{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/1841 <br>KARAR NO: 2025/327 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/03/2024<br>NUMARASI: 2023/679 (E) - 2024/208 (K) <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 27/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ...  plakalı araç ile seyir halinde iken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) ilgili maddesini ihlal ederek direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ün yaralandığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuruya rağmen taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü'nden 07/06/2017 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %20 oranında malul kalan müvekkili ...için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250 TL sürekli iş göremezlik, 125 TL bakıcı gideri, 125 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.  Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği tarih 11/02/2015 olup maluliyete istinaden tazminat istemi için 24/10/2017 tarihinde 2017.E. ... numarası ile Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru yapılmış ve 14/03/2018 tarih ve ...  numarası ile müvekkili lehine tazminata hükmedilmiş ve akabinde davalı sigorta şirketinin 21/03/2018 tarihli itirazı ile uyuşmazlık İtiraz Hakem Heyetine intikal ettirilmiş ve dosyadan el çekme kararı verilmiş olduğunu, mahkemece zamanaşımını kesen hususlar göz önünde bulundurulmadan verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekiline gerekçeli karar 10/06/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, karar 10/08/2024 tarihinde istinaf edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı vekiline bağlı olduğu baro tarafından 14/06/2024 tarihinde tedbiren işten yasaklama kararı verilmiş, bu karar 19/07/2024 tarihinde ilgili baro tarafından kaldırılmıştır. Gerekçeli karar tebliğ tarihi ile tedbir kararının verilmesi ve kaldırılmasına ilişkin kararların tarihleri ile istinaf süresi ve adli tatilinde başlangıç tarihi Avukatlık Kanunun 153. maddesi kapsamında birlikte değerlendirildiğinden istinaf talebinin süresinde yapıldığı kabul edilerek istinaf sebepleri incelemeye geçilmiştir.KTK'nin 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise  \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren KTK'nin 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/04/2008 Tarih 2008/4-326 E. 2008/325 K.) Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Somut uyuşmazlıkta davalı vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı defiyi ileri sürmüştür. Davaya konu trafik kazası 11/02/2015 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 25/09/2023 tarihininde açılmıştır. Bu durumda 8 yıllık zamanaşımı süresinin dava açıldığı tarih itibariyle  dolduğu, davacı vekili tarafından her ne kadar sigorta hakem heyetine başvurulduğu, bu nedenle zamanaşımının kesildiği istinaf dilekçesinde belirtilmiş olsa da, dava dilekçesi ve İlk Derece yargılama aşamasında bu hususa ilişkin beyanda bulunulmadığı, bu aşamaya kadar belge de sunulmadığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ad77eec870e0e0d","SID":"98168d7bc2a765ac"}}