alacağını tahsile çalışmakta olan iyiniyetli bir alacaklı olduğunu savunarak, Davanın reddi ile davacının İİK m.72 uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  28/03/2022 tarih ve 2017/275 Esas - 2022/224 Karar sayılı kararında; \"Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketlerin grup şirketler olarak faaliyet gösterdikleri, dava konusu çeklerin müvekkili şirket tarafından davalı ... Şirketine ön avans niteliğinde verildiği, bu çekler karşılığında malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı şirket ile malzemelerin temin edemediğinden işbu dava konusu çekleri davacı şirkete  iade edeceğine dair 13.07.2016 tarihli protokol yapıldığını, ancak protokole rağmen çekleri iade etmediğini ve bankada yazdırdığını belirterek davaya konu 2 adet çekin karşılığı olan malların müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle davaya konu 2 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişiler tarafından sunulan raporlara göre; Davacı ... Ambalaj ile davalı ... Kimya arasında 2016 yılında mal alım/satımına dayalı olarak sürdürüldüğü görülen bir ticari ilişki bulunduğu, davacı ... şirketinin davaya konu edilen ve diğer davacı Grup şirket ... Ambalaj tarafından tarafına keşide edilmiş toplam tutarı 150.000,00TL olan 2 adet ileri vadeli çeki ciro etmek suretiyle davalı ... Kimya şirketine çıkışını yaptığı 22.06.2016 tarihinde davalı ... Kimyadan 107.637,69 TL avans alacaklısı durumunda bulunduğu ve davalı şirkete ciro ettiği dava konusu ileri vadeli çekler sonrasında davalı şirketten 22.06.2016 tarihi itibariyle 257.637,69 TL avans alacaklısı durumuna geçtiği, 22.06.2016 tarihi sonrasında davalı ... Kimya tarafından  28.06.2016 tarihinde 51.339,56 TL ve 01.07.2016 tarihinde 38.269,67 TL olmak üzere 2 adet satış faturası düzenlemek suretiyle davacı şirkete toplamda 89.609,23 TL mal satışı gerçekleştirildiği, bu satışlar sonrasında davacı şirketin davalı şirketten 168.028,46 TL bakiye avans alacağı kaldığı ve bu tarihten sonra davacı şirkete gerçekleştirilen başkaca mal satışı bulunmadığının tespit edildiği, tarafların 168.028,46 TL borç/alacak bakiyesinin tasfiyesi için 13.07.2016 tarihli protokol  düzenl.dikleri, .protokol kapsamında senet lehtarının mal vermediği sabit olmakla, her ne kadar davalı şirketçe 84.014,00 TL tutarlı 2 adet bonolar düzenlenerek davacı şirkete keşide edilmiş ise de takas/mahsup talebi ileri sürülmediği için mahkemece dikkate alınmamış olup, davaya konu çeklere karşılık mal teslimi yapılmadığı ve çeklerin karşılıksız kaldığı anlaşıldığından  asıl dava yönünden davacının dava konusu çeklerden dolayı davalı ... Kimya şirketine  borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Bankası yönünden ise taraflar arasında yapılan protokolü, çek ve senet taraflarının aralarındaki ilişkiyi bildiği ispat edilemediği anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı alacaklının tazminat  talebine gelince İİK'nun 72/4 maddesi gereği davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için icra takibinin  ihtiyati tedbir yolu ile durmasına karar verilmiş olması gerekmekte olup, mahkememizce davacının icra takibinin durdurulmasına dair karar bulunmadığından, davalı lehine tazminat şartları oluşmadığı anlaşıldığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''1-Asıl davanın KABULÜ ile; Keşidecisinin ... San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, lehtarının ... San. Dış Tic. Ltd Şti olduğu, ... Kıraç Şubesi'ne ait olan ... iban numarasından verilen; 75.000,00 TL bedelli, 11/02/2017 tarihli, ... nolu çek ile 75.000,00 TL bedelli 25/02/2017 tarihli ... nolu çekten dolayı davacı ... Dış Tic. Ltd Şti ve ...San. Ve Tic. Ltd. Şti lerinin davalı ...Dış Ticaret Ltd. Şti'ye borçlu olmadıklarının tespitine,2-Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/480 Esas sayılı dosyasındaki davanın ise REDDİNE, 3-Birleşen dosyanın davalı .. Bankası'nın kötüniyetli dava tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,  '' karar verilmiş ve birleşen davada verilen karara karara karşı davacılar vekili, asıl ve birleşen davada verilen kararlara karşı birleşen davada davacı banka vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada davalı bankanın bir kamu kurumu işletmesi olduğunu; esas dosyada davalı olan müşterisi ... Dış Tic. Ltd. Şti'nden, davaya konu bu çekleri alırken davalı ...'nın ticari defterlerini incelemiş olsa idi bu çeklere ilişkin müvekkili şirketin hiç bir borcunun olmadığını rahatlıkla görebileceğini, kamu bankalarının kamuyu zarara uğratmamak için her türlü tedbiri almak yükümlülüğü bulunduğunu; bir diğer taraftan Bankacılık Kanunu gereği bankaların kredi işlemlerinde müşterisi (...) ile ilgili her türlü mali araştırmayı yaparak kredi verme yükümlülüğü bulunduğunu; gerek kamu bankası olması nedeni ile gerekse Bankacılık Kanunu gereği olan yükümlülüklerini yerine getirmeyen bankanın iyi niyetli hamil olmasının mümkün olmadığını, Yerel mahkemenin bilirkişi incelemesi ara kararına istinaden yapılan inceleme yapıldığını, ancak davalı bankanın, mahkemenin 14.10.2020 tarihli 4 no'lu ara kararındaki kesin süre ve 5 no'lu ara kararındaki ihtarata rağmen hiçbir belge, kayıt ve defter sunmadığını, davalı bankanın defterleri ibrazdan kaçındığını,  davalı bankanın alacaklı olup olmadığının dahi belli olmadığını,  bu çerçevede eksik delillerle değerlendirilip hazırlanmış olan bilirkişi raporu da esas alınmak suretiyle mahkemece verilmiş olan birleşen davanın reddi yönündeki kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,Dosyadaki Ticaret Sicil Gazetelerinden de görüleceği üzere, müvekkili davacı şirketlerin grup şirketler olduklarını, faaliyet gösterdikleri adres ve yöneticilerinin aynı olduğunu, dava konusu 11.02.2017 ve 25.02.2017 ödeme tarihli çeklerin; ... Ambalaj tarafından ... Ambalaj' a verilmiş olup, grup şirket olmaları dolayısıyla bir borç niteliği taşımadıklarını; dolayısıyla  çeki yazdıran davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti'nin dava konusu çeklerde 3. kişi sıfatının olmadığını, bu çeklerin davalı .. Kimya'ya ön avans niteliğinde verildiğini; esas davadaki davalı yan ... Kimya'nın iş bu  çekler karşılığında müvekkili ... firmasına malzeme temin edeceğini fakat dava konusu çekleri alan davalı ...'nın kendi edimini yerine getirmeyip malları teslim etmediğini, 13.07.2016 tarihli protokolden de görüleceği üzere davalı tarafın; müvekkiline malzemeleri temin edemediğinden, iş bu dava konusu çekleri müvekkile iade edeceğini 13.07.2016 tarihli protokol ile kabul ettiğini, buna rağmen kötü niyetli olarak söz konusu çekleri bankadan yazdırdığını, 13.07.2016 tarihli; \"... Ambalajdan alınan 2 adet toplam 150 bin TL lik 11.02.2017 ve 25.02.2017 çeklerin iadesi ile ilgili ... Kimyadan ... Amblaja verilen 168 bin TL lik 2 senet iade alınacaktır. Eş zamanlı olacak. 18/22 Temmuz haftası değişim olacak. İmza ... Kimya İmza ... (... , ...) 13.07.2016\" şeklindeki açık protokole rağmen ...'nın çekleri müvekkili firmaya kötü niyetli olarak iade etmediğini; çekleri bankada yazdırdığını; protokolde belirtildiği gibi çeklerin iadesine ilişkin olarak, dava konusu çekler ile aynı vade tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ... olan 13.07.2016 tanzim tarihli ve  11.02.2017 vadeli, 13.07.2016 tanzim tarihli 25.02.2017 vade tarihli,  84.014,22.-TL bedelli,  2  adet senedin de ... Kimya tarafından imzalandığını ve müvekkili ...'a verildiğini; senet asıllarının taraflarında olduğunu; dosya içerisinde suretlerinin mevcut olduğunu, bu protokole göre \" ... Ambalajdan alınan 2 adet toplam 150 bin TL' lik 11.02.2017 ve 25.02.2017 çeklerin iadesi ile ilgili ... Kimya'dan ... Ambalaj'a verilen 168 bin TL'lik 2 senet iade alınacaktır. Eş zamanlı olacak. 18-22 Temmuz haftası değişim olacaktır.\" şeklinde 13.07.2016 tarihinde iki tarafça da kabul edilip, imzalandığını, protokolden ve cari hesap ekstrelerinden de görüldüğü üzere ... Kimya'nın alacaklı durumunda olmadığını; protokol hükümlerine göre dava konusu çeklerin ve müvekkili elindeki sentler karşılıklı iade edilmiş olsa idi dahi davalı tarafa 18 bin TL daha borçlu olacağını, Davanın, birleşen dosya İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/480 Esas sayılı dosya yönünden de kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin birleşen davanın reddine yönelik verdiği kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak   birleşen davanın da kabulüne, tehir-i icra talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yürütülmekte olan davaya ilişkin olarak 23.03.2022 tarihli celsede \"asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine\" karar verildiğini, Asıl dava kapsamında verilen işbu karara ilişkin 01/04/2022 tarihinde UYAP üzerinden süre tutum dilekçesi taraflarınca sunulmuş olup gerekçeli kararın taraflarına 11/05/2022 tarihinde tebliğ edildiğini; bu kapsamda yasal süresi içerisinde gerekçeli istinaf dilekçelerini sunduklarını, ilk derece mahkemesi tarafından, keşidecisinin davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, lehtarının davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu, ... Kıraç Şubesi'ne ait olan ... iban numarasından verilen; 75.000,00 TL bedelli, 11/02/2017 tarihli, ... nolu çek ile 75.000,00 TL bedelli 25/02/2017 tarihli ... nolu çekten dolayı davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.' lerinin davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti' ne borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş olup, işbu karar usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş olduğundan tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurma gereğinin hasıl olduğunu, borçlunun iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup ; ilk derece mahkemesinde kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Müvekkili bankanın, ... San Ve Tic. Ltd. Şti.’nin keşide ettiği, lehtarı ... Dış Tic Ltd. Şti. olan iki adet 75.000-TL' lik çeki İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında icra takibine konu ettiğini,  müvekkili bankanın kredi müşterisi asıl davada davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankaya ciro edilerek, tahsilinde bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere, tevdi ve teslim edildiğini, söz konusu çeklerin karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden asıl davada davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti., keşideci ... San Ve Tic. Ltd. Şti. ve lehtar ... San. Dış Tic Ltd. Şti. hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçildiğini, davacı borçlu takip konusu çeklerin ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne  verilmesi karşılığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin neticesinde sipariş edilen malzemenin davacı ... Firmasına teslim edilmediği ve bu nedenle çeklere dayalı olarak borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ve ilk derece mahkemesi tarafından davacı şirketlerin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, işbu karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın asıl davada davalı ... dış tic. ltd. şti.’ne kullandırmış olduğu krediden dolayı alacaklı olup, dava konusu çekler tahsilinde bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere iyiniyetli meşru hamil olan müvekkil banka’ya ciro yolu ile geçtiğini, TTK’nun 687. maddesi uyarınca şahsi def’iler iyiniyetli meşru hamil olan 3. şahıs müvekkil banka’ya karşı ileri sürülemeyeceğini, yasa gereği çek, bir ödeme aracı olup, keşidesine neden olan temel ilişkiden bağımsız ve  cirosu mümkün olan bir kıymetli evrak olduğunu; davacı borçluların çekten dolayı borcunun bulunmadığına yönelik iddialarının, şahsi bir def’i olup, sadece davalı ciranta borçlu ... Dış Tic. Ltd. Şti. arasında ileri sürülebileceğini, müvekkili bankanın çeklerin meşru ve haklı hamili olduğunu,  Zira, T.T.K.’nın 818/1-e. maddesinin yollaması ile çek hakkında uygulanan 687/1. maddesi; “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünü havi olduğunu, Yargıtay kararları da aynı doğrultuda olup, ödeme def’i gibi kişisel def’iler iyiniyetli meşru hamil müvekkili Banka’ya karşı ileri sürülemeyeceğini (Y.12.H.D. 15.05.1986 T., 6119-5807 Syf. 542, Y.12. H.D. 17.01.1985 T., E:15480-K:240 Syf. 543, Y.11. H.D. 29.02.1982 tarih, 5728-5726) bu nedenle davacıların takip müstenidi çekler nedeniyle müvekkil Banka’ya karşı borcu bulunmadığına ilişkin bir iddiada bulunamayacağı yasa ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları ile sabit olduğunu, müvekkili bankanın meşru hamil ve iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, çekin müvekkili Banka’ya ciro yoluyla tevdii edilmiş olup, iyi niyetli hamil olan, müvekkil banka’nın keşideci ile direkt bir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkil Banka, ciro ile hamili olduğu çekteki keşideci-ciranta arasındaki ilişkiye yabancı olduğundan taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını; müvekkili Banka çekin iyiniyetli yasal hamili sıfatı ile icra takibi yaptığını, dolayısıyla takibe konu çeklerin '' avans'' olarak nitelendirip; davanın kabulüne karar verilmesinin davacıların kötü niyetini korur mahiyette olduğunu, önemle bildirmek gerekir ki; davacılar tacir olup; TTK'nin amir hükümleri gereğince basiretli şekilde davranışta bulunmaları gerektiğini, davalı, ticari ilişki içerisinde olduğu kişiye avans verecekse; bunu soyut borç ikrarı içeren çek ile değil, protokol ve ya da bono düzenlemek suretiyle de gerçekleştirebileceğini, bu hususları göz ardı eden davacıların, mezkur borçtan sorumlu tutulması gerektiğini, Eksik ve yetersiz şekilde inceleme yapıldığını,  14.10.2020 tarihli celsede ''-Dosyaya sunulan deliller ve ibraz edilirse ticari defterler incelenmek suretiyledavacıların davalı ... Ltd. Şti. ne çek verilmesini gerektirir herhangi bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı, diğer davalı ... Bankasının davalı ... Kimya dan 25/02/2017 ve 11/02/2017 tarihleri itibarı ile alacaklı olup olmadığı ve davalı ... Bankasına takip konusu çeklerin hangi tarihte teslim edildiği hususlarının belirlenmesine'' yönelik karar verildiğini, bilirkişi raporunda bu husus gözardı edildiği gibi; rapora yapılan itirazlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu; bu hususun dahi; başlı başlına dosyada kurulan hükmün kaldırılması talebini haklı kılmakta olduğunu, Davacı borçluların alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmolunması talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından; ''Birleşen dosyanın davalı ... Bankası'nın kötüniyetli dava tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,'' denilmek suretiyle karar verilmiş olup, işbu kararın bozulması gerektiğini, ciro yolu ile hak sahibi olan alacaklıdan, çek bedelinin tazmin edildiğinin araştırılması konusunda yasa da alacaklıya böyle bir zorunluluk yüklemediğini; müvekkili Banka iyiniyetli yasal hamil olduğundan bahse konu çekleri takibe koymada kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini, davacının haksız çıkması halinde İ.İ.K. 72. maddesi uyarınca müvekkil bankanın alacağının geç tahsili nedeniyle uğrayacağı zararlar da dikkate alınarak alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda ve yerel mahkeme dosyasında arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak gerekçelerle; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2022 tarih, 2017/275 E. 2022/224 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava; İİK'nun 72 maddesi kapsamında takipten önce açılan menfi tespit davası olup, dava konusu 11/02/2017 ve 25/02/2017 keşide tarihli tarihli 75.000,00'er TL bedelli keşidecisi davacı ... Şirketi, lehtarı davacı ... Şirketi olan ve davalı ... Kimya Şirketi'ne ciro edilen iki çekten ötürü davalı ... Kimya Şirketi'ne borçlu olunmadığının tespiti istemine, birleşen dava ise İİK'nun 72 maddesi kapsamında takipten sonra açılan menfi tespit davası olup,  asıl davaya konu ve ... Kimya tarafından birleşen davalı bankaya ciro edilen çeklerden davalı olarak birleşen davalı banka tarafından davacı şirketler aleyhine başlatılan takipten ötürü davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, birleşen davada davalı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Birleşen davada verilen karara karara karşı davacılar vekili, asıl ve birleşen davada verilen kararlara karşı birleşen davada davalı banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Birleşen davada davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf sebebi; asıl dava ile avans çeki oldukları ve asıl dava davalısına ciro edilmelerine rağmen bedelsiz bulundukları saptanan iki adet çekin kamu bankası niteliğindeki birleşen davada davalı banka tarafından, gerekli araştırma yapılmaksızın  ciro yoluyla devralındıkları, bankanın iyi niyetli meşru hamil sayılamayacağı birleşen davanın da kabulü gerektiği yönündedir. Birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri; asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, birleşen davada İİK'nun 72 maddesine dayalı olarak ileri sürdükleri tazminat istemlerinin reddedilmesinin hatalı olduğu yönündedir. Asıl dava, dava konusu çeklerin keşidecisi ve lehdarı tarafından davalı ... Kimya Şirketi'ne karşı açılmış menfi tespit istemine ilişkin olup, birleşen davada davalı banka asıl dosyanın tarafı olmadığından, asıl davada, o davanın davalısı aleyhine verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunma hakkı mevcut değildir. Bu nedenle birleşen davalı banka vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 352 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davaya konu takip dosyası kapsamından, birleşen davada davalı banka aleyhine dava konusu iki adet çeke dayalı olarak, keşideci ... Ambalaj, lehdar ... Ambalaj ve lehdardan sonraki ciranda ... Kimya aleyhine, fer'ileri ile birlikte  toplam 164.659,95-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Birleşen dava, dava konusu çeklerin keşidecisi ve lehdarı tarafından çeklerin son hamili olan birleşen davada davalı banka tarafından başlatılan takipten ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece birleşen davada davalı banka aleyhine açılan dava reddedilmiştir. İİK'nun 72/4 fıkrası uyarınca menfi tespit davalarının alacaklı/davalı lehine sonuçlanması halinde davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu yargılama sırasında İİK'nun 72/2 veya 3 fıkralarında düzenlenen ihtiyati tedbirlerden birine karar verilmiş ve bu kararın infaz edilmiş olmasıdır. Somut olayda asıl davada ve asıl davanın tarafları ile sınırlı olmak kaydıyla İİK'nun 72/2 fıkrası kapsamında verilmiş bir tedbir kararı mevcut ise de, birleşen davada birleşen davalı banka aleyhine İİK'nun 72/3 fıkrası kapsamında verilmiş ve infaz edilmiş bir tedbir kararı mevcut olmadığından mahkemece birleşen davada davalı yanın tazminat isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Birleşen davadada davalının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TTK'nun 790/1 fıkrası uyarınca cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. TTK'nun 818/1-e bendi atfı ile 687 maddesi uyarınca, çekten ötürü kendisine başvurulan keşideci veya ciranta, keşideci veya önceki hamillerden biriyle arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan/şahsi def'ileri son hamile karşı ileri süremez. Bunun tek istinası, son hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatlanmasıdır. Takip dayanağı çekler incelendiğinde, 11/02/2017 keşide tarihli 75.000,00-TL bedelli çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, lehdardan sonraki ilk cirantanın ... Kimya Şirketi olduğu ve çekin ... Kimya tarafından davalı bankaya ciro edildiği, banka tarafından çekin süresinde ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, sorumluluk bedelinin tahsil edildiği; 25/02/2017 keşide tarihli 75.000,00-TL bedelli çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, lehdardan sonraki ilk cirantanın ... Kimya Şirketi olduğu ve çekin ... Kimya tarafından davalı bankaya ciro edildiği, banka tarafından çekin süresinde ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, sorumluluk bedelinin tahsil edildiği anlaşılmıştır. Birleşen davada davalı bankanın TTK'nun 790/1 fıkrası uyarınca yetkili hamil olduğu, birleşen davada davacıların kendi aralarındaki ve  ... Kimya Şirketi ile aralarındaki ticari ilişkiden doğan şahsi def'ileri birleşen davada davalı bankaya karşı ileri süremeyecekleri, bankanın müşterisi ...'dan ciro yolu ile devraldığını belirttiği çekleri iktisap ederken bile bile davacıların zararına hareket ettiğini ispat yükünün davacılar üzerinde olduğu, dosyaya bu yönde herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı, mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, birleşen davada davacıların aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; birleşen davada davalı yanın asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 352 maddesi uyarınca usulden reddine,  ilk derece mahkemesinin birleşen davaya yönelik hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen davada davalı yanın asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 352 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Birleşen davada taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davalının asıl davaya yönelik istinaf başvurusu yönünden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının ve 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davalı yanın birleşen davaya istinaf başvurusu yönünden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davacıların birleşen davaya istinaf başvurusu yönünden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin birleşen davada davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86ed0b2b8ae9bd42","SID":"c1ce6dfade70855d"}}